Papa ile görüşen Brezilya eski Devlet Başkanı sosyalist programını tanıttı

Lula da Silva, Papa Francis ile Vatikan’da görüştü (AFP)
Lula da Silva, Papa Francis ile Vatikan’da görüştü (AFP)
TT

Papa ile görüşen Brezilya eski Devlet Başkanı sosyalist programını tanıttı

Lula da Silva, Papa Francis ile Vatikan’da görüştü (AFP)
Lula da Silva, Papa Francis ile Vatikan’da görüştü (AFP)

Eski Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula Da Silva, 9 Kasım’da hapishaneden tahliye edilmesi sonrası ilk yurtdışı ziyaretini Vatikan’a gerçekleştirdi. Lula Da Silva, Vatikan’da Papa Francis tarafından özel konutunda karşılanırken, Vatikan’dan ziyaretle veya ‘daha adil ve kardeşçe bir dünyanın peşinde’ olduğunu söyleyen Lula ile Papa arasındaki görüşmenin konusuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.  Hakkındaki yolsuzluk ve kara para aklama suçlamalarıyla 19 ay hapis yatan Lula Da Silva, Twitter hesabından kendisini kutsayan Papa ile olan görüşmesinden bir kare paylaştı.
Bu arada Brezilya eski Devlet Başkanı’na yakın kaynaklar, fotoğrafı çeken kişinin Lula Da Silva’ya başkanlığı döneminde ve seçim kampanyaları sırasında resmi olarak eşlik eden kişi olduğunu belirttiler. Papa ile görüşmenin ardından Lula, tutuklanmasını, dava sürecini ve hapse atılmasını protesto eden kurumlar arasında her zaman en önde yer alan İtalya Genel İş Konfederasyonu (CGIL) merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. İşçi Partisi’ni kurmadan ve başkanlığa aday olmadan önce ülkesinde bir işçi sendikası lideri olan Lula, “Papa ile açlıkla mücadele ve fakirleri koruma konularına değindik. Herkes, finansal çıkarlar nedeniyle tüm dünyada önceki yıllarda elde edilen sosyal kazanımlara karşı bir tehdit haline gelen adaletsizliğin arttığını biliyor” ifadelerini kullandı.
Lula’nın hakkındaki dava, 9 yıl hapis cezası istemiyle devam ediyor. Bu yüzden Lula’nın geçtiğimiz Salı günü mahkemeye çıkması bekleniyordu. Ancak diplomatik kaynaklara göre mecvut Brezilya Devlet Başkanı ile yakın ilişkileri olan ve Vatikan’ı yakın tarihte ziyaret eden Arjantin Devlet Başkanı Alberto Fernandez’in arabuluculuğu sayesinde Lula, İtalya’ya gidip Papa ile görüşebilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelenmesi talebinde bulundu.
Lula Da Silva’nın 40 yıl önce kurduğu Brezilya İşçi Partisi’nden kaynaklar, Lula’nın, devlet başkanlığı seçimlerini aşırı sağcı Jair Bolsonaro’nun kazanması sonrası saflarını yeniden düzenlemeye koyulduğunu söylediler. Bu arada Brezilya’daki adli makamlar, Lula’nın pasaportunu geri iade ederek duruşmasını önümüzdeki hafta Çarşamba gününe ertelediler.
Lula Da Silva kısa bir süre önce ‘ezilen halklara gösterdiği önemi ve Brezilya'nın yoksullukla mücadele deneyimini anlatmak için’ Papa ile görüşmeyi sabırsızlıkla beklediğini söyledi. Papa ile görüştüğünde kendisine hapishanedeyken verdiği destekten duyduğu minnettarlığı ifade edebilmeyi istediğini belirten Lula, Papa’nın kendisine ‘Tanrı'ya olan inançları ve duydukları güvenle silahlandırmaya’ çağıran bir mesaj gönderdiğini açıkladı.
Papa ile Brezilya eski Devlet Başkanı arasındaki görüşme, Papa Franciscus'un geçtiğimiz Ekim ayında Amazon bölgesinde yaşayan yerli halk için tehdit oluşturan çevresel, kültürel, sosyal ve siyasi meselelerin ele alınması çağrısı üzerine Sinod’un (kilise meclisi) yayınladığı nihai bildiri ile aynı döneme denk geldi.
Papa, söz konusu çağrıda şu ifadeleri kullanmıştı;
“Amazon ormanları tüm dünyaya aittir. Yerli halklar ve kültürel mirasları korunmalı.”
Bildiri, son zamanlarda önceki hükümetler tarafından Amazon bölgesinin doğal rezerv olarak ilan edilen geniş alanlarının sömürülmesine yönelik yasağın kaldırılmasına yönelik kararlar alan Brezilya hükümeti tarafından eleştirildi. Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro konuya ilişkin bir yorumunda, “Papa Arjantinli ise, Tanrı Brezilyalıdır” ifadelerini kullanmıştı.
Dünyanın en yoğun Katolik nüfusuna sahip olan Brezilya'da, Katolik Kilisesi ile Protestan Kilisesi arasında yıllardır gizli bir çatışma ve rekabet yaşandığı biliniyor. Protestanlar 1980’lerde toplam nüfusun yüzde 5'ini oluştururken bugün Brezilya’nın yaklaşık yüzde 20'sini temsil ediyor. 2018 yazında seçim kampanyası başlamadan önce Protestanlığa geçtiğini açıklayan Jair Bolsonaro, seçimlerin galibi oldu. Bolsonaro, Protestanlığa geçtiği için Ürdün Nehri'nde yeniden vaftiz edildi.
Öte yandan Brezilya İşçi Partisi kaynakları, Lula'nın bu sonbaharda yapılması planlanan yerel seçimlerle siyaset arenasına geri dönüşünü resmen duyurmak için lehine karar alınmasını umduğu mahkemesinin sonuçlanmasını beklediğini söylediler.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.