Trump: Özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesi oluşturacağız

ABD Başkanı Trump ve eşi Melania Taç Mahal'de (Reuters)
ABD Başkanı Trump ve eşi Melania Taç Mahal'de (Reuters)
TT

Trump: Özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesi oluşturacağız

ABD Başkanı Trump ve eşi Melania Taç Mahal'de (Reuters)
ABD Başkanı Trump ve eşi Melania Taç Mahal'de (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, ilk resmi ziyaretini düzenlediği Hindistan’da yaptığı konuşmada, “Özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesi oluşturacağız" dedi.
ABD Başkanı Trump, ilk resmi ziyaretini gerçekleştirmek üzere Hindistan'a geldi. Ahmadabad kentinde 100 bin kişilik Motera kriket Stadyumunda konuşma yapan Trump, Hindistan'a 3 milyon dolar değerinde helikopter satmak üzere Salı günü anlaşma imzalanacağını belirtti. Hindistan ile askeri alanda müttefik olma isteğini ifade eden Trump, “Birlikte egemenliğimizi, güvenliğimizi koruyacağız ve çocuklarımız ve gelecek kuşaklar için özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesi oluşturacağız" ifadelerini kullandı.
ABD'nin her zaman yeni gelenlere kucak açtığını ancak sınırlarının terörizme kapalı olduğunu belirten Trump, “DEAŞ yüzde 100 yok edildi ve El Bağdadi diye bilinen canavar kurucusu öldü” dedi.
Gerçekleştirdiği konuşmanın ardından Trump ve eşi Melania Trump ülkenin simgelerinden Tac Mahal'i ziyaret etmek üzere Agra kentine geldi.
“Ülkelerimiz için harika bir anlaşmaya varabileceğimizi düşünüyorum"
Hindistan’da bir stadyumda binlerce kişiye hitap eden Trump burada yaptığı konuşmada, iki ülke arasında harika bir ticari anlaşmaya varabileceklerini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan’a ilk resmi ziyaretini gerçekleştiriyor. Hindistan’da sevgi gösterileriyle karşılanan ABD Başkanı Trump, 110 bin kapasiteli Motera kriket stadyumunda Hindistanlılara hitap etti. Stadyumda toplanan yüzlerce kişi, “Namaste Trump” yazılı beyaz şapkalar ile Trump’ın karton maskelerini taktı.
Hindistan Başbakan Narendra Modi Hindistan’ın dostu olarak tanıttığı Trump’ı alkışlar eşliğinde kürsüye davet etti. Amerikalıların Hindistan’ı sevdiğini söyleyerek sözlerine başlayan Trump, “ABD, Hindistan’a saygı duyuyor ve ABD daima Hindistan halkının sadık dostu olacaktır. Bu olağan üstü misafirperverliği her zaman hatırlayacağız. Bugünden itibaren Hindistan’ın her zaman kalbimizde çok özel bir yeri olacaktır" dedi.
Hindistan’ın tüm insanlığa umut verdiğini söyleyen Trump, “Hindistan 70 yıl içinde bir ekonomi devi ve şimdiye kadar var olan en büyük demokrasi oldu” diye konuştu.
Hindistan ve ABD arasındaki ortaklığın genişlediğini söyleyen Trump, "ABD, Hindistan'a gezegendeki en iyi ve en korkutucu askeri ekipmanlardan bazılarını satmayı dört gözle bekliyor. Biz en iyisini yapıyoruz" dedi.
ABD’li şirketlerin Hindistan silahlı kuvvetlerine helikopter satmak için anlaşmalar imzaladığını belirten Trump, ABD’nin Hindistan’ın bir numaralı savunma ortağı olması gerektiğini dile getirdi. Hindistan ve ABD arasındaki ticari ilişkilere ilişkin açıklamalarda bulunan Trump, "Başbakan ve ben ülkelerimiz için harika bir anlaşmaya varabileceğimizi düşünüyorum" dedi.
ABD Başkanı Trump stadyumda halka hitap ettikten sonra eşi Melania ile birlikte Tac Mahal'i ziyaret etmek için Agra şehrine geçti. Tac Mahal’i ziyaret eden Trump ve Melania ziyaretçi defterini imzaladı. Tac Mahal hakkında yetkililerden bilgi alan Trump buradaki ziyaretinin ardından başkent Yeni Delhi’ye geçecek.

 


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.