Neyrab operasyonunun görüntüleri yayınlandı: Türk tankı ACV-15, rejimin elindeki Rus tankı T-72'yi kovaladı

Neyrab operasyonunun görüntüleri yayınlandı: Türk tankı ACV-15, rejimin elindeki Rus tankı T-72'yi kovaladı
TT

Neyrab operasyonunun görüntüleri yayınlandı: Türk tankı ACV-15, rejimin elindeki Rus tankı T-72'yi kovaladı

Neyrab operasyonunun görüntüleri yayınlandı: Türk tankı ACV-15, rejimin elindeki Rus tankı T-72'yi kovaladı

TSK destekli Suriye Milli Ordusu (SMO), Esad rejimi ile yaşanan çatışmaların ardından İdlib'in doğusundaki Neyrab köyünün kontrolünü ele geçirerek Neyrab operasyonun görüntülerini yayınladı. Görüntülerde Rus tankı T-72'nin Türk savunma sanayi firması olan FNSS tarafından geliştirilen hem zırhlı savaş aracı hem de zırhlı personel taşıyıcı ACV-15 ile kovalanması ise dikkat çekti.
TSK destekli Suriye Milli Ordusu (SMO), İdlib'in doğusundaki Neyrab köyünün kontrolünü ele geçirdi. İdlib'in doğu kırsalındaki Neyrab ‘da Esad rejimi tarafından kontrol edilen Rus tankı T-72'yi muhalifler tarafından yönetilen ACV-15 ile kovaladı. SMO tarafından 4 gün önce düzenlenen operasyona ilişkin Alman Bild gazetesinin dış politika editörü Julian Röpcke, sosyal medya hesabında “ACV-15'e karşı T-72” notunu düşerek görüntüleri paylaştı.

ACV-15 özellikleri
Zırhlı Muharebe Aracı (ZMA-15); 350/400 BG dizel motor ve otomatik transmisyonlu güç paketi sayesinde ana muharebe tankları ile ortak hareket yeteneğine sahip, 13-15 ton sınıfında, amfibi, paletli zırhlı araçlara verilen genel addır. ZMA-15'ler farklı alt sistemlerin entegre edilmesi suretiyle her türlü görevi yerine getirmeye olanak sağlayan platform tasarımına sahiptir. Geliştirilmiş Zırhlı Personel Taşıyıcı (GZPT) şasesi ZMA-15 sınıfındaki bütün araçların baz araç versiyonudur. ZMA-15'ler Türk Silahlı Kuvvetleri, Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Filipin Silahlı Kuvvetleri envanterlerinde görev yapmaktadır. ACV adını İngilizce Armored Combat Vehicle'ın Türkçesi Zırhlı Muharebe Aracı-ZMA) kelimelerinin kısaltılmasından almaktadır.

T-72'nin özellikleri
Sovyetler Birliğinin ikinci nesil tankı olarak kabul edilmektedir. 1971 yılında üretime ve geliştirme çalışmalarına başlamış olan T-72 Tankı, ilk kez 1973 yılında aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır. Uralvagonzavod şirketi tarafından üretilmiştir.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.