Bahreyn, Katar ve Kuveyt’te 9 yeni koronavirüs vakasıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/2158476/bahreyn-katar-ve-kuveyt%E2%80%99te-9-yeni-koronavir%C3%BCs-vakas%C4%B1
Bahreyn, Katar ve Kuveyt’te 9 yeni koronavirüs vakası
Ed-Dammam/Şarku'l Avsat
TT
TT
Bahreyn, Katar ve Kuveyt’te 9 yeni koronavirüs vakası
Bahreyn
Bahreyn Sağlık Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada ülkede beşi Bahreynli, biri Suudi Arabistan vatandaşı olmak üzere altı kişide daha koronavirüs tespit edildiği duyurdu. Salgına yakalananların sayısının 47'ye ulaştığı kaydedildi.
Açıklamada, başta İran olmak üzere hastalığın görüldüğü ülkelerden gelen bin 967 kişinin tetkik edildiği ve bin 930 kişide vaka görülmediği aktarıldı. Virüsün tespit edildiği 47 kişinin durumun da satabil olduğu bilgisi verildi.
Bakanlık, İran’da virüsün patlak vermesinden bu yana koronavirüs ile mücadele amaçlı olarak İran’dan ülkeye giriş yapan herkesin taramalarının yapıldığını duyurdu. Ayrıca şubat ayında İran’dan dönenlerinin karantina altına alındığını ve sağlık ekipleri tarafından verilen talimatlara uygun olarak hareket edildiği kaydedildi.
Katar
Katar Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesinden yapılan açıklamada ülkede iki yeni tip koronavirüs vakasının görüldüğü duyuruldu. Virüsün 27 Şubat tarihinde İran'dan tahliye edilenlerde görüldüğü ve söz konusu kişilerin karantina altına alındıkları bilgisi verildi.
Açıklamada iki kişide Kovid-19 tespit edilmesiyle ülkedeki vaka sayısının üçe yükseldiği ifade edilerek söz konusu kişilerin de karantina altında tutulduğu bildirildi.
Kuveyt
Kuveyt Sağlık Bakanlığı dün, ülkede görülen yeni tip koronavirüs vaka sayısının 46 olduğunu duyurdu. Kuveyt haber ajansının Sağlık Bakanlığı’ndan aktardığı haberde “virüs tespit edilenlerin karantina altında oldukları ve durumlarının takip edildiği” kaydedildi.
Açıklamada ayrıca Kuveyt’te son 24 saat içerisinde bir yeni vakanın daha görüldüğü, İran’dan gelen bu kişinin de karantina altında tutulduğu ve durumum stabil olduğu bilgisi verildi.
Macron, ülkesinin dizel tedarikini güvence altına almak için Körfez’den destek aldıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5331768-macron-%C3%BClkesinin-dizel-tedarikini-g%C3%BCvence-alt%C4%B1na-almak-i%C3%A7in-k%C3%B6rfez%E2%80%99den-destek-ald%C4%B1
Macron, ülkesinin dizel tedarikini güvence altına almak için Körfez’den destek aldı
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile resmî görüşmelerde bulunurken (AFP)
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa, salı günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Ortadoğu’daki gelişmelerin yanı sıra iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin güçlendirilmesini görüştü. Görüşmelerde özellikle savunma, güvenlik, ekonomi, enerji ve teknoloji alanlarındaki iş birliği ele alındı.
Macron, Fransa’nın Bahreyn’in güvenliğinin korunmasına yardımcı olma taahhüdünü yineleyerek ülkenin yeni saldırılara maruz kalması durumunda Paris’in yeniden destek vermeye hazır olduğunu vurguladı. Fransa ile Bahreyn arasındaki savunma iş birliğinin genişletilmesinin planlandığını belirten Macron, bu kapsamda füze üretimi ve Bahreyn’in üretim süreçlerine katılımı, deniz kuvvetleri arasındaki iş birliği, insansız hava aracı sistemleri ve uzay alanlarında ortak çalışmalar yürütülmesinin gündemde olduğunu açıkladı.
Fransa ile stratejik ortaklığın önemine dikkat çeken Macron, “Savunma alanında güvenlik ve savunma konularında birlikte daha fazlasını yapmak istiyoruz” dedi.
Macron sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fransız silahlarının çok önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Özellikle bu ortaklık, önemli füze kapasitesine sahip olmamızı sağlayacak. Siz de bu sürecin ve üretim faaliyetlerinin bir parçası olabilirsiniz. Daha fazlasını yapmak istiyoruz. Bahreyn Deniz Kuvvetleriyle, insansız hava aracı sistemleri ve uzay alanlarında da birlikte çalışmayı hedefliyoruz.”
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa ise Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınayarak ülkesinin Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu ve Riyad’ın güvenliğini ve egemenliğini korumaya yönelik adımlarını desteklediğini belirtti. Kral ayrıca Fransa’nın deniz yollarının korunması ve bölgesel istikrarın sağlanmasındaki rolünü takdir etti; Fransa ve ABD’nin Lübnan ile Suriye’ye verdiği desteği övdü.
Kral Hamad, Macron’a hitaben yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Ziyaretiniz, bölgemizdeki ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini hedef alan haksız saldırıların yaşandığı hassas bir döneme denk geliyor. Bunların son örneklerinden biri, kardeş Suudi Arabistan’a yönelik alçakça terör saldırılarıdır. Bu saldırıları en güçlü ifadelerle kınıyor, Suudi Arabistan Krallığı’nın güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü korumak için aldığı tüm tedbirlerde ülkemizin tam dayanışma içinde olduğunu ifade ediyoruz.”
Kral Hamad, bölgesel ve uluslararası meselelerde Fransa ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) bünyesinde koordinasyonun önemini vurguladı. Filistin meselesinin öncelikli konular arasında yer aldığını belirten Kral, iki devletli çözüme dayalı bir barışın sağlanması, ülkelerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve krizlerin çözümünde diyaloğun esas alınması gerektiğini söyledi.
Fransa Cumhurbaşkanı’nı karşılamak üzere yaptığı konuşmada ikili ilişkilerde kaydedilen ilerlemeden duyduğu memnuniyeti dile getiren Kral Hamad, şunları kaydetti:
“İkili ilişkilerimizin kaydettiği belirgin gelişmeden memnuniyet duyuyoruz. Bu gelişmenin son örneklerinden biri, geçen şubat ayında Fransa’ya gerçekleştirdiğimiz ziyaret sırasında savunma iş birliği anlaşmasının imzalanmasıydı. Bu adım, güvenlik, enerji ve teknoloji alanlarında daha kapsamlı bir iş birliğinin önünü açarken iki ülke arasındaki ticari, bilimsel ve kültürel alışverişi de destekliyor.
Ayrıca enerji, sanayi ve ulaştırma sektörlerinde Fransa ile yürütülen büyük projelerin hayata geçirilmesine katkıda bulunuyor. Bunlar arasında yeni köprüler üzerinden Bahreyn’i Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine bağlayacak demir yolu projesi de bulunuyor.”
Ekonomi alanındaki görüşmelerde enerji, sanayi ve ulaştırma sektörlerindeki iş birliği de ele alındı. Bahreyn’i KİK ülkelerine bağlayacak demir yolu projesi üzerinde durulurken Macron, enerji iş birliği kapsamında Fransa’ya aylık 100 bin ton dizel tedarik edilmesinin güvence altına alındığını belirtti.
Macron, enerji alanındaki ortaklığın önemine değinerek, “Total şirketinin başkanının da bizimle birlikte olmasından memnuniyet duyuyorum” dedi. Macron ayrıca Bahreyn’in Fransa’ya ayda 100 bin ton dizel tedarik edilmesine katkıda bulunacağını açıkladı.
Ziyaret kapsamında sivil nükleer enerji alanında barışçıl amaçlı kullanımlara yönelik bir mutabakat zaptı da imzalandı. Anlaşma, eğitim ve uzmanlık programları aracılığıyla Bahreyn’in sivil nükleer enerji programı için gerekli yetkinliklerin ve becerilerin geliştirilmesini amaçlıyor.
Kral Hamad, ikili ilişkilerin güçlendirilmesine yaptığı katkılardan dolayı Macron’a Şeyh İsa bin Selman Al Halife Nişanı’nın üstün dereceli nişanını da takdim etti.
Macron’un Manama ziyareti, Fransa’nın enerji güvenliğini güçlendirmeyi ve Körfez ülkeleriyle ekonomik ve savunma alanlarındaki iş birliğini genişletmeyi hedefleyen Körfez turunun bir parçasını oluşturuyor. Görüşmelerde ayrıca bölgesel gelişmelerin yanı sıra Ortadoğu’daki savaşın enerji tedariki ve deniz ulaşımı üzerindeki etkileri ele alınıyor. Macron’un Körfez turunu çarşamba günü Katar’da tamamlaması bekleniyor.
Fransa Cumhurbaşkanı’nın Körfez turu, ülkede hafta sonu hayat pahalılığına ve enerji fiyatlarındaki artışa karşı düzenlenen protestolar sırasında yaşanan şiddet olaylarının ardından gerçekleşiyor. Bu gelişmeler, Macron üzerindeki iç siyasi ve ekonomik baskıyı da artırıyor.
Dizel tedariki
Fransa Cumhurbaşkanlığı Sarayı Elysee, salı günü yaptığı açıklamada Macron’un Körfez turu sırasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’den ayda toplam 200 bin ton ilave dizel tedariki konusunda taahhüt aldığını duyurdu. Her iki ülkenin aylık 100’er bin ton dizel sağlaması öngörülüyor. Anlaşma, toplumsal huzursuzluklar ve hayat pahalılığına yönelik protestoların sürdüğü Fransa’da akaryakıt piyasası üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor.
Elysee Sarayı, söz konusu miktarın Suudi Arabistan’dan daha önce güvence altına alınan tedarike ekleneceğini bildirdi. Suudi Arabistan’ın ekim ve kasım aylarında aylık 95 bin ton dizel sağlaması öngörülüyor. Böylece Fransa’nın Körfez ülkelerinden aldığı tedarik taahhütleri ayda toplam 295 bin tona ulaşacak. Bu miktar, Fransa’nın toplam dizel tüketiminin yüzde 10’undan biraz fazlasına karşılık geliyor.
Paris yönetimi, yakıt fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletmek ve iç piyasada istikrarı sağlamak için bu tedariklere güveniyor. ABD ile İran arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinde yaşanan aksamalar, enerji taşımacılığı ve deniz sigortası maliyetlerini artırmış durumda.
Bu çerçevede Elysee Sarayı, Kuveyt’in Hint Okyanusu’ndaki Fransız denizaşırı toprakları Mayotte ve Réunion’a dizel ve jet yakıtı tedarik etme taahhüdünde bulunduğunu da açıkladı. Sevkiyatların, savaşın başlamasından bu yana deniz trafiğinin aksadığı Hürmüz Boğazı’ndan geçmemesi için Umman üzerinden gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al Halife, salı günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u Bahreyn’deki Sakhir Hava Üssü’ne gelişinde karşılarken (AFP)
Fransa ayrıca deniz taşımacılığına ilişkin sigorta maliyetlerini düşürmek amacıyla bölge ülkeleriyle görüşmeler yürütüyor. Bu girişimin, şirketlerin boğaz üzerinden daha fazla miktarda yakıt taşımasını sağlaması ve güvenlik risklerinin fiyatlar üzerindeki etkisini sınırlaması hedefleniyor.
Fransa Cumhurbaşkanlığı, söz konusu düzenlemelerin Körfez ortaklarıyla uzun vadeli taahhütler aracılığıyla ülkenin enerji güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. İlave tedarikin, Fransa’nın stratejik rezervlerinin bir bölümünün piyasaya sunulmasıyla birlikte fiyat baskısını hafifletebileceği ifade edildi. Ancak akaryakıt istasyonlarındaki fiyatların ne ölçüde düşeceğinin henüz belirlenemediği kaydedildi.
Macron, pazar günü Fransız halkına televizyondan yaptığı konuşmada, Körfez turu sırasında ilave enerji tedarikini güvence altına almak için çalışacağı sözünü vermişti. Bu girişim, enerji krizinin tüketiciler ve Fransa ekonomisi üzerindeki etkilerini sınırlandırmayı amaçlıyor.
Fransa’nın bu adımları, enerji ithal eden ülkelerin tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye ve Körfez’deki ticaret akışının kesintiye uğramasından kaynaklanan riskleri azaltmaya çalıştığı bir dönemde atılıyor. Paris yönetimi, deniz ulaşımının güvenliği ve enerji piyasalarının istikrarı konusunda bölgesel ortaklarıyla temaslarını sürdürüyor.
Eylül ayında Mescid-i Nebevî’yi 21 milyondan fazla kişi ziyaret ettihttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5331414-eyl%C3%BCl-ay%C4%B1nda-mescid-i-nebev%C3%AE%E2%80%99yi-21-milyondan-fazla-ki%C5%9Fi-ziyaret-etti
Eylül ayında Mescid-i Nebevî’yi 21 milyondan fazla kişi ziyaret etti
Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)
Mescid-i Nebevî’yi ziyaret edenlerin sayısı, geçen eylül ayında 21 milyonu aştı. Haremeyn İşleri Genel Başkanlığı tarafından açıklanan istatistik raporuna göre, söz konusu dönemde camiyi ziyaret edenlerin sayısı 21 milyon 615 bin 977’ye ulaştı.
Kurumun dün yayımladığı raporda, Hz. Muhammed’e (s.a.v.) selam veren ziyaretçilerin sayısının 21 milyon 615 bin 977 olduğu, 1 milyon 449 bin 791 kişinin ise Ravza-i Mutahhara’da namaz kıldığı belirtildi.
Şarku’l Avsat’ın açıklamadan aktardığına göre 355 bin 130 ziyaretçi yön bulma ve mekânsal rehberlik hizmetlerinden, 287 bin 886 ziyaretçi ise misafir hizmet merkezlerinden yararlandı. Açıklamada, bu hizmetlerin, Mescid-i Nebevî ziyaretçilerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kapsamlı bir hizmet sistemi çerçevesinde sunulduğu ifade edildi.
İİT ülkeleri, ilk Siber Güvenlik Bakanlar Kurulu Konseyi’nin merkez üssü olarak Riyad’ı seçtihttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/5331409-i%CC%87i%CC%87t-%C3%BClkeleri-ilk-siber-g%C3%BCvenlik-bakanlar-kurulu-konseyi%E2%80%99nin-merkez-%C3%BCss%C3%BC-olarak
İİT ülkeleri, ilk Siber Güvenlik Bakanlar Kurulu Konseyi’nin merkez üssü olarak Riyad’ı seçti
Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısından, (İİT)
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, 51. dönem toplantılarında, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da ilk Siber Güvenlik Bakanlar Konseyi’nin kurulmasını onayladı.
Suudi Arabistan’ın sunduğu teklif doğrultusunda kurulan konseyin hedefleri arasında, üye ülkelerin hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak amacıyla siber güvenliğin güçlendirilmesi, iş birliğinin geliştirilerek pekiştirilmesi ve siber güvenlikle ilgili uluslararası kuruluşlarda üye ülkelerin çıkarlarının korunması yer alıyor.
Dışişleri bakanlarının aldığı karara göre konsey, İİT bünyesinde faaliyet gösteren bağlı bir organ ve siber güvenlikle ilgili bütün konularda başvuru mercii olacak. Konseyin genel sekreterliği ve yürütme ofisi Riyad’da bulunacak. Her iki birimin başkanlığını da ev sahibi ülkenin bir temsilcisi üstlenecek. Konsey, İİT üyesi ülkelerin siber güvenlikten sorumlu kurumlarından oluşacak.
Suudi Arabistan Siber Güvenlik Kurumu Başkanı Mühendis Macid el-Mezid, ülkesinin konsey kurulmasına yönelik teklifinin, uluslararası alanda siber tehditlerin giderek arttığı bir dönemde sunulduğunu belirtti. Bu tehditlerin, ülkelerin hayati çıkarları, kritik altyapıları, öncelikli sektörleri, kamu hizmetleri ve devlet faaliyetleri açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
El-Mezid, İİT üyesi ülkelerde siber güvenliğin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, bunun ekonomik büyümenin, toplumsal refahın ve bireylerin gelişiminin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Siber güvenliğin aynı zamanda uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına yönelik sistemin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.
Suudi Arabistan’da siber güvenlik sektörünün ülke yönetiminden gördüğü güçlü destek ve himayeye değinen El-Mezid, Dr. Müsait el-Ayban başkanlığındaki kurum yönetim kurulu üyelerine de sürekli takipleri ve ilgileri dolayısıyla teşekkür etti.
El-Mezid, Suudi Arabistan’ın siber alanın istikrarını güçlendirmeyi amaçlayan uluslararası girişimlere liderlik etme konusunda uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. Ülkenin siber güvenlik alanında faaliyet gösteren bölgesel ve uluslararası kuruluşlara ev sahipliği yaptığını, stratejik girişimlerin desteklenmesi konusunda da önemli başarılara imza attığını ifade etti.
Birleşmiş Milletler’den sonra dünyanın en büyük ikinci hükûmetler arası kuruluşu olan ve 57 üye ülkeyi bünyesinde barındıran İİT’nin Siber Güvenlik Bakanlar Konseyi için Riyad’ı merkez seçmesinin, İslam dünyası ülkelerinin Suudi Arabistan’ın uluslararası nitelikteki girişim ve projelere liderlik etme kapasitesine duyduğu güveni yansıttığını belirten El-Mezid, bu tercihin stratejik hedeflerin gerçekleştirilmesine ve siber güvenlik dâhil bütün alanlarda ortak iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Suudi Arabistan’ın daha önce de uluslararası ve bölgesel kuruluşların oluşturulmasına öncülük ettiği hatırlatıldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu girişimler arasında Uluslararası Siber Güvenlik Forumu Vakfı’nın kurulması, ülkenin önerisiyle Arap Siber Güvenlik Bakanlar Konseyi’nin oluşturulması ve bu konseyin genel sekreterliği ile yürütme ofisinin Riyad’da konumlandırılması yer alıyor.
Ayrıca Uluslararası Siber Güvenlik Forumu Vakfı ile Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ortaklığında Siber Ekonomi Merkezi’nin kurulması ve yakın zamanda Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsüne (UNITAR) bağlı ilk siber güvenlik ofisinin Riyad’da açılması da ülkenin bu alandaki girişimleri arasında bulunuyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة