Allavi’ye alternatif 6 isme ilişkin müzakereler başladı

Allavi’ye alternatif 6 isme ilişkin müzakereler başladı
TT

Allavi’ye alternatif 6 isme ilişkin müzakereler başladı

Allavi’ye alternatif 6 isme ilişkin müzakereler başladı

Muhammed Naci
Kısa bir süre önce Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Muhammed Tevfik Allavi'nin geri çekildiğini açıklamasının hemen ardından alternatifler isimlere dair bir liste oluşturuldu. Uzun listenin daha önce önerilen ancak reddedilen isimleri de kapsadığı görüldü.
 
İki Şii ekip
Allavi, bakanlıkların siyasi bloklara dağıtımına ilişkin yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle hükümetin Irak parlamentosunda  onaylanmayacağını anlamasının ardından kendisine verilen görevden geri çekilmişti. Anayasaya göre Cumhurbaşkanı Berhem Salih, 15 gün içerisinde bu göreve yeni bir isim atamalı. Salih, istişare aşamasının başladığını duyurdu.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre, Allavi’ye alternatif seçmek üzere müzakerelere katılan siyasetçilerden biri duruma dair şu açıklamada bulundu:
“Şansının kaybolduğu doğrulandıktan sonra 1 Mart Pazar akşamından itibaren Allavi’nin yerine çok sayıda isim önerildi. Şii siyasi güçler, bu hususta İran’a yakınlık derecesine göre iki gruba ayrıldı.”
 
İdani ismi yeniden gündemde
Siyasetçiler tarafından yapılan açıklamalarda Bedr Hadi el-Amiri örgütü lideri ve Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki, Ashab-ul Ehlul Hak Hareketi lideri Kays el-Hazali ve Haşdi Şabi lideri Falih el-Feyyad başta olmak üzere İran’a yakın isimleri kapsayan siyasi güçlerden bir ekibin yeni hükümeti kurması için Basra Valisi Esed el-İdani’yi aday göstermeyi tercih ettiği bildirildi.
Cumhurbaşkanı daha önce, İran Devrim Muhafızları ile olan karışık ilişkisi nedeniyle bazı siyasi bloklardan yapılan eleştiriler sonrasında İdani’nin adaylığını kabul etmemişti.
 
Üç alternatif
Siyasi kaynaklar söz konusu ekibin Allavi’nin geri çekilmesi sonrasında Cumhurbaşkanı'na İdani’yi görevlendirmesi için baskı uyguladığını aktardı. İdani’nin kabul edilmemesi halinde  ekibin bu pozisyona Yüksek Öğretim Bakanı Kusay es-Suheyl’i aday göstermeye yöneleceği belirtildi.
Suheyl, Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr’ın daha önce kendisine karşı olduğunu belirtmesi Cumhurbaşkanı'nın görevlendirmeyi kabul etmediği isimler arasına girdi.
Söz konusu ekip ayrıca Salih’in daha önce gayri resmi şekilde görevlendirmeyi kabul etmediği Kanun Devleti Koalisyonu liderlerinden olan eski Muhammed es-Sudani’yi aday gösterme olasılığını da değerlendiriyor. Ekip 2 Mart’ta, bu pozisyona adaylığı reddedilen kabile lideri Naim es-Suheyl’in ismini de önerdi.
 
İkinci ekibin seçenekleri
Hikmet Hareketi lideri Ammar el-Hekim ve eski Başbakan Haydar el-İbadi’yi içeren ikinci Şii ekip, istihbarat birimi başkanı Mustafa el-Kazemi’yi aday gösterme seçeneğine odaklandı.
Kazemi, göreve gelmeden önce Allavi ile sert rekabete giren isimler arasında yer alıyor.
Kaynaklara göre İbadi liderliğindeki Zafer Koalisyonu’ndan Milletvekili Adnan el-Zarfi ise müzakereler sırasında Kazemi’nin onaylanmaması halinde bu ekibin yöneleceği ikinci isim olacak.
Kaynaklar, ekibin Sünni ve Kürt siyasi güçleriyle seçim konusunda ortak bir anlayışa sahip olabileceğini ve bunun da parlamento içerisinde geniş bir cephenin oluşmasına yol açabileceğini aktardı.
 
Berhem Sahil’in manevraları
Gözlemcilere göre ülke, ilk Şii ekibin İdani seçeneğinde ısrar etmesi halinde yeni bir siyasi anlaşılmazlık aşamasıyla karşı karşıya kalabilir.
Cumhurbaşkanı, daha önce kabul etmediği ve İran’a yakın siyasi güçlerle krizi derinleştirebilecek olan bir ismi görevlendirmeye yanaşmayacak. Zira bu durum, Salih’i ABD’nin çıkarlarını ve Irak’taki güçlerinin devamlılığını garanti eden bir gündem doğrultueunda çalıştığı suçlamasıyla karşı karşıya bırakabilir.
Salih’in görevinin parlamentodaki en büyük bloğun adayını teslim alması ve daha sonra onu görevlendirmesi gerektiği için sadece ‘şeklen’ olması bekleniyor. Ancak en büyük blok olan iki Şii ekibin arasındaki anlaşmazlık, Cumhurbaşkanı'na ‘manevra yapmak, adayların kabulü ya da reddinde söz sahibi olmak’ adına büyük bir alan sağladı.
Gözlemciler, Cumhurbaşkanı'nın bir yandan da koronavirüs krizi nedeniyle İran’ın içe kapanmasından faydalanarak bu alanda manevra yapmaya devam edebileceğine dikkat çekti.
 
Abdulmehdi’nin geri adımı
Diğer yandan istifa eden Başbakan Adil Abdulmehdi, parlamentonun Allavi hükümetine güven vermemesi halinde görevini terk etme tehdidinden geri adım attı. Bu gelişmeyle cumhurbaşkanlığına, parlamentoya ve siyasi güçlere de mesaj gönderilmiş oldu. Ayrıca yeni aşamayı yönetme yolunda da yeni bir mekanizma ortaya konulmuş oldu.
Abdulmehdi, kabine oturumlarında vazgeçeceğini söylemesine rağmen başkanlık ettiği çözüm hükümetinin görevlerinin yürütülmesine ilişkin tüm kararların kendisine verilmesi tavsiyesinde bulundu. Abdulmehdi ayrıca siyasi güçleri de yeni başbakanı seçme sürecini hızlandırmaya çağırdı.
Adil Abdulmehdi bu yeni tavrının nedeninin hükümet kurmak için yeni bir yetkili seçmeye ilişkin müzakere aşamasında, yürütme organında herhangi bir boşluğun oluşmasını önleme isteğinden kaynaklandığını savundu.
Ancak istifa eden başbakan, erken seçim tarihini açıklayarak gözlemcileri şaşırttı. Abdulmehdi, seçimlerin bu yılın sonundan önce yapılması önerisinde bulundu.

 


Suriye: Eski hava kuvvetlerinde görev yapan 16 pilot bir aydan kısa sürede gözaltına alındı

Suriye güvenlik güçleri, (AFP-Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri, (AFP-Arşiv)
TT

Suriye: Eski hava kuvvetlerinde görev yapan 16 pilot bir aydan kısa sürede gözaltına alındı

Suriye güvenlik güçleri, (AFP-Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri, (AFP-Arşiv)

Dikkat çekici bir güvenlik gelişmesinde Suriye güvenlik makamları, eski hava kuvvetleri subaylarını takip etmeye yönelik geniş çaplı bir dizi operasyon düzenlendiğini ve bir aydan kısa süre içinde aralarında komutanların da bulunduğu 16 subayın gözaltına alındığını açıkladı. Gözaltılar özellikle Suriye’nin sahil kesimindeki Lazkiye ve Tartus illeri ile ülkenin kuzeyindeki Halep ilinde gerçekleştirildi.

Resmî Suriye Haber Kanalı, dün Terörle Mücadele İdaresi’nden bir kaynağa dayandırdığı haberinde, pilot Haldun Hüseyin Mübarek’in Lazkiye iline bağlı Ceble kırsalında yakalandığını bildirdi. Yerel medyada yer alan haberlere göre Mübarek, cuma günü Ceble kırsalındaki Ayn Kıta köyünde bulunan evinde gözaltına alındı.

Pilot Mübarek, 2020 yılında uçağının düşürülmesinden sağ kurtulmuştu. Dönemin Suriye yönetimine bağlı resmî medya kuruluşları, uçağın Türk savaş uçaklarının saldırısı sonucu İdlib ilindeki Serakib kenti yakınlarında düştüğünü bildirmişti. Aktivistler, Mübarek’in kurtulmasının ardından verdiği ve askeri görevlerine devam edeceğini, tekrar tekrar hedef alınsa dahi görevini sürdüreceğini söylediği bir röportajı yeniden yayımladı.

Lazkiye’de gözaltına alınan dokuz pilot (Lazkiye İç Güvenlik Muhabirinin sayfası)
Lazkiye’de gözaltına alınan dokuz pilot (Lazkiye İç Güvenlik Muhabirinin sayfası)

Pilot Haldun Hüseyin Mübarek, bir aydan kısa süre içinde gözaltına alınan 16. pilot oldu. Tartus İç Güvenlik Komutanı Albay Abdülal Muhammed Abdülal, 18 Eylül’de Terörle Mücadele İdaresi ile koordinasyon içinde bir dizi hassas güvenlik operasyonu düzenlendiğini açıkladı. Operasyonlarda eski hava kuvvetlerinin üst düzey subaylarından 5’i yakalandı. Bunlar Tümgeneral Muhammed Fecr Ali, Pilot Tuğgeneral Abdullah Ali Mualla, Pilot Albay Nidal Hüseyin Salih, Albay Muhammed Ali Selim ve Pilot Yarbay Talib Abdülkerim Hasan’dı.

İç Güvenlik Komutanı’nın açıklamasına göre bu kişiler, savaş sırasında “yerleşim bölgelerini” hedef alan hava bombardımanı operasyonlarının planlanması, yönetilmesi ve gerçekleştirilmesine karıştıkları şüphesiyle gözaltına alındı. Söz konusu kişilerin hava saldırıları ve kendilerine isnat edilen ihlallerdeki cezai sorumluluklarının belirlenmesi amacıyla soruşturmaların sürdüğü ve yasal prosedürler doğrultusunda yetkili mahkemelere sevk edilmelerinin planlandığı belirtildi.

Bundan önce Lazkiye İç Güvenlik Komutanlığı, ayın 10’unda 9 pilotun gözaltına alındığını açıklamıştı. Güvenlik güçlerinin resmî hesaplarından yapılan paylaşıma göre gözaltına alınanlar Pilot Tuğgeneral Menhel Enver Salih, Tuğgeneral Sami İbrahim Mahmud, Tuğgeneral Gıyas Ali er-Rahiyye, Albay İsa İzzeddin Hıdır, Albay Mervan Salah Nafiş, Albay Beşşar Semir Venus, Yarbay Eymen Hamza Alya, Yüzbaşı Eymen Ahmed Davud ve Yüzbaşı Ammar İsa Cüneydi’ydi.

Suriye İç Güvenlik Güçlerinden personel (İç Güvenlik Güçleri, Telegram üzerinden)
Suriye İç Güvenlik Güçlerinden personel (İç Güvenlik Güçleri, Telegram üzerinden)

Lazkiye İç Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Abdülaziz el-Ahmed, soruşturmaların bu kişilerin “Suriye halkına karşı çeşitli illerde suç ve ihlaller işlediklerini” ortaya koyduğunu belirtti. El-Ahmed, bu kişilerin askerî görevlerini ve savaş uçakları ile helikopterlerdeki uzmanlıklarını kullanarak çok sayıda kişinin ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan bombardımanlara ve saldırılara katıldıklarını, kent ve kasabalara zarar verdiklerini, halkı yerinden ettiklerini, evleri, tesisleri ve sivil altyapıyı tahrip ettiklerini belirtti.

Suriye İçişleri Bakanlığı’ndan bir kaynağın Şarku’l Avsat’a verdiği bilgiye göre söz konusu 9 pilot, ayaklanma yılları boyunca  3 bin 200’den fazla uçuş saati ve sorti gerçekleştirdi. Kaynak, soruşturmaların bu kişilerin farklı türlerde taarruz helikopterleri ve savaş uçakları kullanarak hava saldırıları düzenlediklerini ortaya koyduğunu söyledi. Resmî SANA ajansına göre bu saldırılar özellikle Doğu Guta, Halep ve kırsalı, Deyrizor ve kırsalı ile Hama kırsalı olmak üzere çok sayıda bölgeyi hedef aldı.

5 Eylül’de Halep İç Güvenlik Güçleri, Suriye hava kuvvetlerinin üst düzey komutanlarından Pilot Tuğgeneral Hamidi Ali Murad’ın yakalanmasıyla sonuçlanan bir operasyon düzenlendiğini duyurdu. Murad, görev yaptığı yıllarda Şam’daki Mezze Havalimanı, Humus’un doğu kırsalındaki Tiyas (T4) Hava Üssü ve Halep’in doğusundaki Kuveyris Hava Üssü dahil olmak üzere birçok askerî havaalanının yönetiminden sorumlu olmuştu. Ayrıca Hava Kuvvetleri Akademisi’nin komutanlığını da yürütmüştü.

Suriye makamları, gözaltına alınan pilotları, görev ve sorumluluklarına bağlı olarak hava bombardımanı operasyonlarını planlamak, yönetmek ve gerçekleştirmekle; hava kuvvetleri, hava üsleri ve saha yönlendirme merkezlerini kullanarak yerleşim bölgelerine yönelik saldırılar düzenlemekle suçluyor. Resmî Suriye Haber Kanalı’na göre bu saldırılar konutların ve altyapının tahrip edilmesine, halkın zorla yerinden edilmesine ve geniş çaplı can kayıplarına yol açtı.

Öte yandan İçişleri Bakanlığı, geçen nisan ayında önceki yıl gözaltına alınan bazı pilotların itiraflarından bölümler yayımladı. Bunların başında Pilot Abdülkerim Ahmed Alya ile “İki Guta’nın Düşmanı” lakabıyla bilinen Mizer Savan yer aldı. İtiraflara göre Beşşar Esed yönetimine karşı ayaklanan Suriyelilere karşı savaş uçaklarının kullanılması, protestoların başlamasından iki yıl sonra, 2013’te başladı. İtiraflarda ayrıca Beşşar Esed’in hava saldırılarının hedeflerinin belirlenmesine doğrudan müdahil olduğu da ifade edildi.


Irak: İran uçuşlarına yönelik yasağın kaldırılması için milis gruplardan baskı

İranlı havayolu şirketleri, komşu ülkelerin kısıtlayıcı tedbirler uygulamaya başlamasının ardından 23 Eylül 2026’dan bu yana uçuşlarını iptal etmek zorunda kaldı (AFP)
İranlı havayolu şirketleri, komşu ülkelerin kısıtlayıcı tedbirler uygulamaya başlamasının ardından 23 Eylül 2026’dan bu yana uçuşlarını iptal etmek zorunda kaldı (AFP)
TT

Irak: İran uçuşlarına yönelik yasağın kaldırılması için milis gruplardan baskı

İranlı havayolu şirketleri, komşu ülkelerin kısıtlayıcı tedbirler uygulamaya başlamasının ardından 23 Eylül 2026’dan bu yana uçuşlarını iptal etmek zorunda kaldı (AFP)
İranlı havayolu şirketleri, komşu ülkelerin kısıtlayıcı tedbirler uygulamaya başlamasının ardından 23 Eylül 2026’dan bu yana uçuşlarını iptal etmek zorunda kaldı (AFP)

Irak’ta bazı silahlı gruplar ve siyasi partiler, hükümete ülke genelindeki havalimanlarında İran uçuşlarına yönelik yasağı kaldırması için baskı yapıyor.

Irak hükümeti dün yaptığı açıklamada, Washington ile “tedavi, dini ziyaretler ve turistik amaçlı uçuşlara” izin verecek bir muafiyet elde etmek için görüşmeler yürüttüğünü duyurdu.

Öte yandan hükümet yetkilileri, “Şarku’l Avsat”a yaptıkları açıklamada, “İki ülke arasındaki kara sınır kapıları hâlâ açık ve geçişler normal şekilde devam ediyor” dedi.

Nuceba grubu, yaptırımlara uyulmasını protesto etmek amacıyla destekçilerini havalimanlarında oturma eylemi düzenlemeye çağırmakla tehdit ederken, Asaib Ehl el-Hak Hareketi’nden bir yetkili ise kararın iptal edilmesi için parlamentonun toplanması çağrısında bulundu.

İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in dış ilişkiler danışmanı Ali Ekber Velayeti de İran uçaklarına Irak’taki havalimanlarının kapatılması kararını eleştirdi. Velayeti, uçuş yasağı kararına sessiz kalması nedeniyle Şii “Koordinasyon Çerçevesi”ni “içi boş” olmakla nitelendirdi.


İsrail, Lübnan’ın güneyinde uzun süreli işgale hazırlanıyor

İsrail saldırısının ardından Lübnan’ın güneyindeki Mecdel Zun köyünden yükselen duman (AFP)
İsrail saldırısının ardından Lübnan’ın güneyindeki Mecdel Zun köyünden yükselen duman (AFP)
TT

İsrail, Lübnan’ın güneyinde uzun süreli işgale hazırlanıyor

İsrail saldırısının ardından Lübnan’ın güneyindeki Mecdel Zun köyünden yükselen duman (AFP)
İsrail saldırısının ardından Lübnan’ın güneyindeki Mecdel Zun köyünden yükselen duman (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyinde uzun süreli bir işgale hazırlanıyor. Bu kapsamda “Sarı Hat”ın dışında, halkın yaşamadığı ve herhangi bir konut ya da sivil yapının bulunmadığı, adeta yakılmış topraklardan oluşan bir tampon bölge oluşturdu.

Güney Lübnan’daki bir güvenlik kaynağı, “Şarku’l Avsat”a yaptığı açıklamada, “Sarı Hat”a bitişik yerleşimlerin hedef alınmasının, halkın bu bölgelerden çıkarılmasının ve söz konusu yerlerin yıkılmış ve tehlikeli alanlara dönüştürülmesinin, “İsrail’in işgal altındaki güney bölgesinde güçlerine yönelik operasyonlar düzenlemek amacıyla bu yerlerin kullanılmasına yönelik herhangi bir girişimi engellemeyi planladığı” anlamına geldiğini söyledi.

Bu arada Hizbullah karşıtı muhalifler, örgütün eski Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın öldürülmesinin ardından bir liderlik krizi yaşadığını öne sürdü. Hizbullah, Nasrallah’ın öldürülmesinin ikinci yıl dönümünü bugün anıyor.

Örgüt, genel sekreterlik makamını siyasi, örgütsel, askeri ve toplumsal açıdan bir güç merkezine dönüştüren Nasrallah’ın yerini doldurmayı başaramadı.