Suudi Arabistan’dan Arap topraklarının egemenliği ve birliği vurgusu

Suudi Arabistan heyetine Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ahmed Kattan Arap Birliği Bakanlar Kurulu toplantısında (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan heyetine Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ahmed Kattan Arap Birliği Bakanlar Kurulu toplantısında (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan’dan Arap topraklarının egemenliği ve birliği vurgusu

Suudi Arabistan heyetine Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ahmed Kattan Arap Birliği Bakanlar Kurulu toplantısında (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan heyetine Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ahmed Kattan Arap Birliği Bakanlar Kurulu toplantısında (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, Yemen’in güvenlik ve istikrarının yanı sıra Filistin sorununa adil ve kapsamlı bir çözümü destekleyerek, Filistin halkının yanında yer aldığını duyurdu. Arap topraklarının bütünlüğüne ve egemenliğine vurgu yapılan açıklamada, İran’ın bölgeye müdahaleleri ise reddedildi.
Umman Sultanlığı’nın başkanlık ettiği 153. Arap Birliği Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında Suudi Arabistan heyetine, Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Ahmed Kattan başkanlık etti. Kattan açıklamasında, Arap dünyasının güvenlik, siyasi, ekonomik ve sosyal koşullarına rağmen, son derece hassas, tehlikeli ve karmaşık yankıların bölge ülkelerini etkilediğini ve bu ülkelerin içişlerine yapılan bölgesel müdahalelerle daha da karmaşık hale geldiğini söyledi. Kattan açıklamasında, “bölgesel meselelerin birlikte çözümüne her zaman bağlı olduklarını” vurguladı.
Bu meselelerin en başında Filistin meselesi olduğunu vurgulayan Kattan, Suudi Arabistan Krallığı’nın Filistin sorunun adil ve kapsamlı bir çözüme ulaşma çabalarını destekleyerek, Filistin halkının yanında yer aldığını vurguladı ve Filistin toprakları üzerinde bağımsız bir devlet kurma umutlarını yineledi. Kattan, uluslararası meşruiyet kararları ve Arap Barış Girişimi’ne uygun olacak bir şekilde başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları içerisinde bağımsız egemen bir Filistin devletini desteklediklerini bildirdi.
Suudi Bakan açıklamasında, ülkesinin kardeş Filistin halkının meşru haklarını elde etmek için tüm uluslararası platformlarda Filistin’e destek vereceğini söyledi.
Suudi Arabistan Krallığı’nın Arap topraklarının birliği, egemenliği ve bütünlüğü konusuna önem verdiğini aktaran Kattan, bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit eden herhangi bir önyargıyı kabul etmediklerini ifade etti. Ülkesinin Suriye, Libya ve Sudan kriziyle ilgili siyasi çözüme olan desteğini vurgulayan Kattan ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216. sayılı kararına uygun olarak Yemen’de de siyasi çözümü desteklediklerini belirtti.
Ülkesinin dost Yemen’in güvenlik ve istikrarını desteklemek için elinde gelen her şeyi yaptığını vurgulayan Suudi Bakan, krizin başlamasından bu yana Yemenlilere destek olmak için 14.7 milyar dolar yardım sağladıklarına dikkati çekti.
Ülkedeki kalabalık nüfuslu alanları, havaalanları, kamu ve sivil tesisleri hedef alan İran destekli darbeci Husi milislerin füze ve insansız hava araçları (İHA) saldırılarına dikkati çeken Kattan, uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Diğer yandan Suudi Arabistan Afrika İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı, Suriye krizinin başlamasından bu yana Cenevre 1 Bildirisi ve BMGK’nın 2254 karara uyulması gerektiğini teyit ederek, BM Suriye elçisi ve ilgili güçlerle iş birliğine atıfta bulundu.
Kattan, Arap bölgesinin karşı karşıya kaldığı en tehlikeli terörizm türlerinden birinin İran’ın uluslararası hukuk, tüzük ve normları açık bir şekilde ihlali olduğunu söyleyerek, Tahran tarafından Arap ülkelerinin güvenlik ve istikrarının yanı sıra içişlerine müdahale edildiğine vurgu yaptı.



Suudi Arabistan, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 umreciyi ağırlayacak

İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 umreciyi ağırlayacak

İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 kadın ve erkek umrecinin kendi özel himayesinde ağırlanmasını onayladı. Söz konusu program, Suudi Arabistan İslami İşler, Davet ve İrşad Bakanlığı tarafından yürütülen “Haremeyn-i Şerifeyn Hizmetkârı Hac, Umre ve Ziyaret Misafirleri Programı” kapsamında gerçekleştirilecek.

Programın 1448 Hicri yılı boyunca dört aşamada uygulanacak ilk etabında, 16 Asya ülkesini temsilen 250 kadın ve erkek umreci yer alacak. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre katılımcılar; Endonezya, Doğu Timor, Filipinler, Malezya, Kamboçya, Tayland, Vietnam, Myanmar, Laos, Singapur, Çin, Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan ve Moğolistan’dan gelecek.

Programa genel koordinatör olarak nezaret eden İslami İşler Bakanı Şeyh Dr. Abdüllatif Al eş-Şeyh, Kral Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’a teşekkür ederek, Suudi yönetiminin İslam’a ve Müslümanlara hizmet konusundaki kararlılığını takdir etti. Al eş-Şeyh, dünyanın farklı ülkelerindeki Müslümanların umre ve ziyaret ibadetlerini kolaylık ve huzur içinde yerine getirebilmeleri için gösterilen sürekli çabanın önemine vurgu yaptı.

Bakan Al eş-Şeyh, söz konusu davetin Suudi Arabistan liderliğinin İslam dünyasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirme vizyonunu yansıttığını, ayrıca Krallığın âlimler, din adamları ve İslam toplumlarında etkili şahsiyetlerle iletişim köprüleri kurmaya yönelik insani ve dini misyonunun bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Programın başlangıcından bu yana önemli başarılara imza attığını belirten Al eş-Şeyh, 140’tan fazla ülkeden misafirin bu girişimden yararlandığını, gelişmiş bir operasyonel sistem çerçevesinde sunulan kapsamlı hizmetlerin programın hedeflerine ve Suudi Arabistan’ın İslam’a ve Müslümanlara hizmet etme vizyonuna katkı sağladığını kaydetti.


Umman, Hürmüz Boğazı’nda gemilere geçici bir deniz koridoru açıyor

Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
TT

Umman, Hürmüz Boğazı’nda gemilere geçici bir deniz koridoru açıyor

Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)

Umman Sultanlığı, dün yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndan geçecek tüm gemiler için Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ile yerel yetkili makamlar tarafından belirlenen koordinatlar çerçevesinde geçici bir deniz koridoru sağlandığını duyurdu.

Açıklamada, Umman’ın bu seçenek üzerinde IMO ile birlikte çalıştığı ve boğazdan geçmek isteyen gemilerin geçiş için ilgili kurumlarla koordinasyon sağlaması gerektiği belirtildi. Bu adımın, Umman’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin sorumluluğu ve küresel ekonomi açısından taşıdığı önem doğrultusunda, uluslararası hukuk ve deniz hukuku ilkelerine bağlılık çerçevesinde atıldığı ifade edildi.

Ayrıca söz konusu düzenlemenin, boğazda geçiş serbestisini garanti altına aldığı ve herhangi bir geçiş ücreti uygulanmadığı vurgulandı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre açıklama, ABD ile İran arasında yürütülen girişimlerin ve çabaların sonucuyla uyumlu olduğu şeklinde değerlendirildi.


Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineledi

Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
TT

Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineledi

Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)

Suudi Arabistan, Arap Grubu adına yaptığı açıklamada, Suriye'nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek verdiğini, ayrıca Suriye devletinin ülke genelinde egemenliğini tesis etmeye yönelik çabalarını desteklediğini vurguladı.

Bu açıklama, Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Dr. Abdülaziz el-Vasıl tarafından, BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye'deki insani ve siyasi durumu ele almak üzere düzenlediği oturumda yapıldı.

Arap Grubu, Suriye'nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılması çağrısında bulunarak, uluslararası toplumun ülkede devam eden geçiş sürecine destek vermesinin istikrarın güçlendirilmesine ve insani koşulların iyileştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Grup ayrıca, Suriye hükümetinin DEAŞ terör örgütü ve terörizmin tüm biçimleriyle mücadelesine destek verdiğini ifade ederken, bu süreçte gerekli desteğin sağlanabilmesi için uluslararası toplumun ortak çaba göstermesinin önemine dikkat çekti.

Arap Grubu, uluslararası toplumu Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yapan ülkelere yönelik desteği artırmaya ve genişletmeye çağırarak, bu ülkelerin insani ve ekonomik yükü tek başlarına üstlenmemesi gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Arap Grubu, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik tekrarlanan askeri müdahalelerini ve saldırılarını en sert ifadelerle kınadı. Bu eylemlerin Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca, İsrail'in 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na tam olarak uyması, işgal altındaki Suriye toprağı Golan'dan derhal ve koşulsuz şekilde çekilmesi gerektiği yönündeki çağrı yinelendi.