İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı
TT

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

Türkiye nüfusunun yüzde 49,8'ini kadınlar, yüzde 50,2'sini erkekler oluşturdu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2019 yılı istatistiklerle kadın verilerini açıkladı. Buna göre; Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2019 yılında, kadın nüfus 41 milyon 433 bin 861 kişi, erkek nüfus 41 milyon 721 bin 136 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle; toplam nüfusun yüzde 49,8'ini kadınlar, yüzde 50,2'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 52,2 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 73,0 oldu.

Doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 81,0 yıl, erkeklerde 75,6 yıl oldu
Hayat tabloları, 2016-2018 sonuçlarına göre; doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için toplamda 78,3 yıl, kadınlarda 81,0 yıl, erkeklerde 75,6 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıl oldu.

Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,8 yıl, erkeklerde 59,9 yıl oldu
Sağlıklı yaşam süresi, belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Hayat tabloları, 2016-2018 sonuçlarına göre; sıfır yaşında bulunan bir kişi için sağlıklı yaşam süresi, Türkiye'de toplamda 58,3 yıl, kadınlarda 56,8 yıl ve erkeklerde 59,9 yıl olarak hesaplandı. Buna göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 3,1 yıl daha uzun olduğu görüldü.

En az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı yüzde 84,5 oldu
Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre; 2008-2018 yılları arasında, 25 ve daha yukarı yaşta olan ve en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların toplam nüfus içindeki oranının yıllar itibarıyla arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 81,1 iken 2018 yılında yüzde 90,1 oldu. En az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında, kadınlarda yüzde 72,6, erkeklerde yüzde 89,8 olan bu oran, 2018 yılında sırasıyla yüzde 84,5 ve yüzde 95,9 oldu.
En az üniversite mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2008 yılında yüzde 9,8 iken 2018 yılında yüzde 19,9 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında 25 ve daha yukarı yaşta olup en az üniversite mezunu olan kadınların oranı yüzde 7,6, erkeklerin oranı yüzde 12,1 iken bu oran 2018 yılında kadınlarda yüzde 17,5, erkeklerde ise yüzde 22,4 oldu.

En yüksek kadın istihdam oranı TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) bölgesinde görüldü
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında, Türkiye'de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı yüzde 47,4 olup bu oran kadınlarda yüzde 29,4, erkeklerde ise yüzde 65,7 oldu. En yüksek istihdam oranı, 2018 yılında yüzde 55,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise yüzde 30,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde oldu. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 40,4 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) bölgesinde iken en yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 75,0 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise kadınlarda yüzde 11,9, erkeklerde yüzde 50,8 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde oldu.

Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 26,5 oldu
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2018 yılında yüzde 60,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde; 2018 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,5, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,4 olduğu görüldü.

Kadınların çalışma hayatında kalma süresi 6 yılda 2,3 yıl arttı
Çalışma hayatında kalma süresi, bir kişinin hayatı boyunca işgücü piyasasında aktif olması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; çalışma hayatında kalma süresi, 2013 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kadınlarda 16,7 yıl, erkeklerde 37,7 yıl iken 2018 yılında çalışma hayatında kalma süresi kadınlarda 19,0 yıl, erkeklerde 39,3 yıl oldu.

Erkeklerin yıllık ortalama brüt kazancı daha fazla oldu
Kazanç Yapısı Araştırması, 2018 sonuçlarına göre; 2018 yılında yıllık ortalama brüt kazanç 49 bin 001 TL oldu. Bu değer, kadınlar için 46 bin 208 TL, erkekler için 50 bin 297 TL olarak tahmin edildi.

Kadınların en yüksek kazanç elde ettiği sektör, finans ve sigorta faaliyetleri oldu
Ücretli çalışanların brüt kazançları, ekonomik faaliyet kolu ayrımında incelendiğinde; en yüksek aylık ortalama brüt ücretin 7 bin 492 TL ile "bilgi ve iletişim" ekonomik faaliyet kolunda olduğu görüldü. Bu sektörü, 6 bin 559 TL ile "finans ve sigorta faaliyetleri" sektörü izledi. En düşük aylık ortalama brüt kazanç ise 2 bin 872 TL ile "konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri" sektöründe elde edildi. Bunu 2 bin 999 TL aylık ortalama brüt kazanç ile "idari ve destek hizmet faaliyetleri" sektörü izledi.

Ekonomik faaliyet koluna göre elde edilen brüt kazanç cinsiyet ayırımında incelendiğinde; en yüksek aylık ortalama brüt ücretini, kadınların 6 bin 428 TL ile "finans ve sigorta faaliyetleri" sektöründen, erkeklerin 7 bin 974 TL ile "bilgi ve iletişim" sektöründen elde ettiği görülürken en düşük aylık ortalama brüt ücretini, kadınların 2 bin 663 TL ile erkeklerin ise 2 bin 974 TL ile "konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri" sektöründen elde ettiği görüldü.

Kadınlar tüm eğitim düzeylerinde erkeklerden daha düşük ücret aldı
Cinsiyete dayalı ücret farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret farkının erkek ücreti içindeki yüzdesi olarak tanımlanır. Bu gösterge, yıllık ortalama düzenli brüt ücret kullanılarak hesaplandı. Kazanç Yapısı Araştırması, 2018 sonuçlarına göre; cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda ve tüm eğitim düzeylerinde erkek ücretinin lehine gerçekleşti. Cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda yüzde 7,7 oldu. Bu fark, en fazla yüzde 28,8 ile meslek lisesi mezunu erkekler ve kadınlar arasında görülürken en az fark yüzde 14,3 ile lise mezunu erkekler ve kadınlar arasında oldu.

Çalışan kadınların yüzde 61,0'ı, erkeklerin ise yüzde 57,3'ü zaman baskısı olmadan çalıştı
Yeterli olmadığı düşünülen zaman aralığında görevi bitirmek zorunda olmak zaman baskısı altında çalışmayı ifade etmektedir. İş Organizasyonu ve Çalışma Zamanı Düzenlemeleri Araştırması, 2019 sonuçlarına göre; istihdamda olanların yüzde 41,5'i zaman baskısı altında çalıştığını belirtirken yüzde 58,5'i zaman baskısı olmadan çalıştığını ifade etti. Zaman baskısı altında çalıştığını belirten kadınların oranı yüzde 39,0 iken bu oran erkeklerde yüzde 42,7 oldu.

Kadınların ev ile iş arası ortalama ulaşım sürelerinin erkeklere göre daha az olduğu görüldü
İş Organizasyonu ve Çalışma Zamanı Düzenlemeleri Araştırması, 2019 sonuçlarına göre; çalışanların yüzde 30,3'ü ev ile iş arası ortalama ulaşım süresinin 15 dakikanın altında olduğunu belirtirken yüzde 30,3'ü 15-29 dakika arasında, yüzde 26,6'sı 30-59 dakika, yüzde 6,2'si ise 60-89 dakika arasında işyerine ulaştığını belirtti. Ev ile iş arasındaki ulaşım süresini 90 dakika ve üstü olarak belirtenlerin oranı ise yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Çalışanların yüzde 5,4'ü işlerini kendi evinden yürüttüğünü belirtti.
Kadın çalışanların yüzde 32,0'ı, erkek çalışanların ise yüzde 29,5'i ev ile iş arası ortalama ulaşım süresinin 15 dakikanın altında olduğunu belirtirken işlerini kendi evinden yürüttüğünü belirten kadınların oranı yüzde 11,4, erkeklerin oranı yüzde 2,5 oldu. Kadınların ev ile iş arası ortalama ulaşım sürelerinin erkeklere göre daha az olduğu ve daha fazla kendi evinden işlerini yürüttükleri görüldü.

Çalışan kadınların yüzde 68,6'sı işe geliş gidiş için harcanan zamandan memnun oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılında çalışanların yüzde 69,0'ı işe geliş gidiş için harcanan zamandan memnun olduğunu belirtirken kadın çalışanlarda bu oran yüzde 68,6, erkek çalışanlarda ise yüzde 69,1 olarak gözlendi.

Kadın milletvekili oranı yüzde 17,3 oldu
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre; 2019 yılında 589 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 102, erkek milletvekili sayısının ise 487 olduğu görüldü. Meclise giren kadın milletvekili oranı, 2007 yılında yüzde 9,1 iken bu oran 2019 yılında yüzde 17,3 oldu.

Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 25,0, erkeklerde 27,9 oldu
Evlenme istatistiklerine göre; resmi olarak ilk evliliğini 2019 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,0 iken erkeklerin 27,9 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 28,4 yaş, erkeklerde 31,1 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu iller ise kadınlarda 21,9 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,0 yaş ile Şanlıurfa oldu.

Kadınların yüzde 14,3'ünün eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü
ADNKS sonuçlarına göre; resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2018 yılında kadınların yüzde 41,2'sinin kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu, eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının ise yüzde 14,3 olduğu görüldü. Eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranı yüzde 43,1, eğitim seviyeleri farkı bilinmeyen eşlerin oranı ise yüzde 1,5 oldu.

Kaba boşanma hızı binde 1,88 oldu
Boşanma istatistiklerine göre; 2019 yılında kaba boşanma hızı binde 1,88 oldu. İllere göre incelendiğinde; kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il, binde 2,95 ile İzmir oldu. Bu ili binde 2,88 ile Antalya, binde 2,71 ile Muğla izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,25 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,33 ile Siirt ve Muş izledi.

Cep telefonu kullanan kadınların oranı yüzde 90,2 oldu
Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılı Ocak-Mart aylarını kapsayan üç aylık dönemde, 16-74 yaş grubundaki bireylerin cep telefonu kullanım oranı yüzde 93,5 oldu. Bu oran, kadınlarda yüzde 90,2, erkeklerde ise yüzde 96,9 olarak gerçekleşti.

Kadınlar en fazla dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi
Ölüm nedeni istatistikleri sonuçlarına göre; 2018 yılında Türkiye genelinde ölüm nedenleri incelendiğinde ilk sırada yüzde 38,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları yer alırken, ikinci sırada yüzde 19,7 ile iyi ve kötü huylu tümörler, üçüncü sırada ise yüzde 12,5 ile solunum sistemi hastalıkları yer aldı. Cinsiyete göre ölüm nedeni istatistikleri incelendiğinde; sıralamada kadın erkek arasında önemli bir fark gözlenmezken, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle yaşamını yitiren kadınların erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Buna göre; ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybeden kadınların oranı yüzde 42,2 iken erkeklerin oranı yüzde 35,3 oldu.

Kadınlar erkeklerden daha mutlu oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılında mutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı yüzde 52,4 oldu. Kadınlarda mutluluk oranı yüzde 57,0 iken erkeklerde bu oran yüzde 47,6 oldu. Evli bireylerin yüzde 55,6'sının, evli olmayan bireylerin ise yüzde 45,1'inin mutlu olduğu görüldü. Evli kadınların yüzde 60,2'si, evli erkeklerin yüzde 50,6'sı mutlu olduklarını beyan ederken evli olmayan kadınların ise yüzde 49,1'i, evli olmayan erkeklerin yüzde 41,3'ü mutlu olduğunu ifade etti.

 


Büyük köpeklerin küçük köpeklerden hızlı yaşlanmasının gizemi çözüldü

Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
TT

Büyük köpeklerin küçük köpeklerden hızlı yaşlanmasının gizemi çözüldü

Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)

Bilim insanları, uzun süredir gizemini koruyan bir sorunun, büyük köpeklerin neden küçük köpeklere göre daha hızlı yaşlandığının yanıtını nihayet bulduğunu söylüyor.

Genellikle daha büyük canlıların daha uzun yaşadığı hayvanlar alemindeki genel eğilimin aksine, küçük köpeklerin büyük köpeklere kıyasla daha uzun ömürler sürmeye yatkın olduğu uzun zamandır görülüyor. Fakat bilim insanları, bu durumun köpeklerde neden farklı olduğunu bugüne kadar bilmiyordu.

Ancak yeni araştırma, her şeyin köpek DNA'sına ve LINE1 adlı "sıçrayan" bir genle ilgili olduğunu öne sürüyor.

Kendi kendilerini kopyalayabilen LINE1 genleri, bir köpeğin genetik sistemine kendini çoğaltarak ekleyebiliyor.

Bu genler "DNA metilasyonu" adı verilen ve gen aktivitesini düzenleyen bir süreçle genellikle kontrol altında tutuluyor. Ancak metilasyon kaybolduğunda bu genlerin aktivitesi artabiliyor ve bu süreçte DNA'ya zarar vererek yaşlanmayı hızlandırabiliyor.

En önemlisi, ABD çapında bir yıldan uzun süre yürütülen Köpek Yaşlanma Projesi'ne dahil edilen 864 köpek üzerindeki yeni analize göre, büyük köpekler küçük köpeklere kıyasla yüzde 35 daha fazla LINE1 gen metilasyonu kaybediyor.

Arizona Eyalet Üniversitesi'nden araştırmacı ve çalışmanın yazarlarından Blaise Mariner yaptığı açıklamada, "Bu, köpeklerde iyi bilinen boyut-yaşam süresi dengesiyle örtüştüğünü gördüğümüz en net moleküler işaretlerden biri" ifadelerini kullanıyor.

Bu durum, büyük köpeklerdeki daha hızlı yaşlanmanın, en azından kısmen bu 'sıçrayan genler' üzerindeki kontrolün azalmasından kaynaklanabileceğine işaret ediyor.

Çalışma ayrıca şaşırtıcı bir şekilde, erkek ve dişi büyük köpekler arasındaki farkları da ortaya çıkararak dişilerde  daha fazla LINE1 gen sıçraması yaşanabileceğini gösterdi.

Çalışmanın ortak yürütücülerinden Brianah McCoy, "Bu beklenmedik bir sonuçtu" diyor. 

Bu bulgu, X kromozomunun nasıl düzenlendiğine dair bazı varsayımlarımızı sorgulatıyor ve epigenetik yaşlanmanın karmaşıklığını vurguluyor.

Daha önce uzmanlar, insanın sadık dostu köpeklerdeki bu farkı incelerken, büyük köpeklerin yaşam süresindeki farkı daha hızlı yaşlanma oranları ve daha kısa ömürle ilişkilendirmiş ancak bunun nedenini tam olarak anlayamamıştı.

Arizona Üniversitesi'nin yakın tarihli bir araştırmasında büyük köpeklerin beyninin küçük köpeklerin beyinlerinden daha hızlı yaşlanmadığının tespit edilmesi, hayvanların bilişsel gerileme yaşamadan önce öldüğüne işaret ediyor.

erb
Noah Snyder-Mackler, Homer (ortada) ve Juno adlı iki köpeğiyle birlikte (Deanna Dent / Arizona Eyalet Üniversitesi)

LINE1 aktivitesinin yaşlanmanın bir nedeni mi yoksa sonucu mu olduğunu belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç var. Ancak araştırmacılar, bulguların hem köpeklere hem de bize fayda sağlayarak bilim insanlarının büyük köpeklerin ömrünü uzatacak yöntemler geliştirmesine yardımcı olmasını umuyor.

Arizona Eyalet Üniversitesi'nden öğretim üyesi ve çalışmanın kıdemli yazarı Noah Snyder-Mackler, "Tek bir tür içinde yaşam süresi açısından çarpıcı farklılıklar sergilediği için köpekler yaşlanmayı anlama açısından olağanüstü bir model sunuyor" diyor.

Snyder-Mackler, "Çalışmamız, transpozonların memelilerde yaşlanma sürecinin temel bir parçası olabileceğine işaret ediyor" diye ekliyor.

Eğer durum böyleyse bu unsurları veya onları düzenleyen mekanizmaları hedef almak, insanlarda sağlıklı yaşam süresini uzatmaya yönelik gelecekteki tedavilerde umut verici bir yol olabilir.

Independent Türkçe


Ben Affleck, eski rol arkadaşından hâlâ korktuğunu söyledi

Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
TT

Ben Affleck, eski rol arkadaşından hâlâ korktuğunu söyledi

Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)

Ben Affleck, birlikte oynadıkları filmin üzerinden 10 yıldan uzun süre geçmesine rağmen performansının etkisini hâlâ üzerinden atamadığı rol arkadaşının kim olduğunu açıkladı.

Can Dostum'un (Good Will Hunting) yıldızı, David Fincher'ın yönettiği 2014 yapımı gerilim filmi Kayıp Kız'da (Gone Girl), eşi Amy Dunne'ın gizemli bir şekilde kaybolmasıyla bağlantılı bir şüpheli olan Nick Dunne'ı canlandırmıştı.

Variety'ye verdiği röportajda Affleck, çekimlerden sonra aralarında geçen bazı konuşmaları anlatarak filmdeki eşini oynayan rol arkadaşı Rosamund Pike'tan "hâlâ korktuğunu” itiraf etti.

54 yaşındaki Affleck, kaydedilen video röportajda tedirginmiş gibi yaparak "Ona, 'Selam Rosamund. Nasılsın?' falan diyorum" dedi.

Sözlerine, "Hâlâ bir nevi öyle bakıyor. Neyden bahsettiğimi biliyorsunuz, değil mi?" diye devam eden aktör, ardından Pike'ın filmdeki soğuk performansını ve Britanya aksanını taklit etmeye çalıştı.

dfgh
Ben Affleck ve Rosamund Pike, gerilim filmi Kayıp Kız'da karıkoca rolündeydi (20th Century Studios)

Pike'ın karakterine bürünen Affleck gizemli bir ses tonuyla, "Merhaba Ben, seninle konuştuğuma sevindim" dedi. 

Affleck, "Ben de 'Ah, lanet olsun' falan oluyorum" diye şaka yaptı. 

Hâlâ o özelliğe sahip. Harika bir performanstı. Filmde muhteşemdi.

Gillian Flynn'in aynı adlı romanından uyarlanan Kayıp Kız, görünüşte mükemmel bir evliliğe sahip Nick ve Amy çiftini konu alıyor. Amy'nin evlilik yıldönümlerinde beklenmedik şekilde kaybolması ve Nick'in baş şüpheli haline gelmesiyle aşk hikayelerinde dönüm noktası yaşanıyor. Amy'nin, eşini suçlu göstermek için kendisine kayıp süsü verdiği ortaya çıkıyor.

Pike, 2015'te En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiş ancak ödül nihayetinde Unutma Beni'deki (Still Alice) rolüyle Julianne Moore'a gitmişti.

Hikayenin merkezindeki çifti canlandırmaları için ilk tercih edilen isimler Affleck ve Pike değildi. Başlangıçta rol için Jon Hamm düşünülmüştü ancak o sırada 6. sezonu yayımlanan Mad Men'deki sorumlulukları nedeniyle aktör çekimlere katılamamıştı.

2023'te Watch What Happens Live'a konuk olan Hamm, "Rol benim olacaktı ama Bay Draper'ın süregelen maceralarını çekmemiz gerekiyordu" demişti.

Pike'ın rolü de neredeyse Reese Witherspoon'a gidecekti ancak Fincher, onun bu role uygun olmadığına karar vermişti.

Witherspoon, Las Culturistas podcast'inde "[Fincher] beni karşısına oturttu ve bunun için onu suçlamıyorum ama David 'Bu rol için tamamen yanlışsın ve seni bu role almayacağım' dedi" diye anlatmıştı.

Rolü kaçırsa da geriye dönüp bakınca yönetmeni "tamamen haklı" bulduğunu söylemişti.

Fincher harika bir iş çıkardı, Rosamund Pike çok şeytani ve Ben Affleck ise bunun tam tersi bir avanak.

Kayıp Kız, dünya çapında 369,3 milyon dolar gişe hasılatı elde ederek büyük bir başarı yakalamıştı.

Independent Türkçe


İzleyiciler Netflix'in yeni gerilimini Emmy'li diziye benzetiyor

Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
TT

İzleyiciler Netflix'in yeni gerilimini Emmy'li diziye benzetiyor

Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)

Yeni bir Netflix dizisinin, Apple TV'nin popüler doğaüstü komedisi Widow's Bay'le olumlu benzerliklerine dikkat çekiliyor.

6 bölümlük mini dizi Below'da Josh Hartnett, gizemli bir deniz yaratığının dehşet saçtığı küçük bir Newfoundland kasabasında yaşayan sert mizaçlı bir balıkçı rolünde.

Konusu nedeniyle dizi, doğaüstü olaylarla kuşatılmış New England'daki izole bir adada geçen ve kısa süre önce Emmy Ödülleri'nde rekorlar kıran Widow's Bay'e benzetiliyor.

Financial Times'tan bir eleştirmen yeni diziyi "Netflix'in Widow's Bay'e yanıtı" diye nitelerken, bir sosyal medya kullanıcısı da X'te şöyle yazdı: 

Bu biraz tartışmalı olabilir ama Below, Widow's Bay'den daha sürükleyici bir 'küçük topluluk odaklı gizem/gerilim' dizisi. Temposu daha iyi, karakterleri daha sempatik ve ortamı sıradan bir küçük kasabadan ziyade eşsiz bir yere benziyor. Ama sadece iki bölüm izledim, bakalım nihai karar ne olacak.

Öte yandan Below'un yaratıcısı Jesse McKeown ve yönetici yapımcısı Jessica Rhoades yakın zamanda The Hollywood Reporter'a verdikleri röportajda, iki dizinin tonunun çok farklı olduğuna dikkat çekti.

Yayın kuruluşuna konuşan Rhoades, "Dizilerin arkasındaki ekipler birbirinden çok farklı ve her iki dizi de yaratıcılarına özgü. Katie'nin [Widow's Bay'in yaratıcısı Dippold] senaryosunu yıllardır biliyordum; ona herkes bayıldı, muhteşemdi" dedi.

Rhoades sözlerine şöyle devam etti: 

Jesse'nin senaryoları ise çok farklı ve çok spesifikti. Bence bu dizileri genel anlamda ele alınca, tanıtım metninde anlatınca ya da belki fragmanı izleyince durum değişiyor. Ama senaryolar gerçekten çok farklıydı. Her ikisinin de çok farklı yol gösterici ilkeleri ve hedefleri vardı. Benim için bu bir endişe kaynağı değildi çünkü paralel bir yolda ilerlerken bile farklı diziler yaptığımızı biliyordum.

McKeown ise Widow's Bay'in fragmanını ilk gördüğünde diziler arasında benzerlikler olabileceğinden endişelendiğini kabul ederek şöyle dedi:

Çekimler bitene kadar bunun farkında değildim, bu yüzden ilk tepkim 'Kahretsin' oldu. Ama izleyen herkes bana bunun çok farklı olduğuna dair güvence verdi.

Widow's Bay'in yıldızı Kate O'Flynn önceki aylarda The Independent'a yaptığı açıklamada, ezilen karakteri Patricia'nın izleyiciye bu kadar yakın geleceğini tahmin etmediğini söylemişti.

O'Flynn, "İnsanların onunla bu kadar bağ kuracağını pek tahmin etmemiştim ve bunu yapmaları gerçekten içimi ısıtıyor. Çünkü sanki herkesin içinde bir Patricia var ya da içlerindeki Patricia'dan korkuyorlar gibi geliyor. Ancak Patricia, toplum içinde böyle olmaktan kendini alamıyor ve bu yüzden onun bu şekilde desteklendiğini görmek harika" demişti. 

Her şeyin bu şekilde gelişmesi resmen bir hayalin gerçekleşmesi oldu. Açıkçası aslında hâlâ çok inanılmaz geliyor ama çok heyecanlıyım.

Below, Netflix'te halen yayında.

Independent Türkçe