İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı
TT

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

Türkiye nüfusunun yüzde 49,8'ini kadınlar, yüzde 50,2'sini erkekler oluşturdu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2019 yılı istatistiklerle kadın verilerini açıkladı. Buna göre; Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2019 yılında, kadın nüfus 41 milyon 433 bin 861 kişi, erkek nüfus 41 milyon 721 bin 136 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle; toplam nüfusun yüzde 49,8'ini kadınlar, yüzde 50,2'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 52,2 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 73,0 oldu.

Doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 81,0 yıl, erkeklerde 75,6 yıl oldu
Hayat tabloları, 2016-2018 sonuçlarına göre; doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için toplamda 78,3 yıl, kadınlarda 81,0 yıl, erkeklerde 75,6 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıl oldu.

Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,8 yıl, erkeklerde 59,9 yıl oldu
Sağlıklı yaşam süresi, belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Hayat tabloları, 2016-2018 sonuçlarına göre; sıfır yaşında bulunan bir kişi için sağlıklı yaşam süresi, Türkiye'de toplamda 58,3 yıl, kadınlarda 56,8 yıl ve erkeklerde 59,9 yıl olarak hesaplandı. Buna göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 3,1 yıl daha uzun olduğu görüldü.

En az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı yüzde 84,5 oldu
Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre; 2008-2018 yılları arasında, 25 ve daha yukarı yaşta olan ve en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların toplam nüfus içindeki oranının yıllar itibarıyla arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 81,1 iken 2018 yılında yüzde 90,1 oldu. En az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında, kadınlarda yüzde 72,6, erkeklerde yüzde 89,8 olan bu oran, 2018 yılında sırasıyla yüzde 84,5 ve yüzde 95,9 oldu.
En az üniversite mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2008 yılında yüzde 9,8 iken 2018 yılında yüzde 19,9 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında 25 ve daha yukarı yaşta olup en az üniversite mezunu olan kadınların oranı yüzde 7,6, erkeklerin oranı yüzde 12,1 iken bu oran 2018 yılında kadınlarda yüzde 17,5, erkeklerde ise yüzde 22,4 oldu.

En yüksek kadın istihdam oranı TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) bölgesinde görüldü
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında, Türkiye'de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı yüzde 47,4 olup bu oran kadınlarda yüzde 29,4, erkeklerde ise yüzde 65,7 oldu. En yüksek istihdam oranı, 2018 yılında yüzde 55,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise yüzde 30,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde oldu. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 40,4 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) bölgesinde iken en yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 75,0 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise kadınlarda yüzde 11,9, erkeklerde yüzde 50,8 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde oldu.

Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 26,5 oldu
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2018 yılında yüzde 60,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde; 2018 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,5, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,4 olduğu görüldü.

Kadınların çalışma hayatında kalma süresi 6 yılda 2,3 yıl arttı
Çalışma hayatında kalma süresi, bir kişinin hayatı boyunca işgücü piyasasında aktif olması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; çalışma hayatında kalma süresi, 2013 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kadınlarda 16,7 yıl, erkeklerde 37,7 yıl iken 2018 yılında çalışma hayatında kalma süresi kadınlarda 19,0 yıl, erkeklerde 39,3 yıl oldu.

Erkeklerin yıllık ortalama brüt kazancı daha fazla oldu
Kazanç Yapısı Araştırması, 2018 sonuçlarına göre; 2018 yılında yıllık ortalama brüt kazanç 49 bin 001 TL oldu. Bu değer, kadınlar için 46 bin 208 TL, erkekler için 50 bin 297 TL olarak tahmin edildi.

Kadınların en yüksek kazanç elde ettiği sektör, finans ve sigorta faaliyetleri oldu
Ücretli çalışanların brüt kazançları, ekonomik faaliyet kolu ayrımında incelendiğinde; en yüksek aylık ortalama brüt ücretin 7 bin 492 TL ile "bilgi ve iletişim" ekonomik faaliyet kolunda olduğu görüldü. Bu sektörü, 6 bin 559 TL ile "finans ve sigorta faaliyetleri" sektörü izledi. En düşük aylık ortalama brüt kazanç ise 2 bin 872 TL ile "konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri" sektöründe elde edildi. Bunu 2 bin 999 TL aylık ortalama brüt kazanç ile "idari ve destek hizmet faaliyetleri" sektörü izledi.

Ekonomik faaliyet koluna göre elde edilen brüt kazanç cinsiyet ayırımında incelendiğinde; en yüksek aylık ortalama brüt ücretini, kadınların 6 bin 428 TL ile "finans ve sigorta faaliyetleri" sektöründen, erkeklerin 7 bin 974 TL ile "bilgi ve iletişim" sektöründen elde ettiği görülürken en düşük aylık ortalama brüt ücretini, kadınların 2 bin 663 TL ile erkeklerin ise 2 bin 974 TL ile "konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri" sektöründen elde ettiği görüldü.

Kadınlar tüm eğitim düzeylerinde erkeklerden daha düşük ücret aldı
Cinsiyete dayalı ücret farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret farkının erkek ücreti içindeki yüzdesi olarak tanımlanır. Bu gösterge, yıllık ortalama düzenli brüt ücret kullanılarak hesaplandı. Kazanç Yapısı Araştırması, 2018 sonuçlarına göre; cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda ve tüm eğitim düzeylerinde erkek ücretinin lehine gerçekleşti. Cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda yüzde 7,7 oldu. Bu fark, en fazla yüzde 28,8 ile meslek lisesi mezunu erkekler ve kadınlar arasında görülürken en az fark yüzde 14,3 ile lise mezunu erkekler ve kadınlar arasında oldu.

Çalışan kadınların yüzde 61,0'ı, erkeklerin ise yüzde 57,3'ü zaman baskısı olmadan çalıştı
Yeterli olmadığı düşünülen zaman aralığında görevi bitirmek zorunda olmak zaman baskısı altında çalışmayı ifade etmektedir. İş Organizasyonu ve Çalışma Zamanı Düzenlemeleri Araştırması, 2019 sonuçlarına göre; istihdamda olanların yüzde 41,5'i zaman baskısı altında çalıştığını belirtirken yüzde 58,5'i zaman baskısı olmadan çalıştığını ifade etti. Zaman baskısı altında çalıştığını belirten kadınların oranı yüzde 39,0 iken bu oran erkeklerde yüzde 42,7 oldu.

Kadınların ev ile iş arası ortalama ulaşım sürelerinin erkeklere göre daha az olduğu görüldü
İş Organizasyonu ve Çalışma Zamanı Düzenlemeleri Araştırması, 2019 sonuçlarına göre; çalışanların yüzde 30,3'ü ev ile iş arası ortalama ulaşım süresinin 15 dakikanın altında olduğunu belirtirken yüzde 30,3'ü 15-29 dakika arasında, yüzde 26,6'sı 30-59 dakika, yüzde 6,2'si ise 60-89 dakika arasında işyerine ulaştığını belirtti. Ev ile iş arasındaki ulaşım süresini 90 dakika ve üstü olarak belirtenlerin oranı ise yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Çalışanların yüzde 5,4'ü işlerini kendi evinden yürüttüğünü belirtti.
Kadın çalışanların yüzde 32,0'ı, erkek çalışanların ise yüzde 29,5'i ev ile iş arası ortalama ulaşım süresinin 15 dakikanın altında olduğunu belirtirken işlerini kendi evinden yürüttüğünü belirten kadınların oranı yüzde 11,4, erkeklerin oranı yüzde 2,5 oldu. Kadınların ev ile iş arası ortalama ulaşım sürelerinin erkeklere göre daha az olduğu ve daha fazla kendi evinden işlerini yürüttükleri görüldü.

Çalışan kadınların yüzde 68,6'sı işe geliş gidiş için harcanan zamandan memnun oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılında çalışanların yüzde 69,0'ı işe geliş gidiş için harcanan zamandan memnun olduğunu belirtirken kadın çalışanlarda bu oran yüzde 68,6, erkek çalışanlarda ise yüzde 69,1 olarak gözlendi.

Kadın milletvekili oranı yüzde 17,3 oldu
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre; 2019 yılında 589 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 102, erkek milletvekili sayısının ise 487 olduğu görüldü. Meclise giren kadın milletvekili oranı, 2007 yılında yüzde 9,1 iken bu oran 2019 yılında yüzde 17,3 oldu.

Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 25,0, erkeklerde 27,9 oldu
Evlenme istatistiklerine göre; resmi olarak ilk evliliğini 2019 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,0 iken erkeklerin 27,9 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 28,4 yaş, erkeklerde 31,1 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu iller ise kadınlarda 21,9 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,0 yaş ile Şanlıurfa oldu.

Kadınların yüzde 14,3'ünün eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü
ADNKS sonuçlarına göre; resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2018 yılında kadınların yüzde 41,2'sinin kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu, eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının ise yüzde 14,3 olduğu görüldü. Eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranı yüzde 43,1, eğitim seviyeleri farkı bilinmeyen eşlerin oranı ise yüzde 1,5 oldu.

Kaba boşanma hızı binde 1,88 oldu
Boşanma istatistiklerine göre; 2019 yılında kaba boşanma hızı binde 1,88 oldu. İllere göre incelendiğinde; kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il, binde 2,95 ile İzmir oldu. Bu ili binde 2,88 ile Antalya, binde 2,71 ile Muğla izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,25 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,33 ile Siirt ve Muş izledi.

Cep telefonu kullanan kadınların oranı yüzde 90,2 oldu
Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılı Ocak-Mart aylarını kapsayan üç aylık dönemde, 16-74 yaş grubundaki bireylerin cep telefonu kullanım oranı yüzde 93,5 oldu. Bu oran, kadınlarda yüzde 90,2, erkeklerde ise yüzde 96,9 olarak gerçekleşti.

Kadınlar en fazla dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi
Ölüm nedeni istatistikleri sonuçlarına göre; 2018 yılında Türkiye genelinde ölüm nedenleri incelendiğinde ilk sırada yüzde 38,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları yer alırken, ikinci sırada yüzde 19,7 ile iyi ve kötü huylu tümörler, üçüncü sırada ise yüzde 12,5 ile solunum sistemi hastalıkları yer aldı. Cinsiyete göre ölüm nedeni istatistikleri incelendiğinde; sıralamada kadın erkek arasında önemli bir fark gözlenmezken, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle yaşamını yitiren kadınların erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Buna göre; ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybeden kadınların oranı yüzde 42,2 iken erkeklerin oranı yüzde 35,3 oldu.

Kadınlar erkeklerden daha mutlu oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılında mutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı yüzde 52,4 oldu. Kadınlarda mutluluk oranı yüzde 57,0 iken erkeklerde bu oran yüzde 47,6 oldu. Evli bireylerin yüzde 55,6'sının, evli olmayan bireylerin ise yüzde 45,1'inin mutlu olduğu görüldü. Evli kadınların yüzde 60,2'si, evli erkeklerin yüzde 50,6'sı mutlu olduklarını beyan ederken evli olmayan kadınların ise yüzde 49,1'i, evli olmayan erkeklerin yüzde 41,3'ü mutlu olduğunu ifade etti.

 


2000'lerin romantik komedi klasiğine devam filmi geliyor

Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir?, bir dergi yazarıyla reklamcının gizli iddialar uğruna başlayan ve sonradan gerçek aşka dönüşen eğlenceli hikayesini anlatıyordu (Paramount Pictures)
Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir?, bir dergi yazarıyla reklamcının gizli iddialar uğruna başlayan ve sonradan gerçek aşka dönüşen eğlenceli hikayesini anlatıyordu (Paramount Pictures)
TT

2000'lerin romantik komedi klasiğine devam filmi geliyor

Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir?, bir dergi yazarıyla reklamcının gizli iddialar uğruna başlayan ve sonradan gerçek aşka dönüşen eğlenceli hikayesini anlatıyordu (Paramount Pictures)
Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir?, bir dergi yazarıyla reklamcının gizli iddialar uğruna başlayan ve sonradan gerçek aşka dönüşen eğlenceli hikayesini anlatıyordu (Paramount Pictures)

Sinemaseverlerin yüzünü güldürecek haber Paramount cephesinden geldi. 

Variety'nin özel haberine göre stüdyo, 2003 yapımı kült romantik komedi Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir? için devam filmi hazırlıklarına başladı. İlk filmin başrol oyuncusu Kate Hudson da yeni yapıma yapımcı olarak dahil oldu.

Hollywood'da 1990'ların sonu ve 2000'lerin başındaki yapımlara yönelik nostaljinin yeniden canlandığı düşünülürse bu haber pek de şaşırtıcı değil. 

Nitekim 2026'da, Şeytan Marka Giyer 2 (The Devil Wears Prada 2), Korkunç Bir Film (Scary Movie) ve Oyuncak Hikayesi 5 (Toy Story 5) gibi filmler gişede büyük başarı yakaladı.

Nostalji fırtınası hız kesmeden devam ederken Aşkın Büyüsü 2 (Practical Magic 2) ve Zor Baba 4 (Focker-In-Law) yakında vizyona girecek; Shrek 5 ve Greta Gerwig imzalı Narnia filmi ise 2027 takviminde yer alıyor.

Henüz senaristi belirlenmeyen ve hikayesine ilişkin ayrıntıları netleşmeyen devam filminde Kate Hudson'la Matthew McConaughey'nin yeniden bir araya getirilmesi hedefleniyor.

Hudson, Shiny Penny Productions aracılığıyla Stacey Sher'le birlikte filmin yapımcılığını üstlenecek. Oyuncularla anlaşmalar henüz tamamlanmasa da Hudson'ın yapımcı koltuğunda yer alması, ikonik rolüne döneceğinin güçlü bir işareti sayılıyor.

Bir romantik komedi klasiği

Donald Petrie'nin yönettiği 2003 yapımı ilk film, Michele Alexander ve Jeannie Long'un aynı adlı kitabından serbestçe uyarlanmıştı.

Dergi yazarı Andie Anderson'la reklamcı Benjamin Barry arasındaki kedi-fare oyununu anlatan filmin yardımcı oyuncu kadrosunda Kathryn Hahn, Adam Goldberg, Thomas Lennon, Michael Michele ve Shalom Harlow yer alıyordu.

50 milyon dolarlık bütçeyle çekilen film, dünya çapında yaklaşık 180 milyon dolar hasılat elde ederek romantik komedi türünün klasikleri arasına girmişti.

Hudson'ın oyuncu olarak da projeye katılması halinde gözler Matthew McConaughey'ye çevrilecek. 

Romantik komedileri bıraktıktan sonra Kaçak (Mud), Para Avcısı (The Wolf of Wall Street), Yıldızlararası (Interstellar) ve kendisine 2014'te En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran Sınırsızlar Kulübü (Dallas Buyers Club) gibi dramatik rollerle kariyerini yeniden şekillendiren aktör, oyunculuğa verdiği 6 yıllık arayı kısa süre önce The Rivals of Amziah King'le noktalamıştı.

McConaughey yakın zamanda Happy Sad Confused podcast'inde, Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir?'in kariyerinde hâlâ  en çok kazandıran yapım olduğunu söylemişti:

Açık ara en yüksek telif gelirini hâlâ bu film getiriyor.

Ayrıca 2024'te Amerikan dergisi People'a konuşan McConaughey, çekimler öncesinde Kate Hudson'la ilk bir araya geliş anlarını şu sözlerle anmıştı:

Birbirimizin yanında daha ilk anda rahat hissettik; sohbet ettik, takıştık ve bol bol güldük. Aramızda tam anlamıyla bir rock'n'roll enerjisi vardı. 'Bu iş gerçekten çok eğlenceli olacak' dedirten bir uyum yakaladık. Bence rolü almamın ve filmin bu kadar iyi işlemesinin nedeni de buydu.

2025 yapımı Kalpten Söylenen Bir Şarkı'yla (Song Sung Blue) ikinci kez Oscar'a aday gösterilen ve Netflix dizisi Running Point'te başrol oynayan Kate Hudson'ın, McConaughey'yle yeniden kamera karşısına geçip geçmeyeceği gelecek günlerde netlik kazanacak.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Variety, People, Happy Sad Confused


Neandertaller, Arabistan çöllerine kadar gitti mi?

Nefud Çölü'ndeki Jebel Katefeh-1 arkeolojik kazı alanındaki taş aletler, Neandertallerle ilişkilendiriliyor (Palaeodeserts Projesi)
Nefud Çölü'ndeki Jebel Katefeh-1 arkeolojik kazı alanındaki taş aletler, Neandertallerle ilişkilendiriliyor (Palaeodeserts Projesi)
TT

Neandertaller, Arabistan çöllerine kadar gitti mi?

Nefud Çölü'ndeki Jebel Katefeh-1 arkeolojik kazı alanındaki taş aletler, Neandertallerle ilişkilendiriliyor (Palaeodeserts Projesi)
Nefud Çölü'ndeki Jebel Katefeh-1 arkeolojik kazı alanındaki taş aletler, Neandertallerle ilişkilendiriliyor (Palaeodeserts Projesi)

Arkeologlar, Neandertallerin yaklaşık 55 bin yıl önce Arap Yarımadası'nın çöllerine kadar ilerlemiş olabileceğini öne sürdü. 

Modern insanların (Homo sapiens) en yakın akrabalarından Neandertallerin büyük ölçüde Avrupa'da ve Asya'nın batısında yaşadığı biliniyor.

Yaklaşık 40 bin yıl önce soyu tükenen bu insan türünün İran'daki Zagros Dağları'yla bugünkü Türkiye topraklarında da yaşadığına ilişkin kanıtlar giderek artıyor. Geçen ay yayımlanan bir çalışmada, modern insanlar ve Neandertaller arasındaki kültür alışverişinin kanıtları Hatay'da keşfedilmişti.

Liverpool Üniversitesi'nden James Blinkhorn ve Malta Üniversitesi'nden Huw Groucutt liderliğindeki yeni bir çalışmadaysa soyu tükenmiş bu insan türünün sanılandan daha güneye gitmiş olabileceğine dair kanıtlar bulundu. 

Bulguları hakemli dergi Quaternary Science Reviews'ta yayımlanan çalışmada ekip, Suudi Arabistan'daki Nefud Çölü'nde yer alan Jebel Katefeh-1 (JKF-1) isimli arkeolojik kazı alanında keşfedilen taş aletleri inceledi. 

Burada bulunan eserler, diğer Arap bölgelerinde keşfedilen aletlere pek benzemediği için bunları kimin yaptığı uzun zamandır merak konusuydu. 

Yeni araştırmayı yürüten ekip, JKF-1'in yanı sıra Arabistan, Levant ve Afrika'nın kuzeydoğusundaki diğer taş aletleri karşılaştırdı. İstatistiksel bir model kullanarak farklı bölge ve dönemlere ait aletlerin özelliklerini ve bulundukları arkeolojik ortamı incelediler. 

Ardından Neandertallerle Homo sapiens'in el işçiliğini yüzde 93'e varan doğrulukla ayırt edebilen bir model geliştirildi. 

Bu modele göre JKF-1'de ortaya çıkarılan aletleri yapanlar Homo sapiens değil, Neandertallerdi. 

Groucutt , "Bulgularımız, Neandertallerin bilinen yayılım alanını sanılandan çok daha güneye, Arabistan'ın açık arazilerine kadar genişletiyor" diyor.

Bilim insanları aletlerin yaklaşık 55 bin yıl önce, çöl ortamının daha nemli hale geldiği bir dönemde yapıldığını da tespit etti. 

Bu dönemde Güneybatı Asya'da yaşadığı bilinen tek insan topluluğunun Neandertaller olması da aletleri onların yaptığı ihtimalini güçlendiriyor. 

İklimdeki değişimler, Neandertallerin bu kadar güneye gitmesinde rol oynamış olabilir. JKF-1'deki taş aletler, kurak bir dönemden nemli bir döneme geçiş noktasında keşfedildi. Bilim insanları yakındaki bir gölün yeniden suyla dolduğunu ve çevredeki çölün yeşillenmeye başladığını söylüyor.

Bu nedenle otlayan hayvanlar çölün iç kesimlerine doğru giderken, Neandertaller de onları takip etmek zorunda kalmış olabilir.

Ancak bölgede Neandertallerin varlığını kanıtlayan fosil veya DNA örneği bulunmadığı için Arabistan'a gittiklerini kesin olarak söylemek henüz mümkün değil. 

Yine de çalışma, Avrupa'nın Neandertallerin tek merkezi yaşam alanı olmayabileceğine ve bu insan türünün Asya'nın sanılandan çok daha geniş kesimlerine yayıldığına işaret eden kanıtlara yenisini ekliyor.

Yeni araştırmada yer almayan, Tübingen Üniversitesi'nden arkeolog Knut Bretzke, "Suudi Arabistan'ın kuzeyinde Neandertallerin yaşadığına inanıyor muyum? Evet" diyerek ekliyor: 

Bu inancımı kanıtlayacak sağlam delillerimiz olduğunu düşünüyor muyum? Hayır.

Independent Türkçe, Live Science, IFLScience, Quaternary Science Reviews


Oscar adayı yıldız Bond'un "karanlık tarafına" geçmek istiyor

Daniel Craig, 2006'dan 2021'e uzanan 15 yıllık dönemde toplam 5 filmde James Bond karakterini oynamıştı (Sony Pictures Releasing)
Daniel Craig, 2006'dan 2021'e uzanan 15 yıllık dönemde toplam 5 filmde James Bond karakterini oynamıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Oscar adayı yıldız Bond'un "karanlık tarafına" geçmek istiyor

Daniel Craig, 2006'dan 2021'e uzanan 15 yıllık dönemde toplam 5 filmde James Bond karakterini oynamıştı (Sony Pictures Releasing)
Daniel Craig, 2006'dan 2021'e uzanan 15 yıllık dönemde toplam 5 filmde James Bond karakterini oynamıştı (Sony Pictures Releasing)

Tam 4 kez Oscar'a aday gösterilen İrlandalı oyuncu Saoirse Ronan, James Bond serisinde kötü bir karakteri canlandırma konusunda "son derece ciddi" olduğunu açıkladı. 

Eşi Jack Lowden'ın adı da yeni 007 adayları arasında anılırken Ronan, ikonik seride karanlık bir karaktere hayat verme arzusunu dile getirdi.

Amazon MGM Stüdyoları, yeni James Bond filmi için hazırlıklarını sürdürüyor. Denis Villeneuve'ün yöneteceği filmin senaryosunu Peaky Blinders'ın yaratıcısı Steven Knight kaleme alıyor. 

Bu süreçte Empire'a konuşan Ronan, "Artık karanlık tarafa geçmek istiyorum" diyerek ekledi: 

Bir Bond kötüsü olmak istediğimi söyledim ve bu konuda gerçekten ciddiyim. Genç bir kadını Bond'un karşısına çıkan karakter olarak izlemenin çok ilgi çekici olacağını düşünüyorum. Özellikle genç kızlar ve kadınlar gözünden bakıldığında, içinde biriken bütün o öfkeyi belirli bir hedefe yönelten bir karakteri izlemek dramatik açıdan son derece ilgi çekici olabilir. Bu yüzden böyle bir rolde yer almayı çok isterim.

Brooklyn ve Uğur Böceği'yle (Lady Bird) tanınan Ronan bu hayalini gerçekleştirirse, Daniel Craig döneminde Rami Malek, Christoph Waltz, Javier Bardem ve Mads Mikkelsen gibi isimlerin katıldığı güçlü Bond düşmanları geleneğinin yeni halkası olacak.

Yeni 007 arayışı sürüyor

Ian Fleming'in dünyaca ünlü ajanını kimin canlandıracağına ilişkin söylentiler gündemdeki yerini koruyor.

Callum Turner, Jacob Elordi, Tom Holland, Aaron Taylor-Johnson, Harris Dickinson ve Ronan'ın Slow Horses'la tanınan eşi Jack Lowden kulislerde öne çıkan adaylar arasında gösterilse de Amazon henüz seçimini yapmadı.

Daha önce 14 Bond'un oyuncu seçimlerinde görev alan Debbie McWilliams, geçen ay katıldığı bir panelde doğru aktörü bulmanın zorluklarına değinmişti. 

McWilliams, "Bond'un 'öldürme yetkisi' var. Bu yüzden eline silah alıp sizi vurabileceğine inanmanız gerekir, tehditkar bir yanı olmalı" ifadelerini kullanarak, Daniel Craig'in bu sertliği kusursuz biçimde yansıttığını, Pierce Brosnan'ınsa zarafeti ve karizmasıyla öne çıktığını söylemişti.

Yeni filmin senaristi Steven Knight ise martta Hollywood Reporter'a verdiği röportajda yazım süreciyle ilgili detay vermekten kaçınarak yalnızca "Ortaya harika bir iş çıkıyor ancak tek kelime söylersem beni öldürürler" esprisini yapmıştı.

Saoirse Ronan, Sam Mendes'in The Beatles filmlerinde Linda McCartney'yi canlandırmaya hazırlanıyor. 

32 yaşındaki İrlandalı oyuncu ayrıca Alice Rohrwacher'ın yeni filmi Three Incestuous Sisters'ın kadrosunda yer alıyor. Filmde Ronan'a Josh O'Connor, Dakota Johnson, Jessie Buckley, Isabella Rossellini ve Mick Jagger eşlik ediyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Empire