İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı
TT

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

Türkiye nüfusunun yüzde 49,8'ini kadınlar, yüzde 50,2'sini erkekler oluşturdu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2019 yılı istatistiklerle kadın verilerini açıkladı. Buna göre; Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2019 yılında, kadın nüfus 41 milyon 433 bin 861 kişi, erkek nüfus 41 milyon 721 bin 136 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle; toplam nüfusun yüzde 49,8'ini kadınlar, yüzde 50,2'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 52,2 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 73,0 oldu.

Doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 81,0 yıl, erkeklerde 75,6 yıl oldu
Hayat tabloları, 2016-2018 sonuçlarına göre; doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için toplamda 78,3 yıl, kadınlarda 81,0 yıl, erkeklerde 75,6 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıl oldu.

Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,8 yıl, erkeklerde 59,9 yıl oldu
Sağlıklı yaşam süresi, belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Hayat tabloları, 2016-2018 sonuçlarına göre; sıfır yaşında bulunan bir kişi için sağlıklı yaşam süresi, Türkiye'de toplamda 58,3 yıl, kadınlarda 56,8 yıl ve erkeklerde 59,9 yıl olarak hesaplandı. Buna göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 3,1 yıl daha uzun olduğu görüldü.

En az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı yüzde 84,5 oldu
Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre; 2008-2018 yılları arasında, 25 ve daha yukarı yaşta olan ve en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların toplam nüfus içindeki oranının yıllar itibarıyla arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 81,1 iken 2018 yılında yüzde 90,1 oldu. En az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında, kadınlarda yüzde 72,6, erkeklerde yüzde 89,8 olan bu oran, 2018 yılında sırasıyla yüzde 84,5 ve yüzde 95,9 oldu.
En az üniversite mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2008 yılında yüzde 9,8 iken 2018 yılında yüzde 19,9 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında 25 ve daha yukarı yaşta olup en az üniversite mezunu olan kadınların oranı yüzde 7,6, erkeklerin oranı yüzde 12,1 iken bu oran 2018 yılında kadınlarda yüzde 17,5, erkeklerde ise yüzde 22,4 oldu.

En yüksek kadın istihdam oranı TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) bölgesinde görüldü
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında, Türkiye'de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı yüzde 47,4 olup bu oran kadınlarda yüzde 29,4, erkeklerde ise yüzde 65,7 oldu. En yüksek istihdam oranı, 2018 yılında yüzde 55,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise yüzde 30,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde oldu. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 40,4 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) bölgesinde iken en yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 75,0 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise kadınlarda yüzde 11,9, erkeklerde yüzde 50,8 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde oldu.

Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 26,5 oldu
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2018 yılında yüzde 60,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde; 2018 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,5, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,4 olduğu görüldü.

Kadınların çalışma hayatında kalma süresi 6 yılda 2,3 yıl arttı
Çalışma hayatında kalma süresi, bir kişinin hayatı boyunca işgücü piyasasında aktif olması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; çalışma hayatında kalma süresi, 2013 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kadınlarda 16,7 yıl, erkeklerde 37,7 yıl iken 2018 yılında çalışma hayatında kalma süresi kadınlarda 19,0 yıl, erkeklerde 39,3 yıl oldu.

Erkeklerin yıllık ortalama brüt kazancı daha fazla oldu
Kazanç Yapısı Araştırması, 2018 sonuçlarına göre; 2018 yılında yıllık ortalama brüt kazanç 49 bin 001 TL oldu. Bu değer, kadınlar için 46 bin 208 TL, erkekler için 50 bin 297 TL olarak tahmin edildi.

Kadınların en yüksek kazanç elde ettiği sektör, finans ve sigorta faaliyetleri oldu
Ücretli çalışanların brüt kazançları, ekonomik faaliyet kolu ayrımında incelendiğinde; en yüksek aylık ortalama brüt ücretin 7 bin 492 TL ile "bilgi ve iletişim" ekonomik faaliyet kolunda olduğu görüldü. Bu sektörü, 6 bin 559 TL ile "finans ve sigorta faaliyetleri" sektörü izledi. En düşük aylık ortalama brüt kazanç ise 2 bin 872 TL ile "konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri" sektöründe elde edildi. Bunu 2 bin 999 TL aylık ortalama brüt kazanç ile "idari ve destek hizmet faaliyetleri" sektörü izledi.

Ekonomik faaliyet koluna göre elde edilen brüt kazanç cinsiyet ayırımında incelendiğinde; en yüksek aylık ortalama brüt ücretini, kadınların 6 bin 428 TL ile "finans ve sigorta faaliyetleri" sektöründen, erkeklerin 7 bin 974 TL ile "bilgi ve iletişim" sektöründen elde ettiği görülürken en düşük aylık ortalama brüt ücretini, kadınların 2 bin 663 TL ile erkeklerin ise 2 bin 974 TL ile "konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri" sektöründen elde ettiği görüldü.

Kadınlar tüm eğitim düzeylerinde erkeklerden daha düşük ücret aldı
Cinsiyete dayalı ücret farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret farkının erkek ücreti içindeki yüzdesi olarak tanımlanır. Bu gösterge, yıllık ortalama düzenli brüt ücret kullanılarak hesaplandı. Kazanç Yapısı Araştırması, 2018 sonuçlarına göre; cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda ve tüm eğitim düzeylerinde erkek ücretinin lehine gerçekleşti. Cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda yüzde 7,7 oldu. Bu fark, en fazla yüzde 28,8 ile meslek lisesi mezunu erkekler ve kadınlar arasında görülürken en az fark yüzde 14,3 ile lise mezunu erkekler ve kadınlar arasında oldu.

Çalışan kadınların yüzde 61,0'ı, erkeklerin ise yüzde 57,3'ü zaman baskısı olmadan çalıştı
Yeterli olmadığı düşünülen zaman aralığında görevi bitirmek zorunda olmak zaman baskısı altında çalışmayı ifade etmektedir. İş Organizasyonu ve Çalışma Zamanı Düzenlemeleri Araştırması, 2019 sonuçlarına göre; istihdamda olanların yüzde 41,5'i zaman baskısı altında çalıştığını belirtirken yüzde 58,5'i zaman baskısı olmadan çalıştığını ifade etti. Zaman baskısı altında çalıştığını belirten kadınların oranı yüzde 39,0 iken bu oran erkeklerde yüzde 42,7 oldu.

Kadınların ev ile iş arası ortalama ulaşım sürelerinin erkeklere göre daha az olduğu görüldü
İş Organizasyonu ve Çalışma Zamanı Düzenlemeleri Araştırması, 2019 sonuçlarına göre; çalışanların yüzde 30,3'ü ev ile iş arası ortalama ulaşım süresinin 15 dakikanın altında olduğunu belirtirken yüzde 30,3'ü 15-29 dakika arasında, yüzde 26,6'sı 30-59 dakika, yüzde 6,2'si ise 60-89 dakika arasında işyerine ulaştığını belirtti. Ev ile iş arasındaki ulaşım süresini 90 dakika ve üstü olarak belirtenlerin oranı ise yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Çalışanların yüzde 5,4'ü işlerini kendi evinden yürüttüğünü belirtti.
Kadın çalışanların yüzde 32,0'ı, erkek çalışanların ise yüzde 29,5'i ev ile iş arası ortalama ulaşım süresinin 15 dakikanın altında olduğunu belirtirken işlerini kendi evinden yürüttüğünü belirten kadınların oranı yüzde 11,4, erkeklerin oranı yüzde 2,5 oldu. Kadınların ev ile iş arası ortalama ulaşım sürelerinin erkeklere göre daha az olduğu ve daha fazla kendi evinden işlerini yürüttükleri görüldü.

Çalışan kadınların yüzde 68,6'sı işe geliş gidiş için harcanan zamandan memnun oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılında çalışanların yüzde 69,0'ı işe geliş gidiş için harcanan zamandan memnun olduğunu belirtirken kadın çalışanlarda bu oran yüzde 68,6, erkek çalışanlarda ise yüzde 69,1 olarak gözlendi.

Kadın milletvekili oranı yüzde 17,3 oldu
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre; 2019 yılında 589 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 102, erkek milletvekili sayısının ise 487 olduğu görüldü. Meclise giren kadın milletvekili oranı, 2007 yılında yüzde 9,1 iken bu oran 2019 yılında yüzde 17,3 oldu.

Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 25,0, erkeklerde 27,9 oldu
Evlenme istatistiklerine göre; resmi olarak ilk evliliğini 2019 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,0 iken erkeklerin 27,9 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 28,4 yaş, erkeklerde 31,1 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu iller ise kadınlarda 21,9 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,0 yaş ile Şanlıurfa oldu.

Kadınların yüzde 14,3'ünün eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü
ADNKS sonuçlarına göre; resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2018 yılında kadınların yüzde 41,2'sinin kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu, eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının ise yüzde 14,3 olduğu görüldü. Eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranı yüzde 43,1, eğitim seviyeleri farkı bilinmeyen eşlerin oranı ise yüzde 1,5 oldu.

Kaba boşanma hızı binde 1,88 oldu
Boşanma istatistiklerine göre; 2019 yılında kaba boşanma hızı binde 1,88 oldu. İllere göre incelendiğinde; kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il, binde 2,95 ile İzmir oldu. Bu ili binde 2,88 ile Antalya, binde 2,71 ile Muğla izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,25 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,33 ile Siirt ve Muş izledi.

Cep telefonu kullanan kadınların oranı yüzde 90,2 oldu
Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılı Ocak-Mart aylarını kapsayan üç aylık dönemde, 16-74 yaş grubundaki bireylerin cep telefonu kullanım oranı yüzde 93,5 oldu. Bu oran, kadınlarda yüzde 90,2, erkeklerde ise yüzde 96,9 olarak gerçekleşti.

Kadınlar en fazla dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi
Ölüm nedeni istatistikleri sonuçlarına göre; 2018 yılında Türkiye genelinde ölüm nedenleri incelendiğinde ilk sırada yüzde 38,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları yer alırken, ikinci sırada yüzde 19,7 ile iyi ve kötü huylu tümörler, üçüncü sırada ise yüzde 12,5 ile solunum sistemi hastalıkları yer aldı. Cinsiyete göre ölüm nedeni istatistikleri incelendiğinde; sıralamada kadın erkek arasında önemli bir fark gözlenmezken, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle yaşamını yitiren kadınların erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Buna göre; ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybeden kadınların oranı yüzde 42,2 iken erkeklerin oranı yüzde 35,3 oldu.

Kadınlar erkeklerden daha mutlu oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılında mutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı yüzde 52,4 oldu. Kadınlarda mutluluk oranı yüzde 57,0 iken erkeklerde bu oran yüzde 47,6 oldu. Evli bireylerin yüzde 55,6'sının, evli olmayan bireylerin ise yüzde 45,1'inin mutlu olduğu görüldü. Evli kadınların yüzde 60,2'si, evli erkeklerin yüzde 50,6'sı mutlu olduklarını beyan ederken evli olmayan kadınların ise yüzde 49,1'i, evli olmayan erkeklerin yüzde 41,3'ü mutlu olduğunu ifade etti.

 


Romantik buluşmalardan emeklilik birikimine: Z kuşağının mali tercihleri değişiyor

Z kuşağı, pandemi öncesinden bu yana kredi notlarında en büyük artışı kaydetti (Unsplash)
Z kuşağı, pandemi öncesinden bu yana kredi notlarında en büyük artışı kaydetti (Unsplash)
TT

Romantik buluşmalardan emeklilik birikimine: Z kuşağının mali tercihleri değişiyor

Z kuşağı, pandemi öncesinden bu yana kredi notlarında en büyük artışı kaydetti (Unsplash)
Z kuşağı, pandemi öncesinden bu yana kredi notlarında en büyük artışı kaydetti (Unsplash)

Yeni bir rapora göre, Z kuşağı son 5 yılda kredi notunu diğer tüm yaş gruplarından daha fazla artırarak mali konularda bilinçli bir nesil olduğunu bir kez daha kanıtladı.

FICO, Z kuşağının kredi notunun 2019'dan bu yana 17 puan arttığını çarşamba günü bildirdi. Buna karşılık boomerlar ve Sessiz Kuşak, pandemi öncesi dönemden bu yana en düşük artışa (4 puan) imza attı. FICO, Z kuşağını 18 ila 29 yaşlarındaki kişiler diye tanımladı.

Genel olarak araştırma, ABD'deki 744'lük medyan kredi puanının Ekim 2025'teki seviyeyle aynı kaldığını tespit etti. Kişisel kredilerle otomobil kredilerinde en az 90 gün gecikmiş ödeme oranları da nispeten sabit kaldı.

Ancak FICO, oranların "sabit" olmasının mali sıkıntılar yaşanmadığı anlamına gelmediğini belirtti.

Çalışmada, "Bu istikrar, tüketicilerin mali baskı yaşamadığı anlamına gelmiyor" ifadeleri kullanıldı. 

Konut ve araç ödemeleri enflasyondan daha hızlı artarken, banka kartı ve kişisel kredi bakiyeleri de büyümeye devam ediyor.

Bir FICO sözcüsü, The Independent'a gönderdiği e-postada araştırmaya yalnızca 18 yaş ve üzerindeki tüketicilerin dahil edildiğini söyledi. Veriler, farklı dönemlere ait milyonlarca kredi dosyasının incelenmesiyle toplandı.

Bu, Z kuşağı için iyi haber. Daha yüksek kredi notu, ev satın almayı kolaylaştırıyor, mortgage süresi boyunca faiz ödemelerinde binlerce dolar tasarruf sağlıyor ve diğer borç ve kredi tekliflerinin koşullarını iyileştiriyor.

Yakın tarihli diğer araştırmalara göre bu neslin yükselen kredi notları, sorumlu tasarruf ve harcamaya yönelik daha geniş kapsamlı bir felsefeyi yansıtıyor.

Finansal hizmetler şirketi Fidelity'nin bu ay yayımladığı bir araştırmaya göre, en genç yetişkinler bireysel emeklilik hesaplarına yaptıkları katkı paylarını bir önceki yıla göre yüzde 65 artırmayı başardı.

Z kuşağı, emeklilik katkı payları ve diğer tasarruf hedeflerine para ayırmak için sosyal hayatlarından kısıyor. Bank of America'nın mayıstaki bir araştırmasında, bu neslin yaklaşık yarısının romantik buluşmalara ay içinde hiç para harcamadığı ve her 4 kişiden birinin maddi nedenlerle ilişkisini ilerletmediği bulunmuştu.

Anket şirketi Harris Poll'un temmuzda açıkladığı üzere yaklaşık yüzde 62'si, daha sonra maddi açıdan pişmanlık duymak istemedikleri için hafta sonları dışarı çıkmaktan kaçındığını söylüyor.

Görsel kaldırıldı.

Z kuşağı, zorlu ekonomik koşullarda mali açıdan sorumlu davranmaya çalışan tek kesim değil.

Dollar General CEO'su Todd Vasos hazirandaki kazanç açıklamasında, yıllık geliri 100 bin dolar veya üzerindeki tüketicilerin, temel ihtiyaçlarda tasarruf etmek için kendi şirketleri gibi indirim mağazalarına yöneldiğini söylemişti.

Bazı sürücüler, benzin fiyatlarının yüksek seyrettiği bu dönemde yakıt masraflarını karşılayabilmek için araç bakımlarını ertelerken, diğerleri ise primlerden tasarruf etmek amacıyla işveren tarafından sağlanan sağlık sigortasından vazgeçiyor.

Ayrıca danışmanlık şirketi Bain & Company'nin çarşamba günü açıkladığı verilere göre, tüketiciler bu yıl 6 ay üst üste geçen seneye kıyasla daha az gıda ürünü satın aldı.

Independent Türkçe


Nepal'deki sel felaketi: Beni mango ağacı kurtardı

Çin, afet bölgesindekilerin muhtemel bir fırtınaya karşı hazırlıklı olmalarını da istedi (AP)
Çin, afet bölgesindekilerin muhtemel bir fırtınaya karşı hazırlıklı olmalarını da istedi (AP)
TT

Nepal'deki sel felaketi: Beni mango ağacı kurtardı

Çin, afet bölgesindekilerin muhtemel bir fırtınaya karşı hazırlıklı olmalarını da istedi (AP)
Çin, afet bölgesindekilerin muhtemel bir fırtınaya karşı hazırlıklı olmalarını da istedi (AP)

Nepal'deki sel felaketinde can kaybı artarken, afetten kurtulanlar yaşanan kaosu anlattı.

Nepal'in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesinde ve çevresinde meydana gelen selde yaşamını yitirenlerin sayısı 332'ye yükseldi.

Nepal Ulusal Afet Riskini Azaltma ve Yönetim Kurumu, 517'si turist 900'den fazla kişinin kaybolduğunu bildirdi. Çin tarafında da 260'ı yabancı uyruklu en az 560 kişi kayıp.

Pekin yönetimi, 141 kişilik kurtarma ekibiyle Mi-171 helikopteri göndererek sınır bölgesinde yoğun çalışma yürütüyor.  

En ağır hasarlardan birinin yaşandığı Rasuwa'da çalışırken sele yakalanan işçilerden Kumal, "Sesleri duyunca koşmaya başladım. Sanki deprem olmuş gibi bir gürültüyle devasa bir su duvarı üzerimize çöktü" diyor.

24 yaşındaki işçi, çamur ve suyun içinde sürüklenirken bir mango ağacına tutunarak hayatta kaldığını anlatıyor:

O mango ağacı olmasaydı akıntıya kapılıp ölecektim.

11 yaşındaki Rihana Lamichhane de okuldan çıktığı sırada yaşanan afetten kıl payı kurtulmuş:

Okuldaydım. Sel yüzünden okulu kapatıp eve gitmemizi söylediler. Nehri geçerken aniden sular üzerimize geldi.

Janak Bahadur da "bomba patlaması gibi bir ses" duyduğunu, saniyeler içinde nehrin taşarak her yeri süpürüp geçtiğini söylüyor.

Eşinden halen haber alamadığını belirten Tamang ise "Tek istediğim onun sağ salim eve dönmesi. Başka bir dileğim yok" ifadelerini kullanıyor.

Afetin nedeni henüz resmi olarak belirlenemedi ancak bilim insanları, selin bölgede yaşanan buzul çökmesinin ardından gelmiş olabileceğine dikkat çekiyor.

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), başta bölgede 4,4 büyüklüğünde deprem yaşandığını açıklamış, daha sonra büyüklüğü 5,2 olarak güncellenen bu sismik hareketliliğin buzul çökmesi nedeniyle meydana geldiği bildirilmişti.

Kanada'daki Calgary Üniversitesi'nden jeolog Daniel Shugar, kopan buzulun bir kilometreden daha fazla bir mesafeden vadi tabanına düşerek "bomba etkisi" yarattığını söylüyor.

Independent Türkçe, Reuters, CNN, New York Times, Global Times


Övülen sıradışı komedi ikinci sezon onayını kaptı

Yeni Zelandalı aktör Jemaine Clement, Taika Waititi'yle birlikte yönetip rol aldığı Aylak Vampirler'le (What We Do in the Shadows) de tanınıyor (Hulu)
Yeni Zelandalı aktör Jemaine Clement, Taika Waititi'yle birlikte yönetip rol aldığı Aylak Vampirler'le (What We Do in the Shadows) de tanınıyor (Hulu)
TT

Övülen sıradışı komedi ikinci sezon onayını kaptı

Yeni Zelandalı aktör Jemaine Clement, Taika Waititi'yle birlikte yönetip rol aldığı Aylak Vampirler'le (What We Do in the Shadows) de tanınıyor (Hulu)
Yeni Zelandalı aktör Jemaine Clement, Taika Waititi'yle birlikte yönetip rol aldığı Aylak Vampirler'le (What We Do in the Shadows) de tanınıyor (Hulu)

Disney+ ve Hulu'nun komedi dizisi Alice and Steve için ikinci sezon onayı çıktı.

Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebilen yapım, en yakın arkadaşı Steve'in (Jemaine Clement), 26 yaşındaki kızı Izzy'yle (Yali Topol Margalith) ilişki yaşadığını öğrenince hayatı altüst olan Alice'i (Nicola Walker) merkezine alıyor.

Dizinin resmi özetinde şu ifadelere yer veriliyor: 

Alice, bir anda hem en yakın arkadaşını hem de kızını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. İlişkiyi bitirmek için elinden gelen her şeyi yapmaya kararlıdır. Ancak Steve bu hamlelere fazlasıyla hazırlıklıdır. Bir zamanlar kusursuz görünen dostlukları, kısa sürede amansız bir savaşa dönüşür.

Variety yazarı Alison Herman, Alice and Steve'in ilk sezonunu överken Walker ve Clement'ın birlikte sergilediği performansı "kahkaha tufanı" diye nitelendirdi. 

Herman değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: 

Walker ve Clement arasındaki doğal uyum, dizinin temelini oluşturan en güçlü unsur. Dostluklarındaki çatışma büyürken sergiledikleri bencilce davranışların ortasında hikayeyi samimi bir zeminde tutmayı başarıyorlar.

Dizinin yaratıcısı ve senaristi Sophie Goodhart ise kararın ardından, "Alice and Steve'in ikinci sezon onayını almasından büyük heyecan duyuyorum. Bundan sonra yaşanacaklara hiç kimse hazır değil; özellikle de Alice ve Steve" açıklamasında bulundu.

Clerkenwell Films eş genel müdürü Petra Fried, "Sophie'nin dostlukla aşkı dürüst, komik ve cesur bir yaklaşımla ele aldığı bu diziye de başkarakterlerimize de bayılıyoruz. Ekranların en sevilen 'dost görünümlü düşmanlarını' ikinci sezonla geri getirmekten gurur duyuyoruz" dedi.

"Kahkaha, ihanet ve kötü kararlar sürecek"

Disney+ EMEA Senaryolu İçeriklerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Lee Mason ise izleyicilerin diziye gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını belirtti: 

Sophie, izleyicide karşılık bulan ve tartışmalar yaratan özgün bir komediye imza attı. O nefis sezon finalinin ardından bizi nelerin beklediğini görmek için sabırsızlanıyorum. İkinci sezonda daha fazla kahkaha, ihanet ve kötü kararlar bizi bekliyor.

Başrol oyuncusu Nicola Walker, ilk sezon çekimleri sırasında Hollywood Reporter'a verdiği röportajda projeye dahil olma sürecini şu sözlerle anlatmıştı:

Senaryoyu okur okumaz menajerimi arayıp 'Lütfen bu rolü almamı sağla, gerçekten çok istiyorum' dedim. Çok sıradışı bir tonu var. Oyuncu olarak o ritmi yakalamak insana muazzam bir his veriyor. Sophie son derece komik ama aynı zamanda acımasızca dürüst ve hüzünlü anlar barındıran harika bir metin yazmış.

BBC Studios bünyesinde faaliyet gösteren Clerkenwell Films'in yapımını üstlendiği dizinin yönetici yapımcıları Petra Fried, Sophie Gardiner, Wim de Greef ve Rachael Stephenson.

Alice and Steve, nisanda düzenlenen CANNESERIES'te En İyi Dizi dahil üç ödül kazanmıştı.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter