İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı
TT

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

İstatistiklerle kadın verileri açıklandı

Türkiye nüfusunun yüzde 49,8'ini kadınlar, yüzde 50,2'sini erkekler oluşturdu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2019 yılı istatistiklerle kadın verilerini açıkladı. Buna göre; Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2019 yılında, kadın nüfus 41 milyon 433 bin 861 kişi, erkek nüfus 41 milyon 721 bin 136 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle; toplam nüfusun yüzde 49,8'ini kadınlar, yüzde 50,2'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 52,2 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 73,0 oldu.

Doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 81,0 yıl, erkeklerde 75,6 yıl oldu
Hayat tabloları, 2016-2018 sonuçlarına göre; doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için toplamda 78,3 yıl, kadınlarda 81,0 yıl, erkeklerde 75,6 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıl oldu.

Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,8 yıl, erkeklerde 59,9 yıl oldu
Sağlıklı yaşam süresi, belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Hayat tabloları, 2016-2018 sonuçlarına göre; sıfır yaşında bulunan bir kişi için sağlıklı yaşam süresi, Türkiye'de toplamda 58,3 yıl, kadınlarda 56,8 yıl ve erkeklerde 59,9 yıl olarak hesaplandı. Buna göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 3,1 yıl daha uzun olduğu görüldü.

En az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı yüzde 84,5 oldu
Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre; 2008-2018 yılları arasında, 25 ve daha yukarı yaşta olan ve en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların toplam nüfus içindeki oranının yıllar itibarıyla arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 81,1 iken 2018 yılında yüzde 90,1 oldu. En az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında, kadınlarda yüzde 72,6, erkeklerde yüzde 89,8 olan bu oran, 2018 yılında sırasıyla yüzde 84,5 ve yüzde 95,9 oldu.
En az üniversite mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2008 yılında yüzde 9,8 iken 2018 yılında yüzde 19,9 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında 25 ve daha yukarı yaşta olup en az üniversite mezunu olan kadınların oranı yüzde 7,6, erkeklerin oranı yüzde 12,1 iken bu oran 2018 yılında kadınlarda yüzde 17,5, erkeklerde ise yüzde 22,4 oldu.

En yüksek kadın istihdam oranı TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) bölgesinde görüldü
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında, Türkiye'de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı yüzde 47,4 olup bu oran kadınlarda yüzde 29,4, erkeklerde ise yüzde 65,7 oldu. En yüksek istihdam oranı, 2018 yılında yüzde 55,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise yüzde 30,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde oldu. En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 40,4 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) bölgesinde iken en yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 75,0 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise kadınlarda yüzde 11,9, erkeklerde yüzde 50,8 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde oldu.

Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı yüzde 26,5 oldu
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2018 yılında yüzde 60,5 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde; 2018 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,5, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 90,4 olduğu görüldü.

Kadınların çalışma hayatında kalma süresi 6 yılda 2,3 yıl arttı
Çalışma hayatında kalma süresi, bir kişinin hayatı boyunca işgücü piyasasında aktif olması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanır. Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; çalışma hayatında kalma süresi, 2013 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kadınlarda 16,7 yıl, erkeklerde 37,7 yıl iken 2018 yılında çalışma hayatında kalma süresi kadınlarda 19,0 yıl, erkeklerde 39,3 yıl oldu.

Erkeklerin yıllık ortalama brüt kazancı daha fazla oldu
Kazanç Yapısı Araştırması, 2018 sonuçlarına göre; 2018 yılında yıllık ortalama brüt kazanç 49 bin 001 TL oldu. Bu değer, kadınlar için 46 bin 208 TL, erkekler için 50 bin 297 TL olarak tahmin edildi.

Kadınların en yüksek kazanç elde ettiği sektör, finans ve sigorta faaliyetleri oldu
Ücretli çalışanların brüt kazançları, ekonomik faaliyet kolu ayrımında incelendiğinde; en yüksek aylık ortalama brüt ücretin 7 bin 492 TL ile "bilgi ve iletişim" ekonomik faaliyet kolunda olduğu görüldü. Bu sektörü, 6 bin 559 TL ile "finans ve sigorta faaliyetleri" sektörü izledi. En düşük aylık ortalama brüt kazanç ise 2 bin 872 TL ile "konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri" sektöründe elde edildi. Bunu 2 bin 999 TL aylık ortalama brüt kazanç ile "idari ve destek hizmet faaliyetleri" sektörü izledi.

Ekonomik faaliyet koluna göre elde edilen brüt kazanç cinsiyet ayırımında incelendiğinde; en yüksek aylık ortalama brüt ücretini, kadınların 6 bin 428 TL ile "finans ve sigorta faaliyetleri" sektöründen, erkeklerin 7 bin 974 TL ile "bilgi ve iletişim" sektöründen elde ettiği görülürken en düşük aylık ortalama brüt ücretini, kadınların 2 bin 663 TL ile erkeklerin ise 2 bin 974 TL ile "konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri" sektöründen elde ettiği görüldü.

Kadınlar tüm eğitim düzeylerinde erkeklerden daha düşük ücret aldı
Cinsiyete dayalı ücret farkı, erkek ve kadın arasındaki ücret farkının erkek ücreti içindeki yüzdesi olarak tanımlanır. Bu gösterge, yıllık ortalama düzenli brüt ücret kullanılarak hesaplandı. Kazanç Yapısı Araştırması, 2018 sonuçlarına göre; cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda ve tüm eğitim düzeylerinde erkek ücretinin lehine gerçekleşti. Cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda yüzde 7,7 oldu. Bu fark, en fazla yüzde 28,8 ile meslek lisesi mezunu erkekler ve kadınlar arasında görülürken en az fark yüzde 14,3 ile lise mezunu erkekler ve kadınlar arasında oldu.

Çalışan kadınların yüzde 61,0'ı, erkeklerin ise yüzde 57,3'ü zaman baskısı olmadan çalıştı
Yeterli olmadığı düşünülen zaman aralığında görevi bitirmek zorunda olmak zaman baskısı altında çalışmayı ifade etmektedir. İş Organizasyonu ve Çalışma Zamanı Düzenlemeleri Araştırması, 2019 sonuçlarına göre; istihdamda olanların yüzde 41,5'i zaman baskısı altında çalıştığını belirtirken yüzde 58,5'i zaman baskısı olmadan çalıştığını ifade etti. Zaman baskısı altında çalıştığını belirten kadınların oranı yüzde 39,0 iken bu oran erkeklerde yüzde 42,7 oldu.

Kadınların ev ile iş arası ortalama ulaşım sürelerinin erkeklere göre daha az olduğu görüldü
İş Organizasyonu ve Çalışma Zamanı Düzenlemeleri Araştırması, 2019 sonuçlarına göre; çalışanların yüzde 30,3'ü ev ile iş arası ortalama ulaşım süresinin 15 dakikanın altında olduğunu belirtirken yüzde 30,3'ü 15-29 dakika arasında, yüzde 26,6'sı 30-59 dakika, yüzde 6,2'si ise 60-89 dakika arasında işyerine ulaştığını belirtti. Ev ile iş arasındaki ulaşım süresini 90 dakika ve üstü olarak belirtenlerin oranı ise yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Çalışanların yüzde 5,4'ü işlerini kendi evinden yürüttüğünü belirtti.
Kadın çalışanların yüzde 32,0'ı, erkek çalışanların ise yüzde 29,5'i ev ile iş arası ortalama ulaşım süresinin 15 dakikanın altında olduğunu belirtirken işlerini kendi evinden yürüttüğünü belirten kadınların oranı yüzde 11,4, erkeklerin oranı yüzde 2,5 oldu. Kadınların ev ile iş arası ortalama ulaşım sürelerinin erkeklere göre daha az olduğu ve daha fazla kendi evinden işlerini yürüttükleri görüldü.

Çalışan kadınların yüzde 68,6'sı işe geliş gidiş için harcanan zamandan memnun oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılında çalışanların yüzde 69,0'ı işe geliş gidiş için harcanan zamandan memnun olduğunu belirtirken kadın çalışanlarda bu oran yüzde 68,6, erkek çalışanlarda ise yüzde 69,1 olarak gözlendi.

Kadın milletvekili oranı yüzde 17,3 oldu
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre; 2019 yılında 589 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 102, erkek milletvekili sayısının ise 487 olduğu görüldü. Meclise giren kadın milletvekili oranı, 2007 yılında yüzde 9,1 iken bu oran 2019 yılında yüzde 17,3 oldu.

Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 25,0, erkeklerde 27,9 oldu
Evlenme istatistiklerine göre; resmi olarak ilk evliliğini 2019 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,0 iken erkeklerin 27,9 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 28,4 yaş, erkeklerde 31,1 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu iller ise kadınlarda 21,9 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,0 yaş ile Şanlıurfa oldu.

Kadınların yüzde 14,3'ünün eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü
ADNKS sonuçlarına göre; resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2018 yılında kadınların yüzde 41,2'sinin kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu, eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının ise yüzde 14,3 olduğu görüldü. Eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranı yüzde 43,1, eğitim seviyeleri farkı bilinmeyen eşlerin oranı ise yüzde 1,5 oldu.

Kaba boşanma hızı binde 1,88 oldu
Boşanma istatistiklerine göre; 2019 yılında kaba boşanma hızı binde 1,88 oldu. İllere göre incelendiğinde; kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il, binde 2,95 ile İzmir oldu. Bu ili binde 2,88 ile Antalya, binde 2,71 ile Muğla izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,25 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,33 ile Siirt ve Muş izledi.

Cep telefonu kullanan kadınların oranı yüzde 90,2 oldu
Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılı Ocak-Mart aylarını kapsayan üç aylık dönemde, 16-74 yaş grubundaki bireylerin cep telefonu kullanım oranı yüzde 93,5 oldu. Bu oran, kadınlarda yüzde 90,2, erkeklerde ise yüzde 96,9 olarak gerçekleşti.

Kadınlar en fazla dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi
Ölüm nedeni istatistikleri sonuçlarına göre; 2018 yılında Türkiye genelinde ölüm nedenleri incelendiğinde ilk sırada yüzde 38,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları yer alırken, ikinci sırada yüzde 19,7 ile iyi ve kötü huylu tümörler, üçüncü sırada ise yüzde 12,5 ile solunum sistemi hastalıkları yer aldı. Cinsiyete göre ölüm nedeni istatistikleri incelendiğinde; sıralamada kadın erkek arasında önemli bir fark gözlenmezken, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle yaşamını yitiren kadınların erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Buna göre; ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybeden kadınların oranı yüzde 42,2 iken erkeklerin oranı yüzde 35,3 oldu.

Kadınlar erkeklerden daha mutlu oldu
Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılında mutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı yüzde 52,4 oldu. Kadınlarda mutluluk oranı yüzde 57,0 iken erkeklerde bu oran yüzde 47,6 oldu. Evli bireylerin yüzde 55,6'sının, evli olmayan bireylerin ise yüzde 45,1'inin mutlu olduğu görüldü. Evli kadınların yüzde 60,2'si, evli erkeklerin yüzde 50,6'sı mutlu olduklarını beyan ederken evli olmayan kadınların ise yüzde 49,1'i, evli olmayan erkeklerin yüzde 41,3'ü mutlu olduğunu ifade etti.

 


İrlanda'daki 3 bin yıllık kasabanın gelişmişlik seviyesi arkeologları şoke etti

Creeveroe Suru'ndaki kazılar (Antiquity/2026)
Creeveroe Suru'ndaki kazılar (Antiquity/2026)
TT

İrlanda'daki 3 bin yıllık kasabanın gelişmişlik seviyesi arkeologları şoke etti

Creeveroe Suru'ndaki kazılar (Antiquity/2026)
Creeveroe Suru'ndaki kazılar (Antiquity/2026)

Yeni bir araştırmaya göre İrlanda'daki tarih öncesi bir yerleşim yeri, dünyanın ilk kasabalarından biri ve önemli bir üretim merkeziydi.

Kuzey İrlanda'nın Armagh kenti yakınlarındaki Haughey's Fort, MÖ 1200 civarından itibaren benzeri görülmemiş bir ölçekte zanaat üretimini ve ritüelleri destekleyen, özenle planlanmış bir yerleşim yeriydi. Erken Ortaçağ edebiyatıyla da bağlantıları olan bölge daha önce Ulster'in Demir Çağı başkenti diye bilinirken, son araştırma ise buranın Geç Bronz Çağı'nda da gelişmiş ve karmaşık bir merkez olduğunu ortaya koydu.

Araştırmada Haughey's Fort'ta 200'den fazla olası ahşap konut yapısına ait kanıtlar bulunması, yaklaşık 3 bin yıl önce bölgedeki tipik bir tepe kalesinden beklenenden çok daha yoğun ve yapılandırılmış bir yerleşim yerinin varlığına işaret ediyor.

Hakemli dergi Antiquity'de yayımlanan çalışmanın yazarlarından James O'Driscoll, "Araştırmamız, Bronz Çağı İrlandası'nda şimdiye kadar tam olarak fark edilmeyen bir boyut, örgütlenme ve bağlantı düzeyini ortaya koyuyor" diyor.

e3tg5r4
Bu, kazı alanına dair anlayışımızı temelden değiştiriyor ve İrlanda'daki toplulukların Bronz Çağı Avrupası'ndaki daha geniş gelişmelerle ne derece bağlantılı olduğunu vurguluyor.

Konut yapılarının çevresinde, bazıları çapı 30 metreye varan büyük dairesel binalar vardı. Glasgow Üniversitesi'nden arkeologlar, bunların muhtemelen kurumsal veya kamusal alanlar olduğunu ve bölgenin birbiriyle iyi bağlantı kurmuş "kentsel" bir merkez olduğu tezini desteklediğini belirtiyor.

Arkeolojik alandaki kazılarda, uzman seviyede bronz işçiliği, altın işçiliği, büyük ölçekli ziyafetler ve yüksek statüden eserlere dair kanıtlar ortaya çıkması, "kasabada" canlı bir ekonomik faaliyet ve sosyal örgütlenme olduğunu gösteriyor. Alanda bulunan ithal nesneler, İberya ve Orta Avrupa gibi uzak bölgelere uzanan uzun mesafeli bağlantılara işaret ediyor.

Haughey's Fort, insan eliyle inşa edilmiş bir havuzun da bulunduğu çok daha geniş bir kompleksin parçasıydı. Arkeologlar bu havuzda ritüel gömüler, silah kalıpları, hayvan kalıntıları ve insan kemiği parçaları keşfetti.

Araştırmacılar, ahşap çitlerle çevrili geniş bir caddenin kaleyi havuza bağladığını ve muhtemelen tören alaylarının geçişini kolaylaştırdığını söylüyor.

Kalenin muhtemelen 109 hektarlık bir dış sur alanı vardı. 155 futbol sahasına eşdeğer bir büyüklüğe denk gelen bu alan, İrlanda ve Britanya'da bilinen en büyük arkeolojik anıtlardan biri.

O'Driscoll, "Haughey's Fort'tan elde edilen kanıtlar; zanaat üretimi, ticaret ve toplumsal faaliyetlerin birbiriyle yakından bütünleştiği, büyük ve yoğun nüfuslu bir yerleşim yerine işaret ediyor" diyor.

Araştırmacılara göre bulgular, Haughey's Fort'un yaklaşık 3 bin yıl önce büyük ve örgütlü yerleşimlerin şekillenmeye başladığı "kentsel merkezlerin" en erken örneklerinden biri olduğunu gösteriyor. O'Driscoll şu ifadeleri kullanıyor: 

Bu, kazı alanına dair anlayışımızı temelden değiştiriyor ve İrlanda'daki toplulukların Bronz Çağı Avrupası'ndaki daha geniş gelişmelerle ne derece bağlantılı olduğunu vurguluyor.

Independent Türkçe


Zürafaların "toplama işlemi" yapma becerisi ortaya çıktı

Araştırmacılar, zürafaların karmaşık aritmetik becerileri destekleyebilecek bilişsel bir temele sahip olabileceğini düşünüyor (Temsili/Unsplash)
Araştırmacılar, zürafaların karmaşık aritmetik becerileri destekleyebilecek bilişsel bir temele sahip olabileceğini düşünüyor (Temsili/Unsplash)
TT

Zürafaların "toplama işlemi" yapma becerisi ortaya çıktı

Araştırmacılar, zürafaların karmaşık aritmetik becerileri destekleyebilecek bilişsel bir temele sahip olabileceğini düşünüyor (Temsili/Unsplash)
Araştırmacılar, zürafaların karmaşık aritmetik becerileri destekleyebilecek bilişsel bir temele sahip olabileceğini düşünüyor (Temsili/Unsplash)

Bilim insanları, zürafaların miktarları toplama işlemine benzer biçimde zihinsel olarak birleştirebildiğini keşfetti.

Matematik becerileri sözkonusu olduğunda insanların dışında akla genellikle bazı primat türleri ve papağan gibi kuşlar geliyor.

Ancak Barselona Üniversitesi'nden bir ekip, zürafaların da birtakım gizli yetenekleri olabileceğini ortaya çıkardı.

Zürafaların yanı sıra atları, develeri ve geyikleri kapsayan toynaklılar grubunun farklı miktarları birbirinden ayırt edebildiği daha önce gözlemlenmişti.

Yeni araştırmayı yürüten ekipse, zürafaların toplama ve çıkarma becerilerini ölçmeye çalıştı.

Bulguları hakemli dergi Scientific Reports'ta yayımlanan çalışmada Barselona Hayvanat Bahçesi'ndeki 4 zürafa herhangi bir eğitim almadan çeşitli testlere tabi tutuldu.

İlk olarak her bir hayvanın önüne farklı miktarlarda havuç içeren iki sarı kutu yerleştirildi ve birkaç saniye sonra kapakları kapatıldı. 

Daha sonra sarı kutulara eklenecek havuçları içeren yeşil bir kutu hayvanlara gösterildi. Zürafalar havuçlar eklendikten sonra kutuların son durumunu görmedi.

İkinci testte ise zürafaların çıkarma becerilerini incelemek için yeşil kutuya, sarı olandan çıkarılan havuçlar kondu. Son olarak araştırmacılar, hayvanların yiyeceğin bir kaptan diğerine taşınmasını zihinsel olarak takip edip edemediğini inceledi.

Yeni çalışmaya göre toplamda bin kadar deney yapıldıktan sonra zürafalar ilk testte hangi kutuda daha fazla yiyecek olduğunu yüzde 68 oranında doğru tercih etti. 

Araştırmacılar bu başarının şansla açıklanamayacağını ve zürafaların zihinsel bir işlem yaparak bu sonuca vardığını söylüyor.

Çalışmaya liderlik eden Iker Loidi bulguları şöyle değerlendiriyor:

Eğer ekleme yapıldıktan sonra zürafalar kutuyu görseydi, zihinsel işlemler gerçekleştirdiklerini söyleyemezdik çünkü seçimlerini yalnızca değişimden sonra elde edilen algısal bilgilere dayandırabilirlerdi.

Öte yandan zürafalar ikinci ve üçüncü testte aynı başarıyı gösteremedi. Bilim insanları çıkarma işleminin genellikle toplamadan daha zor olduğuna değiniyor. 

Loidi, "Çıkarma işlemi, beynin kontrollü işleme üzerine uzmanlaşmış karmaşık beyin bölgelerini harekete geçirirken, toplama işleminde bu gerçekleşmez" diyor.

Yeni çalışma, diğer hayvanların zihinsel becerilerine ışık tutmanın yanı sıra insanların sayısal düşünme becerilerinin evrimsel kökenini anlama çalışmalarına da katkı sunuyor.

Yine de bilim insanları bu çalışmada elde edilen bulguların, zürafaların insanlar gibi matematik becerileri olduğuna dair kanıt sunmaktan ziyade, miktar takibi yaptığına işaret ettiğini söylüyor.

Ayrıca çalışmanın sadece 4 zürafayla yapılması da önemli bir sınırlılık. Bulguların doğrulanması için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç var.

Independent Türkçe, Phys.org, Study Finds, Scientific Reports


The Wire'a benzetilen yeni suç dizisi 7 haftadır listeleri kasıp kavuruyor

60 yaşındaki Oscar adayı Steve Coogan, Legends'da Britanya'nın en büyük uyuşturucu çetelerinden birini çökertmekle görevlendirilen ve tehlikeli bir gizli görevin içerisine çekilen devlet memuru Don Clarke rolünde (Netflix)
60 yaşındaki Oscar adayı Steve Coogan, Legends'da Britanya'nın en büyük uyuşturucu çetelerinden birini çökertmekle görevlendirilen ve tehlikeli bir gizli görevin içerisine çekilen devlet memuru Don Clarke rolünde (Netflix)
TT

The Wire'a benzetilen yeni suç dizisi 7 haftadır listeleri kasıp kavuruyor

60 yaşındaki Oscar adayı Steve Coogan, Legends'da Britanya'nın en büyük uyuşturucu çetelerinden birini çökertmekle görevlendirilen ve tehlikeli bir gizli görevin içerisine çekilen devlet memuru Don Clarke rolünde (Netflix)
60 yaşındaki Oscar adayı Steve Coogan, Legends'da Britanya'nın en büyük uyuşturucu çetelerinden birini çökertmekle görevlendirilen ve tehlikeli bir gizli görevin içerisine çekilen devlet memuru Don Clarke rolünde (Netflix)

Netflix'in yeni suç draması Legends, kısa sürede izleyicilerin dikkatini çekmeyi başardı. İzleyiciler tarafından "tek oturuşta bitirilecek bir dizi" diye nitelenen Legends, Neil Forsyth tarafından yaratıldı. 

7 Mayıs'ta platforma yüklenen mini dizi, yayımlandığı günden bu yana tam 7 haftadır platformun en çok izlenen yapımlar listesindeki yerini koruyor.

1990'ların başında geçen dizi, yeraltı dünyasına sızmayı başaran bir grup Britanyalı gümrük müfettişinin gerçek hikayesini ekrana taşıyor. 

Senaryo, 1980'lerde gerçekleştirilen gerçek gümrük operasyonlarından ilham alıyor. 

Dönemin zorlu koşullarını yansıtan dizi, son derece kısıtlı bütçelere ve yetersiz kaynaklara rağmen tonlarca uyuşturucuyu ele geçirmeyi başaran bir ekibin yaşadıklarına odaklanıyor.

Dizinin büyük başarısının arkasında, şüphesiz Steve Coogan, Tom Burke, Hayley Squires ve Aml Ameen gibi isimlerden oluşan oyuncu kadrosu yer alıyor. 

6 bölümden oluşan yapım, hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden tam not aldı. Legends, Rotten Tomatoes'da izleyicilerden yüzde 82, eleştirmenlerden ise yüzde 97 beğeni oranı yakaladı.

İzleyicileri en çok öne çıkan unsur, dizinin sunduğu güçlü "gerçekçilik" duygusu oldu. Dizi, zorlu koşullarla mücadele eden sıradan, işçi sınıfı karakterleri merkezine alıyor. 

Sosyal medyada diziye övgüler yağdıran izleyiciler, Legends'ı şimdiden tüm zamanların en iyi suç dizileri arasında gösteriyor. Rotten Tomatoes'daki bir kullanıcı, "Bu diziyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Tom Burke olağanüstü bir aktör, birçok yazarın kelimelerle anlatamadığını o tek bir bakışıyla hissettiriyor. Kaçırmayın, pişman olmayacaksınız" ifadelerini kullandı.

Diziyi suç klasiği The Wire'a benzeten bir başka izleyici ise şu yorumu yapıyor: 

Harika bir senaryo, muhteşem oyunculuklar ve kusursuz bir kurgu. Bir suç draması için The Wire (ki bence kusursuzdur) kalitesine bu kadar yaklaşabilen başka bir Britanya yapımı olmamıştı. Tom Burke başta olmak üzere tüm kadro döktürmüş. 1990'ların müzik kullanımı da seyirciyi o döneme götürmekte çok başarılı.

Legends'ın ayakları yere basan bu yapısı, bazı izleyiciler tarafından popüler Netflix dizisi La Casa de Papel'le kıyaslandı. Bir izleyici, "Kurgusal dizilere ve büyük prodüksiyonlara sığınan diğer yapımların aksine, Legends baştan sona inandırıcı, gerçekçi ve samimi" diyerek dizinin başarısını özetledi.

Eleştirmenlerden 5 yıldız

Diziye hayran kalan sadece izleyiciler değildi, profesyonel televizyon eleştirmenleri de övgü dolu yazılar kaleme aldı. 

Financial Times yazarı Rebecca Nicholson, 5 yıldız verdiği incelemesinde diziyi "Zarif, soğukkanlı ve olağanüstü bir televizyon işi" diye tanımlarken, hikayenin temposunu hiç kaybetmediğini ekledi. 

Collider'dan Jessica Toomer ise değerlendirmesinde, "Netflix'in bu yıl yayımladığı en sürükleyici ve ekrana kilitleyen suç draması bu olabilir" ifadelerini kullandı.

Independent Türkçe, Express, Metro, Financial Times, Collider