Koronavirüs, İtalya ile Tunus arasındaki göçün yönünü değiştirdi

Akdeniz’de ahşap tekneler içindeki göçmenler Libya kıyılarında (Arşiv-Reuters)
Akdeniz’de ahşap tekneler içindeki göçmenler Libya kıyılarında (Arşiv-Reuters)
TT

Koronavirüs, İtalya ile Tunus arasındaki göçün yönünü değiştirdi

Akdeniz’de ahşap tekneler içindeki göçmenler Libya kıyılarında (Arşiv-Reuters)
Akdeniz’de ahşap tekneler içindeki göçmenler Libya kıyılarında (Arşiv-Reuters)

İtalya'da koronavirüsle mücadele amacıyla geçen hafta sonu kuzey bölgeleri için alınan tecrit tedbirleri tüm ülkeyi kapsayacak şekilde genişletti. Göçmen ve mülteciler bu karardan sonra ülkeden ayrılmaya başladı. Yasadışı göç yollarında İtalya’dan Tunus’a tersine göç başladı. Çoğu düzensiz göçmen için rüya olan ve yasadışı yollardan teknelerle gittikleri ülkede koronavirüsünün patlak vermesinden sonra, kitleler halinde şehirlerden göç etmeye başladılar.
Tunus gümrük kaynaklarından alınan bilgiye göre, Tunus Sağlık Bakanı Abdullatif el-Mekkî’nin İtalya’dan gelen tüm deniz yolu ulaşımlarının askıya alındığını duyurmasından bir gün sonra, dün 270 yolcu taşıyan bir geminin başkentteki La Goulette (Halku’l-Vâdî) Limanı’na demir attığı belirtildi.
İtalya’nın Cenova Limanı’ndan gelen Grimaldi Şirketi’ne ait Katanya Gemisi, Bakan Mekki’nin, başkent Roma ile havayoluyla sınırlı sayıda tutulacak uçuşlar istisna olmak üzere, İtalya ile hava ve deniz yolundan bütün ulaşımların durdurulduğunu ilan etmesinden sonra Tunus Limanı’na demirleyen muhtemelen son gemi oldu.
Alman Haber Ajansı’ndan (DPA) kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir kaynağın verilen bilgiye göre, İtalya’yı etkisi altına alan yeni koronavirüsü vakalarına karşı alınan önlemler bağlamında, gemideki tüm yolcuların ateşlerinin ölçülerek ilk muayenelerinin yapıldığı belirtildi. Aynı kaynağın verdiği bilgiye göre, Fransa’nın Marsilya Limanı ile deniz ulaşımının devam edeceği ifade edildi.
İtalya’nın Lampedusa Adası’nın kıyıları Tunus sahillerinden gelen yasadışı göçmen tekneleri için bir çekim noktası olmasına rağmen, çok daha yüksek sayıdaki Tunuslu göçmenin en azından bu dönemde Korona virüsünden kaçmak için İtalya’dan kendi ülkelerine dönmeleri bekleniyor.
İtalya hükümeti, karantina prosedürlerinin ülkenin bütün topraklarını kapsayacak şekilde genişletildiğini açıkladı. Aynı kaynak tarafından yapılan açıklamada, İtalya’da 200 bin civarındaki Tunuslu göçmenin kendi ülkesine dönmeye karar vermeleri halinde, Fransa’nın Marsilya Limanı’nın İtalya’daki Tunuslu göçmeler için bir alternatif olabileceği belirtildi.
Tunus’ta bugüne kadar çoğu İtalya’dan gelenlerin oluşturduğu toplam altı koronavirüs vakası tespit edildi.



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.