Bahreyn ve Umman'dan Mısır'a Nahda desteği

Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)
Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)
TT

Bahreyn ve Umman'dan Mısır'a Nahda desteği

Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)
Etiyopya’daki Nahda Barajı projesinden bir kare (Reuters)

Bahreyn ve Umman, Nahda Barajı konusunda Etiyopya karşısında Mısır’a destek çıktı.
Mısır, Etiyopya ile arasındaki Nahda Barajı çatışması hakkında Bahreyn Krallığı ve Umman Sultanlığının desteğini aldı. Öncesinde ise Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, yedi ülkeyi içeren gezisinde, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin bu konudaki son gelişmelerle ilgili bir mektubunu sundu.
Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre Bakan Şukri’yi kabul eden Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Âl Halife, Mısır’ın “halkının hayat damarı olan” Nil suları üzerindeki haklarına ilişkin meşru taleplerine sağlama konusunda ülkesinin Mısır ile dayanışma içerisinde olduğunu ifade etti. Halife, Mısır'ın güvenliğinin Arap ülkelerinin ortak ulusal güvenliğini sağlamada önemli bir temel teşkil ettiğinin altını çizdi.
Bahreyn Krallığı ve Mısır Arap Cumhuriyeti arasındaki, her düzeyde sağlam işbirliğine uzanan güçlü bağ ile gurur duyduğunu belirten Hamad bin İsa, çeşitli konularda yürütülen işbirliği ve koordinasyonun hem bu iki ülkenin hem de halklarının yüksek menfaatlerine hizmet ettiğini vurguladı.
Bahreyn Kralı, Mısır'ın Arap dünyasının ortak ulusal güvenliğini ve çıkarlarını korumadaki, Arap kardeşlerin saflarını birleştirmedeki, bölgedeki barış, güvenlik ve istikrarın temellerini güçlendirmedeki öncü ve tarihsel rolünün oldukça değerli olduğuna değindi. Aynı zamanda Krallığın ABD'nin Nahda Barajı konusunda Mısır, Sudan ve Etiyopya arasında anlaşmaya varılması için gösterdiği çabalara destek verdiğini açıkladı.  
Bu ziyaret öncesinde Samih Şukri, Nahda Barajı müzakerelerinin gidişatındaki son gelişmelerle ilgili Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin mektubunu Umman Sultanı Heysem bin Tarık Al Said’e sundu. Mısır Dışişleri Bakanlığı resmi sözcüsü Ahmed Hafız; Şukri’nin en kısa zamanda Mısır’ı ziyaret etmesi için Umman Sultanı'na bir davet mektubu verdiğini açıkladı.
Şukri, aynı zamanda, Umman Sultanlığı’nın Arap Birliği Konseyi bakanlık toplantısına başkanlık ettiği sırada Nahda Barajı konusundaki tutumu için Mısır’ın teşekkürlerini sundu.
Hafız’ın açıklamalarına göre, Umman Sultanı, iki ülke ve halkları arasındaki tarihi kardeşlik ilişkisi çerçevesinde Umman’ın Mısır'a destek verdiğini vurguladı. Mısır’ın bölgenin stratejinin derinliği olduğunu belirten Sultan Said, Nahda Barajı konusunda ülkesinin Mısır’ın yanında olduğunu ifade etti.
Şükri, ülkesinin Nahda Barajı konusunda Etiyopya karşısında destek elde etmek için Ürdün, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni de içeren bir gezi gerçekleştirdi.
Nahda Barajı hakkında Mısır, Etiyopya ve Sudan arasında, ABD ve Dünya Bankası'nın himayesinde yaklaşık dört aydır süren müzakereler meyve veremedi. Zirâ Etiyopya, 2011’de Addis Ababa tarafından başlatılan barajın doldurulması ve işletilmesi hakkında nihai bir anlaşma imzalamaya varmak için Şubat sonunda düzenlenen Washington toplantısından geri kaldı.
Kahire ise Addis Ababa’nın yokluğunun müzakerelerin seyrini kasıtlı olarak engelleme özelliği taşıdığını öne sürdü. Nitekim müzakerelere katılan üç ülke arasında, adil ve dengeli olarak tanımlayarak Washington taslak anlaşmasını destek veren sadece Mısır'dı.
Mısır, Arap Dışişleri Bakanları Konseyi'nin kararıyla, geçen hafta Mısır'ın Nil sularındaki tarihi haklarına dokunulmasını ve çıkarlarına zarar verilmesini reddetme konusunda Arap Birliği üyesi devletlerin desteği almıştı.
Etiyopya, yıllardır mustarip olduğu elektrik üretimi için su kaynaklarını geliştirme ve kullanma hakkını savunurken, Mısır, barajın ana su kaynağı olan Nil suyu üzerindeki payına zarar vermesinden korkuyor. Mısır, Nil’den yıllık 55,5 milyar metreküp su alıyor ve bunu ‘tarihsel hakkı’ olarak niteliyor.
Etiyopya Su, Sulama ve Enerji Bakanı Sileshi Bekele ise önümüzdeki geçtiğimiz Temmuz ayında 4,9 milyar metreküp suyun depolanmaya başlayacağını ve elektrik üretim testinin ise Mart 2021'de yapılacağını açıklamıştı.



Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
TT

Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamada, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'nin, BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov ile telefon görüşmesi yaparak, ABD Başkanı Donald Trump'ın planının ikinci aşamasının gerekliliklerini ele aldığı ve Kahire'nin, Filistin Yönetimi'nin bölgedeki sorumluluklarını yerine getirmek üzere geri dönmesine hazırlık amacıyla, Gazze Ulusal Yönetim Komitesi'nin misyonuna tam destek verdiğini vurguladığı belirtildi.

Mısır bakanı, ikinci aşamanın gerekliliklerinin yerine getirilmesinin tamamlanmasının, Gazze Şeridi'nde erken toparlanma sürecinin ve yeniden yapılanma sürecinin başlatılması için kilit bir başlangıç ​​noktası olduğunu da ifade etti.

Açıklamaya göre iki taraf, Başkan Trump'ın barış planının ikinci aşamasının kalan gerekliliklerinin uygulanması ve atılacak sonraki adımlar konusunda görüştü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu gereklilikler arasında uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, Refah sınır kapısının her iki yönde de açılması ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi yer alıyor. Bu adımlar, Gazze'de istikrarın pekiştirilmesine ve hayatın normale dönmesi için koşulların yaratılmasına katkıda bulunacaktır.


İlham Ahmed: Ateşkesin sağlanması, Suriye hükümetiyle yapılan anlaşmanın uygulanmasının temel taşıdır

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
TT

İlham Ahmed: Ateşkesin sağlanması, Suriye hükümetiyle yapılan anlaşmanın uygulanmasının temel taşıdır

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)

Kürtlerin liderliğindeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed, dün yaptığı açıklamada, ateşkesin sağlanması ve askeri operasyonların sona erdirilmesinin, 18 Ocak'ta Suriye hükümetiyle imzalanan anlaşmanın uygulanmasının temel taşları olduğunu söyledi.

İlham Ahmed X'te yaptığı bir paylaşımda, son günlerde bölgedeki birçok köy ve kasabadan kitlesel göç yaşandığını belirterek, "herkes güvenli bir dönüşü bekliyor" ifadelerini kullandı.

Ahmed şöyle devam etti: "Sivil yaşam ciddi şekilde zarar gördü ve eğitim beyaz bir kış boyunca durdu, ancak biz bu savaşı sona erdirmek için çalışmaya ve girişimlerde bulunmaya devam ediyoruz ve teşekkürü hak eden ulusal ve uluslararası çabalar var."

Suriye televizyonu dün, Savunma Bakanlığı'ndan yapılan bir açıklamaya atıfta bulunarak, Rakka vilayetindeki gerginliği azaltmayı ve kontrol noktalarını istikrara kavuşturmayı amaçlayan uluslararası destekli bir anlaşmaya varıldığını bildirdi.


Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
TT

Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)

Suriye Adalet Bakanlığı dün, hükümetin Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) yıllarca kontrol ettiği Rakka vilayetindeki el-Aktan cezaevini devralma sürecini tamamlamasının ardından, cezaevindeki tutukluların hukuki durumunu incelemek üzere adli komiteler kurulduğunu duyurdu.

Adalet Bakanlığı yaptığı açıklamada, şu anda "mahkumların güvenliğini ve emniyetini sağladığını, insani ve yasal haklarını garanti altına almak için gerekli tüm önlemleri aldığını... buna yiyecek, su ve ilaç temininin de dahil olduğunu" belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Cezaevi, 2014-2017 yılları arasında Irak ve Suriye'nin büyük bölümlerini ele geçiren aşırılıkçı gruba karşı ABD desteğiyle mücadele eden SDG tarafından yakalanan ve DEAŞ ile bağlantılı olan tutukluları barındırıyor.

Suriye yönetiminin tüm ülke üzerindeki kontrolünü genişletme çabaları kapsamında, hapishanenin çevresinde son günlerde Suriye hükümet güçleri ile SDG arasında çatışmalar yaşandı.

ABD ordusu, yaklaşık 7 bin DEAŞ’lı mahkumu Suriye hapishanelerinden Irak'a nakletmeye başladı.

Suriye hükümeti, geçen hafta SDG ile varılan anlaşma uyarınca, hapishaneler de dahil olmak üzere kuzeydoğudaki Rakka ve Deyrizor illerinin kontrolünü ele geçirdi.