​Tunus Cumhuriyetçi Parti Genel Sekreteri Isam Şabi: Fahfah hükümeti birkaç ay içinde düşebilir

Cumhuriyetçi Parti Genel Sekreteri Isam eş-Şabi (Şarku’l Avsat)
Cumhuriyetçi Parti Genel Sekreteri Isam eş-Şabi (Şarku’l Avsat)
TT

​Tunus Cumhuriyetçi Parti Genel Sekreteri Isam Şabi: Fahfah hükümeti birkaç ay içinde düşebilir

Cumhuriyetçi Parti Genel Sekreteri Isam eş-Şabi (Şarku’l Avsat)
Cumhuriyetçi Parti Genel Sekreteri Isam eş-Şabi (Şarku’l Avsat)

Cumhuriyetçi Parti Genel Sekreteri Isam eş-Şabi, İlyas el-Fahfah yönetimindeki hükümetin birkaç içinde düşebileceğini söyledi.
Şabi, ülkenin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele ettiği bir süreçte Eski Başbakan Yunus eş-Şahid’in başarısız tecrübesinin tekrarlanmasına karşı uyardı. Nitekim daha önce koalisyon partileri ve muhalif liderler bir araya gelerek Şahid liderliğinde bir parti kurmayı hedefliyordu.
Şabi, kendisi gibi sosyal demokrat olan Fahfah’ın da bir dönem Cumhuriyetçi Parti veya Emek ve Özgürlük için Demokratik Blok Partisi’nde (Tekettül) yöneticilik görevlerinde bulunduğunu ve birlikte mücadele ettiklerine işaret ederek, Fahfah için ‘arkadaşım’ ifadesini kullandı.
Ancak Şabi, Fahfah hükümeti için kullandığı olumlu ifadelere rağmen, hükümetin uzun süre ayakta kalamayacağını ve önümüzdeki birkaç ay içerisinde düşerek yerine yeni bir hükümetin kurulacağı kanaatinde olduğunu söyledi.
Bu düşüncesine gerekçe olarak, hükümet kabinesine seçilen bazı isimlerin, seçimleri kazanmadığını, bağlı oldukları bir parti veya kendilerine destek verecek parti bulunmadığına dikkati çeken Şabi, Fahfah hükümetinin, Habib el-Cemli'nin sunduğu kabinenin 10 Ocak'ta parlamentoda yapılan oylamada güvenoyu alamamasının ardından ‘alelacele’ kurulduğunu belirtti.
Nahda Partisi, Kasım ayında hükümeti kurmak üzere Habib el-Cemli'yi önermişti ancak Cemli'nin oluşturduğu kabine listesi, 10 Ocak'ta parlamentoda yapılan oylamada güvenoyu alamamıştı.
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in hükümet kurma yetkisini Fahfah’a verme kararını memnuniyetle karşılayan ilk isim olduğunu hatırlatan Şabi, ancak yeni hükümetin sağlıklı bir temel üzerine inşa edilmediğini, kabinedeki bakanların meclisin feshedilmesinden duyulan endişe ve süre baskısı altında seçildiğini dile getirdi.
Şabi, hükümette görev alan arkadaşlarına, sosyal demokrat partilerin Ekim 2011 seçimleri sonrasında düştükleri hataları tekrarlama ve siyasi kibre kapılma konusunda uyardı.
Sabi bugün Tunus’taki tüm demokrat partilerin (sol, ılımlı, halkçı ve İslami temelli) hatalarını kabul etmesi, doğrudan özeleştiri yapması, parti içindeki mekanizmalarda reformlar yapması ve halkın hizmete önem verdiği kadar devletin üst kademelerinde partiden bazı isimlerinin bulunmasına önem vermediğinin farkına varması gerektiğini söyledi.
Şabi, Tunus'un devrik lideri Zeynel Abidin Bin Ali döneminde muhalefetin başını çeken isimlere karşı önceki hükümetler döneminde bir açılım gerçekleştirildiğini ancak bunların daima teşvik edici olmadığını belirterek, bu meselenin çözümü için isim değişikliği değil, izlenen politikalarda değişikliğe gidilmesi gerektiğini vurguladı.
Tunus Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi’nin Tunus’un eski devlet başkanları Habib bin Ali Burgiba ve Zeynel Abidin Bin Ali döneminin partileri de dahil Ocak 2011 sonrası kurulan hükümetleri de kucaklayacak ulusal uzlaşı inisiyatifi başlatma çağrısına değinen Şabi, partisinin 2011 devrimi sonrasında kapsamlı ulusal uzlaşı talebinde bulunan ilk parti olduğunu söyledi.
Şabi, ulusal uzlaşı çağrılarını memnuniyetle karşıladığını ancak ‘uzlaşı talebi ile halkın karşısında isyan ettiği eski sistemi geri getirmekle karıştırılmaması’ gerektiğini vurguladı.



İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.


ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
TT

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir angajman kurulması çağrısında bulunarak, Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için "tarihi bir fırsatın" eşiğinde olduğunu belirtti.

Büyükelçilik tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın şahsi talebiyle sağlanan geniş kapsamlı sükunetin, Lübnan’a kendi taleplerini Amerikan hükümetinin tam desteğiyle sunabileceği bir alan açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Trump’ın himayesinde gerçekleşecek doğrudan bir görüşmenin, Lübnan için kritik kazanımlar sağlayabileceği vurgulandı. Bu olası zirvenin; tam egemenlik, toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, insani yardım ve yeniden imar çalışmalarının yanı sıra devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesi noktasında bir fırsat teşkil ettiği kaydedildi.

ABD’nin bu süreçte Lübnan’ın yanında durmaya hazır olduğunu teyit eden Büyükelçilik, Lübnanlı yetkilileri bu fırsatı "güven ve sağduyuyla" değerlendirmeye çağırdı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamanın sonunda, bölgedeki mevcut durumun artık tereddüt etmeye tahammülü kalmadığına dikkat çekildi.