​WHO, Afrika’yı en kötü senaryoya hazır olmaya çağırdı

​WHO, Afrika’yı en kötü senaryoya hazır olmaya çağırdı
TT

​WHO, Afrika’yı en kötü senaryoya hazır olmaya çağırdı

​WHO, Afrika’yı en kötü senaryoya hazır olmaya çağırdı

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Afrika’yı yeni Koronavirüs (Covid-19) tehdidiyle yüzleşmek için “uyanık olmaya” çağırdı. Kıta’nın virüs ile ilgili olarak “en kötü senaryoya” hazırlıklı olması gerektiğini belirtti. Örgüt Genel Sekreteri Tedros Adhanom Ghebreyesus internet üzerinden yaptığı canlı yayında “Afrika’ya verilebilecek en iyi tavsiye, en kötü senaryoya hazırlıklı olmak ve şu andan itibaren hazırlık yapmaktır” ifadelerini kullandı.
Burkina Faso’da koronavirüs sebebiyle ilk ölüm önceki gün kayıtlara geçti. Bu, salgının Afrika’da hızlı bir artış göstermesine rağmen etkisinin halen düşük seviyede seyrettiği Sahra Altı Afrika’da kaydedilen ilk örnek oldu. Sahel bölgesindeki potansiyel olarak eksiklikleri olan 20 milyon nüfusa sahip bu ülkede şimdiye kadar virüsten etkilenen kişi sayısı 27 kişiye ulaştı.
Ancak başkent Vagadugu sakinleri, ilk ölümün ilan edilmesine rağmen halen normal hayatlarına devam ediyor. AFP’nin bildirdiği üzere herkesin gündelik hayatına devam ettiği şehirde sokaklar halen kalabalık. Yine de Fildişi Sahili’nin aksine marketlere akın edilmiyor.
27 vakanın kaydedildiği Batı Afrika’daki Senegal, koronavirüsten en fazla etkilenen ülke konumunda. AFP’nin aktardığına göre (Kuzey Afrika ve Sahra Altı Afrika olmak üzere) Afrika Kıtası’nda şu ana kadar kaydedilen vaka sayısı 588’e ulaştı. Mısır’da 6, Cezayir’de 6, Fas’ta 2, Sudan’da 1 ve Burkina Faso’da 1 olmak üzere toplam 16 vaka ölüm gerçekleşti. Veriler, koronavirüsün Kıta’nın kuzeyindeki ülkeleri diğerlerine nazaran daha çok etkilediğini ve 196 vaka ile Mısır’ın virüsten en çok etkilenen ülke olduğunu gösteriyor. Sahra Altı Afrika’da 116 ile en yüksek vaka Güney Afrika’da kaydedildi. Güney Afrika, Nijerya ile birlikte Kıta’nın en büyük ekonomik gücü olarak görülüyor.



Netanyahu: Lübnan'ın Hizbullah'ı silahsızlandırma çabaları umut verici ancak yetersiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
TT

Netanyahu: Lübnan'ın Hizbullah'ı silahsızlandırma çabaları umut verici ancak yetersiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (EPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi bugün yaptığı açıklamada, Lübnan hükümeti ve Lübnan ordusunun Hizbullah’ı silahsızlandırmaya yönelik çabalarının umut verici bir başlangıç olduğunu, ancak kesinlikle yeterli olmadığını belirtti.

Açıklamada, Hizbullah’ın ‘İran’ın desteğiyle’ yeniden silahlanmaya ve altyapısını yeniden inşa etmeye çalıştığı ifade edildi.

Açıklamanın devamında, ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes anlaşmasının Hizbullah’ın tamamen silahsızlandırılmasını açıkça öngördüğü vurgulanarak, bunun ‘İsrail’in güvenliği ve Lübnan’ın geleceği açısından hayati önem taşıdığı’ kaydedildi.

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, silahları devletin elinde toplama planının ilk aşamasının hedeflerine ulaştığını ve özellikle Güney Lübnan’da ‘sahada etkili ve somut bir şekilde’ ilerleme kaydedildiğini bildirmişti. Ancak ordu, İsrail’in saldırı ve ihlallerinin gerekli görevlerin yerine getirilmesini olumsuz etkilediğine dikkat çekmişti.

İsrail ile Hizbullah arasında, bir yılı aşkın karşılıklı bombardımanın ardından Kasım 2024’te ABD arabuluculuğunda ateşkes sağlanmıştı. Buna rağmen İsrail, ateşkes anlaşmasına karşın Güney Lübnan’daki bazı noktaları kontrol etmeyi sürdürüyor ve ülkenin doğusu ile güneyine yönelik saldırılar düzenlemeye devam ediyor.

Lübnan hükümeti, eylül ayında ordunun silahları devlet tekeline alma planını onayladı. Ancak Hizbullah silahsızlanmayı reddediyor. Buna karşın örgüt, ateşkes anlaşmasının ardından güneydeki bazı silah depolarının ordu tarafından kontrol altına alınmasına izin verdi ve o tarihten bu yana İsrail’e ateş açmadı.


Trump: Venezuela, petrol satışlarından elde edeceği gelirle Amerikan malları satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump: Venezuela, petrol satışlarından elde edeceği gelirle Amerikan malları satın alacak

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'nın petrol satışlarından elde edeceği geliri yalnızca ABD yapımı malları satın almak için kullanmayı kabul ettiğini söyledi.


Beyaz Saray, Grönland'ı satın alma seçeneğini değerlendiriyor

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 28 Mart 2025'te Grönland'daki Petovik'te bulunan ABD askeri üssünde konuşuyor (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 28 Mart 2025'te Grönland'daki Petovik'te bulunan ABD askeri üssünde konuşuyor (AFP)
TT

Beyaz Saray, Grönland'ı satın alma seçeneğini değerlendiriyor

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 28 Mart 2025'te Grönland'daki Petovik'te bulunan ABD askeri üssünde konuşuyor (AFP)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 28 Mart 2025'te Grönland'daki Petovik'te bulunan ABD askeri üssünde konuşuyor (AFP)

Beyaz Saray sözcüsü Karolin Leavitt dün, ABD'nin Grönland'ı satın alma olasılığının ABD Başkanı Donald Trump ve ulusal güvenlik ekibi tarafından aktif olarak araştırıldığını söyledi. Basın toplantısında, Başkan Trump'ın tüm seçeneklerin masada olduğunu belirterek, askeri güç kullanımını dışlamadan diplomasiyi tercih ettiğini vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Kongre'deki milletvekillerini Grönland'a yönelik tehditler konusunda sakinleştirmeye çalışarak, Başkan Trump'ın açıklamalarının yakın bir işgalin habercisi olmadığını, amacın Danimarka'dan kutup adasını satın almak olduğunu açıkladı.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, yönetimin Grönland konusunda yaptığı şeyin “müzakerelerden ibaret” olduğunu söyledi. Graham, “Bu bölgede inşaat yapmayı ve kuvvetlerimizi konuşlandırmayı meşrulaştırmak için yasal kontrol ve yasal korumaya ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Bu sert açıklamalar üzerine Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Grönland'da Amerika'nın atacağı herhangi bir adımın NATO'nun geleceğini tehdit edeceği uyarısında bulundu. Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve İngiltere liderleri ile Frederiksen dün yaptıkları açıklamada, “sınırların dokunulmazlığı”nın evrensel bir ilke olduğunu ve “Grönland'ın halkına ait olduğunu, Danimarka ve Grönland'ı ilgilendiren konularda kararların sadece onlara ait olduğunu” duyurdu.