Tunus, ‘İtalya senaryosu’ endişesiyle karantinada

Tunus hava sahası dün geceden başlayarak hava trafiğine kapatılmadan önce dün Kartaca Tunus Uluslararası Havalimanı'nda yolcu kalabalığı (DPA)
Tunus hava sahası dün geceden başlayarak hava trafiğine kapatılmadan önce dün Kartaca Tunus Uluslararası Havalimanı'nda yolcu kalabalığı (DPA)
TT

Tunus, ‘İtalya senaryosu’ endişesiyle karantinada

Tunus hava sahası dün geceden başlayarak hava trafiğine kapatılmadan önce dün Kartaca Tunus Uluslararası Havalimanı'nda yolcu kalabalığı (DPA)
Tunus hava sahası dün geceden başlayarak hava trafiğine kapatılmadan önce dün Kartaca Tunus Uluslararası Havalimanı'nda yolcu kalabalığı (DPA)

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said dün yaptığı açıklamada, ortaya çıkan koronavirüsün yayılmasını önlemeye yönelik atılan adımlar kapsamında zorunlu durumlar hariç şehirler arası seyahatin yasaklandığını ve halkın mecbur olmadığı sürece evlerinden çıkmaması gerektiğini söyledi. Alınan bu karar, Tunus makamlarının ülkeye yapılacak uçuşları askıya alma kararının ardından geldi.
DPA’nın haberine göre, Kartaca Uluslararası Havalimanı dün ülkede mahsur kalan ya da ikamet eden yabancı uyruklu kimselerin tahliyesinin hızlanmasıyla geçici bir tıkanıklık yaşadı.
Dün Tunus'ta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle ilk ölüm kaydedilirken, ülkedeki toplam vaka sayısı ise 54’e yükseldi. Ülke, hastalığa kurban gideceklerin sayısı konusunda Avrupa’da yaşananlardan ötürü büyük endişe yaşıyor.
Tunus Sağlık Bakanlığına bağlı Yeni ve Gelişen Hastalıklar Milli Gözlemevi Genel Müdürü Nassaf bin Aliyye, dün düzenlediği basın toplantısında, 79 kişiye daha Kovid-19 testi yapıldığını ve bunlardan 15'inin test sonucunun pozitif çıktığını söylemişti. Açıklamada, Tunus’ta koronavirüs sebebiyle hayatını kaybeden kişinin Türkiye’den Tunus’a geldiği ve kendisini evde izole ettiği aktarıldı.
Bin Aliyye, böylece ülkedeki vaka sayısının 54'e yükseldiğini ifade ederek, bunlardan 4’ünün durumun kritik olduğunu 44 hastanın Tunuslu, 20’sinin ise yabancı olduğunu ifade etti.
Susa (Sousse) Şehri bölge Sağlık Müdürü Sami er Rakik, koronavirüsün kurbanının cenaze törenin halka kapalı olacağını belirterek, belediye ve sağlık hizmetlerinin tüm prosedürleri yerine getireceğini bildirdi.
Tunus’taki vakaların 17’si Tunus vilayeti, 13’ü Aryana, 4’ü Susa, 3 ise Mehdiye ve Munastır’da görüldü. Bizerte, Kayravan, Ben Arus gibi illerde birer vaka görülürken, bazı şehirlerde ise iyileşme kaydedildi. Bin Aliyye, koronavirüs ulaşmış kişilerin ortalama yaşının 45 olduğunu bildirdi.
Tıbbi bir kaynak, Tunus'un komşu ülkelere kıyasla kritik aşamaya geçtiğini ifade etti. Kaynak açıklamasında, yeni kaydedilen rakamların, Tunus'un, salgını tespit etmek için yürütülen laboratuvar analizlerinin eksik olması nedeniyle, yaralıların gerçek sayılarının çok daha fazla olması olasılığı ile karşı karşıya olduğu anlamına geldiğini belirterek, İtalya gibi senaryo yaşanabileceğini ifade etti. Kaynak, başkent dahil olmak üzere virüsün görüldüğü şehirlerin karantina altına alınması gerektiği çağrısında bulunarak, gerçek vaka sayısının resmi olarak ilan edilenin iki katı olabileceğini aktardı.
DPA’nın haberine göre, Tunus Diyanet İşleri Başkanlığı, camilerde cemaatle namazı yasaklarken, ancak minareler aracılığıyla Kur'an-ı Kerim tilaveti ve duaların yayınlamaya devam ettiği belirtildi. Tunus’un başkentindeki minarelerden Kuran-ı Kerim tilaveti yükselirken, endişe ve korku dolu halk başta eczaneler olmak üzere perakende satış noktalarının önünde uzun kuyruklar oluşturdu.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram