4 bin 80 kişinin karantinada olduğu Suudi Arabistan'da toplu taşıma ve iç hat uçuşları askıya alındı

Suudi Arabistan Sağlık ve Maliye Bakanları dün ortak bir basın toplantısında bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Sağlık ve Maliye Bakanları dün ortak bir basın toplantısında bir araya geldi (SPA)
TT

4 bin 80 kişinin karantinada olduğu Suudi Arabistan'da toplu taşıma ve iç hat uçuşları askıya alındı

Suudi Arabistan Sağlık ve Maliye Bakanları dün ortak bir basın toplantısında bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Sağlık ve Maliye Bakanları dün ortak bir basın toplantısında bir araya geldi (SPA)

Yeni tip koronavirüs salgınındaki ilk vakayı Mart ayının ikinci günü kaydeden Suudi Arabistan, dün, 70 yeni vaka ile en yüksek günlük vaka sayısını kaydetti.
Suudi Sağlık Bakanlığı, teşhis edilen yeni vakalardan 11’inin Fas, Hindistan, Ürdün, Filipinler, İngiltere, Birleşmiş Arap Emirlikleri (BAE) ve İsviçre’den geldiğini bildirdi. Söz konusu şahıslar, havaalanından alınarak, konuk evlerinde karantinaya alındı. Yeni teşhis edilen vakalardan birinin ise Riyad’dan olduğu belirtildi.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, geri kalan 58 vakadan bazılarının daha önceden tespit edilen vakalarla temas etmekten, bazılarının ise düğün kutlamaları, taziye ve aile buluşmaları gibi sosyal etkinliklere katılmaktan kaynaklandığı ifade edildi.
Bakanlık, 70 vakadan 49’unun Riyad’da, 11 tanesinin Cidde’de, 2’sinin Mekke’de; Medine, Dammam, Zahran, Katîf, Bâha, Tebük, Bişa ve Hafar el-Batın şehirlerinde ise birer vaka olduğuna işaret etti.
Kaydedilen son vakalarla birlikte, Suudi Arabistan’daki Kovid-19 toplam vaka sayısı 344’e yükseldi. Bunlardan 8’i iyileşirken diğerleri izolasyon prosedürlerine göre sağlık kontrolüne tabi tutuluyor. Vakalardan ikisinin durumunun kritik olduğu belirtildi.
Sağlık Bakanlığı, el sıkışmaktan kaçınmak, elleri rutin olarak yıkamak, kalabalık ortamlardan uzak durmak konusunda herkesi kurallara ve yönergelere uymaya çağırdı ve böylece bireyin hem kendini hem de toplumu koruyacağını belirtti. Aynı zamanda, virüsle ilgili sorular veya merak edilen konular hakkında herkesi doğrudan “937 Sağlık İletişim Merkezi” ile temasa geçmeye davet ederek, resmi kaynaklardan bilgi almanın, söylentilere ise aldanmamanın gerekliliğine vurgu yaptı.

İç hat uçuşları ve toplu taşıma askıya alındı
Suudi Arabistan bugün, koronavirüs salgınıyla mücadelede sağlık otoriteleri tarafından tavsiye edilen önlemler bağlamında, 14 gün boyunca iç hat uçuşlarının hava hareketinin askıya alınması, taksi ve toplu taşıma araçlarının ise durdurulması kararını uygulamaya başladı. Hava taşımacılığı kapsamında izin verilen hizmetler için kullanılacak taksiler ise karar dâhilinde değil.
SPA’nın haberine göre, İçişleri Bakanlığı'ndaki resmi bir kaynak dün yaptığı açıklamada, bugün sabah saat 06.00’da başlayan söz konusu kararın tıbbi ve özel uçuşlar gibi insani ve gerekli durumları istisna tuttuğunu belirtti. Kaynak, otobüs yolculuklarının da aynı şekilde 14 gün süreyle askıya alındığını, ancak devlet kurumlarına, kamu veya özel sektöre ait tesislere ve çalışanlarını taşıyan ticari kuruluşlara ait otobüslerin hâriç tutulduğunu açıkladı.
Alınan ihtiyati tedbirler, Ulaştırma Bakanlığı'nın yolcu taşımacılığı uygulamalarının ihlallerini acilen engellemede İçişleri Bakanlığı, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Komisyonu ve ilgili diğer yetkililerle koordinasyon kurmasına olanak sağladı. 

Tren hizmetleri de 14 gün süreyle askıya alındı
Tren hizmetlerinin 14 gün süreyle askıya alınması da söz konusu ulaşım kararı dâhilinde. Abkayk ve Hufuf üzerinden geçen Riyad-Dammam hatları, el-Mecma, Kasım ve Hail’den geçen Riyad-Cevf tren hattı ve Harameyn Hızlı Treni seferleri, bu kapsamda askıya alındı. Riyad’daki el-Caf Limanı ile Dammam’daki Kral Abdulaziz Limanı arasındaki yük treni ve Suudi Demiryolları Şirketi’ne (SAR) ait madencilik treni gibi ticari taşıma trenleri ise çalışmaya devam ediyor.
Bununla birlikte, askıya alma kararının sağlık, gıda, telekomünikasyon, enerji ve su gibi hayati sektörlerdeki taşımacılıkları ya da gerekli güvenlik transferlerini içermediği belirtildi.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Dr. Tevfik bin Muhammed er-Rebia, koronavirüsü önlemek için birçok önlem alan Suudi hükümetinin bu krizi aşmak için sağlık sektörünü cömertçe desteklediğini doğruladı. Rebia, vatandaş ve sakinlerin bu önlemlere uyacaklarını ve evde kalacaklarını umduğunu dile getirdi.
Dr. Rebia, bu küresel salgının ciddi zorluklarının olduğunu, bu yüzden de herhangi bir beklentinin öne sürülemeyeceğini, ancak yine de önlem almaya devam edileceğini belirtti. Ülkesinin bu hususta şeffaf davranarak vakaları dakik bir şekilde açıkladığını ve ayrıntıları bildirdiğini belirten Rebia, aynı zamanda vakaların temasta bulunduğu kişilerin de izlendiğini vurguladı. Bu hususa “sağlık istihbaratı” benzetmesini yapan Rebia, bu şekilde salgının yayılmasının önüne geçildiğini ifade etti.

4 bin 80 kişi karantinada
“Şimdiye kadar keşfedilen bir tedavi veya aşının olduğu doğrulanmamakla birlikte, bu çalışmaların aylar sürmesi beklenmekte” ifadelerini kullanan Rebia, sıtma tedavisinin ve bazı antibiyotiklerin koronavirüsün neden olduğu hastalığın etkilerini azaltmaya yardımcı olduğunu açıkladı. Bakan Rebia, iyi otellere benzeyen konutlar ya da uygun görülen konut komplekslerinin karantina alanları olduğunu, gerekli tüm hizmetlerin buralarda sağlandığını vurguladı. Böylece kişinin sağlık ve güvenliğinin takip edildiği karantina prosedürlerinin gerçekleştirildiğini belirten Rebia, şuan 4 bin 80 kişinin bu alanlarda karantina altında bulunduğunu bildirdi.

16 bin kişiye test yapıldı
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed el-Abdulali, toplamda en az 16 bin kişiye test yapıldığına ve büyük bir çoğunluğunun negatif çıktığına değindi. Aynı zamanda şu ana kadar 250 bin kişinin 937 Sağlık İletişim Merkezi’ne danışıp soru sorduklarını belirtti. Abdulali, vatandaşların, koronavirus belirtileri hakkında bir kişisel değerlendirme hizmeti olan akıllı telefon uygulamasından yararlanabilecekleri tavsiyesini de yeniledi.

İlaç, ecza ürünleri ve tıbbi cihaz ihracatı askıya alındı
Krallığın tüm bölgelerinde bulunan tıbbi malzeme üretimi ulusal fabrikaları teşvik eden komisyon, salgın konusunda zorlukların üstesinden gelmede entegre ve devamlı çalışılması üzerinde duruyor. Zirâ bu fabrikalar, salgının yayılmasını önlemede maske ve dezenfektan gibi malzeme üretmede hız kazanmaya çalışıyor. Ülke vatandaşları ve sakinlerinin ulaşabilmesinin garanti altına alınması için ilaç, ecza ürünleri ve tıbbi cihaz ihracatı ise bu konudaki önlemler kapsamında askıya alınmış durumda.

Kuveyt
24 saat içerisinde, koronavirüse bağlı 11 yeni vaka kaydeden Kuveyt’te toplam vaka sayısı 159’a çıktı. 4 yeni vakanın iyileşmesi sonucu toplamda 22 kişinin iyileştiği kaydedildi. 11 vakadan 10’unun İngiltere, birinin ise İsviçre ile bağlantılı olduğunu belirten Kuveyt Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Abdullah es-Sened, bunlardan 10’unun Kuveyt vatandaşı, birinin ise Lübnan uyruklu bir Kuveyt sakini olduğunu açıkladı. Toplamdaki vakalardan 5’i yoğun bakımdayken üçünün durumunun kritik olduğu bildirildi.

BAE
BAE, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri vatandaşlarının ülkeye giriş prosedürlerini bugünden itibaren güncellemeye karar verdi. Kararın yürürlüğe girmesinin ardından BAE topraklarına girenlerin 14 gün boyunca ev karantinasına tâbi tutulacağı bildirildi.

Bahreyn
Bahreyn’de iki vakanın iyileştiği açıklandı. Böylece, koronavirüsten kurtulan kişi sayısı 112’ye yükseldi.

Umman
Umman Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Perşembe günü 9 yeni koronavirüs vakasının kaydedildiği, toplam vaka sayısının 48’e çıktığı belirtildi. Bakanlık, yeni kaydedilen 8 vakanın Umman vatandaşı, birinin ise göçmen olduğunu açıkladı. İyileşen kişi sayısı ise 13’e çıktı.

Katar
Katarlı yetkililer, ülkede toplamda 460 vakanın kaydedildiğini bildirdi. Kaydedilen yeni vakaların çoğunun yabancı işçi, ikisinin İngiltere ve İtalya’dan dönen Katar vatandaşı olduğu belirtildi. Hepsi karantina altında bulunan vakalardan 6’sının yoğun bakımda olduğu ifade edildi.



El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Mahrami: Suudi Arabistan, ön koşulsuz ve siyasi sınırlama olmaksızın güney çözümünü destekliyor

Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)
Güney Yemen'den liderler, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenler Riyad'da düzenlenen istişare toplantısına katıldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Güney Yemen liderleri, aşiret şeyhleri ve yerel kanaat önderlerinin katılımıyla Güney İstişare Toplantısı başladı.

Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildiriyi Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Ebu Zura el-Mahrami okudu. Bildiride, toplantının ‘Güney’i kapsayan bir iradeyi temsil ettiği ve farklı kesimler ile vilayetlerden gelen liderler aracılığıyla adil, güvenli ve garantili bir çözüm arayışına yönelik olduğu’ vurgulandı. Bildiride ayrıca, ‘her türlü tırmandırıcı girişimden ve Güney’in davasına ve geleceğine hizmet etmeyen yan çatışmalar yaratma çabalarından uzak durulduğu’ ifade edildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın, konuyla ilgili liderlerle doğrudan yapılan görüşmeler ışığında, Güney halkının haklı taleplerini tamamen desteklediği ve halkın siyasi geleceğini belirleme hakkını güvence altına alan kapsamlı bir siyasi çözümün önünü açtığı ifade edildi. Bildiride, bu çözümün önceden belirlenmiş siyasi şartlar veya sınırlamalar dayatmadan, Güney halkının onur, güvenlik, istikrar ve geleceğini teminat altına alacağı kaydedildi. Ayrıca, Güney’in tam egemenliğe sahip bir devlet olarak yeniden kurulmasının da bu haklar kapsamında olduğu belirtildi.

El-Mahrami, Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun tarihi bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın iç anlaşmazlıklar veya gereksiz çatışmalar yaratılarak heba edilemeyeceğini vurguladı. Böyle bir tutumun, öncelikle Güney’in davasına karşıt güçlerin işine yarayacağı uyarısında bulundu.

Bildiride ayrıca, hiçbir kişi veya Güneyli tarafın dışlanmayacağı ve bu sürecin geniş katılıma ve sorumlu temsil mekanizmalarına dayandığı açık bir şekilde dile getirildi.

El-Mahrami, Riyad’a ulaştıkları günden itibaren Güney davasına yönelik samimi bir karşılama ve açık destek gördüklerini vurguladı. El-Mahrami, “Buradaki varlığımız, halkımızın ve güçlerimizin ihtiyaçlarını doğrudan iletmemize olanak sağladı. Öncelikli konular arasında dört aydır ödenmeyen maaşlar vardı ve Suudi Arabistan’dan bu konuda olumlu ve sorumlu bir geri dönüş aldık. Bu adım, halkımızın çektiği sıkıntıları hafifletme konusundaki içten çabalarını gösteriyor. Ayrıca, vatandaşların günlük yaşamını etkileyen ekonomik ve sosyal meseleler de Suudi kardeşlerimiz tarafından cömertçe desteklendi” dedi.

El-Mahrami, Suudi yetkililerden, Güney’in güvenliğini sağlayan ve cephelerde görev yapan Güney güçlerinin desteğinin sürdürüleceğine dair doğrudan ve somut teyitler aldıklarını belirtti. Bu kapsamda söz konusu güçlerin haklarının eksiksiz ödeneceği, destekleneceği ve kapasitelerinin güçlendirileceğini ifade eden el-Mahrami, bunun Güney’in istikrarını pekiştireceğini, ulusal kazanımlarını koruyacağını ve Güney cephesini zayıflatmaya veya Güneylilerin rolünü sorgulamaya yönelik girişimlerin önünü keseceğini vurguladı.

Toplantı bildirisine göre, ekonomi ve kalkınmanın desteklenmesi, Güney Yemen ile Suudi Arabistan arasında gelecekteki iş birliğinin temel direklerinden biri olacak. Bugün atılan adımların, güvenlik, istikrar ve kalkınmaya dayalı stratejik bir geleceğin somut başlangıcını temsil ettiği kaydedildi.

Bildiride, Suudi Arabistan’ın Güney’i tüm tehditlerden korumada öncü olduğu ve her zaman güçlü bir destek ve güvence sağladığı vurgulandı. Suudi Arabistan’ın Güney’in güvenliği ve istikrarının korunmasında temel bir ortak olduğu, haklı davasını desteklediği ve bu konudaki tutumunun güvenilir ve sürekli olduğu kaydedildi. Bildiride, Güney’in bugün karşı karşıya olduğu asıl tehlikenin Husi milisleri ve bölgeyi hedef alan yayılmacı projeleri ile DEAŞ ve El Kaide gibi diğer terör örgütleri olduğu ifade edildi. Bildirinin devamında şu ifade yer aldı: “Bu nedenle Suudi Arabistan’ın rolünü sorgulama girişimlerini, güneydeki askeri ve güvenlik güçlerini hedef alan kampanyaları ve özellikle de güneyi ve güvenliğini koruma sisteminin bir parçası olan Amalika Tugayları, Vatan Kalkanı Güçleri, Kara Kuvvetleri, Şebve Savunma Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’ni hedef alan kampanyaları kategorik olarak reddediyoruz.”

Bildiride, Suudi Arabistan ile karşılıklı güvenin değerli olduğu vurgulanarak, Güneyli liderlerin halklarının davasını bu hassas dönemde devralma sorumluluğunu bildiği ve bu davayı devlet aklıyla yönetmeye devam edeceği ifade edildi. Liderler, bu sürecin spekülasyon veya ani tepkilerle yürütülmeyeceğini belirtti.

Ayrıca bildiride, Güney halkına, meşru beklentilerini bilinçli ve sorumlu bir şekilde ifade etmeleri çağrısı yapıldı. Bu çerçevede, Suudi Arabistan himayesinde yürütülecek Güney Diyaloğu’nun güvenli ve garantili bir yol olduğu vurgulandı. Bildiride, “Güney devletinin yeniden kurulması hedefi bu siyasi yol üzerinden önceliğimiz ve amacımızdır. Suudi Arabistan’ın himayesi ve desteği, hakların korunmasını, kazanımların sürdürülmesini ve ulusal hedeflerin mümkün olan en düşük maliyetle gerçekleştirilmesini sağlayacaktır” denildi.

Bildiride ayrıca uluslararası toplumdan, Güneylilerin diyalog yoluyla belirlediği seçenekleri desteklemesi, meşru beklentilerine saygı göstermesi ve Suudi Arabistan’ın himayesinde yürütülen bu ciddi süreci desteklemesi istendi. Bu sürecin, Güney ve bölgedeki barış ve istikrar için en gerçekçi çerçeveyi oluşturduğu, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrar gereklilikleriyle uyumlu olduğu kaydedildi.


Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, ekonominin kalesi ve inovasyon platformu olarak Davos'taki varlığını güçlendiriyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) öncesinde Davos Kongre Merkezi (Reuters)

Suudi Arabistan’ın Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Davos’ta düzenlenen yıllık toplantılarına katılımı, ülkenin uluslararası alandaki görünürlüğü açısından önemli bir durak oluşturdu. Krallık, ekonomi, kalkınma, teknoloji ve çevresel meselelerdeki rolünü güçlendirmeyi sürdürürken, art arda gerçekleştirdiği katılımlarla küresel eğilimlerin şekillendirilmesinde etkili bir aktör olarak konumunu pekiştirdi. Bu süreçte, sınır aşan etki yaratacak girişimlere öncülük etme ve güçlü ortaklıklar kurma kapasitesi öne çıktı.

Bu platformlarda Suudi Arabistan’ın bölgesel istikrar ve küresel piyasaların dengelenmesindeki rolü de belirgin biçimde yer aldı. Özellikle enerji sektöründe, üretici ve tüketici çıkarları arasında dengeyi gözeten yaklaşımıyla dikkat çeken Suudi Arabistan, karbon döngüsel ekonomi anlayışını benimseyerek temiz enerjiye ve sürdürülebilir madenciliğe yönelik küresel dönüşüme katkı sundu.

Suudi Arabistan, 48. dönem toplantılarına ‘Bölünmüş bir dünyada ortak bir gelecek inşa etmek’ vizyonuyla katılırken, üst düzey heyetinin sergilediği güçlü temsil, ülkenin uluslararası arenadaki artan ağırlığını yansıttı.

Teknolojik dönüşüm

Suudi Arabistan’ın WEF’teki etkin varlığı yıllar içinde kesintisiz biçimde devam etti. 2019 yılında, Saudi Aramco’ya bağlı Uthmaniyah Gaz İşleme Tesisi’nin Endüstriyel Fenerler küresel listesine dahil edilmesi önemli bir dönüm noktası oldu. Bu adımla söz konusu tesis, petrol ve gaz sektöründe bu prestijli sınıflandırmaya giren ilk tesis olma özelliğini kazandı. Bu gelişme, Krallık’ta yaşanan sanayi dönüşümünün ulaştığı düzeyi yansıtırken, Suudi Arabistan aynı dönemde WEF ile Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin kurulmasına yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Daha sonra ulusal bir platforma dönüşen bu merkez, geleceğe dönük politikaların şekillendirilmesi ve ileri teknoloji alanlarında Suudi insan kaynağının yetiştirilmesine odaklanarak, Krallık’ın yenilikçilik ve teknolojik dönüşüm çağında hazırlık düzeyini güçlendirdi.

2020 yılında ise SABIC, döngüsel ekonomi yaklaşımı kapsamında plastik geri dönüşümüne yönelik TRUCIRCLE™ girişimini hayata geçirerek Krallık’ın forumdaki görünürlüğünü pekiştirdi. Aynı yıl Saudi Aramco, Hurays tesisinin de Endüstriyel Fenerler listesine alındığını duyurdu ve böylece bu küresel sınıflandırmaya giren ikinci Suudi tesisi kayda geçti.

Suudi Arabistan, 2022 yılında WEF platformlarında ‘Tarih bir dönüm noktasında’ başlığı altında küresel meydan okumalarla mücadeleye yönelik vizyonunu ortaya koydu. İklim, ekonomi, enerji ve gıda güvenliği gibi alanlarda ileri çözümler sunan Krallık, Vizyon 2030 programları sayesinde sağlanan ekonomik çeşitlenme, toplumsal güçlenme ve devletin krizlere karşı dayanıklılığını da vurguladı. Bu çerçevede, Kovid-19 salgınıyla mücadele ve toparlanma sürecinde elde edilen kazanımlar da öne çıkarıldı.

Bu etkin varlık, 2023 yılında Suudi Arabistan heyetinin ‘Kentsel kalkınma kaynaklarında dayanıklı bağlantıya doğru’ başlıklı oturumda sergilediği uluslararası iş birliği modeliyle daha da güçlendi. Oturumda şehirlerin geleceği ve sürdürülebilirliği ele alınırken, Suudi Arabistan’ın daha esnek ve yenilikçi kentsel modellerin geliştirilmesindeki öncü rolü ile uluslararası entegrasyonu güçlendiren teknolojik ve ekonomik çözümlere verdiği destek vurgulandı.

Gençleri güçlendirmek

Suudi Arabistan, 2024 yılı WEF’e katılımında da etkili varlığını sürdürdü. Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah başkanlığındaki heyet, ‘Güvenin yeniden inşası’ ekseninde Krallık’ın vizyonunu ortaya koyarak, küresel dönüşümlerin özüne temas eden bir yaklaşım sundu. Bu çerçevede ekonomik istikrarın güçlendirilmesinden insan ve teknolojiye yönelik yeni yatırım alanlarının açılmasına kadar uzanan başlıklar ele alındı.

Forumun farklı platformlarında ise El-Ula, Misk Vakfı, Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA), yenilikçiliği, gençlerin güçlendirilmesini ve akıllı şehirlerin şekillendirilmesini yansıtan girişimlerle yer aldı. Bu katılım, Suudi Arabistan’ı geleceğin araçlarını kararlılık ve ilhamla yeniden inşa eden bir ülke olarak öne çıkardı.

Suudi Arabistan’ın 2024’teki forum kapsamındaki varlığı, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın himayesinde Riyad’da düzenlenen WEF Özel Toplantısı’na ev sahipliği yapmasıyla daha da pekişti. Toplantıda, dünyanın farklı ülkelerinden binin üzerinde üst düzey lider, kalkınma sorunlarını ve daha istikrarlı bir geleceğe yönelik pratik çözümleri ele almak üzere bir araya geldi.

Toplantı kapsamında düzenlenen oturumlar ve imzalanan nitelikli anlaşmalar; uzay, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, sağlık ve insani çalışmalar gibi alanlara odaklandı. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın etkin bir uluslararası ortak konumunu teyit ederken, tüm ülkeler için kalkınma yollarının yeniden çizilmesine ve bölünmeleri aşmayı hedefleyen yeni bir uluslararası iş birliği modelinin benimsenmesine zemin hazırladı.

WEF’in 2025 yılı yıllık toplantısında ise Suudi Arabistan, uluslararası konumunu daha da güçlendirerek, forumla ortaklık içinde 2026 yılının ilk yarısında üst düzey ve periyodik bir küresel toplantıya ev sahipliği yapacağını duyurdu. Bu adım, Krallık’ın liderlik rolüne duyulan küresel güvenin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Siber güvenlik

Forum çalışmaları kapsamında, nitelikli bir dizi girişim de hayata geçirildi. Bunların başında, ekonominin siber güvenlikle ilişkisine odaklanan küresel bir platform olarak Riyad’da Siber Ekonomi Merkezi’nin kurulması yer aldı. Ayrıca Cübeyl Sanayi Kenti, ‘Sürdürülebilir sanayi kümelerine geçiş’ girişimine katılarak bu çerçevede Ortadoğu’da yer alan ilk şehir oldu. Geleceğin Pazarlarının Hızlandırıcısı girişimi ise Suudi Arabistan’ın yenilikçiliği destekleme ve yükselen pazarların büyümesini teşvik etme yönündeki çabalarını öne çıkardı.

Saudi House (Suudi Evi) girişimi de Krallık’ın uluslararası arenadaki artan rolünü ve somut etkisini yansıttı. Girişimciler, değişim öncüleri ve yenilikçileri bir araya getiren bir platform olarak öne çıkan girişim, dünyanın geleceğini şekillendiren temel alanlara ilişkin stratejik vizyonların paylaşılmasına imkân sundu. Ziyaretçiler, Vizyon 2030’un ortaya çıkardığı kalkınma ve yatırım fırsatlarını yakından tanıma imkânı bulurken, girişim kapsamında ele alınan başlıklar aracılığıyla zengin bir bilgi ve ilham kaynağına erişti.

WEF’in yıllık toplantısındaki bu artan varlığıyla Suudi Arabistan, uluslararası çözümlerin şekillendirilmesinde ve küresel ortaklıkların güçlendirilmesinde oynadığı merkezi rolü bir kez daha teyit etti. Krallık’ın art arda gerçekleştirdiği katılımlar, Vizyon 2030’un uluslararası iş birliği yolunu daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir geleceğe yönlendirme kapasitesini de açık biçimde ortaya koyuyor.

Niteliksel yatırımlar

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen WEF’in yıllık toplantısına katılımının, Krallık’ın uluslararası etkili platformlardaki varlığını güçlendirdiğini vurguladı. El-Hureyf, bu katılımın aynı zamanda Suudi Arabistan’ın küresel ekonomik meseleleri tartışan etkin bir ortak olarak rolünü sürdürmesine ve uluslararası ekonomi trendlerini öngörme çabalarına katkı sağladığını belirtti; bu çabaların istikrar, büyüme ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklediğini kaydetti.

7ı8o9
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) oturumlarından birine katılımı sırasında (SPA)

El-Hureyf, özellikle sanayi ve madencilik sektörlerindeki hızlı ekonomik dönüşümlerin, Krallık’ı nitelikli yatırımlar için cazip bir merkez ve küresel tedarik zincirlerinde güvenilir bir ortak konumuna getirdiğini ifade etti. Bu başarının, rekabetçi bir yatırım ortamı, istikrarlı bir yasal ve düzenleyici çerçeve, gelişmiş altyapı ve farklı sektörlerde kapsamlı bir yetenek geliştirme sistemi üzerine inşa edildiğini belirtti.

El-Hureyf ayrıca, Davos’ta Suudi heyetiyle gerçekleştirdiği temaslar sırasında, küresel şirketlerin liderleri, yatırımcılar ve karar vericilerle bir araya gelerek iş birliği fırsatlarını değerlendirmeyi, Krallık’ın sanayi ve madencilik alanlarında sunduğu imkân ve teşvikleri tanıtmayı ve nitelikli ortaklıklar kurarak yerli üretimi güçlendirme ve petrol dışı ihracatı artırma hedeflerini desteklemeyi planladığını açıkladı.


Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Şara bölgesel gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Şara bölgesel gelişmeleri ele aldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeden bir kare (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bölgedeki son gelişmeleri ve ortak ilgi alanına giren çeşitli konuları görüştü.

Görüşme, pazar günü Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın Suudi Veliaht Prensi’ni telefonla aramasıyla gerçekleşti. Görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ile bu ilişkilerin farklı alanlarda geliştirilmesine yönelik fırsatlar da ele alındı.