​Körfez ülkelerinde 100 yeni vaka, 2 ölüm, 46 iyileşme kaydedildi

Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)
Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)
TT

​Körfez ülkelerinde 100 yeni vaka, 2 ölüm, 46 iyileşme kaydedildi

Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)
Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)

Körfez ülkelerinde son 24 saatte 100 yeni vaka, 2 ölüm, 46 iyileşme kaydedildi. Dünyada 150’den fazla ülkeye yayılan salgın hakkında önleyici tedbirler alınmaya devam ediliyor.

-Suudi Arabistan
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, dün, 48 yeni vakanın kaydedildiğini, böylece toplam vaka sayısının 392’ye çıktığını bildirdi. 8 kişinin iyileşmesiyle beraber, toplamda iyileşen kişi sayısı ise 16’ya çıktı. Geriye kalan vakaların karantina prosedürleri altında stabil durumda sağlık hizmeti almaya devam ettiği, bunlardan 2’sinin ise yoğun bakımda olduğu açıklandı.
Koronavirüs İzleme Komitesi, dün, Sağlık Bakanı Dr. Tevfik bin Muhammed er-Rebia başkanlığında ilgili devlet sektörlerini temsil eden komite üyelerinin de katılımıyla, 31. toplantısını düzenledi. Toplantıda, koronavirüsle ilgili tüm rapor ve gelişmeler değerlendirilirken, virüsün hem dünya çapındaki durumu hem de Krallık'ta kaydedilen vakalar gözden geçirildi. Komite, sınır noktalarında gerekli tüm önlemlerin uygulanıp pekiştirilmesine devam edilmesi gerektiğini teyit etti.
Tüm dünyada doğrulanmış toplam vaka sayısının 275 binden fazla oluşuna dikkat çeken Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed el-Abdulali, bunlardan şu ana kadar 88 bin kişinin iyileştiğini, 11 bin 400 kişinin ise hayatını kaybettiğini vurguladı.
Suudi Arabistan’da yeni kaydedilen 48 vaka üzerine duran Abdulali, bunların arasında seyahatten dönenler, sağlık görevlileri (5) ve Riyad’da bulunan bir özel sağlık tesisi yöneticileri olduğunu açıkladı. Abdulali, koronavirüse bağlı belirtileri göstermeyen bu kişilerin şuanda karantina altında olduğunu, söz konusu tesisin ise kapatıldığını ifade etti.
Vakalar arasında, daha önceki vakalar ile temas halinde olanların da bulunduğuna değinen Abdulali; özellikle düğün, taziye  ve parklardaki temaslara dikkat çekti.
Herkesi sağlık ve güvenlikleri için evde kalmaya çağıran Abdulali, 14 vakanın çocuk, diğerlerinin ise 43 yaş üstü yetişkin olduğunu, aynı zamanda üçte ikisinin Suudlu, geri kalanının ise yabancı uyruklu kişiler olduğunu açıkladı. Aynı zamanda bu konuda en az 22 bin kişinin gelişmiş laboratuvar testlerine tâbi tutulduğunu, bunlardan 392’sinin pozitif çıktığını ifade etti.
Abdulali; el sıkışmaktan kaçınmak, elleri rutin olarak yıkamak, kalabalık ortamlardan uzak durmak, böylece hem kendini hem de toplumu korumak gibi tedbirler bağlamında herkesi kurallara ve yönergelere uymaya çağırdı. Aynı zamanda, virüsle ilgili sorular veya merak edilen konular hakkında herkesi doğrudan “937 Sağlık İletişim Merkezi” ile temasa geçmeye davet ederek, resmi kaynaklardan bilgi almanın, söylentilere ise aldanmamanın gerekliliğine vurgu yaptı. Şuana kadar en az 280 bin kişinin 937 Sağlık İletişim Merkezi’ne danıştığını açıklayan Abdulali, vatandaşların koronavirus belirtileri hakkında bir kişisel değerlendirme hizmeti olan akıllı telefon uygulamasından yararlanabilecekleri tavsiyesini de yeniledi.
 
-Kıdemli Alimler Konseyi
Suudi Arabistan Kıdemli Alimler Konseyi Genel Sekreterliği, koronavirüs salgını ile mücadelede yetkili makamlar tarafından verilen talimat ve düzenlemelere uymanın önemini vurguladı.
SPA’nın haberine göre, konsey tarafından dün yapılan açıklamada, bu talimatlara uymanın yasal bir görev olduğu, bunları ihlal edenlerin ise vebal altında olduğunu  olduğu belirtildi. Ayrıca bu talimatlar doğrultusunda kamu ve özel çıkarların gözetileceği, kişilerin ruhen ve bedenen sağlıklı kalacağı da vurgulandı.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“İlim ehli, söz konusu talimatları ihlal etmenin getirdiği zararların yalnızca kişinin kendisiyle kısıtlı kalmayacağı, ucunun başkalarına da dokunacağı göz önüne alındığında, bu talimatları ihlal etmenin vebalinin büyük  olduğu konusunda karar kılmıştır. Dileriz ki yüce Allah, bizi bu vebadan kurtarsın ve bize sağlık ve afiyet versin”

-Kuveyt
Kuveyt Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içerisinde 17 yeni vakanın kaydedildiğini, böylece toplam vaka sayısının 176’ya çıktığını açıkladı.
Kuveyt resmi haber ajansı KUNA'ya göre, 5 vakanın daha iyileşmesiyle toplamda 27 kişinin iyileştiğini belirten Kuveyt Sağlık Bakanı Şeyh Basil es-Sabah, dün yaptığı açıklamada, iyileşen bu kişilerin yetkili hastanenin rehabilitasyon kanadına aktarılacağını, böylece yeni vakalar için yer açılacağına değindi.

-Bahreyn
Bahreyn Sağlık Bakanlığı, dün, kaydedilen 8 yeni vaka ile beraber, toplam vaka sayısının 180’e çıktığını açıkladı. Bakanlık, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, vakalardan 4’ünün yoğum bakımda olduğunu bildirdi. Aynı zamanda 13 kişinin daha iyileşmesiyle, toplamda iyileşen kişi sayısının 125’e yükseldiği ifade edildi.
-Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)
BAE yetkilileri, dün, koronavirüse bağlı 13 yeni vakanın kaydedildiği, toplamda kaydedilen vaka sayısının böylelikle 153’e çıkmış olduğunu açıkladı. Aynı zamanda koronavirüs tedavisi gören 7 kişinin daha iyileşmesiyle, hastalıktan kurtulan kişi sayısının 38’e yükseldiği belirtildi. Hindistan’dan 2 kişi ve İtalya, İngiltere ve Filipinler’den birer kişi dâhil olmak üzere farklı milletlerden de iyileşme vakalarının görüldüğüne değinildi.
BAE Sağlık ve Toplum Koruma Bakanlığı, yeni vakaların, ülke dışından gelip de karantina altına alınanlar ile temas halinde olanların (aynı şekilde bu kişiler de karantina altındaydı) muayenesi sonucunda tespit edildiğini bildirdi.
Vakalar arasında İngiltere, Pakistan, Bangladeş, Portekiz, Polonya ve ABD uyruklu vatandaşlarda yer alıyor.
BAE sağlık sektörü resmi sözcüsü Dr. Feride el-Husani, dün yaptığı açıklamada, Avrupa’dan gelen 78 yaşındaki Arap uyruklu bir kadının Perşembe günü hayatını kaybettiğini, ölüm nedeninin ise koronavirüse bağlı hastalıkla eşzamanlı kalp krizi olduğunu söyledi. Aynı zamanda kalp hastalığı, böbrek yetmezliği gibi çeşitli kronik hastalıklardan muzdarip 58 yaşındaki bir Asyalı kadının da hayatını kaybettiğini belirten Husani, öncesinde bu kişilerin gerekli tedaviyi aldığını vurguladı.
Halkı turistik alanlardan ve temastan kaçınmaya çağıran BAE Sağlık Bakanlığı, toplumu sağlık yetkilileriyle işbirliği yapmaya, herkesin sağlık ve güvenliğini korumak için duyurulan talimat ve tedbirlere uymaya ve sosyal izolasyona bağlı kalmaya davet etti. Negatif test sonucunun evden çıkmaya, normal hayata ve başkalarıyla temas halinde bulunmaya devam etmek anlamına gelmediğini vurgulayan bakanlık, 14 günlük kişisel karantina uygulamasına uyulması tavsiyesinde bulundu.
BAE Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı, koronavirüsün ön testi için bir mekanizma kabul edilene kadar Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri vatandaşlarının ülkeye girişini askıya almaya karar almıştı.

-Umman
Umman Sağlık Bakanlığı, dün, koronavirüse bağlı 4 yeni vakanın daha kaydedildiğini, kendi vatandaşlarından olan bu kişilerden 2’sinin önceki vakalarla temas halindeki şahıslardan, diğer 2’sinin ise İngiltere ve İspanya seyahatleriyle bağlantılı olduğunu açıkladı. Toplamda kaydedilen vaka sayısının 52’ye çıktığı ülkede, toplamda 13 kişinin ise iyileştiği bildirildi.

-Katar
Katar Halk Sağlığı Bakanlığı, kaydedilen 10 yeni vaka ile beraber, toplam vaka sayısının 470’e çıktığını duyurdu. Yeni vakaların çoğunun yakın zamanda İngiltere ve İsviçre’den Doha'ya gelip karantinaya alınan gezginlerle bağlantılı olduğu, aralarından 5’inin ise Katar vatandaşı olduğu belirtildi. Doha'daki ilgili yetkililer, vatandaş ve sakinlerini koronavirüsle mücadelede Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen şartlara eksiksiz uymaya çağırdı.



Suudi hava savunma sistemleri, Riyad’a yönelik saldırı girişimini engelledi

Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)
Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)
TT

Suudi hava savunma sistemleri, Riyad’a yönelik saldırı girişimini engelledi

Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)
Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)

Yemen’deki Meşru Hükümete Destek Koalisyonu, dün yaptığı açıklamada, terör örgütü olarak nitelendirdiği Husiler tarafından Riyad’a doğru fırlatılan bir balistik füzenin önlendiğini ve imha edildiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi ise tesislerin güvenliğini ve operasyonel hazırlık durumunu doğrulamaya yönelik gerekli işlemlerin tamamlanması amacıyla Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda operasyonel faaliyetlerin askıya alınması kararını uzattı. Kararın, Husilerin daha önce düzenlediği; can kayıpları, yaralanmalar ve maddi hasara yol açan saldırının ardından alındığı belirtildi. Saldırının sonuçlarının giderilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

Suudi Arabistan Başmüftüsü ve Âlimler Heyeti Başkanı Şeyh Abdülaziz Âl eş-Şeyh, Husilerin sivil tesisleri ve İslam’ın kutsal mekânlarını, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’yi ziyaret edenler de dâhil olmak üzere, hedef almasının en ağır suçlardan biri olduğunu vurguladı. Âl eş-Şeyh, “Tarih boyunca kutsal mekânları ve bu mekânları ziyaret edenleri hedef alma konusunda bu suçlu çetenin izlediği yolu izleyen hiç kimse olmadı ki sonu helak ve ağır bir akıbet olmasın” ifadelerini kullandı.

Riyad Bölgesi Valisi Prens Faysal bin Bender, Husilerin saldırısı sonucu yaralananları başkentteki hastanelerde ziyaret etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bin Bender ziyaret sırasında Suudi Arabistan yönetiminin selamlarını ve acil şifa dileklerini yaralılara ileten Prens Bender, yönetimin bütün imkânlarıyla yaralıların yanında olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Duseri ise düzenlediği basın toplantısında, ülkesinin hava saldırıları, füze tehditleri ve insansız hava araçlarına (İHA) karşı koyabilecek gelişmiş kapasitelere sahip olduğunu vurguladı. Ed-Duseri, Suudi Arabistan’ın ülkenin, vatandaşların ve ülkede ikamet edenlerin güvenliğine öncelik verdiğini yineledi. Tehditlere karşı hazırlık seviyesinin yükseltilmesinin endişe duyulduğu anlamına gelmediğini belirten Bakan, bunun devletin farklı senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Öte yandan, dünyanın 70’ten fazla ülkesinden 176 bakan, âlim, müftü, dernek, üniversite ve İslami kuruluş başkanı, Husilerin saldırılarını şiddetle kınadı. Yapılan açıklamada, masum insanların hayatlarını kasten tehlikeye atmanın ve siviller arasında korku yaratmanın, söz konusu milislerin insan hayatının dokunulmazlığını hiçe saydığını ortaya koyduğu belirtildi. Bu tür eylemlerin uluslararası hukuk ve teamüllerin ağır bir ihlali olduğu vurgulandı.


Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı: Haremeyn’i hedef almak terör eylemidir… Hayat normale döndü

Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)
Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı: Haremeyn’i hedef almak terör eylemidir… Hayat normale döndü

Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)
Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)

Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Duseri, Husilerin son saldırılarına rağmen ülkede hayatın normal şekilde sürdüğünü belirterek, alarm seviyesinin yükseltilmesinin endişeyi değil, devletin farklı senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu gösterdiğini söyledi. Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan ise Suudi Arabistan’a yönelik “saldırgan ve terörist saldırıları” kınayarak hayatını kaybedenler için rahmet diledi ve “Farklı sınırlarımızda görev yapan yiğit evlatlarımızın ve askerlerimizin yanındayız” mesajını verdi.

Ed-Duseri: Haremeyn’i ve umrecileri hedef almak terör eylemidir

Enformasyon Bakanı Selman ed-Duseri, dün Riyad’daki Kral Selman Parkı’nda düzenlenen hükümet basın toplantısında, Husilerin Suudi Arabistan’da sivilleri ve sivil tesisleri hedef alan saldırılarını kınadı. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyen ed-Duseri, Husilerin “uluslararası hukuka ve ahlaki ilkelere hiçbir değer vermediğini” ifade etti.

Mekke ve Medine’nin yanı sıra Suudi Arabistan’daki havalimanlarında umrecilerin hedef alınmasının, “Husi milislerinin terörist davranışını” ortaya koyduğunu belirten ed-Duseri, ülke yönetiminin arkasında birlik içinde durduklarını, silahlı kuvvetlerle gurur duyduklarını ve Suudi Arabistan’ın güvenliğini koruma, kaynaklarını muhafaza etme ve kalkınma sürecini sürdürme kapasitesine güvendiklerini vurguladı.

Bakan ayrıca kamuoyuna bilgileri resmî kaynaklardan takip etme çağrısında bulundu. Güvenlik ve askerî operasyonlarla ilgili fotoğraf, video ve bilgilerin kaynağı belirsiz veya güvenilir olmayan mecralardan paylaşılmaması gerektiğini belirtti.

Kral Selman’ın talimatları ve yeni ekonomik düzenlemeler

İç gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan ed-Duseri, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Şûra Meclisi’nde Kral adına yaptığı konuşmada, ülkenin gelişmesi ve vatandaşların yaşam kalitesinin yükseltilmesinin hükümet çalışmalarının temel hedefi olarak vurgulandığını söyledi.

Bakan, eğitim ve sağlık hizmetlerine öncelik verilmesi, vatandaşların yetkinliklerinin geliştirilmesi, istihdam ve rekabet fırsatlarının artırılması ile konut sahibi olmayı kolaylaştıracak gayrimenkul reformlarının sürdürülmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Ed-Duseri, Kral Selman bin Abdülaziz’in Suudi Arabistan’da yasal statüye sahip olmadan bulunan bütün Yemen vatandaşlarının durumlarının düzeltilmesi yönünde talimat verdiğini de belirtti. Veliaht Prens’in ise kan bağışında bulunarak “Örnek Olmak ve Bağışlamak” sloganıyla 2026 Ulusal Kan Bağışı Kampanyası’nı başlattığını belirtti.

Bakan ayrıca Bakanlar Kurulu’nun küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik Ulusal Girişimcilik Stratejisi’ni ve rekabette adaleti, fırsat eşitliğini ve harcama verimliliğini artırmayı amaçlayan yeni düzenlemeleri onayladığını bildirdi.

Konut, istihdam ve dijital hizmetlerde ilerleme

Ed-Duseri’nin paylaştığı verilere göre, 2026’nın ilk altı ayında ilk konutunu satın alan Suudi ailelerin sayısı 63 bini aştı.

İnsan Kaynakları Geliştirme Fonu (Hedef) ise altı ayda 329 bin Suudi kadın ve erkeğin istihdam edilmesine katkı sağladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 23 artış anlamına geliyor.

İnsan kaynakları ve yönetim alanlarındaki 69 mesleği kapsayan yüzde 100 yerlileştirme kararı da yürürlüğe girdi.

Suudi Arabistan’ın, dijital kamu hizmetlerinin olgunluk endeksinde yüzde 99’luk puanla üst üste dördüncü kez bölgesel birinciliğini koruduğu belirtildi.

Enerji depolama ve madencilik yatırımları

Enformasyon Bakanı, Suudi Elektrik Enerjisi Satın Alma Şirketi’nin batarya tabanlı enerji depolama projeleri için toplam yatırım tutarı yaklaşık 4,5 milyar riyale ulaşan dört anlaşma imzaladığını açıkladı. Projelerin toplam kapasitesinin 2 bin megavat olması planlanıyor.

Su sektöründeki sanayilerin yerlileştirilmesine yönelik 2,8 milyar riyallik yatırımların da sanayi uygulama aşamasına geçtiği bildirildi. Yerli katkı oranının 2020’de yüzde 45 seviyesindeyken, 2026’da yüzde 68’in üzerine çıktığı kaydedildi.

Öte yandan, Cebel Sayid madencilik projesindeki arama çalışmalarında yaklaşık 114 milyon ton kaynak tespit edildiği açıklandı. Bu kaynakların yüksek oranda nadir toprak elementleri içerdiği ve uranyum açısından da umut verici bulgular ortaya koyduğu belirtildi.

Riyad’ın ulaşım ağı genişletiliyor

Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan, Riyad Metrosu kapsamında 94 trenin satın alınmasına yönelik sözleşmelerin imzalandığını açıkladı. (SPA)
Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan, Riyad Metrosu kapsamında 94 trenin satın alınmasına yönelik sözleşmelerin imzalandığını açıkladı. (SPA)

Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan, başkentin ekonomisi, nüfusu ve kentsel gelişimi bakımından olağanüstü bir büyüme döneminden geçtiğini söyledi. Sultan, ulaşım ağının geliştirilmesi çalışmalarının karayolları, toplu taşıma ve trafik yönetimi olmak üzere üç ana başlıkta yürütüldüğünü belirtti.

Riyad’daki toplu taşıma ağının hizmete girmesinden bu yana toplam 500 milyon yolculuk gerçekleştirildiğini açıklayan Sultan, bunların 300 milyonunun Riyad Metrosu üzerinden yapıldığını, yolcular arasında okul ve üniversite öğrencilerinin gerçekleştirdiği 20 milyon yolculuğun da bulunduğunu kaydetti.

94 trenin satın alınmasına yönelik sözleşmelerin imzalandığını bildiren Sultan, bu alımla Riyad Metrosu’ndaki toplam tren sayısının 277’ye yükseleceğini belirtti. Kırmızı hattın beş yeni istasyon eklenerek Diriyye’ye kadar uzatılacağını açıklayan Sultan, hattın günlük yolcu kapasitesinin iki kattan fazla artırılarak 370 bine çıkarılacağını ifade etti. Sarı hattın günlük yolcu kapasitesinin ise 130 binden 188 bine yükseltilmesi planlanıyor.

Karayolu altyapısına ilişkin çalışmalar hakkında da bilgi veren Sultan, 700 kilometrelik ana ulaşım aksının ve 300 kilometrelik kavşak ağının geliştirilmekte olduğunu söyledi. Ayrıca 26 noktada mühendislik düzenlemelerinin yapıldığını, trafik akışını iyileştirmek ve ulaşım verimliliğini artırmak amacıyla 720 kavşaktaki trafik sinyalizasyon sistemlerinin geliştirildiğini belirtti.

Asma köprüye paralel inşa edilen iki köprü projesinde tamamlanma oranının yüzde 42’ye ulaştığını aktaran Sultan, Takhassusi Yolu üzerinde yeni köprülerin inşası için hazırlıkların sürdüğünü kaydetti. Sultan, kuzey mahallelerinin Kral Selman Yolu ile bağlantısını güçlendirecek yeni bir köprünün yapımına da başlanacağını bildirdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın trafik sıkışıklığının giderilmesine yönelik talimatlar verdiğini belirten Sultan, tüm projelerin trafik akışını rahatlatmayı hedeflediğini vurguladı. Sultan, önümüzdeki üç ila dört yıl içinde köprülerin, ana ulaşım akslarının ve yolların hizmete açılmasıyla Riyad’daki trafik yoğunluğunun önemli ölçüde azalmasının beklendiğini söyledi.

Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Sultan, başkentin sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında 68’den fazla girişimin hayata geçirildiğini de açıkladı. Kentte yeşil alanları artırmak ve yaşam kalitesini iyileştirmek amacıyla 4,5 milyondan fazla ağaç dikildiğini belirtti.


70 ülkeden Âlim ve Müftüler, Husilerin terör eylemlerini kınayarak uluslararası topluma kararlı adım atma çağrısında bulundu

Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)
Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)
TT

70 ülkeden Âlim ve Müftüler, Husilerin terör eylemlerini kınayarak uluslararası topluma kararlı adım atma çağrısında bulundu

Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)
Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)

Dünyanın 70’ten fazla ülkesinden 176 bakan, âlim, müftü, dernek, üniversite ve İslami kuruluş başkanı, İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı. Açıklamalarda, saldırıların Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin güvenliğini ve bu kutsal mekânları ziyaret edenlerin emniyetini tehdit ettiği, havalimanlarını ve sivil altyapıyı hedef aldığı belirtildi. Yetkililer, Riyad yönetiminin topraklarını korumak, güvenlik ve istikrarını sağlamak ve Müslümanların kutsal mekânlarını savunmak amacıyla alacağı bütün önlemleri desteklediklerini vurguladı.

Suudi Arabistan İslam İşleri, Davet ve İrşat Bakanı Şeyh Dr. Abdüllatif Âl eş-Şeyh’e gönderdikleri mesaj ve telgraflarda, saldırıların İslam’ın kutsal mekânlarının dokunulmazlığını açıkça ihlal ettiği, insani ve ahlaki değerlerle bağdaşmadığı ve İslam dininin korunmasını emrettiği insan hayatını hiçe saydığı ifade edildi.

Açıklamalarda, Husilerin bu eylemlerinin insani ve ahlaki değerlerden uzaklaştıklarını ortaya koyduğu ve bölgenin güvenliği ile istikrarını tehdit eden uygulamalarının tehlikesini gözler önüne serdiği belirtildi. Saldırıların sona erdirilmesi ve sorumluların uluslararası hukuk ve mevzuat çerçevesinde hesap vermesini sağlamak için uluslararası toplumun kararlı bir tutum sergilemesi gerektiği kaydedildi.

Masum sivillerin hayatını kasten tehlikeye atmanın, güvenli insanların korku içinde yaşamasına neden olmanın ve hacı ile umrecilerin varış noktalarına ulaşmasını engellemenin, Husilerin insan hayatının dokunulmazlığını hiçe saydığını gösterdiği vurgulandı. Bu eylemlerin İslami ilkelerle insani ve ahlaki değerlerden uzaklaşmanın yanı sıra, uluslararası hukuk ve teamüllerin ağır bir ihlali olduğu ifade edildi. Sivil tesislerin korunması ve yolcuların güvenliğinin sağlanması için uluslararası toplumun ciddi adımlar atması çağrısında bulunuldu.

Açıklamalarda, Suudi Arabistan’ın saldırılar karşısında desteklenmesinin dinî, ahlaki ve insani bir sorumluluk olduğu belirtildi. Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin güvenliği ile bu mekânları ziyaret edenlerin emniyetinin yalnızca Suudi Arabistan’ı ilgilendiren bir mesele olmadığı, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanları yakından ilgilendirdiği vurgulandı. Mekke ve Medine’nin Müslümanların gönlündeki müstesna konumuna dikkat çekilerek, Suudi Arabistan’ın güvenliğini tehlikeye atmanın veya İslam’ın kutsal mekânlarını tehdit etmenin bütün İslam dünyasının duygularına yönelik bir saldırı anlamına geldiği kaydedildi.

Katılımcılar, Suudi Arabistan’ın topraklarını korumak, güvenlik ve istikrarını sağlamak, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî ile ziyaretçilerinin emniyetini güvence altına almak amacıyla aldığı önlemlerin dünya genelindeki Müslümanlar ve sağduyulu kişiler tarafından takdir edildiğini ve desteklendiğini belirtti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamada Riyad yönetiminin egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayanların güvenliğini korumak, ülkenin güvenliğini hedef alan tehditlere karşı koymak ve İslami kutsal mekânlarla sivil tesisleri savunmak için gerekli tüm tedbirleri alma hakkına sahip olduğu ifade edildi.

Suudi Arabistan’ın, Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens, Başbakan Muhammed bin Selman liderliğinde İslam’a ve Müslümanlara hizmet etme, kutsal mekânların bakımını üstlenme ve hacı ile umrecilerin ibadetlerini güven ve huzur içinde yerine getirmelerini sağlama konusundaki tarihî rolüne de dikkat çekildi. Ülkenin bu yöndeki çabalarının dünya genelindeki Müslümanlar için gurur ve takdir kaynağı olduğu belirtilerek, Suudi Arabistan’ın hedef alınmasının, İslam dünyasındaki konumu ve kutsal mekânları koruma sorumluluğundan bağımsız değerlendirilemeyeceği vurgulandı.

Yetkililer, uluslararası toplumu, ilgili kuruluşları ve kurumları saldırılara karşı hukuki, insani ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı. Saldırıları gerçekleştirenlerin caydırılması, hesap vermelerinin sağlanması ve benzer olayların tekrarlanmasının önlenmesi için kararlı önlemler alınması istendi. Açıklamalarda, Suudi Arabistan, yönetimi ve halkıyla dayanışmanın sürdürüleceği ve ülkenin güvenliğini, istikrarını ve Müslümanların kutsal mekânlarını hedef alan bütün girişimlere karşı yanında durulacağı ifade edildi.

Geniş çaplı kınama

Dünya İslam Birliği de çok sayıda üst düzey İslam temsilcisinden, müftüden ve önde gelen âlimden Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik terör saldırılarını kınayan mesajlar, mektuplar ve telefonlar aldı.

Müftüler ve âlimler, Mekke ve Medine’deki kutsal mekânların ve Suudi Arabistan’ın diğer bölgelerinin güvenliğini korumaya yönelik tüm tedbirlerinde Riyad yönetimiyle tam dayanışma içinde olduklarını belirtti.

Husilerin artık uluslararası güvenlik ve barış için bir tehdit oluşturduğuna, enerji arzını ve küresel ekonomiyi tehlikeye attığına dikkat çeken temsilciler, Suudi Arabistan’ın bu tehdide karşı koyma kapasitesine duydukları güveni dile getirdi. Saldırıların sonuçları ve doğurabileceği riskler karşısında sorumluluğun uluslararası topluma da düştüğünü vurguladılar.

Öte yandan, El-Ezher Kurumu da Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıyı en sert ifadelerle kınadı. Kurum, saldırıda masum siviller ve umre ziyaretçileri arasında can kayıpları ve yaralanmalar meydana geldiğini belirtti.

El-Ezher açıklamasında, sivil tesislerin ve Mescid-i Haram ile Mescid-i Nebevî’yi ziyaret edenlerin hedef alınmasının Müslümanların duygularını provoke ettiğini, insani değerler ve uluslararası teamüller açısından kabul edilemez olduğunu ve Suudi Arabistan’ın güvenliği ile toprak bütünlüğüne doğrudan zarar verdiğini vurguladı.

Kurum, yayımladığı açıklamada tekrarlanan saldırıları kesin bir dille reddetti ve bu eylemlerin sürdürülmesinin doğuracağı sonuçlara karşı uyarıda bulundu. Bölgesel güvenliğin korunması için saldırıların derhâl durdurulması, devletlerin egemenliğine ve topraklarının dokunulmazlığına tam saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.