​Körfez ülkelerinde 100 yeni vaka, 2 ölüm, 46 iyileşme kaydedildi

Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)
Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)
TT

​Körfez ülkelerinde 100 yeni vaka, 2 ölüm, 46 iyileşme kaydedildi

Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)
Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)

Körfez ülkelerinde son 24 saatte 100 yeni vaka, 2 ölüm, 46 iyileşme kaydedildi. Dünyada 150’den fazla ülkeye yayılan salgın hakkında önleyici tedbirler alınmaya devam ediliyor.

-Suudi Arabistan
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, dün, 48 yeni vakanın kaydedildiğini, böylece toplam vaka sayısının 392’ye çıktığını bildirdi. 8 kişinin iyileşmesiyle beraber, toplamda iyileşen kişi sayısı ise 16’ya çıktı. Geriye kalan vakaların karantina prosedürleri altında stabil durumda sağlık hizmeti almaya devam ettiği, bunlardan 2’sinin ise yoğun bakımda olduğu açıklandı.
Koronavirüs İzleme Komitesi, dün, Sağlık Bakanı Dr. Tevfik bin Muhammed er-Rebia başkanlığında ilgili devlet sektörlerini temsil eden komite üyelerinin de katılımıyla, 31. toplantısını düzenledi. Toplantıda, koronavirüsle ilgili tüm rapor ve gelişmeler değerlendirilirken, virüsün hem dünya çapındaki durumu hem de Krallık'ta kaydedilen vakalar gözden geçirildi. Komite, sınır noktalarında gerekli tüm önlemlerin uygulanıp pekiştirilmesine devam edilmesi gerektiğini teyit etti.
Tüm dünyada doğrulanmış toplam vaka sayısının 275 binden fazla oluşuna dikkat çeken Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed el-Abdulali, bunlardan şu ana kadar 88 bin kişinin iyileştiğini, 11 bin 400 kişinin ise hayatını kaybettiğini vurguladı.
Suudi Arabistan’da yeni kaydedilen 48 vaka üzerine duran Abdulali, bunların arasında seyahatten dönenler, sağlık görevlileri (5) ve Riyad’da bulunan bir özel sağlık tesisi yöneticileri olduğunu açıkladı. Abdulali, koronavirüse bağlı belirtileri göstermeyen bu kişilerin şuanda karantina altında olduğunu, söz konusu tesisin ise kapatıldığını ifade etti.
Vakalar arasında, daha önceki vakalar ile temas halinde olanların da bulunduğuna değinen Abdulali; özellikle düğün, taziye  ve parklardaki temaslara dikkat çekti.
Herkesi sağlık ve güvenlikleri için evde kalmaya çağıran Abdulali, 14 vakanın çocuk, diğerlerinin ise 43 yaş üstü yetişkin olduğunu, aynı zamanda üçte ikisinin Suudlu, geri kalanının ise yabancı uyruklu kişiler olduğunu açıkladı. Aynı zamanda bu konuda en az 22 bin kişinin gelişmiş laboratuvar testlerine tâbi tutulduğunu, bunlardan 392’sinin pozitif çıktığını ifade etti.
Abdulali; el sıkışmaktan kaçınmak, elleri rutin olarak yıkamak, kalabalık ortamlardan uzak durmak, böylece hem kendini hem de toplumu korumak gibi tedbirler bağlamında herkesi kurallara ve yönergelere uymaya çağırdı. Aynı zamanda, virüsle ilgili sorular veya merak edilen konular hakkında herkesi doğrudan “937 Sağlık İletişim Merkezi” ile temasa geçmeye davet ederek, resmi kaynaklardan bilgi almanın, söylentilere ise aldanmamanın gerekliliğine vurgu yaptı. Şuana kadar en az 280 bin kişinin 937 Sağlık İletişim Merkezi’ne danıştığını açıklayan Abdulali, vatandaşların koronavirus belirtileri hakkında bir kişisel değerlendirme hizmeti olan akıllı telefon uygulamasından yararlanabilecekleri tavsiyesini de yeniledi.
 
-Kıdemli Alimler Konseyi
Suudi Arabistan Kıdemli Alimler Konseyi Genel Sekreterliği, koronavirüs salgını ile mücadelede yetkili makamlar tarafından verilen talimat ve düzenlemelere uymanın önemini vurguladı.
SPA’nın haberine göre, konsey tarafından dün yapılan açıklamada, bu talimatlara uymanın yasal bir görev olduğu, bunları ihlal edenlerin ise vebal altında olduğunu  olduğu belirtildi. Ayrıca bu talimatlar doğrultusunda kamu ve özel çıkarların gözetileceği, kişilerin ruhen ve bedenen sağlıklı kalacağı da vurgulandı.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“İlim ehli, söz konusu talimatları ihlal etmenin getirdiği zararların yalnızca kişinin kendisiyle kısıtlı kalmayacağı, ucunun başkalarına da dokunacağı göz önüne alındığında, bu talimatları ihlal etmenin vebalinin büyük  olduğu konusunda karar kılmıştır. Dileriz ki yüce Allah, bizi bu vebadan kurtarsın ve bize sağlık ve afiyet versin”

-Kuveyt
Kuveyt Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içerisinde 17 yeni vakanın kaydedildiğini, böylece toplam vaka sayısının 176’ya çıktığını açıkladı.
Kuveyt resmi haber ajansı KUNA'ya göre, 5 vakanın daha iyileşmesiyle toplamda 27 kişinin iyileştiğini belirten Kuveyt Sağlık Bakanı Şeyh Basil es-Sabah, dün yaptığı açıklamada, iyileşen bu kişilerin yetkili hastanenin rehabilitasyon kanadına aktarılacağını, böylece yeni vakalar için yer açılacağına değindi.

-Bahreyn
Bahreyn Sağlık Bakanlığı, dün, kaydedilen 8 yeni vaka ile beraber, toplam vaka sayısının 180’e çıktığını açıkladı. Bakanlık, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, vakalardan 4’ünün yoğum bakımda olduğunu bildirdi. Aynı zamanda 13 kişinin daha iyileşmesiyle, toplamda iyileşen kişi sayısının 125’e yükseldiği ifade edildi.
-Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)
BAE yetkilileri, dün, koronavirüse bağlı 13 yeni vakanın kaydedildiği, toplamda kaydedilen vaka sayısının böylelikle 153’e çıkmış olduğunu açıkladı. Aynı zamanda koronavirüs tedavisi gören 7 kişinin daha iyileşmesiyle, hastalıktan kurtulan kişi sayısının 38’e yükseldiği belirtildi. Hindistan’dan 2 kişi ve İtalya, İngiltere ve Filipinler’den birer kişi dâhil olmak üzere farklı milletlerden de iyileşme vakalarının görüldüğüne değinildi.
BAE Sağlık ve Toplum Koruma Bakanlığı, yeni vakaların, ülke dışından gelip de karantina altına alınanlar ile temas halinde olanların (aynı şekilde bu kişiler de karantina altındaydı) muayenesi sonucunda tespit edildiğini bildirdi.
Vakalar arasında İngiltere, Pakistan, Bangladeş, Portekiz, Polonya ve ABD uyruklu vatandaşlarda yer alıyor.
BAE sağlık sektörü resmi sözcüsü Dr. Feride el-Husani, dün yaptığı açıklamada, Avrupa’dan gelen 78 yaşındaki Arap uyruklu bir kadının Perşembe günü hayatını kaybettiğini, ölüm nedeninin ise koronavirüse bağlı hastalıkla eşzamanlı kalp krizi olduğunu söyledi. Aynı zamanda kalp hastalığı, böbrek yetmezliği gibi çeşitli kronik hastalıklardan muzdarip 58 yaşındaki bir Asyalı kadının da hayatını kaybettiğini belirten Husani, öncesinde bu kişilerin gerekli tedaviyi aldığını vurguladı.
Halkı turistik alanlardan ve temastan kaçınmaya çağıran BAE Sağlık Bakanlığı, toplumu sağlık yetkilileriyle işbirliği yapmaya, herkesin sağlık ve güvenliğini korumak için duyurulan talimat ve tedbirlere uymaya ve sosyal izolasyona bağlı kalmaya davet etti. Negatif test sonucunun evden çıkmaya, normal hayata ve başkalarıyla temas halinde bulunmaya devam etmek anlamına gelmediğini vurgulayan bakanlık, 14 günlük kişisel karantina uygulamasına uyulması tavsiyesinde bulundu.
BAE Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı, koronavirüsün ön testi için bir mekanizma kabul edilene kadar Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri vatandaşlarının ülkeye girişini askıya almaya karar almıştı.

-Umman
Umman Sağlık Bakanlığı, dün, koronavirüse bağlı 4 yeni vakanın daha kaydedildiğini, kendi vatandaşlarından olan bu kişilerden 2’sinin önceki vakalarla temas halindeki şahıslardan, diğer 2’sinin ise İngiltere ve İspanya seyahatleriyle bağlantılı olduğunu açıkladı. Toplamda kaydedilen vaka sayısının 52’ye çıktığı ülkede, toplamda 13 kişinin ise iyileştiği bildirildi.

-Katar
Katar Halk Sağlığı Bakanlığı, kaydedilen 10 yeni vaka ile beraber, toplam vaka sayısının 470’e çıktığını duyurdu. Yeni vakaların çoğunun yakın zamanda İngiltere ve İsviçre’den Doha'ya gelip karantinaya alınan gezginlerle bağlantılı olduğu, aralarından 5’inin ise Katar vatandaşı olduğu belirtildi. Doha'daki ilgili yetkililer, vatandaş ve sakinlerini koronavirüsle mücadelede Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen şartlara eksiksiz uymaya çağırdı.



Körfez ülkeleri, İran ile yürütülecek her türlü müzakereye dahil edilmelerini, sürecin füze programını ve vekil güçlere verilen desteği de kapsamasını talep ediyor.

Bahreyn'in başkenti Manama'da bir araya gelen Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanları. (BNA)
Bahreyn'in başkenti Manama'da bir araya gelen Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanları. (BNA)
TT

Körfez ülkeleri, İran ile yürütülecek her türlü müzakereye dahil edilmelerini, sürecin füze programını ve vekil güçlere verilen desteği de kapsamasını talep ediyor.

Bahreyn'in başkenti Manama'da bir araya gelen Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanları. (BNA)
Bahreyn'in başkenti Manama'da bir araya gelen Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanları. (BNA)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Dışişleri Bakanları, Husi hareketinin "terör örgütü" olarak tanımlanması ve füze ile insansız hava aracı (İHA) elde etmesini sağlayan desteğin kesilmesi çağrısında bulundu. Bakanlar ayrıca İran’dan bölge ülkelerine yönelik saldırılarını durdurmasını ve oluşan zararları tazmin etmesini talep etti.

Bölge güvenliğini ilgilendiren her türlü müzakere veya düzenlemeye Körfez ülkelerinin de dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan bakanlar; İran ile yapılacak muhtemel mutabakatların nükleer ve füze programlarını, İHA kapasitesini ve bölgedeki vekil güçlere verilen desteği kapsaması gerektiğini belirtti. Metinde, gerilimi düşürmeyi hedefleyen diplomatik çabaların desteklendiği kaydedildi.

Manama’da dün gerçekleştirilen KİK Bakanlar Kurulu 168. Dönem Toplantısı’nın sonuç bildirisinde, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik sürdürdüğü saldırılar kınandı. Mescid-i Haram ile Mescid-i Nebevi ve çevresi dahil olmak üzere sivil havalimanları ile kritik tesislerin hedef alındığı, bu saldırıların sivil kayıplara ve yaralanmalara yol açtığı ifade edilerek hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar dilendi.

Konsey, Körfez ülkelerinin Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin güvenlik ile egemenliğini korumak adına aldığı tüm tedbirleri desteklediğini vurguladı. Ortak Savunma Antlaşması uyarınca üye ülkelerden birine yapılan saldırının tüm Konsey üyelerine yapılmış sayılacağı hatırlatılırken, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51. maddesi kapsamında üye ülkelerin bireysel ve kolektif meşru müdafaa hakkı saklı tutuldu.

Bakanlar, BM Güvenlik Konseyi’nin 15 Ekim’de yayımladığı ve Aramco tesisleri dahil Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarını kınayan, Krallığın kendini savunma hakkını teyit eden başkanlık bildirisini memnuniyetle karşıladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Husilere yönelik silah ambargosunun kesin bir şekilde uygulanması çağrısında bulunulurken, Yemen krizinde üç temel referans doğrultusunda siyasi bir çözüme ulaşılmasına verilen destek yinelendi.

İran konusuna ilişkin olarak Bakanlar Kurulu, Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik saldırılardan tamamen Tahran yönetimini sorumlu tuttu. İnsan Hakları Konseyi’nin 2026 tarihli ve 61/1 sayılı kararı uyarınca sorumlulardan hesap sorulması ve İran’ın doğan zararları tazmin etmekle yükümlü kılınması talep edildi.

Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Babülmendeb Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin korunmasının önemine dikkat çeken bakanlar; bu geçitlerin kapatılması, deniz trafiğinin engellenmesi, ticari gemiler ile mürettebatın hedef alınması veya mayın döşenmesi gibi eylemlere karşı uyarıda bulundu. Gemilerin geçişine yasa dışı harç veya kısıtlamalar getirilmesi, transit geçişlerin önceden izne bağlanması ya da dayatılan rotalara tabi tutulması reddedildi. Seyrüsefer serbestisinin yeniden tesis edilmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki durumun 28 Şubat öncesindeki haline dönmesi talep edildi.


Körfez ülkelerinden Husilerin “terör örgütü” olarak tanınması çağrısı

Yemenliler, Taiz kentinde bir yardım kuruluşuna ait depodan içme suyu alıyor. (Arşiv-Reuters)
Yemenliler, Taiz kentinde bir yardım kuruluşuna ait depodan içme suyu alıyor. (Arşiv-Reuters)
TT

Körfez ülkelerinden Husilerin “terör örgütü” olarak tanınması çağrısı

Yemenliler, Taiz kentinde bir yardım kuruluşuna ait depodan içme suyu alıyor. (Arşiv-Reuters)
Yemenliler, Taiz kentinde bir yardım kuruluşuna ait depodan içme suyu alıyor. (Arşiv-Reuters)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin dışişleri bakanları, Husilerin terör örgütü olarak sınıflandırılması ve örgütün füze ile insansız hava araçlarına (İHA) sahip olmasını sağlayan desteğin kesilmesi çağrısında bulundu. Bakanlar ayrıca İran’dan bölge ülkelerine yönelik saldırılarını durdurmasını ve bu saldırıların yol açtığı zararları tazmin etmesini istedi.

Manama’da düzenlenen toplantıda bakanlar, güvenliklerini ilgilendiren her türlü müzakere ve düzenlemeye Körfez ülkelerinin de dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. İran’la yapılacak herhangi bir uzlaşmanın nükleer ve füze programlarının yanı sıra İHA faaliyetlerini ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteği de kapsaması gerektiğini belirten bakanlar, gerilimin düşürülmesine yönelik diplomatik çabalara desteklerini yineledi.

Körfez ülkelerinin dışişleri bakanları ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Körfez İşbirliği Konseyi-Rusya Stratejik Diyalog Mekanizması’nın dokuzuncu bakanlar toplantısında krizlerin diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini vurguladı. Lavrov, bölgedeki güvenlik düzenlemelerinde belirleyici söz ve karar yetkisinin Körfez ülkelerine verilmesi gerektiğini ifade etti.

Sahadaki gelişmeler kapsamında, Yemen’deki Husilerin fırlattığı bir mühimmatın Necran’daki yerleşim alanına düşmesi sonucu 6 Suudi vatandaşı yaralandı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Yemen’de Meşru Hükümete Destek Koalisyonu ise Husiler tarafından Hamis Muşayt yönüne fırlatılan iki balistik füze ile Riyad ve Şarkiye bölgelerini hedef alan üç İHA’nın imha edildiğini duyurdu.

Öte yandan, teknik arıza nedeniyle Necran’da bir keşif helikopterinin düşmesi sonucu iki Suudi subay hayatını kaybetti.

Koalisyon, Husilerin saldırı kapasitesini etkisiz hâle getirmek ve imha etmek, sivilleri korumak amacıyla sert operasyonel tedbirler alınacağını açıkladı.


Körfez ülkelerinden Suudi Arabistan’a kendini savunma hakkına destek... Husilerin saldırılarına kınama

Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin dışişleri bakanları, Bahreyn’deki toplantıları sırasında (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin dışişleri bakanları, Bahreyn’deki toplantıları sırasında (KİK)
TT

Körfez ülkelerinden Suudi Arabistan’a kendini savunma hakkına destek... Husilerin saldırılarına kınama

Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin dışişleri bakanları, Bahreyn’deki toplantıları sırasında (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin dışişleri bakanları, Bahreyn’deki toplantıları sırasında (KİK)

Körfez ülkelerinin dışişleri bakanları, Bahreyn’de gerçekleştirdikleri toplantıda başta Husilerin Suudi Arabistan topraklarına yönelik saldırıları olmak üzere bölgesel gelişmeleri ele aldı. Bakanlar, söz konusu saldırıları kınarken Suudi Arabistan’ın topraklarını savunma hakkını destekledi.

Toplantıda Yemen’deki gelişmelerin yanı sıra bölgedeki tırmanış ve Körfez ile Kızıldeniz’de seyrüsefer özgürlüğüne yönelik tehditler de görüşüldü.

Körfez dışişleri bakanlarının toplantısının ardından, iki taraf arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve çeşitli alanlarda ortaklık ufkunun genişletilmesi amacıyla Körfez-Rusya Stratejik Diyaloğu’nun 9. ortak bakanlar toplantısı gerçekleştirildi.

Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, Körfez ülkelerinin dışişleri bakanları ile Rusya Dışişleri Bakanı arasındaki görüşmelerde Körfez-Rusya işbirliğinin geliştirilmesi yollarının ele alınacağını ve iki tarafın ortak çıkar alanlarına giren konularda görüş alışverişinde bulunacağını belirtti. Budeyvi, görüşmelerin tarafların çıkarlarına hizmet etmesini amaçladıklarını ifade etti.

Suudi Arabistan’la dayanışma

KİK ülkelerinin dışişleri bakanları, pazar günü Bahreyn’de düzenlenen toplantıda başta Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları olmak üzere bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyani, Körfez ülkelerinin Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğunu ve Krallığın meşru müdafaa hakkını desteklediklerini vurguladı.

Zeyani, toplantıdaki konuşmasında, “Suudi Arabistan’ın yanında tek saf halinde duruyor ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca sahip olduğu asli meşru müdafaa hakkını destekliyoruz” dedi.

Zeyani, “Suudi Arabistan’ın güvenliğinin KİK ülkelerinin güvenliğinden ayrılmaz bir parça olduğunu” ifade etti.

KİK ülkelerinin güvenliğinin bölgesel ve uluslararası güvenliğin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Zeyani, “KİK ülkelerinin güvenliği, bölgesel ve uluslararası güvenliğin temel dayanaklarından biridir” dedi.

Zeyani, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını ve “sivil yerleşimlere, hayati tesislere ve sivil havalimanlarına kasıtlı saldırılar düzenlemesini” kınadı. Bu saldırıların can kayıpları ve yaralanmalara yol açtığını belirtti.

Zeyani, “bu saldırıların sonuncusunun Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen hain saldırı olduğunu” belirterek saldırıda 14 sivilin hayatını kaybettiğini ve 300’den fazla kişinin yaralandığını söyledi.

Bu saldırıların uluslararası insancıl hukuk ile uluslararası sivil havacılığa ilişkin Şikago Sözleşmesi’nin açık bir ihlali olduğunu vurgulayan Zeyani, Bahreyn’in Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar karşısındaki değişmez ve destekleyici tutumunu yineledi.

Zeyani ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde başkanlık açıklaması konusunda sağlanan uzlaşıyı memnuniyetle karşıladı. Bahreyn’in desteklediği Suudi Arabistan tarafından Güvenlik Konseyi’ne sunulan karar tasarısına Rusya Federasyonu’nun desteğiyle bu uzlaşının ileri taşınmasını umduğunu ifade etti.

Zeyani, “Karar tasarısı sivillerin korunmasını, saldırıların durdurulmasını, bunların finansman ve silah kaynaklarının kurutulmasını, Yemen’de insani yardım çalışmalarının korunmasını ve BM Genel Sekreteri’nin Yemen Özel Temsilcisi’nin kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşma çabalarının desteklenmesini amaçlıyor” dedi.

KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi de Körfez dışişleri bakanlarının toplantısında yaptığı konuşmada, “Husilerin Suudi Arabistan’a karşı gerçekleştirdiği hain saldırılar, bizi kanın dokunulmazlığına, sivil tesislerin güvenliğine ve tırmanışın bölgenin güvenliği ve istikrarı üzerindeki sonuçlarına hiçbir önem vermeyen kasıtlı bir suç davranışıyla karşı karşıya bırakıyor” dedi.

Budeyvi, “bu açık saldırıları” kınadığını ve “havalimanları, sivil tesisler ve enerji tesislerinin hedef alınmasının sürdürülmesini” reddettiğini yineledi.

Husilerin saldırılarını tekrarlamakta ısrar etmesinin, saldırıları durduracak, sorumluların hesap vermesini sağlayacak ve bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik tehdidi engelleyecek etkili bir uluslararası müdahaleyi gerektirdiğini belirten Budeyvi, “Bu milisin suçlarını tekrarlamakta ısrar etmesi, saldırılarını durduracak, sorumlularını hesap verebilir kılacak ve güvenlik ile istikrara yönelik tehditlerini önleyecek etkili bir uluslararası müdahaleyi zorunlu kılıyor” ifadelerini kullandı.

KİK Genel Sekreteri ayrıca İran’ın KİK ülkelerine yönelik tekrarlanan saldırılarını kınadı. Bu saldırıların “egemenliklerinin ve toprak bütünlüklerinin açık bir ihlali ve güvenlikleri ile istikrarlarına doğrudan tehdit” oluşturduğunu belirtti.

Budeyvi, İran’ın “Hürmüz Boğazı’ndaki deniz seyrüseferinin güvenliğini ve serbestisini hedef alan tehlikeli ve devam eden uygulamalarını” da kınadı. İran’ın bu hayati uluslararası su yolunu “baskı ve tehdit aracı olarak kullanma girişimlerinin” uluslararası ticaret ve küresel enerji arzını ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığını ifade etti.

İran’a uluslararası hukuk ve BM Şartı’nın ilkelerine bağlı kalma, BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararını eksiksiz uygulama ve Hürmüz Boğazı’nda herhangi bir kısıtlama veya tehdit olmaksızın seyrüsefer ve güvenli geçiş özgürlüğünü güvence altına alma çağrısında bulundu.

Budeyvi, başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası toplumun bölgenin güvenlik ve istikrarını güvence altına alacak kararlı bir tutum sergilemek ve uluslararası deniz geçiş yollarını bölgesel ve uluslararası güvenlik ile barışı tehdit eden uygulamalardan korumakla sorumlu olduğunu vurguladı.