​Körfez ülkelerinde 100 yeni vaka, 2 ölüm, 46 iyileşme kaydedildi

Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)
Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)
TT

​Körfez ülkelerinde 100 yeni vaka, 2 ölüm, 46 iyileşme kaydedildi

Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)
Koronavirüsle mücadelede eden Suudlu kadınlar (SPA)

Körfez ülkelerinde son 24 saatte 100 yeni vaka, 2 ölüm, 46 iyileşme kaydedildi. Dünyada 150’den fazla ülkeye yayılan salgın hakkında önleyici tedbirler alınmaya devam ediliyor.

-Suudi Arabistan
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, dün, 48 yeni vakanın kaydedildiğini, böylece toplam vaka sayısının 392’ye çıktığını bildirdi. 8 kişinin iyileşmesiyle beraber, toplamda iyileşen kişi sayısı ise 16’ya çıktı. Geriye kalan vakaların karantina prosedürleri altında stabil durumda sağlık hizmeti almaya devam ettiği, bunlardan 2’sinin ise yoğun bakımda olduğu açıklandı.
Koronavirüs İzleme Komitesi, dün, Sağlık Bakanı Dr. Tevfik bin Muhammed er-Rebia başkanlığında ilgili devlet sektörlerini temsil eden komite üyelerinin de katılımıyla, 31. toplantısını düzenledi. Toplantıda, koronavirüsle ilgili tüm rapor ve gelişmeler değerlendirilirken, virüsün hem dünya çapındaki durumu hem de Krallık'ta kaydedilen vakalar gözden geçirildi. Komite, sınır noktalarında gerekli tüm önlemlerin uygulanıp pekiştirilmesine devam edilmesi gerektiğini teyit etti.
Tüm dünyada doğrulanmış toplam vaka sayısının 275 binden fazla oluşuna dikkat çeken Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed el-Abdulali, bunlardan şu ana kadar 88 bin kişinin iyileştiğini, 11 bin 400 kişinin ise hayatını kaybettiğini vurguladı.
Suudi Arabistan’da yeni kaydedilen 48 vaka üzerine duran Abdulali, bunların arasında seyahatten dönenler, sağlık görevlileri (5) ve Riyad’da bulunan bir özel sağlık tesisi yöneticileri olduğunu açıkladı. Abdulali, koronavirüse bağlı belirtileri göstermeyen bu kişilerin şuanda karantina altında olduğunu, söz konusu tesisin ise kapatıldığını ifade etti.
Vakalar arasında, daha önceki vakalar ile temas halinde olanların da bulunduğuna değinen Abdulali; özellikle düğün, taziye  ve parklardaki temaslara dikkat çekti.
Herkesi sağlık ve güvenlikleri için evde kalmaya çağıran Abdulali, 14 vakanın çocuk, diğerlerinin ise 43 yaş üstü yetişkin olduğunu, aynı zamanda üçte ikisinin Suudlu, geri kalanının ise yabancı uyruklu kişiler olduğunu açıkladı. Aynı zamanda bu konuda en az 22 bin kişinin gelişmiş laboratuvar testlerine tâbi tutulduğunu, bunlardan 392’sinin pozitif çıktığını ifade etti.
Abdulali; el sıkışmaktan kaçınmak, elleri rutin olarak yıkamak, kalabalık ortamlardan uzak durmak, böylece hem kendini hem de toplumu korumak gibi tedbirler bağlamında herkesi kurallara ve yönergelere uymaya çağırdı. Aynı zamanda, virüsle ilgili sorular veya merak edilen konular hakkında herkesi doğrudan “937 Sağlık İletişim Merkezi” ile temasa geçmeye davet ederek, resmi kaynaklardan bilgi almanın, söylentilere ise aldanmamanın gerekliliğine vurgu yaptı. Şuana kadar en az 280 bin kişinin 937 Sağlık İletişim Merkezi’ne danıştığını açıklayan Abdulali, vatandaşların koronavirus belirtileri hakkında bir kişisel değerlendirme hizmeti olan akıllı telefon uygulamasından yararlanabilecekleri tavsiyesini de yeniledi.
 
-Kıdemli Alimler Konseyi
Suudi Arabistan Kıdemli Alimler Konseyi Genel Sekreterliği, koronavirüs salgını ile mücadelede yetkili makamlar tarafından verilen talimat ve düzenlemelere uymanın önemini vurguladı.
SPA’nın haberine göre, konsey tarafından dün yapılan açıklamada, bu talimatlara uymanın yasal bir görev olduğu, bunları ihlal edenlerin ise vebal altında olduğunu  olduğu belirtildi. Ayrıca bu talimatlar doğrultusunda kamu ve özel çıkarların gözetileceği, kişilerin ruhen ve bedenen sağlıklı kalacağı da vurgulandı.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“İlim ehli, söz konusu talimatları ihlal etmenin getirdiği zararların yalnızca kişinin kendisiyle kısıtlı kalmayacağı, ucunun başkalarına da dokunacağı göz önüne alındığında, bu talimatları ihlal etmenin vebalinin büyük  olduğu konusunda karar kılmıştır. Dileriz ki yüce Allah, bizi bu vebadan kurtarsın ve bize sağlık ve afiyet versin”

-Kuveyt
Kuveyt Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içerisinde 17 yeni vakanın kaydedildiğini, böylece toplam vaka sayısının 176’ya çıktığını açıkladı.
Kuveyt resmi haber ajansı KUNA'ya göre, 5 vakanın daha iyileşmesiyle toplamda 27 kişinin iyileştiğini belirten Kuveyt Sağlık Bakanı Şeyh Basil es-Sabah, dün yaptığı açıklamada, iyileşen bu kişilerin yetkili hastanenin rehabilitasyon kanadına aktarılacağını, böylece yeni vakalar için yer açılacağına değindi.

-Bahreyn
Bahreyn Sağlık Bakanlığı, dün, kaydedilen 8 yeni vaka ile beraber, toplam vaka sayısının 180’e çıktığını açıkladı. Bakanlık, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, vakalardan 4’ünün yoğum bakımda olduğunu bildirdi. Aynı zamanda 13 kişinin daha iyileşmesiyle, toplamda iyileşen kişi sayısının 125’e yükseldiği ifade edildi.
-Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)
BAE yetkilileri, dün, koronavirüse bağlı 13 yeni vakanın kaydedildiği, toplamda kaydedilen vaka sayısının böylelikle 153’e çıkmış olduğunu açıkladı. Aynı zamanda koronavirüs tedavisi gören 7 kişinin daha iyileşmesiyle, hastalıktan kurtulan kişi sayısının 38’e yükseldiği belirtildi. Hindistan’dan 2 kişi ve İtalya, İngiltere ve Filipinler’den birer kişi dâhil olmak üzere farklı milletlerden de iyileşme vakalarının görüldüğüne değinildi.
BAE Sağlık ve Toplum Koruma Bakanlığı, yeni vakaların, ülke dışından gelip de karantina altına alınanlar ile temas halinde olanların (aynı şekilde bu kişiler de karantina altındaydı) muayenesi sonucunda tespit edildiğini bildirdi.
Vakalar arasında İngiltere, Pakistan, Bangladeş, Portekiz, Polonya ve ABD uyruklu vatandaşlarda yer alıyor.
BAE sağlık sektörü resmi sözcüsü Dr. Feride el-Husani, dün yaptığı açıklamada, Avrupa’dan gelen 78 yaşındaki Arap uyruklu bir kadının Perşembe günü hayatını kaybettiğini, ölüm nedeninin ise koronavirüse bağlı hastalıkla eşzamanlı kalp krizi olduğunu söyledi. Aynı zamanda kalp hastalığı, böbrek yetmezliği gibi çeşitli kronik hastalıklardan muzdarip 58 yaşındaki bir Asyalı kadının da hayatını kaybettiğini belirten Husani, öncesinde bu kişilerin gerekli tedaviyi aldığını vurguladı.
Halkı turistik alanlardan ve temastan kaçınmaya çağıran BAE Sağlık Bakanlığı, toplumu sağlık yetkilileriyle işbirliği yapmaya, herkesin sağlık ve güvenliğini korumak için duyurulan talimat ve tedbirlere uymaya ve sosyal izolasyona bağlı kalmaya davet etti. Negatif test sonucunun evden çıkmaya, normal hayata ve başkalarıyla temas halinde bulunmaya devam etmek anlamına gelmediğini vurgulayan bakanlık, 14 günlük kişisel karantina uygulamasına uyulması tavsiyesinde bulundu.
BAE Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı, koronavirüsün ön testi için bir mekanizma kabul edilene kadar Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri vatandaşlarının ülkeye girişini askıya almaya karar almıştı.

-Umman
Umman Sağlık Bakanlığı, dün, koronavirüse bağlı 4 yeni vakanın daha kaydedildiğini, kendi vatandaşlarından olan bu kişilerden 2’sinin önceki vakalarla temas halindeki şahıslardan, diğer 2’sinin ise İngiltere ve İspanya seyahatleriyle bağlantılı olduğunu açıkladı. Toplamda kaydedilen vaka sayısının 52’ye çıktığı ülkede, toplamda 13 kişinin ise iyileştiği bildirildi.

-Katar
Katar Halk Sağlığı Bakanlığı, kaydedilen 10 yeni vaka ile beraber, toplam vaka sayısının 470’e çıktığını duyurdu. Yeni vakaların çoğunun yakın zamanda İngiltere ve İsviçre’den Doha'ya gelip karantinaya alınan gezginlerle bağlantılı olduğu, aralarından 5’inin ise Katar vatandaşı olduğu belirtildi. Doha'daki ilgili yetkililer, vatandaş ve sakinlerini koronavirüsle mücadelede Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen şartlara eksiksiz uymaya çağırdı.



Abdulkerim al-Tavil... Barutun alevleriyle başlayan ve tavafla sona eren bir sabır yolculuğu

Hacı Abdulkerim al-Tavil, Humus'un batı kırsalındaki al-Havz köyünden bir Suriyeli, (Şarku’l Avsat)
Hacı Abdulkerim al-Tavil, Humus'un batı kırsalındaki al-Havz köyünden bir Suriyeli, (Şarku’l Avsat)
TT

Abdulkerim al-Tavil... Barutun alevleriyle başlayan ve tavafla sona eren bir sabır yolculuğu

Hacı Abdulkerim al-Tavil, Humus'un batı kırsalındaki al-Havz köyünden bir Suriyeli, (Şarku’l Avsat)
Hacı Abdulkerim al-Tavil, Humus'un batı kırsalındaki al-Havz köyünden bir Suriyeli, (Şarku’l Avsat)

İbrahim el-Kureyşi

Humus’un batı kırsalında, Asi Nehri’nin köyler arasından aktığı, hikâyelerin toprağın çamurundan ve başakların sabrından doğduğu bir coğrafyada, Suriyeli hacı Abdülkerim Muhammed Hıdır et-Tavil’in hikâyesi başlıyor. En büyük arzusu Kâbe’yi görmek ve hac ibadetini yerine getirmek olan et-Tavil, bu hayaline nihayet bu yılki hac sezonunda kavuştu.

Bu uzun zamandır beklediği an, yıllarca savaşın ateşi ve güneşin kavurucu sıcağı altında geçen zorlu bir yaşamın ardından geldi. Bu süreçte ailesinden dokuz kişiyi kaybeden Abdülkerim’in yüzünde derin izler bırakan acılar, hayatının önemli bir bölümünü şekillendirdi.

57 yaşındaki Abdülkerim, Humus kırsalındaki Havz köyünde mütevazı bir çiftçi olarak yaşamını sürdürüyordu. Toprağı işliyor, emeğinin karşılığını bereketli ürünlerle alıyordu. Ancak 2010 yılında hac yolculuğu için hazırlık yaparken kader onun için bambaşka bir sabır ve mücadele yolculuğu hazırlamıştı. Bu süreçte beş oğlunu, üç kardeşini ve bir kuzenini kaybetti.

2011 yılında Suriye’de olayların başlamasıyla birlikte Abdülkerim’in hayatı tamamen değişti. Çiftçilik yapan elleri, toprağını ve ailesini korumak amacıyla silah taşımaya başladı. 2012 Ramazan ayında düzenlenen gözaltı operasyonlarından mucizevi şekilde kurtuldu. Ancak kardeşleri aynı şansa sahip olmadı; gözaltına alındılar, işkence gördüler ve en büyük kardeşi hayatını kaybederek geride on yetim bıraktı. Bu kayıp aileyi derinden sarssa da inançlarını sarsamadı.

O günden sonra Abdülkerim için uzun bir acı dönemi başladı. Gündüzleri çocuklarının geçimini sağlamak için tarlalarda çalışıyor, geceleri ise nöbet ve çatışma hatlarında görev alıyordu. Yaşadıklarını Şarku’l Avsat’a anlatırken, “Gerçek bir trajedi yaşadık, ancak davamızın haklılığına olan inancımız her şeyden güçlüydü” ifadelerini kullandı.

2013 yılında köyleri şiddetli çatışmaların ortasında kaldı ve aile zorunlu olarak Lübnan sınırına doğru göç etti. Lübnan’ın Arsal kasabasına ulaştıktan sonra Abdülkerim, “Vatanda ölmek sürgünde yaşamaktan daha onurludur” diyerek Suriye’ye dönme kararı aldı. Ancak onu daha büyük acılar bekliyordu.

Kanlı bir bombardıman gecesinde ilk oğlunu gözlerinin önünde kaybetti. Oğlunu kendi elleriyle gece karanlığında toprağa verdi. Ertesi gün ikinci oğlu da hayatını kaybetti ve iki kardeş yan yana defnedildi. Ardından yaralanan oğlu Muhammed yaşamını yitirdi. Kısa süre sonra dördüncü oğlu İsa ve ardından beşinci oğlu Yusuf da hayatını kaybetti. Ölüm, sanki peş peşe ailesinin kapısını çalıyordu.

Gözaltılar ve çatışmalar sırasında iki kardeşini ve kuzenini de kaybeden Abdülkerim’in yakın çevresinden uğurladığı kişilerin sayısı dokuza ulaştı. Ancak her kazdığı mezarla birlikte inancını kaybetmek yerine ona daha sıkı sarıldı. Kâbe’nin etrafında tavaf etme hayali ise tüm bu acıların ortasında kalbinde bir umut ışığı olarak yaşamaya devam etti.

Bu yılki hac sezonunda Suriyeli hacı, hayatında ilk kez Kâbe’nin karşısında durdu. Beyaz ihramı içinde, vücudunda leğen kemiği ile ayağı arasında kalan 11’den fazla kurşunun izlerini taşıyordu. Kendi ifadelerine göre gözyaşları ilk kez burada sel oldu. Duaları, kendisinden önce hayatını kaybeden oğullarının ve kardeşlerinin isimleriyle birleşti. Yaşadığı tüm kayıplarla sınandıktan sonra Allah’ın kendisine 16 yıl boyunca beklediği huzur anını nasip ettiğini hissetti.

Abdülkerim, bu haccın uzun yıllar süren sabrının ilk meyvesi olduğunu söylüyor. Geçmişe pişmanlıkla değil, oğulları ve kardeşlerinin kendisini Allah’a yaklaştıran bir vesile olduğu inancıyla baktığını belirtiyor. Ayrıca hacılara sunulan hizmetlerden ve organizasyondan büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek, Suudi Arabistan’ın hacılara sağladığı imkânların tarif edilemeyecek düzeyde olduğunu ve bunun yıllardır Suriye halkına yönelik insani desteklerinin bir devamı niteliği taşıdığını vurguluyor.


Muhammed bin Selman: İki Kutsal Camiye ve ziyaretçilerine karşı görevimizi yerine getirmeye devam edeceğiz

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Mina Sarayı'ndaki yıllık resepsiyonda (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Mina Sarayı'ndaki yıllık resepsiyonda (SPA)
TT

Muhammed bin Selman: İki Kutsal Camiye ve ziyaretçilerine karşı görevimizi yerine getirmeye devam edeceğiz

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Mina Sarayı'ndaki yıllık resepsiyonda (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Mina Sarayı'ndaki yıllık resepsiyonda (SPA)

İbrahim el-Kureyşi & Ömer el-Bedevi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Krallık’ın Haremeyn-i Şerifeyn'e ve kutsal mekânlara gösterdiği ihtimamı sürdürme, ayrıca bu mekânları ziyaret eden hacılara hizmet etme yönündeki çabalarının devam edeceğini vurguladı.

Veliaht Prens bu açıklamayı, Kral Selman bin Abdülaziz adına perşembe günü Mina Sarayı'nda düzenlenen ve bu yıl hac ibadetini yerine getiren liderler, önde gelen İslami şahsiyetler, konuklar, heyet başkanları ve hac işleri ofislerinin temsilcilerinin katıldığı yıllık kabul töreninde yaptı.

Öte yandan Mekke Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Mişel, dün yaptığı açıklamada hac sezonunun başarıyla tamamlandığını duyurdu. Bin Mişel, güvenlik, organizasyon ve hizmetlerin entegre bir şekilde yürütüldüğünü, bu sayede hacıların ibadetlerini kolaylık ve huzur içinde yerine getirebildiğini ifade etti.

Mekke Vali Yardımcısı, elde edilen olağanüstü başarının öncelikle Allah'ın yardımı, ardından Suudi Arabistan liderliğinin sınırsız desteği ve isabetli talimatları sayesinde gerçekleştiğini belirtti. Ayrıca sağlanan imkân ve kaynakların yanı sıra hazırlık, planlama ve uygulama süreçlerinin tüm aşamalarının titizlikle takip edildiğini vurguladı.

Bu arada, Medine kenti, Mescid-i Nebevî'yi ziyaret etmek üzere gelen ve hac ibadetlerini erken tamamlayan hacıları otobüsler ve Haremeyn Hızlı Treni seferleriyle karşılamaya başladı.

Diğer taraftan Suudi Arabistan Hac Bakanı Tevfik er-Rabia, dün Mina'da hac şirketlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmede, hizmetlerin değerlendirilmesi, iyileştirme imkanlarının ele alınması ve gelecek hac sezonuna yönelik erken hazırlıklar ele alındı.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi: Bölgedeki krizde savunma çabaları açıkça görüldü

Prens Muhammed bin Selman, hacılara hizmet etme çalışmalarından dolayı ordu ve güvenlik güçleri mensuplarına, devlet çalışanlarına ve gönüllülere teşekkür etti (SPA)
Prens Muhammed bin Selman, hacılara hizmet etme çalışmalarından dolayı ordu ve güvenlik güçleri mensuplarına, devlet çalışanlarına ve gönüllülere teşekkür etti (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi: Bölgedeki krizde savunma çabaları açıkça görüldü

Prens Muhammed bin Selman, hacılara hizmet etme çalışmalarından dolayı ordu ve güvenlik güçleri mensuplarına, devlet çalışanlarına ve gönüllülere teşekkür etti (SPA)
Prens Muhammed bin Selman, hacılara hizmet etme çalışmalarından dolayı ordu ve güvenlik güçleri mensuplarına, devlet çalışanlarına ve gönüllülere teşekkür etti (SPA)

Kutsal Yerler: İbrahim el-Kureyşi & Ömer el-Bedevi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, hacıların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için görev yapan askerî ve güvenlik birimleriyle kamu kurumlarının çalışmalarını takdir etti. Veliaht Prens, bu çabaların, bölgesel krizlere karşı sergilenen tutumda da görüldüğü üzere, Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve egemenliğini koruma yönündeki çalışmaların devamı niteliğinde olduğunu söyledi.

Prens Muhammed bin Selman, Kurban Bayramı dolayısıyla Mina Sarayı’nda, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdülaziz adına askerî kuvvetlerin üst düzey komutanları ile bayram tebriğine gelen yetkilileri kabul etti.

Veliaht Prens görüşmede, ülkenin güvenliğini koruma ve millî kazanımları savunma yönünde gösterilen çabaların gurur ve takdire değer olduğunu belirterek, bunun devletin köklü yaklaşımının devamı olduğunu ifade etti. Muhammed bin Selman, “Allah’a hamdediyoruz ki ülkemize Haremeyn-i Şerifeyn’e hizmet etme ve kutsal mekânlara gelen ziyaretçilere bakım sağlama şerefini nasip etti” ifadelerini kulandı.

Öte yandan hacılar dün teşrik günlerinin ilki olan “Yevmü’l-Karr” ("karar günü, yerleşme günü") ibadetlerini tamamladı. Suudi Arabistan hükümetinin sunduğu kapsamlı hizmetler sayesinde hacılar ibadetlerini huzurlu ve manevi atmosfer içinde yerine getirdi.

Hac ibadetini erken tamamlayarak Mina’dan ayrılmak isteyen hacıların ise bugün güneşin zeval vaktinin ardından bölgeden ayrılmaya başlaması bekleniyor.

Medine’deki resmî kurumların da ibadetlerini tamamlayan ve bu akşam itibarıyla otobüsler ile Haremeyn Hızlı Treni üzerinden kente ulaşmaya başlayacak ilk hacı kafilelerini karşılamak için hazırlıklarını tamamladığı bildirildi.