​Hindistan’ın aradığı o isim Mesud Ezher… Yeni Hint Bin Ladin

Mesud Ezher (New York Times)
Mesud Ezher (New York Times)
TT

​Hindistan’ın aradığı o isim Mesud Ezher… Yeni Hint Bin Ladin

Mesud Ezher (New York Times)
Mesud Ezher (New York Times)

Yeni Delhi, 20 yıl önce aldığı kararla terörist olan Mesud Ezher’i Hindistan’ı hedef alan saldırıları nedeniyle arananlar listesinin ilk sırasına koydu. Bugün kendisi ve başında bulunduğu terörist grup, belki de Keşmir’deki kadim krizi çözmenin önündeki engellerden biri olabilir.
Zirvesi karlarla kaplı dağları, parlak yeşil vadileri, elma bahçeleri ve safran tarlalarıyla Hindistan’ın en kuzeyindeki Cemmu- Keşmir bazen muhteşem ve büyüleyici bir krallık olarak tanımlanabilir. Ancak bu bölge geçmiş yıllar boyunca Hindistan ve Pakistan arasında hiç bitmeyen kanlı çatışmaların merkez üssü olarak art arda lanetli olaylara sahne oldu. New York Times’ın haberine göre bu bölge, Hindistan topraklarına ait kabul edilmesinin üzerinden 70 yıl geçmiş olmasına rağmen hala bu iki ülke arasındaki çatışmaların kıvılcımını oluşturmaya devam ediyor.
Geçtiğimiz Ağustos ayında Hindistan, sahip olduğu özerkliği kaldırarak Cemmu- Keşmir’in statüsünü güçlendirme yoluna gitti. Karar, Hindu milliyetçiliğinin hakim olduğu Cemmu bölgesinde memnuniyetle karşılanırken, Müslümanların çoğunlukta olduğu Keşmir vadisinde itirazlara yol açtı. Hindistan hükümeti, geniş çaplı protesto hareketi ve şiddet olaylarını kontrol altına almak için büyük bir güvenlik hamlesi başlattı. Bu sırada mobil servisler ve internet bağlantısını kapattı. Onlarca siyasi lider ve eylemci, ev hapsine mahkum edildi. Tam 7 ay sonra Keşmir'de atmosfer hala gergin. Hint hükümeti geçtiğimiz aydan itibaren internet ve cep telefonlarının kullanımıyla ilgili kısıtlamaları hafifletmeye başladı.
Hint yetkililer, bu baskıların sadece sivil huzursuzluğu önlemek için değil, sınır ötesi terörist tehditlere karşı korunmak için de gerekli olduğunu söylediler. Pakistan'daki terörist gruplar tarafından Keşmir vadisine ve Hindistan'daki diğer hedeflere yönelik uzun bir saldırı geçmişine işaret ettiler. Bundan bir yıl önce Hint Bin Ladin olarak tanınan 51 yaşındaki Mesud Ezher’in lideri olduğu Ceyşu'l Muhammed terör örgütü, Srinagar yakınlarındaki Pulwama'daki Hint kuvvetlerinin bir konvoyunu hedef alan 40 Hint polis memurunun ölümüne neden olan bomba yüklü araba ile bir saldırı gerçekleştirdi. Saldırgan, terörist grubun saflarına katılmak için bir yıl önce Keşmir'deki köyünü terk eden, 22 yaşlarında Hint bir gençti.
Saldırıdan bir saat sonra terörist grup tarafından yayınlanan bir video ile saldırı üstlenilmişti. Kendini kamufle eden bir gencin görüldüğü videoda terörist grubun Keşmir’i Hint işgalinden kurtarmak için intihar saldırıları yapmaya hazır binlerce askere sahip olduğu bildirilmişti.
Bu nedenle Mesud Ezher, Hindistan’da arananlar listesinde birinci sırada yer alan isim oldu. Mesud Ezher, son yıllarda Hint topraklarını etkileyen çok sayıda terör saldırısı düzenleme konusunda başarılı oldu. Bu da Hindistan’da hem politik sınıf hem de halk düzeyinde öfkeye neden oldu. Bu durum o ve grubunu güvenlik güçlerinin birinci hedefi haline getirdi.



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.