Benzine indirim, motorine zam

Benzine indirim, motorine zam
TT

Benzine indirim, motorine zam

Benzine indirim, motorine zam

Bu geceyarısından itibaren geçerli olacak şekilde benzinin litre satış fiyatına 8 kuruş indirim, motorine ise 6 kuruş zam gelecek.
Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası’nın (EPGİS), sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı duyuruya göre, bu geceyarısından itibaren geçerli olmak üzere benzinin litre satış fiyatına 8 kuruş indirim gelirken, motorine ise 6 kuruş zam yapıldı.
Fiyat indiriminin ardından benzinin litre satış fiyatı İstanbul’da ortalama 5,17 liradan 5,09 liraya, Ankara’da 5,32 liradan 5,24 liraya, İzmir’de ise 5,33 liradan 5,25 liraya inecek. Motorinde ise fiyat artışının ardından İstanbul’da 5,31 liradan 5,37 liraya, Ankara’da 5,40 liradan 5,46 liraya, İzmir’de ise 5,42 liradan 5,48 liraya yükselecek. Dağıtım firmalarının belirlediği fiyatlar rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük değişiklikler gösteriyor.



Savaşa rağmen İsrail ekonomisi nasıl hâlâ ayakta?

İsrail'in Demir Kubbe savunma sistemi, İran'ın misilleme füze saldırılarının hepsini durduramamıştı (Reuters) 
İsrail'in Demir Kubbe savunma sistemi, İran'ın misilleme füze saldırılarının hepsini durduramamıştı (Reuters) 
TT

Savaşa rağmen İsrail ekonomisi nasıl hâlâ ayakta?

İsrail'in Demir Kubbe savunma sistemi, İran'ın misilleme füze saldırılarının hepsini durduramamıştı (Reuters) 
İsrail'in Demir Kubbe savunma sistemi, İran'ın misilleme füze saldırılarının hepsini durduramamıştı (Reuters) 

Gazze savaşı, İran ve Lübnan'la çatışmalar ve iç siyasetteki kutuplaşmalara rağmen İsrail ekonomisi ciddi bir krize girmedi.

Savaş koşullarına rağmen ekonominin nasıl hâlâ ayakta kaldığını inceleyen Haaretz, bu dayanıklılığın arkasında teknoloji sektörü, savunma sanayisi ve küresel sermaye bağlantılarının bulunduğuna dikkat çekiyor.

Analize göre yatırımcılar, Binyamin Netanyahu yönetiminin yarattığı olumsuz siyasi atmosferin geçici olduğunu düşündüğünden döviz piyasası ve borsa canlı seyrediyor.

Radikal sağcı hükümetin 2023'te gündeme getirdiği, büyük protestolara yol açan yargı reformu paketinin yarattığı tartışmaların uzun vadede ortadan kalkacağı öngörülüyor.

Ayrıca piyasalar Gazze ve İran'daki çatışmaların bir noktada biteceği ve ekonomik normalleşme sürecinin başlayacağını fiyatlıyor.

Diğer yandan analizde, Haziran 2021'den Aralık 2022'ye kadar görev yapan Naftali Bennett-Yair Lapid liderliğindeki koalisyon hükümetinin de Netanyahu yönetimine sağlam bir ekonomi devrettiği belirtiliyor.

Netanyahu'nun ekibinin bütçeyi iyi yönettiği, savunma bütçesindeki rekor artışlarla sektördeki firmalara yatırımların çoğaldığı, bunun da verimlik ve büyümeyi hızlandırdığı değerlendirmesi paylaşılıyor.

Forbes'un analizinde de İran savaşının İsrail hava savunma sistemlerine, drone'larına ve uzun menzilli füzelerine uluslararası ilgiyi artırdığına işaret ediliyor. Bunun İsrail ekonomisini güçlendiren sipariş ve sermaye girişleri sağladığı vurgulanıyor.

Bloomberg'ün 7 Mayıs'taki haberinde, şekelin dolar karşısında 1993'ten bu yana en güçlü seviyesine ulaştığına dikkat çekilmişti.

Ancak şekelin fazla değer kazanması, ihracat ve sanayi sektörlerindeki daha küçük işletmeleri olumsuz etkiliyor.

Güçlü şekel enflasyonun düşmesini sağlasa da özellikle gelirlerini dolar olarak kazanan fakat maaş ve giderlerini şekelle ödeyen ihracat firmalarının rekabet gücünü zayıflatıyor.

İsrail Üreticiler Birliği Başkanı Avraham Novogrocki, ihracatın ülkenin ekonomik faaliyetlerinin yüzde 40'ını oluşturduğunu hatırlatarak, "Bu durum devlet gelirlerine ciddi zarar verecek. Acil önlem alınmazsa bunun bedelini tüm ekonomi ödeyecek" diyor.

Fitch Ratings de marttaki raporunda İsrail'in "A" kredi notunu korurken görünümü negatifte tutmuştu. Savaşın uzaması ve artan kamu borcunun uzun vadede büyüme ve mali açığı azaltma çabalarını baskılayabileceği uyarısında bulunulmuştu.

Independent Türkçe, Haaretz, Forbes, Reuters, Times of Israel


Washington-Pekin hattında ticaret diplomasisi hızlandı… Tesla, Meta, BlackRock gibi ABD devleri Çin’le yeni sayfa peşinde

Fotoğrafta, Donald Trump’ın ziyareti sırasında kendisine eşlik eden en önemli isimler görülüyor. (AP)
Fotoğrafta, Donald Trump’ın ziyareti sırasında kendisine eşlik eden en önemli isimler görülüyor. (AP)
TT

Washington-Pekin hattında ticaret diplomasisi hızlandı… Tesla, Meta, BlackRock gibi ABD devleri Çin’le yeni sayfa peşinde

Fotoğrafta, Donald Trump’ın ziyareti sırasında kendisine eşlik eden en önemli isimler görülüyor. (AP)
Fotoğrafta, Donald Trump’ın ziyareti sırasında kendisine eşlik eden en önemli isimler görülüyor. (AP)

ABD merkezli şirket yöneticileri, Başkan Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleştirilecek zirveden ticari kazanımlar elde etmeyi hedefliyor.

Meta’dan Tesla ve BlackRock’a kadar uzanan Amerikan iş dünyası heyeti, büyük ölçüde dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin ile yaşanan ticari sorunların çözülmesini isteyen şirketlerden oluşuyor.

Beyaz Saray’dan bir yetkili pazartesi günü yaptığı açıklamada, Tesla, BlackRock, Illumina, Mastercard ve Visa gibi şirketlerden 10’dan fazla üst düzey yöneticinin Trump’ın 14-15 Mayıs tarihlerindeki ziyaretine eşlik edeceğini bildirdi.

Trump’ın 2017’deki ziyaretinin aksine, bu kez daha küçük ölçekli hazırlanan heyette Çin’deki uzun vadeli ticari önceliklerini ilerletmek isteyen şirketler yer alıyor. Hazırlık sürecini bilen ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen iki kaynağa göre şirketler, büyük çaplı ticari anlaşmalardan ziyade düzenleyici engellerin kaldırılmasına odaklanıyor.

Rhodium Group jeostrateji uzmanı Reva Goujon, “Boeing ve Cargill dışında heyetteki şirketlerin çoğu, kritik girdilerin tedarikine ilişkin taleplerini iletmek amacıyla orada bulunuyor” dedi.

Goujon, bunun Washington yönetiminin “Çin’in yatırım yapılabilir bir ülke olarak görülmek istiyorsa güvenilir bir yatırım ortağı olması ve tedariki siyasi baskı aracı hâline getirmemesi gerektiği” yönündeki mesajlarını güçlendirebileceğini söyledi.

Düzenleyici onay beklentisi

Amerikan iş dünyası heyeti, zirvenin düzenleyici onaylar, pazara erişim ve yatırım fırsatları açısından olumlu siyasi atmosfer yaratmasını umuyor. Çünkü şirketler Çin’de yalnızca ticari anlaşmalar değil, aynı zamanda geniş kapsamlı operasyonel zorluklarla da karşı karşıya bulunuyor.

Illumina yaptığı açıklamada CEO’su Jacob Thaysen’ın Amerikan iş heyetinde yer almaktan onur duyduğunu belirtti. Şirket, ayrıntı vermeden bunun “ilişkileri güçlendirmek ve hassas talep teknolojilerinin geleceğini şekillendirmek için fırsat” olduğunu ifade etti.

Diğer şirketler ise zirveden beklentileri hakkında yorum yapmadı.

“Somut talep” şartı

Kaynaklardan biri, heyete katılım için temel şartın zirve sırasında veya sonrasında sonuç doğurabilecek “somut bir talep” ya da ön anlaşma potansiyeli olduğunu söyledi.

Başka bir kaynak ise Amerikan şirketlerinin zirveyi resmi duyuruların yapılacağı bir platformdan çok, Çin’de devam eden düzenleyici görüşmeleri hızlandırabilecek siyasi bir açılım olarak gördüğünü aktardı.

Örneğin Meta, geçen ay Çin’deki güçlü devlet planlama otoritesinin, 2 milyar doların üzerindeki Manus yatırımıyla ilgili geri adım atılması yönündeki talimatını çözmeye çalışıyor. Pekin yönetimi, yerel yapay zekâ girişimlerine yönelik Amerikan yatırımlarını daha sıkı denetlemeye başladı.

Tesla ve güneş enerjisi ekipmanları

Çin ayrıca güneş enerjisi ekipmanlarının ABD’ye ihracatına kısıtlama getirmeyi değerlendiriyor. Bu durum, Tesla gibi şirketlerin yeni fabrikalar kurma veya mevcut tesisleri genişletme planlarını tehdit ediyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre Tesla’nın Çinli tedarikçilerden 2,9 milyar dolarlık güneş paneli ekipmanı satın almak istiyor. Bunlar arasında ihracat izni için Çin Ticaret Bakanlığı’na başvuran Suzhou Maxwell Technologies de bulunuyor.

Tesla ayrıca dünyanın en büyük otomobil pazarı olan Çin’de tam otonom sürüş destek sisteminin kullanımını genişletmek için düzenleyici onay almaya çalışıyor.

Şirketin CEO’su Elon Musk daha önce hem Amerikan hem Çin makamlarının uyguladığı teknoloji kısıtlamalarının yarattığı zorlukları kabul etmiş, ancak bu yıl Çin’den gerekli onayın alınacağı konusunda iyimser olduğunu söylemişti.

BlackRock ve Panama limanları

Larry Fink da Pekin’e, şirketinin liderlik ettiği konsorsiyumun Hong Kong merkezli CK Hutchison’dan satın almayı planladığı 23 milyar dolarlık liman anlaşmasının inceleme altında olduğu bir dönemde gidiyor.

Söz konusu anlaşma, Panama Kanalı yakınındaki iki limanı da kapsıyor. Pekin yönetimi, Washington’ın stratejik su yolundaki Çin etkisini azaltma girişimleri nedeniyle anlaşmayı eleştiriyor.

Teknoloji ve biyoteknoloji şirketleri

Heyette yer alan teknoloji şirketlerinden Coherent, Pekin’in yüksek performanslı optik çipler için gerekli olan indiyum ve benzeri materyallere getirdiği ihracat kontrolleriyle baş etmeye çalışıyor.

Illumina ise geçen yıl uygulanan ihracat yasağının kaldırılmasının ardından ticari faaliyetlerini yeniden inşa etmeye çalışıyor. Ancak şirket hâlâ Çin’in “güvenilmez kuruluşlar” listesinde yer alıyor. Bu durum Çinli şirketleri, Illumina ürünlerini satın almak için hükümet onayı almaya zorluyor.

Washington ile Pekin arasındaki “biyogüvenlik” ve tedarik zinciri bağımlılığı gerilimi de giderek artıyor.

Finans kuruluşları Çin pazarına odaklandı

Mastercard ve Visa da zirveyi Çin’in sıkı şekilde düzenlenen ödeme sistemleri pazarındaki konumlarını güçlendirmek için fırsat olarak görüyor.

Bir kaynağa göre Mastercard, Çin’deki ortak girişiminde daha yüksek hisse payı elde edilmesi için ABD hükümetinin baskı yapmasını istiyor. Şirket, 2023 yılında Çin’de yuan cinsinden banka kartı işlemlerini yerel ortak NetsUnion ile gerçekleştirmek üzere onay alan ilk yabancı ödeme ağı olmuştu.

Bir başka kaynak ise Visa’nın, rakipleri Mastercard ve American Express gibi henüz yerel banka kartı işlemleri lisansı alamadığını, ancak gelecekte kurulacak bir ortak girişimde yüzde 100 mülkiyet hakkı talep ettiğini söyledi.

Wall Street’in Çin arayışı

Jane Fraser ve David Solomon da heyette yer alıyor. Wall Street şirketleri Çin sermaye piyasalarına daha fazla erişim sağlamaya çalışıyor.

Citigroup, Çin’de tamamen kendisine ait bir menkul kıymet aracılık lisansı için hâlâ onay bekliyor. Banka ayrıca Çin’in doğusundaki Zhejiang eyaletinde bulunan Haiyue Energy Group ile hukuki anlaşmazlık yaşıyor. Şirket, ABD yaptırımları nedeniyle dondurulan 27 milyon dolarlık ödeme konusunda Citibank’a dava açtı.

Tarım anlaşması beklentisi

Piyasa gözlemcilerine göre Çin ile ABD, zirve sırasında Pekin’in tahıl ve et alımlarını artırmasını kapsayan bir tarım anlaşmasına varabilir. Ancak uzmanlar, geçen ekim ayında üzerinde uzlaşılan anlaşmanın ötesinde büyük çaplı yeni soya fasulyesi alımları beklemiyor.


Avrupa Ticaret Odası: Suudi Arabistan küresel enerji akışını güvence altına aldı

Yanbu Endüstri Limanı (SPA)
Yanbu Endüstri Limanı (SPA)
TT

Avrupa Ticaret Odası: Suudi Arabistan küresel enerji akışını güvence altına aldı

Yanbu Endüstri Limanı (SPA)
Yanbu Endüstri Limanı (SPA)

Avrupa Ticaret Odası’nın Suudi Arabistan’daki Başkanı Kristijonas Gidevillas’a göre uluslararası deniz taşımacılığının dalgalandığı bir dönemde Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz üzerinden sağladığı ihracat kapasitesi, küresel enerji fiyatlarını kontrol altında tutan stratejik bir denge unsuru haline geldi. Gidevillas, Avrupa için alternatif petrol akış yollarının gerçek değerinin, arz sürekliliğini sağlamak ve enflasyon baskılarını hafifletmek olduğunu söyledi.

Gidevillas, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, 2025 yılında 88 milyar avroyu aşan Avrupa–Suudi Arabistan ticaret hacminin, krallığın Avrupa enerji güvenliğinde yapısal bir ortak haline geldiğini gösterdiğini ifade etti. Suudi Arabistan’ın dünyanın en esnek lojistik altyapılarından birine sahip olduğunu vurguladı.

Tek koridor bahsinin Sonu

Gidevillas’a göre Suudi Arabistan’ın hem Basra Körfezi hem de Kızıldeniz üzerinden çift yönlü ihracat kapasitesi geliştirmesi, fiilen tek koridor bahsini ortadan kaldırdı. Bu durum, bölgesel gerilimlerin en yoğun olduğu dönemlerde bile enerji akışının kesintisiz sürmesini sağlıyor.

Bu stratejinin geçici bir tepki değil, küresel ölçekte Suudi Arabistan’ın stratejik değerini artıran yapısal bir hamle olduğunu belirtti.

Avrupa için enerji ve dönüşüm boyutu

Gidevillas, kısa vadede bu koridorun Avrupa için en önemli etkisinin enerji arz güvenliğinden çok fiyat istikrarı olduğunu, uzun vadede ise Suudi Arabistan’ın Avrupa enerji dönüşümünün kilit ortağı haline geldiğini söyledi.

Neom ve Yenbu gibi yeni ihracat merkezlerinin, geleceğin yeşil yakıt tedarik zincirlerinde Suudi Arabistan’ı merkez konuma taşıdığını ifade etti.

cdvfdfd
Avrupa Ticaret Odası’nın Suudi Arabistan’daki Başkanı Kristijonas Gidevillas. (X)

Ayrıca Suudi Arabistan’ın hidrojen ve amonyak ihracatını Avrupa’ya yönlendirdiğini, bunun da Avrupa’nın sanayide karbonsuzlaşma programını desteklediğini belirtti. Mısır üzerinden Avrupa elektrik şebekelerine entegrasyonun da düşük karbonlu enerjiye geçişi güçlendirdiğini ekledi.

Avrupa enerji maliyetlerine yapısal katkı

Gidevillas, Avrupa Birliği’nin Körfez bölgesinden petrol ithalatının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde olduğunu hatırlatarak, Hürmüz Boğazı gibi kritik geçişlerde yaşanan aksaklıkların fiziksel arz kıtlığı yaratmaktan çok fiyatları yukarı çektiğini söyledi.

Suudi Arabistan’ın sağladığı koridorun temel katkısının piyasa akışının sürekliliği olduğunu ve bunun Avrupa ekonomisini fiyat şoklarından koruduğunu vurguladı.

Enerji Krizleri ve Avrupa’nın Kırılganlığı

Analizde, 2022’deki Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yaşanan enerji krizi hatırlatıldı. O dönemde gaz arzındaki düşüşün Avrupa hükümetlerini yüz milyarlarca avroluk destek paketleri açıklamaya zorladığı belirtildi.

Bugün Hürmüz Boğazı gerilimiyle birlikte Avrupa’nın yeniden yüksek fiyat baskısıyla karşı karşıya olduğu, Suudi Arabistan’ın ise bu süreçte tüketiciyi enflasyon riskinden koruyan bir rol üstlendiği ifade edildi.

Egemen güvenilirlik ve Suudi rolü

Gidevillas, Suudi Arabistan’ın OPEC içindeki konumu ve günlük 12 milyon varile ulaşan üretim kapasitesi sayesinde küresel enerji piyasalarında istikrar sağlayan kilit aktör olduğunu söyledi.

Çift ihracat koridoru sayesinde tek bir deniz yoluna bağımlılığın ortadan kalktığını ve bunun yapısal bir güvenlik avantajı oluşturduğunu vurguladı.

Avrupa’nın kırılganlığına karşı Suudi esnekliği

Avrupa’nın dizel ve jet yakıtı tedarikinde dalgalanmalar yaşadığı, enerji bağımsızlığı konusunda zorluklarla karşı karşıya olduğu belirtilirken, Suudi Arabistan’ın hem üretim hem de petrokimya altyapısıyla en esnek enerji ortaklarından biri haline geldiği ifade edildi.

fdvfdb
Yanbu Ticari Limanı, Suudi Arabistan’ın önemli deniz geçitlerinden biridir. (Mawani)

Gidevillas’a göre Suudi Arabistan yalnızca fiziksel enerji arzını değil, aynı zamanda küresel piyasalardaki jeopolitik baskıyı da dengeleyen bir “sigorta mekanizması” işlevi görüyor.

Gelecek perspektifi: Enerji dönüşümünde Suudi liderlik

Geleceğe ilişkin değerlendirmelerde Gidevillas, Suudi Arabistan’ın hidrokarbonlar alanındaki geleneksel rolünün yanı sıra yeşil hidrojen ve sürdürülebilir enerji üretiminde de küresel liderliğe ilerlediğini söyledi.

Bu dönüşümün, krallığın Avrupa için uzun vadeli stratejik ortak konumunu güçlendireceğini ve küresel enerji sisteminin geleceğinde merkezi bir rol oynayacağını belirtti.