Şubat ayında ihracat yüzde 2,3, ithalat yüzde 9,8 arttı

Şubat ayında ihracat yüzde 2,3, ithalat yüzde 9,8 arttı
TT

Şubat ayında ihracat yüzde 2,3, ithalat yüzde 9,8 arttı

Şubat ayında ihracat yüzde 2,3, ithalat yüzde 9,8 arttı

İhracat Şubat ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 artarak 14 milyar 653 milyon dolar, ithalat yüzde 9,8 artarak 17 milyar 634 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2020 yılı Şubat ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 artarak 14 milyar 653 milyon dolar, ithalat yüzde 9,8 artarak 17 milyar 634 milyon dolar olarak gerçekleşti.

İhracat yüzde 4,1, ithalat yüzde 14,3 arttı
Genel ticaret sistemine göre ihracat 2020 yılı Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 artarak 29 milyar 357 milyon dolar, ithalat yüzde 14,3'lük artışla 36 milyar 841 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Dış ticaret açığı Şubat ayında yüzde 72,0 arttı
Şubat ayında dış ticaret açığı yüzde 72,0 artarak 1 milyar 733 milyon dolardan 2 milyar 981 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2019 Şubat ayında yüzde 89,2 iken, 2020 Şubat ayında yüzde 83,1'e geriledi.

Dış ticaret açığı Ocak-Şubat döneminde yüzde 86,0 arttı
Ocak-Şubat döneminde dış ticaret açığı yüzde 86,0 artarak 4 milyar 23 milyon dolardan 7 milyar 484 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2019 Ocak-Şubat döneminde yüzde 87,5 iken, 2020 yılının aynı döneminde yüzde 79,7'ye geriledi.

Şubat ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 95,0 oldu
Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2020 Şubat ayında imalat sanayinin payı yüzde 95,0, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,2 oldu.
2020 Ocak-Şubat döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,6, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu.

Şubat ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 76,2 oldu
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2020 Şubat ayında ara mallarının payı yüzde 76,2, sermaye mallarının payı yüzde 12,4 ve tüketim mallarının payı yüzde 11,1 oldu.
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2020 Ocak-Şubat döneminde ise ara mallarının payı yüzde 77,2, sermaye mallarının payı yüzde 12,2 ve tüketim mallarının payı yüzde 10,2 oldu.

Şubat ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu
Şubat ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya'ya yapılan ihracat 1 milyar 341 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 906 milyon dolar ile Irak, 857 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 766 milyon dolar ile İtalya ve 740 milyon dolar ile ABD takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 31,5'ini oluşturdu.
Ocak-Şubat döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya'ya yapılan ihracat 2 milyar 755 milyon olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 725 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 722 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 650 milyon dolar ile İtalya ve 1 milyar 486 milyon dolar ile ABD takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 31,8'ini oluşturdu.

İthalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı
İthalatta ise Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Şubat ayında Rusya Federasyonu'ndan yapılan ithalat 1 milyar 714 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 712 milyon dolar ile Çin, 1 milyar 623 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 133 milyon dolar ile ABD ve 750 milyon dolar ile Irak izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 39,3'ünü oluşturdu.
Ocak-Şubat döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Ocak-Şubat döneminde Rusya Federasyonu'ndan yapılan ithalat 3 milyar 797 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 598 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 971 milyon dolar ile Almanya, 2 milyar 356 milyon dolar ile ABD ve 1 milyar 545 milyon dolar ile Irak izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 38,7'sini oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat yüzde 3,6 azaldı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2020 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 3,6, ithalat yüzde 7,2 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2020 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 1,4, ithalat yüzde 9,2 arttı.

Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 3,4 oldu
Şubat ayında ISIC Rev.4'e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 95 oldu. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,4 olarak gerçekleşti. Ocak-Şubat döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,2 oldu.
Şubat ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 77,9'dur.Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,9'dur. Ocak-Şubat döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payıyüzde 76,8'dir. Bu dönemde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 13,0'dır.

Özel ticaret sistemine göre ihracat 2020 yılı Şubat ayında 13 milyar 927 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2020 yılı Şubat ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,6 artarak 13 milyar 927 milyon dolar, ithalat ise yüzde 8,2 artarak 17 milyar 23 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Şubat ayında dış ticaret açığı yüzde 43,6 artarak 2 milyar 157 milyon dolardan, 3 milyar 96 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2019 Şubat ayında yüzde 86,3 iken, 2020 Şubat ayında yüzde 81,8'e geriledi.
Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2020 yılı Ocak-Şubat döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,8 artarak 27 milyar 775 milyon dolar, ithalat ise yüzde 13,2 artarak 35 milyar 529 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Şubat döneminde dış ticaret açığı yüzde 66,8 artarak 4 milyar 648 milyon dolardan, 7 milyar 754 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2019 Ocak-Şubat döneminde yüzde 85,2 iken, 2020 yılının aynı döneminde yüzde 78,2'ye geriledi.



Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılını yüzde 4,5 büyüme ile kapattı

Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan ekonomisi 2025 yılını yüzde 4,5 büyüme ile kapattı

Riyad’ın genel görünümü (Reuters)
Riyad’ın genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan ekonomisi, 2025 yılında dikkat çekici bir performans sergileyerek, reel gayri safi yurtiçi hasılada (GSYİH) bir önceki yıla göre yüzde 4,5 oranında büyüme kaydetti. Bu sonuçlar, Maliye Bakanlığı’nın 2026 bütçe bildirisinde vurguladığı stratejik hedeflerle uyumlu bir şekilde ekonomik dayanıklılığı ortaya koydu. Bakanlık, açıklamasında büyümenin sürdürülebilirliğine ve çeşitlendirilmiş ekonomik itici güçlere odaklanılacağını, bunun da Vizyon 2030 hedefleriyle örtüştüğünü belirtmişti.

2025 yılı, dönüşüm sürecinde kritik bir dönem olarak öne çıktı. Yıllık veriler, farklı sektörlerin büyümeye katkısında dengeli bir dağılım olduğunu gösterdi. Petrol faaliyetleri yüzde 5,6 ile en yüksek yıllık büyüme oranını kaydederken, toplam GSYİH’ye 1,4 puanlık katkı sağladı. Öte yandan, petrol dışı faaliyetler ekonominin lokomotifi olarak rolünü sürdürdü ve yüzde 4,9’luk yıllık büyüme ile toplam büyümeye 2,7 puan katkıda bulunarak en yüksek katkıyı veren sektör oldu. Hükümet faaliyetleri ise yüzde 0,9 oranında dengeli bir büyüme kaydetti.

Maliye Bakanlığı, 2025 yılı için reel GSYİH büyümesini yüzde 4,6 olarak öngörmüştü. Bu büyüme, petrol dışı faaliyetlerin ekonominin başlıca büyüme motoru olarak katkısıyla desteklendi.

Dördüncü çeyrek

2025 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan ekonomisi rekor bir hızla büyüyerek, bir önceki yılın aynı dönemine göre GSYİH’de yüzde 4,9 oranında artış kaydetti. Bu çeyrekteki en dikkat çekici gelişme, petrol faaliyetlerindeki patlama oldu; sektör yüzde 10,4 oranında büyüyerek çeyreklik büyümeye 2,5 puan katkı sağladı. Petrol sektöründeki bu hızlı artışla paralel olarak, petrol dışı faaliyetler yüzde 4,1 büyüyerek çeyreklik büyümeye 2,3 puanlık katkıda bulundu.

Mevsimsel olarak düzeltilmiş çeyreklik büyüme analizine göre, ekonomi üçüncü çeyreğe kıyasla yüzde 1,1 büyüme gösterdi. Bu ivmeyi petrol faaliyetleri yüzde 1,4 ile sürüklerken, petrol dışı faaliyetler yüzde 1,3 oranında büyüme kaydetti. Hükümet faaliyetleri ise çeyreklik bazda yüzde 0,2 oranında hafif bir düşüş gösterdi.


Altın, sıkı para politikası beklentileriyle değer kaybetti

Vietnam'ın başkenti Hanoi'de elinde altın külçeleri tutan bir kadın (AFP)
Vietnam'ın başkenti Hanoi'de elinde altın külçeleri tutan bir kadın (AFP)
TT

Altın, sıkı para politikası beklentileriyle değer kaybetti

Vietnam'ın başkenti Hanoi'de elinde altın külçeleri tutan bir kadın (AFP)
Vietnam'ın başkenti Hanoi'de elinde altın külçeleri tutan bir kadın (AFP)

Altın fiyatları bugün yüzde 4’ten fazla geriledi. Söz konusu düşüşte, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bir sonraki başkanının daha sıkı bir para politikası izleyebileceğine yönelik artan beklentiler etkili oldu. Buna karşın, jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerin sürmesi ve yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesiyle altın, 1980’den bu yana en güçlü aylık kazancına doğru ilerliyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre spot altın fiyatı, önceki saatlerde yüzde 5’i aşan kayıpların ardından, saat 05.20 itibarıyla yüzde 3 düşüşle ons başına 5.232,57 dolara geriledi. Bu düşüş, dün ons başına 5.594,82 dolarla kaydedilen rekor seviyenin ardından geldi.

Son gerilemeye rağmen altın fiyatları, ocak ayı başından bu yana yüzde 20’nin üzerinde artış gösterdi. ABD’de şubat vadeli altın kontratları da yüzde 1,8 düşüşle ons başına 5.225 dolara indi.

KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, Fed başkanlığı için daha az gevşek para politikasına yatkın bir ismin seçileceği yönündeki beklentilerin, doların toparlanmasının ve altının aşırı alım bölgesine girmesinin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, Fed Başkanı Jerome Powell’ın yerine aday göstereceği ismi bugün açıklamayı planladığını belirtti. Piyasalarda, eski Fed Yönetim Kurulu üyesi Kevin Warsh’ın bu göreve getirilebileceğine dair beklentiler artmış durumda.

StoneX Kıdemli Analisti Matt Simpson da, Kevin Warsh’ın Fed başkanlığına atanabileceğine yönelik söylentilerin Asya işlemleri sırasında altın fiyatları üzerinde olumsuz etki yarattığını ifade etti.

Öte yandan ABD doları, çarşamba günü Fed’in faiz oranlarını sabit tutma kararının da kısmi desteğiyle, son birkaç yılın en düşük seviyelerinden toparlandı. Buna rağmen dolar, üst üste ikinci haftalık kaybını kaydetme yolunda ilerliyor.

Doların değer kazanması, ABD doları cinsinden fiyatlanan altının, ABD dışındaki alıcılar için maliyetini artırıyor. Piyasalar ise 2026 yılı içinde iki faiz indirimi beklentisini koruyor.

Dün açıklanan İsviçre gümrük verileri, dünyanın borsa dışı en büyük altın işlem merkezi konumundaki Birleşik Krallık’a İsviçre’den yapılan altın ihracatının, Ağustos 2019’dan bu yana en yüksek seviyeye çıktığını gösterdi.

Hong Kong’da işlem görmeye başlayan Hang Seng Gold ETF Endeksi de önceki seansta ilk işlem gününde yüzde 9’un üzerinde yükseldi.

Diğer değerli metallerde ise düşüşler görüldü. Gümüşün spot fiyatı, dün ons başına 121,64 dolarla rekor kırmasının ardından yüzde 7 gerileyerek 107,70 dolara indi. Buna karşın gümüş, ay başından bu yana yüzde 56 yükselerek tüm zamanların en iyi aylık performansına yöneldi.

Platin fiyatı spot işlemlerde yüzde 3,7 düşüşle ons başına 2.531,84 dolara geriledi. Platin, pazartesi günü ons başına 2.918,80 dolarla tarihi zirvesini görmüştü. Paladyum fiyatı ise yüzde 4 düşerek ons başına 1.925,50 dolara indi.


FED, Trump’ın baskılarına rağmen faiz oranlarını sabit tutarak bağımsızlığını korumaya çalışıyor

FED Başkanı Jerome Powell (AFP)
FED Başkanı Jerome Powell (AFP)
TT

FED, Trump’ın baskılarına rağmen faiz oranlarını sabit tutarak bağımsızlığını korumaya çalışıyor

FED Başkanı Jerome Powell (AFP)
FED Başkanı Jerome Powell (AFP)

Küresel piyasaların merakla izlediği bir dönemde, ABD Merkez Bankası Federal Rezerv (FED), faiz oranlarını 3,5–3,75% aralığında sabit tuttu. Bu karar, işgücü piyasasının durumu ve enflasyonun seyri hakkında daha net bir tablo elde etme amacı taşıyor.

FED’in faiz kararı, normal şartlarda sakin karşılanabilirdi; fakat Çarşamba günü toplantısı, Başkan Jerome Powell ve bankayı Washington’daki soruşturmaların gölgesinde bıraktı. Powell, soruşturmaların Beyaz Saray tarafından kendi faiz politikalarını etkilemek amacıyla bir araç olarak kullanıldığını ifade etti.

Tüm bu siyasi baskılara rağmen FED, mevcut para politikası yolundan sapmayacağını açıkladı ve “politikaların şu anda iyi bir noktada olduğu” mesajını verdi. Bu karar, piyasaların ekonomik ve hukuki gelişmeleri daha net görmesini bekleyeceği uzun bir bekleyiş sürecinin kapısını araladı.

Faiz oranlarının sabit tutulmasıyla birlikte, FED’in Açık Piyasa Komitesi ekonomik büyüme tahminini yükseltti ve işgücü piyasasına dair endişeleri enflasyona kıyasla azalttı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, “Mevcut göstergeler ekonomik faaliyetlerin iyi bir hızda genişlediğini gösteriyor. İş yaratma kazanımları hâlâ sınırlı, işsizlik oranı bazı istikrar sinyalleri veriyor ve enflasyon hâlâ yüksek” denildi.

Bağımsızlık tartışması

Merkez bankasının bağımsızlığı, politika yapımında temel bir unsur olarak ön plana çıkarken, ABD Yüksek Mahkemesi’nde de gündemde. Mahkeme, Başkan Trump’ın geçen yaz FED yöneticisi Lisa Cook’u görevden alma girişiminin anayasal yetkileri aşıp aşmadığını değerlendiriyor. Powell, Beyaz Saray’ın çok yönlü baskılarına karşı dururken, Trump da Powell’ın görev süresinin sona ereceği Mayıs ayına kadar FED’in başkanlığı için aday listesini daralttı. Bu yüzden, sadece faiz kararı değil, aynı zamanda yaşanan siyasi ve hukuki gerilimler de toplantıyı FED tarihinin en kritik anlarından biri hâline getirdi.

Powell acele etmiyor

Powell, merkez bankasının yeni bir hareket için acele etmediğini vurguladı ve ekonomik verileri dikkatle değerlendirme yolunu tercih etti. Analistler, bu duruşun Powell’ın kurumun bağımsızlığını koruma çabası olarak yorumlandığını ve mevcut faiz oranlarının “nötr” aralıkta olduğunu belirtiyor.

Enflasyon ve işgücü piyasası çelişkisi

ABD’de politika yapıcılar karmaşık bir ekonomik tabloyla karşı karşıya. Temel enflasyon hâlâ yüzde 2,6–2,8 seviyelerinde ve FED’in yüzde 2 hedefine göre yüksek. Öte yandan son iş verileri, maaş artışlarının yavaşladığını ve işsizlik oranının yüzde 4,4 seviyesinde olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, FED’in hem işgücü piyasası hem de enflasyon açısından risklere karşı esnek bir tutum sergileyebileceğini belirtiyor. İşgücü piyasası ciddi şekilde zayıflarsa adım atılacak, enflasyon yüksek kalırsa faiz politikası aynı şekilde devam edecek.

İç çekişmeler ve siyasi zorluklar

Kararın oybirliğiyle alınmasına rağmen FED içinde farklı görüşler mevcut. Açık Piyasa Komitesi’nin yeni üyeleri enflasyonu kontrol altına almak için sıkı politikalar önermekte, diğer üyeler ise işgücü piyasasını korumak için daha hızlı hareket edilmesi gerektiğini savunuyor. Buna ek olarak, mahkeme ve soruşturmalar, Powell’ın tüm odağını para politikası ve kurumsal tarafsızlık üzerinde tutmasına neden oluyor.

Gelecek beklentileri

Piyasa analistleri, FED’in Powell’ın görev süresi sona erene kadar Mayıs ayına kadar, yeni bir adım atmadan bekleyebileceğini öngörüyor. Merkez bankası, önümüzdeki dönemde esnek bir yaklaşım benimseyecek ve gümrük vergileri ile yeni ticaret uygulamalarının fiyatlar üzerindeki etkilerini dikkatle izleyecek.