Trump, N95 maskesini dezenfekte eden cihazı tanıttı

Trump, N95 maskesini dezenfekte eden cihazı tanıttı
TT

Trump, N95 maskesini dezenfekte eden cihazı tanıttı

Trump, N95 maskesini dezenfekte eden cihazı tanıttı

ABD Başkanı Donald Trump, düzenlediği günlük basın toplantısında doktorlar ve sağlık çalışanlarının N95 maske ihtiyacını karşılamak adına, FDA tarafından onay verilen, N95 koruyucu maskelerinin dezenfekte edilerek yeniden kullanımına olanak tanıyan cihazın tanıtımını yaptı.
Koronavirüs salgını dünya genelinde yayılmaya devam ederken, ABD vaka sayıları bakımından salgının merkez üssü haline geldi. Koronavirüs vaka sayısının 164 bin 253’e yükseldiği ABD’de koronavirüsü çalışma ekibi de çalışmalarını sürdürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da koronavirüs salgınına ilişkin günlük basın toplantısı düzenleyerek günlük gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu. ABD genelinde uygulanan koronavirüse yönelik kuralların 30 Nisan’a kadar uzatıldığını hatırlatan ABD Başkanı Trump, önümüzdeki 2 hafta içerisinde ölüm oranlarının artacağını gösteren çalışmalar nedeniyle böyle bir karar alındığını belirtti.
Alınan önlemlere uyarak 1 milyondan fazla Amerikalının hayatının kurtarılabileceğini belirten Trump, “Gelecek elimizde. Yaptığımız seçimler ve fedakarlıklar bu virüsün kaderini belirleyecek” dedi.

1 milyonun üzerinde kişi test edildi
Gelecek 30 günün önemli olduğunu ifade eden Trump, “Virüse karşı zaferden başka seçeneğimiz yok. Önümüzde zorlu 30 gün var, bu 30 gün çok önemli. Bu 30 günün yaşamsal önemi var” dedi. Ülke genelinde 1 milyonun üzerinde kişinin test edildiğini duyuran Trump, “Bu sayı diğer tüm ülkelerin üzerinde” ifadelerini kullandı.
Trump sağlık sektörünün sorunlarına çözüm bulmak için federal hükümet, yerel yönetim ve özel firmaların beraber çalıştığını belirterek Ohio Valisi Mike DeWine’nin kendisine sağlık malzemelerinin dezenfektesi için çalışan bir firmanın FDA’den onay almakta zorlandığını söylemesi üzerine FDA’i aradığını ve bugün firmanın onay aldığını sözlerine ekledi. Başkan Yardımcısı Mike Pence’in hastanelerin tüm yatak, yoğun bakım ve solunum cihazı kapasitelerini listelediğini belirten Trump, gereken yerlere destek verileceğini ifade etti.

11 milyon 600 bin adet N95 maskesi
Federal Acil Durum Yönetim Kurumunun (FEMA) 1.3 milyar doları Federal destek olarak New York’a gönderdiğini ifade eden Trump, Valilere destek verdiklerini söyledi. Hali hazırda gönderilmiş olan 8 bin üzerinde solunum cihazına ek olarak önümüzdeki 48 saat içerisinde binin üzerinde solunum cihazının da ihtiyacı olan eyaletlere gönderileceğini ifade etti. Trump ayrıca ellerinde 10 bin adet daha solunum cihazını sakladıklarını belirterek söz konusu solunum cihazlarının gerektiğinde ihtiyacı olan yerlere gönderileceğini dile getirdi. Sağlık ve Halk Servisleri’nin (HHS) 11 milyon 600 bin adet N95 maskesi ve 26 milyon ameliyat maskesi dağıttığını da iletti. 10’un üzerinde firmanın solunum cihazı ürettiğini ifade eden Trump, ihtiyacın üzerinde olan üretimin İtalya, Fransa gibi ihtiyacı olan ülkeler gönderileceğini duyurdu.

ABD’den İtalya’ya 100 milyon dolar değerinde yardım
ABD Başkanı Trump, 14 bin üzerinde Ulusal Muhafız gücünün aktif göreve çağrıldığını dile getirerek, Ulusal Muhafızların ihtiyaç malzemelerinin dağıtımında eyaletlere yardımcı olduğunu söyledi. Dünyada birçok ülkeden ihtiyaçların 51 ayrı uçuşla geleceğini söyleyen Trump, İtalya’ya en az 100 milyon dolar değerinde sağlık malzemesi gönderildiğini söyledi.

“En sıcak bölgelere büyük cesaretle gidiyorlar
Tıbbi Bakım ve Tıbbi Yardım Merkezi Başkanı Seema Verma, "Görünmez bir düşmana karşı savaşıyoruz ve savaş zamanı ile barış zamanı uygulamaları birbirinden farklı” diyerek birçok kuralın gerekli görülen yerlerde kaldırıldığını duyurdu. Eğer gerekirse hastanelerin sınırları dışında virüslü ile virüssüz hastaları ayırmak için geçici yerler açabileceklerini belirten Verma, “Bu şekilde tıbbi yardım programını da değiştirerek insanların dışarı çıkması yerine insanların evlerine teknisyen göndermesini onayladık” dedi.
Doktorların yapacağı telefon konuşmalarından sağlık personelinin çocuk bakım giderlerine kadar tüm masraflarının ödenmesi kararını aldıklarını belirten Verma, “Sağlık hizmeti veren ve maddi zorluk yaşayanlara ekstra ödeme yapılacak” dedi.
Sağlık çalışanların cesur savaşçılar olduğunu ifade eden Trump ise, “En sıcak bölgelere büyük cesaretle gidiyorlar. Hepsine teşekkür ediyorum” dedi.

"Günde 100 bin örnek test ediyoruz”
Sağlık ve Halk Servisleri (HHS) Bakanı Alex Azar, “ABD’de 1 milyondan fazla kişi test edildi. Günde 100 bin örnek test ediyoruz. Bu konuda yardımcı olan herkese teşekkür ediyorum” dedi. Azar testlerin halka ulaşmasını sağlayan yerel yönetimlere, FEMA’ya ve bu konuda çalışan özel sektör firmalarına da teşekkür etti. Onlar sayesinde virüsü test edebilecekleri 20 ayrı yöntem bulunduğunu söyledi. Azar, ayrıca doktorlar ve sağlık çalışanları tarafından kullanılan maske, kıyafet gibi malzemenin güvenli şekilde dezenfekte edilip tekrar kullanımı sağlayacak yeni sistemleri onayladıklarını da duyurdu.

Trump N95 maskelerini yeniden kullanılmasını sağlayan cihazı tanıttı
Doktor ve sağlık çalışanlarının N95 maskesi ihtiyacına karşın FDA tarafından onay verilen, N95 koruyucu maskelerinin dezenfekte edilerek yeniden kullanımına olanak tanıyan cihazın tanıtımı yapıldı. ABD Başkanı Trump, “Bu maskeleri neden atıyoruz diye sordum. Ve bu cihazların her biri günde 120 bine kadar maskeyi dezenfekte ediyor. Bu sayede her maske 20 defa daha kullanılabiliyor” dedi. Başkan Trump, tanıtılan cihazın Ohio ve New York’ta bulunduğunu ancak Washington eyaletine bağlı Seattle'a ve başkent Washington DC'de de temin edilerek sağlık çalışanlarının hizmetine sunulacağını ifade etti.

5 dakikada sonuç veren test
Testler ile ilgili olarak ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) Başkanı Stephen Hahn’da yeni geliştirilen 5 dakika içinde sonuç veren test ile ilgili bilgi verdi. Testin kişilerin bulunduğu yerde hızlıca uygulanıp sonuç vereceğini söyleyen Hahn, “Bu hasta merkezli bir yaklaşım” dedi. Testin yarından itibaren halka ulaşmaya başlayacağını söyledi.

Ölü sayısı 3 bin 167’ye yükseldi
Johns Hopkins Üniversitesinin paylaştığı son verilere göre, ABD’de toplam koronavirüs vaka sayısı 164 bin 253 olurken hayatını kaybedenler 3 bin 167’ye yükseldi. Koronavirüs salgınından ülkede en fazla etkilenen eyalet olan New York’ta toplam koronavirüs vakası 67 bin 384’e, yükselirken hayatını kaybedenlerin sayısı ise bin 342’ye ulaştı.

ABD’de koronavirüsünden hayatını kaybeden Türkün sayısı 4’e yükseldi
New Jersey eyaletinin Paterson kentinde yaşayan N.Y.’nin koronavirüsü nedeniyle önceki gün Paterson St. Joseph hastanesinde hayatını kaybettiği belirtildi. 63 yaşındaki N.Y.’nin cenazesi New Jersey eyaletinde Müslüman mezarlığında aile yakınlarının katıldığı cenaze namazının ardından toprağa verildi.

ABD ordusunda koronavirüsten ilk ölüm gerçekleşti
ABD ordusunda koronavirüs nedeniyle ilk ölüm meydana geldi. ABD Savunma Bakanı Mark Esper yaptığı açıklamada, New Jersey Ulusal Muhafızları'na bağlı bir askerin koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiğini duyurdu. Esper, “Bugün, Savunma Bakanlığı için çok üzücü bir gün. Koronavirüs nedeniyle ilk askeri personelimizi kaybettik. Bu askeri topluluğumuz için üzücü bir kayıp. Ailesine, arkadaşlarına, meslektaşlarına ve tüm Ulusal Muhafız topluluğuna başsağlığı diliyoruz" dedi.
Pentagondan yapılan açıklamada, ismi belirtilmeyen askerin koronavirüs nedeniyle 21 Mart’tan bu yana hastanede tedavi gördüğü ve pazartesi günü hayatını kaybettiği ifade edildi.
Pentagon, şu ana kadar 652 koronavirüs vakası bildirdi. ABD genelinde koronavirüs vakası 164 bin 253 olarak kayıtlara geçerken 3 bin 167 kişi ise hayatını kaybetti.



ABD'nin Salt Lake City kentinde meydana gelen silahlı saldırıda iki kişi hayatını kaybetti

Olay yerinin yakınındaki ABD polis memurları (AP)
Olay yerinin yakınındaki ABD polis memurları (AP)
TT

ABD'nin Salt Lake City kentinde meydana gelen silahlı saldırıda iki kişi hayatını kaybetti

Olay yerinin yakınındaki ABD polis memurları (AP)
Olay yerinin yakınındaki ABD polis memurları (AP)

Yerel medya dün, ABD’nin Utah eyaletindeki Salt Lake City kentinde bir kilisede düzenlenen cenaze töreni sırasında meydana gelen silahlı saldırıda iki kişinin hayatını kaybettiğini, bazı kişilerin de yaralandığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Deseret News’ten aktardığına göre saldırı, kiliseye ait otoparkta gerçekleşti. KUTV televizyonu ise şüphelinin henüz yakalanamadığını aktardı.

Saldırı sırasında kilise içinde onlarca kişinin bulunduğu, hayatını kaybedenlerin ve yaralananların tamamının yetişkin olduğu kaydedildi.

AP’nin aktardığına göre polis, saldırganın herhangi bir dine karşı özel bir husumet taşıdığına dair bulgu olmadığını açıkladı.

xsdfrgt
Kilise binasının yanındaki polis aracı (AP)

Salt Lake City Polis Şefi Brian Reid, “Bunun belirli bir dine veya benzer bir şeye yönelik hedefli bir saldırı olduğunu düşünmüyoruz” dedi.

Polis, olayın rastgele gerçekleştiğine de inanmadıklarını açıkladı. Yetkililer, hâlâ herhangi bir şüphelinin yakalanmadığını bildirdi.

Brennan McIntyre, eşi Kina ile birlikte otoparkın bitişiğindeki dairelerinde televizyon izlerken silah seslerini duyduklarını söyledi. McIntyre, “Koltuktan fırladım ve durumu görmek için dışarı koştum” dedi.

McIntyre, “O anda yerde birini gördüm. İnsanlar ona yardım etmeye çalışıyor, ağlıyor ve bağrışıyordu” şeklinde konuştu.

juı
Olay yerinin yakınındaki ABD polis memurları (AP)

Olayın ardından yaklaşık 100 polis ve güvenlik aracı bölgeye sevk edildi, helikopterler ise havadan gözetleme yaptı.

Belediye Başkanı Erin Mendenhall, “Böyle bir şeyin asla ibadet yerinde olmaması gerekirdi. Asla bir cenaze töreni alanında yaşanmamalıydı” ifadelerini kullandı.

Kilisenin sözcüsü, kurumun kolluk kuvvetleriyle iş birliği içinde olduğunu ve kurtarma ekiplerinin çabalarına minnettar olduklarını açıkladı.

xcdfgth
Olayın meydana geldiği kilisenin yakınında sevdiklerinin yasını tutan yakınları (AP)

Kilisenin merkezi Salt Lake City’de bulunuyor ve Utah eyaletinin 3,5 milyonluk nüfusunun yaklaşık yarısı bu dine mensup. Silahlı saldırının yaşandığı kiliseye benzer ibadet yerleri, eyalet ve şehir genelinde farklı bölgelerde de yer alıyor. Geçen ay Michigan eyaletinde eski bir deniz piyadesinin bir kilisede ateş açıp yangın çıkarmasının ardından, bu kilise de en yüksek güvenlik alarmı durumuna geçirildi. Federal Soruşturma Bürosu (FBI), saldırganın motivasyonunun ‘dine yönelik düşmanca inançlar’ olduğunu belirledi.


WSJ: Trump, Venezuela petrolünü kontrol altına almayı ve varil fiyatını 50 dolara düşürmeyi düşünüyor

Petrol, minyatür petrol varilleri ve ABD doları banknotları (Reuters)
Petrol, minyatür petrol varilleri ve ABD doları banknotları (Reuters)
TT

WSJ: Trump, Venezuela petrolünü kontrol altına almayı ve varil fiyatını 50 dolara düşürmeyi düşünüyor

Petrol, minyatür petrol varilleri ve ABD doları banknotları (Reuters)
Petrol, minyatür petrol varilleri ve ABD doları banknotları (Reuters)

Wall Street Journal (WSJ) dün yayımladığı haberde, ABD Başkanı Donald Trump ve danışmanlarının önümüzdeki yıllarda Venezuela petrol sektöründe hakimiyet kurmayı planladığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın WSJ’den aktardığına göre Trump, çabalarının petrol fiyatlarını varil başına 50 dolara düşürmeye yardımcı olabileceğine inandığını yardımcılarına iletti.

Haberde, konuya yakın kaynaklara dayandırılarak, ABD’nin, devlet şirketi Petreleos de Venezuela (PDVSA) üzerinde belirli bir kontrol sağlamayı, şirketin petrol üretiminin büyük bir kısmını ele geçirip pazarlamayı içeren bir plan üzerinde çalıştığı öne sürüldü. Reuters, haberin doğruluğunu henüz bağımsız olarak teyit edemedi.


Çin silahları Sahel bölgesine hâkim: Peki neden?

Çin'in Batı Afrika ülkelerine silah satışları artıyor (AFP)
Çin'in Batı Afrika ülkelerine silah satışları artıyor (AFP)
TT

Çin silahları Sahel bölgesine hâkim: Peki neden?

Çin'in Batı Afrika ülkelerine silah satışları artıyor (AFP)
Çin'in Batı Afrika ülkelerine silah satışları artıyor (AFP)

Ali Yahi

Sahel bölgesi, askeri cuntaları iktidara getiren darbeler nedeniyle ülkeleri her düzeyde kırılganlık yaşarken, uluslararası çatışmanın ve büyük güçlerin savaş arenası haline geldi. Askeri darbeler, silahlı hareketlerin ve terör örgütlerinin yeniden canlanmasının yanı sıra, uluslararası organize suç ağlarının da oluşmasına yol açan bir güvenlik boşluğuna neden oldu. Bu durum, Çin de dahil olmak üzere dış tarafları, silah anlaşmaları dahil çeşitli kanallar aracılığıyla “yumuşak” müdahaleye teşvik etti.

Silah ithalatının yüzde 26'sı Çin'den

Fransız “Jeune Afrique” dergisinde yayınlanan bir haber, Çin'in Batı ülkelerine kıyasla sunduğu sayısız avantajın gölgesinde, Pekin'in Batı Afrika ülkelerine silah satışlarındaki artışı ortaya koydu. Haber ayrıca 2020-2024 yılları arasında Batı Afrika'daki silah ithalatının dörtte birinden fazlasının, yani askeri teçhizatın yaklaşık yüzde 26'sının Çin'den ithal edildiğini de açıkladı. Burkina Faso, Fildişi Sahili, Mali, Moritanya, Nijer ve Senegal’in talebin en yüksek talebin en yüksek olduğu ülkeler olduğu belirtildi.

hyjukıl
Bölge ülkelerinin Çin askeri teçhizatı alımları ihtiyaçlarına göre değişiyor (AFP)

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nde (SIPRI) araştırmacı olan Simon Wezeman, Pekin'in Sahel bölgesi de dahil olmak üzere Batı Afrika'da önde gelen silah ve askeri teçhizat tedarikçisi haline geldiğini vurguladı. Jeune Afrique dergisinin haberi bağlamında, bu değişimin iki faktörden kaynaklandığını belirtti; birincisi, Pekin'in kıtanın kaynaklarına olan stratejik ilgisi ve ekonomik varlığını güçlendirme ve bölge pazarlarına erişimi güvence altına alma çabaları. İkinci faktör ise rejimlerin zayıflığından kaynaklanan kırılgan güvenlik durumu nedeniyle bölgede silaha olan talebin artması. Çin silahları, Batılı muadillerine kıyasla daha düşük maliyetleri nedeniyle güçlü bir rakip haline geldi. Dahası, Fransa ve ABD gibi Batılı ortakların insan hakları endişeleri nedeniyle bazı Batı Afrika ülkelerine silah ihracatı üzerindeki kontrollerini sıkılaştırmaları gibi siyasi ve insan haklarıyla ilgili kısıtlamalardan da muaflar.

Artan bölgesel talep

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü, bölge ülkelerinin Çin askeri teçhizatı alımlarının ihtiyaçlarına göre değiştiğini, ancak zırhlı araçlar ve insansız hava araçlarının en çok talep edilen ürünler olduğunu vurguladı. Burkina Faso, 2015 ile 2024 yılları arasında 122 araç ile her türden zırhlı aracın en büyük alıcısı olurken, onu 118 araçla Nijerya takip etti. Enstitü ayrıca, Afrika ordularının yaklaşık yüzde 70'inin Çin zırhlı araçlarına sahip olduğunu belirtti.

Haberde, bölgedeki Amerikan nüfuzunun gerilediği, Pekin'in askeri varlığının ise genişlediği ifade edildi. Son yirmi yılda Çin, 20 ortak askeri tatbikat gerçekleştirdi, Afrika limanlarına 44 ziyaret yaptı ve üst düzey askeri yetkililer arasında yüzlerce karşılıklı ziyaret gerçekleştirildi. Haber, Çin'in askeri varlığında yaşanan bu genişlemeyi, 2015-2019 yılları arasında bölgesel silah talebinde yüzde 100'lük bir artış ile 2010-2014 dönemine kıyasla yüzde 82'lik artışa bağladı. En yüksek artışlar Burkina Faso, Fildişi Sahili, Mali, Moritanya, Nijer ve Senegal'de kaydedildi. Haberde, Rusya'nın Ukrayna'ya yapılan saldırıdan bu yana ihracatını azaltmasına rağmen, Afrika kıtasında önemli bir silah tedarikçisi olmaya devam ettiği de belirtildi.

Ekonomiden stratejik güvenlik ortaklıklarına

Bu bağlamda, Uluslararası İlişkiler Profesörü Selim Talis, kendisi ile özel röportajda, Afrika'da her düzeyde yaşanan dönüşümlerin Pekin'i nüfuzunu güçlendirmeyi amaçlayan proaktif adımlar atmaya sevk ettiğini belirtti. Bu adımlar, sık sık ziyaretler yoluyla Afrika ülkeleriyle, özellikle Sahel bölgesindekilerle, askeri iş birliğini genişletmeyi, Afrikalı subayların eğitimini ve yetiştirilmesini denetlemeyi, çeşitli silah türleri satmayı ve ortak askeri tatbikatlar yapmayı içeriyor. Çin'in Cibuti'deki üssüne ilave olarak Batı Afrika'da ikinci bir kalıcı askeri üs edinme çabalarına işaret eden haberlerin, Pekin'in Afrika ile ilgili niyetlerini ortaya koyduğunu açıkladı.

Talis, saldırıların artması ve bilhassa can kayıplarının boyutu ile terör örgütlerinin kontrolünün genişlemesi göz önüne alındığında, Sahel bölgesinin küresel terörizmin merkezi haline geldiğini, buna karşılık iktidardaki askeri cuntaların başarısız olduğunu belirtti. Bu durum, Çin'i bir dayanak noktası arayışı içinde bölgeye sızmaya itti. Pekin'in Sahel bölgesinde büyük güçlerin tek başlarına nüfuz için rekabet etmelerine izin vermediğini, bunun yerine, Mali, Nijer ve Burkina Faso Batı'nın yerini alacak yeni müttefikler ararken, Pekin’in hızla odağını ekonomik yönden stratejik güvenlik ortaklıkları kurmaya kaydırdığını söyledi.

Dünyanın dördüncü büyük silah ihracatçısı

Çin, dünyanın dördüncü büyük silah ihracatçısı sayılıyor ve çeşitli silahlı çatışmalarda yaygın kullanımı nedeniyle Çin silah satışları hızla artıyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'ne göre 2020-2024 yılları arasındaki beş yıllık dönemde ortalama silah ihracatı, 2000-2004 yılları arasındaki döneme kıyasla üç kattan fazla arttı.

Enstitü, Çin'in askeri sanayisinin büyük dönüşümler geçirdiğini, seri silah üretimine odaklanmaktan niteliksel verimliliği artırmaya doğru kaydığını açıkladı. Bu durum Pekin'e modern savaşlarda rekabet avantajı sağladı, çatışmalardaki konumunu güçlendirdi ve Washington ile bölgesel müttefiklerine yeni caydırıcılık denklemleri dayattı. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre ayrıca, özellikle nispeten düşük fiyatlar ve ithalat üzerindeki siyasi kısıtlamaların azlığı nedeniyle, Çin bazı Afrika ve Asya ülkeleri için önemli bir silah tedarikçisi haline geldi.

Çin'in bölgede artan varlığının arkasındaki hesaplar

Sahel bölgesinde güvenlik konularında uzman bir gazeteci olan Hüseyin Lansari, Çin'in Sahel'deki artan varlığının ardında çeşitli hesaplar olduğunu değerlendiriyor. Bunlar arasında, özellikle Çinli şirketlerin ekipmanlarına yönelik saldırılar, vatandaşlarının ve işçilerinin kaçırılmasının ardından terör örgütlerinin Çin'in bölgedeki özellikle madencilik ve enerji sektörlerindeki büyüyen çıkarlarına yönelik artan tehditlerinin yanı sıra, Pekin'in bölgenin doğal kaynaklarına olan artan ilgisi de yer alıyor. Bu kaynaklar, Çin'in devasa ekonomisinin ihtiyaç duyduğu stratejik hammaddeler için hayati bir kaynak. Mali, Burkina Faso, Nijer ve bölgedeki diğer ülkeler, Çin'in teknolojik ve askeri endüstrileri için hayati önem taşıyan altın, uranyum, lityum ve diğer mineraller açısından zengin rezervlere sahip. Lansari, Pekin'in kendisini yeni bir sömürgeci güç olarak göstermemeye özen gösterdiğini ve ortaklıklarının karşılıklı fayda ve ulusal egemenliğe saygıya dayalı olduğunu vurguladığını belirtti.

Lansari, özellikle Fransız ve Amerikan varlığının gerilemesiyle birlikte, Çin'in askeri alanda yer edinmek için öncelikle ekonomik ve kalkınma yönlerine odaklandığını açıkladı. Pekin'in stratejisinin, bölgesel hükümetlerin Çin'i katı siyasi koşullar olmaksızın yatırım ve finansman alternatifleri sunabilen önemli bir ekonomik ortak olarak görmelerini sağladığını belirtti. Pekin'in eğitim, askeri ve askeri olmayan teçhizat ve istihbarat paylaşımı sağlayarak bölgedeki ülkelerle güvenlik iş birliğini geliştirdiğini ifade etti. Pekin'in bilhassa bölge hükümetleri tarafından memnuniyetle karşılanan ekonomik ve kalkınma yönlerine odaklanmasıyla, Sahel'de Çin varlığını güçlendirme fırsatlarının umut verici göründüğünü açıkladı. Uluslararası rekabetin Çin'in etkisini genişletme hevesini körüklediğini, ancak en önemli zorluğun ön siyasi koşullar veya sahada askeri varlığa sahip olmadan karşılıklı fayda sağlayabilen, güvenilir bir ortak olarak kendini sunabilme yeteneği olmaya devam ettiğini vurguladı.