Trump, N95 maskesini dezenfekte eden cihazı tanıttı

Trump, N95 maskesini dezenfekte eden cihazı tanıttı
TT

Trump, N95 maskesini dezenfekte eden cihazı tanıttı

Trump, N95 maskesini dezenfekte eden cihazı tanıttı

ABD Başkanı Donald Trump, düzenlediği günlük basın toplantısında doktorlar ve sağlık çalışanlarının N95 maske ihtiyacını karşılamak adına, FDA tarafından onay verilen, N95 koruyucu maskelerinin dezenfekte edilerek yeniden kullanımına olanak tanıyan cihazın tanıtımını yaptı.
Koronavirüs salgını dünya genelinde yayılmaya devam ederken, ABD vaka sayıları bakımından salgının merkez üssü haline geldi. Koronavirüs vaka sayısının 164 bin 253’e yükseldiği ABD’de koronavirüsü çalışma ekibi de çalışmalarını sürdürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da koronavirüs salgınına ilişkin günlük basın toplantısı düzenleyerek günlük gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu. ABD genelinde uygulanan koronavirüse yönelik kuralların 30 Nisan’a kadar uzatıldığını hatırlatan ABD Başkanı Trump, önümüzdeki 2 hafta içerisinde ölüm oranlarının artacağını gösteren çalışmalar nedeniyle böyle bir karar alındığını belirtti.
Alınan önlemlere uyarak 1 milyondan fazla Amerikalının hayatının kurtarılabileceğini belirten Trump, “Gelecek elimizde. Yaptığımız seçimler ve fedakarlıklar bu virüsün kaderini belirleyecek” dedi.

1 milyonun üzerinde kişi test edildi
Gelecek 30 günün önemli olduğunu ifade eden Trump, “Virüse karşı zaferden başka seçeneğimiz yok. Önümüzde zorlu 30 gün var, bu 30 gün çok önemli. Bu 30 günün yaşamsal önemi var” dedi. Ülke genelinde 1 milyonun üzerinde kişinin test edildiğini duyuran Trump, “Bu sayı diğer tüm ülkelerin üzerinde” ifadelerini kullandı.
Trump sağlık sektörünün sorunlarına çözüm bulmak için federal hükümet, yerel yönetim ve özel firmaların beraber çalıştığını belirterek Ohio Valisi Mike DeWine’nin kendisine sağlık malzemelerinin dezenfektesi için çalışan bir firmanın FDA’den onay almakta zorlandığını söylemesi üzerine FDA’i aradığını ve bugün firmanın onay aldığını sözlerine ekledi. Başkan Yardımcısı Mike Pence’in hastanelerin tüm yatak, yoğun bakım ve solunum cihazı kapasitelerini listelediğini belirten Trump, gereken yerlere destek verileceğini ifade etti.

11 milyon 600 bin adet N95 maskesi
Federal Acil Durum Yönetim Kurumunun (FEMA) 1.3 milyar doları Federal destek olarak New York’a gönderdiğini ifade eden Trump, Valilere destek verdiklerini söyledi. Hali hazırda gönderilmiş olan 8 bin üzerinde solunum cihazına ek olarak önümüzdeki 48 saat içerisinde binin üzerinde solunum cihazının da ihtiyacı olan eyaletlere gönderileceğini ifade etti. Trump ayrıca ellerinde 10 bin adet daha solunum cihazını sakladıklarını belirterek söz konusu solunum cihazlarının gerektiğinde ihtiyacı olan yerlere gönderileceğini dile getirdi. Sağlık ve Halk Servisleri’nin (HHS) 11 milyon 600 bin adet N95 maskesi ve 26 milyon ameliyat maskesi dağıttığını da iletti. 10’un üzerinde firmanın solunum cihazı ürettiğini ifade eden Trump, ihtiyacın üzerinde olan üretimin İtalya, Fransa gibi ihtiyacı olan ülkeler gönderileceğini duyurdu.

ABD’den İtalya’ya 100 milyon dolar değerinde yardım
ABD Başkanı Trump, 14 bin üzerinde Ulusal Muhafız gücünün aktif göreve çağrıldığını dile getirerek, Ulusal Muhafızların ihtiyaç malzemelerinin dağıtımında eyaletlere yardımcı olduğunu söyledi. Dünyada birçok ülkeden ihtiyaçların 51 ayrı uçuşla geleceğini söyleyen Trump, İtalya’ya en az 100 milyon dolar değerinde sağlık malzemesi gönderildiğini söyledi.

“En sıcak bölgelere büyük cesaretle gidiyorlar
Tıbbi Bakım ve Tıbbi Yardım Merkezi Başkanı Seema Verma, "Görünmez bir düşmana karşı savaşıyoruz ve savaş zamanı ile barış zamanı uygulamaları birbirinden farklı” diyerek birçok kuralın gerekli görülen yerlerde kaldırıldığını duyurdu. Eğer gerekirse hastanelerin sınırları dışında virüslü ile virüssüz hastaları ayırmak için geçici yerler açabileceklerini belirten Verma, “Bu şekilde tıbbi yardım programını da değiştirerek insanların dışarı çıkması yerine insanların evlerine teknisyen göndermesini onayladık” dedi.
Doktorların yapacağı telefon konuşmalarından sağlık personelinin çocuk bakım giderlerine kadar tüm masraflarının ödenmesi kararını aldıklarını belirten Verma, “Sağlık hizmeti veren ve maddi zorluk yaşayanlara ekstra ödeme yapılacak” dedi.
Sağlık çalışanların cesur savaşçılar olduğunu ifade eden Trump ise, “En sıcak bölgelere büyük cesaretle gidiyorlar. Hepsine teşekkür ediyorum” dedi.

"Günde 100 bin örnek test ediyoruz”
Sağlık ve Halk Servisleri (HHS) Bakanı Alex Azar, “ABD’de 1 milyondan fazla kişi test edildi. Günde 100 bin örnek test ediyoruz. Bu konuda yardımcı olan herkese teşekkür ediyorum” dedi. Azar testlerin halka ulaşmasını sağlayan yerel yönetimlere, FEMA’ya ve bu konuda çalışan özel sektör firmalarına da teşekkür etti. Onlar sayesinde virüsü test edebilecekleri 20 ayrı yöntem bulunduğunu söyledi. Azar, ayrıca doktorlar ve sağlık çalışanları tarafından kullanılan maske, kıyafet gibi malzemenin güvenli şekilde dezenfekte edilip tekrar kullanımı sağlayacak yeni sistemleri onayladıklarını da duyurdu.

Trump N95 maskelerini yeniden kullanılmasını sağlayan cihazı tanıttı
Doktor ve sağlık çalışanlarının N95 maskesi ihtiyacına karşın FDA tarafından onay verilen, N95 koruyucu maskelerinin dezenfekte edilerek yeniden kullanımına olanak tanıyan cihazın tanıtımı yapıldı. ABD Başkanı Trump, “Bu maskeleri neden atıyoruz diye sordum. Ve bu cihazların her biri günde 120 bine kadar maskeyi dezenfekte ediyor. Bu sayede her maske 20 defa daha kullanılabiliyor” dedi. Başkan Trump, tanıtılan cihazın Ohio ve New York’ta bulunduğunu ancak Washington eyaletine bağlı Seattle'a ve başkent Washington DC'de de temin edilerek sağlık çalışanlarının hizmetine sunulacağını ifade etti.

5 dakikada sonuç veren test
Testler ile ilgili olarak ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) Başkanı Stephen Hahn’da yeni geliştirilen 5 dakika içinde sonuç veren test ile ilgili bilgi verdi. Testin kişilerin bulunduğu yerde hızlıca uygulanıp sonuç vereceğini söyleyen Hahn, “Bu hasta merkezli bir yaklaşım” dedi. Testin yarından itibaren halka ulaşmaya başlayacağını söyledi.

Ölü sayısı 3 bin 167’ye yükseldi
Johns Hopkins Üniversitesinin paylaştığı son verilere göre, ABD’de toplam koronavirüs vaka sayısı 164 bin 253 olurken hayatını kaybedenler 3 bin 167’ye yükseldi. Koronavirüs salgınından ülkede en fazla etkilenen eyalet olan New York’ta toplam koronavirüs vakası 67 bin 384’e, yükselirken hayatını kaybedenlerin sayısı ise bin 342’ye ulaştı.

ABD’de koronavirüsünden hayatını kaybeden Türkün sayısı 4’e yükseldi
New Jersey eyaletinin Paterson kentinde yaşayan N.Y.’nin koronavirüsü nedeniyle önceki gün Paterson St. Joseph hastanesinde hayatını kaybettiği belirtildi. 63 yaşındaki N.Y.’nin cenazesi New Jersey eyaletinde Müslüman mezarlığında aile yakınlarının katıldığı cenaze namazının ardından toprağa verildi.

ABD ordusunda koronavirüsten ilk ölüm gerçekleşti
ABD ordusunda koronavirüs nedeniyle ilk ölüm meydana geldi. ABD Savunma Bakanı Mark Esper yaptığı açıklamada, New Jersey Ulusal Muhafızları'na bağlı bir askerin koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiğini duyurdu. Esper, “Bugün, Savunma Bakanlığı için çok üzücü bir gün. Koronavirüs nedeniyle ilk askeri personelimizi kaybettik. Bu askeri topluluğumuz için üzücü bir kayıp. Ailesine, arkadaşlarına, meslektaşlarına ve tüm Ulusal Muhafız topluluğuna başsağlığı diliyoruz" dedi.
Pentagondan yapılan açıklamada, ismi belirtilmeyen askerin koronavirüs nedeniyle 21 Mart’tan bu yana hastanede tedavi gördüğü ve pazartesi günü hayatını kaybettiği ifade edildi.
Pentagon, şu ana kadar 652 koronavirüs vakası bildirdi. ABD genelinde koronavirüs vakası 164 bin 253 olarak kayıtlara geçerken 3 bin 167 kişi ise hayatını kaybetti.



Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
TT

Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)

ABD ve Çin arasındaki Panama Kanalı tartışması, Hong Kong merkezli CK Hutchison şirketiyle ilgili verilen kararın ardından tekrar alevleniyor. 

Panama Yüksek Mahkemesi'nin sitesinde dün gece açıklanan kararda, CK Hutchison'ın liman sözleşmesinin "Anayasa'ya aykırı olduğu" hükme bağlandı.  

Çinli iş insanı Li Ka-shing'in sahibi olduğu şirket, kanalın her iki yakasında da tesise sahip. Balboa ve Cristobal adlı limanları işleten firma, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'in Panama Kanalı'nın kontrolünü ele geçirdiğini iddia etmesiyle başlayan diplomatik krizin ortasında kalmıştı. 

Buna çözüm olarak firma Panama Kanalı'nın iki yakasındaki stratejik limanlara ait hisselerini, Amerikan varlık yönetim şirketi BlackRock liderliğindeki konsorsiyuma 22,8 milyar dolar karşılığında satmayı 4 Mart'ta kabul etmişti.

Ancak Pekin, sert tepki gösterdiği satış işlemleri hakkında inceleme başlatmıştı. Ayrıca CK Hutchison Holdings'in limanlarla ilgili Panama yönetimine 300 milyon dolara yakın borcu olduğu da bildirilmişti.

New York Times (NYT) ve Wall Street Journal (WSJ), henüz tamamlanmayan anlaşmanın mahkeme kararından nasıl etkileneceğinin belirsiz olduğunu yazıyor. 

WSJ'nin analizinde, firmanın limanlardaki faaliyetlerini durdurmak zorunda kalabileceğine dikkat çekiliyor. Şirketin, Yüksek Mahkeme kararına itiraz hakkı yok ancak kararla ilgili çeşitli açıklamalar isteyerek lisans iptal sürecini uzatabilir. 

Panama yönetiminin, lisans iptalinin ardından yeni ihale süreci başlatılana kadar limanları yönetmesi için bir şirketi görevlendirebileceği belirtiliyor.

Panama Yüksek Mahkemesi'nin kararında "siyasi baskının önemli rol oynadığı" savunuluyor. Kararın "Başkan Trump için Batı Yarımküre'deki güvenlik hedeflerinde bir zafer kazandırdığı, Çin'in ise bölgedeki etkisini zayıflattığı" ifade ediliyor. 

ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'ya düzenlediği baskında lider Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasıyla Çin'in halihazırda Latin Amerika'daki önemli bir müttefikini yitirdiği hatırlatılıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times


İran senaryoları: Trump, Amerikan komandolarını gönderebilir

Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
TT

İran senaryoları: Trump, Amerikan komandolarını gönderebilir

Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a kara harekatı seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla New York Times'a (NYT) konuşan yetkililer, İran'a saldırı seçenekleri arasında Amerikan komandolarının ülkeye gönderilmesinin yer aldığını söylüyor. 

Bu plana göre özel harekatçılar, ABD'nin haziranda düzenlediği saldırıda hasar görmeyen nükleer tesislere saldırı düzenleyecek. 

NYT, Amerikan komandolarının İran ve benzeri hedef ülkelere girerek nükleer tesisleri veya diğer stratejik değere sahip hedefleri vurmak için uzun süredir özel eğitim aldığını yazıyor. 

Analizde "en riskli seçenek" diye nitelenen alternatifle ilgili Beyaz Saray'ın net bir karara varmadığı aktarılıyor. 

Trump, önceden İran'a kara saldırısı hakkında çekincelerini dile getirmiş, 1979 İslam Devrimi'nin ardından patlak veren rehine krizini hatırlatmıştı. 

ABD'nin Tahran Büyükelçiliği'ni basan İranlılar, 52 Amerika vatandaşını 444 gün boyunca rehin tutmuştu. Dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter, 1980'de Kartal Pençesi Operasyonu'nu başlatarak Delta Force birliklerini İran'a göndermiş, başarısız harekatta bir İranlı sivil ve 8 Amerikan askeri ölmüştü.

Trump, 11 Ocak'ta NYT'de yayımlanan söyleşisinde, Venezuela'ya düzenledikleri kara operasyonunun Carter'ın harekatı gibi başarısızlığa uğramadığını vurgulayarak övünmüştü. 

Amerikan gazetesinin analizine göre Pentagon'un Trump'a sunduğu seçenekler arasında, ülkedeki askeri ve güvenlik tesislerine saldırı düzenleyerek dini lider Ali Hamaney'in devrileceği koşulları oluşturmak da yer alıyor. 

İsrail ise hazirandaki saldırıların ardından İran'ın balistik füze programını büyük ölçüde yeniden inşa ettiğini savunuyor. Tel Aviv yönetimi, ABD'nin İran'a saldırması halinde Tahran'dan kuvvetli bir misilleme geleceğini düşünüyor. 

Bu nedenle İsrail'in, ABD'yle ortak operasyon düzenleyerek İran'ın balistik füze tesislerini vurmak istediği aktarılıyor.

Wall Street Journal'ın 28 Ocak'taki analizinde, Devrim Muhafızları'nın elinde İsrail'e ulaşabilecek yaklaşık 2 bin adet orta menzilli balistik füze ve önemli miktarda kısa menzilli füze stoku bulunduğu belirtilmişti.

Trump, İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemlerde, göstericilerin vurulması veya idam edilmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunmuş, daha sonra operasyonu askıya almıştı.

İran devleti eylemlerdeki can kaybına dair ilk açıklamayı 21 Ocak'ta yapmıştı. Güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu. 

Ancak ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerde çıkan olaylarda 6 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, 42 bin 486 kişinin gözaltına alındığını savunmuştu.

Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal


Ukrayna ordusunda insan gücü eriyor: “2 milyon kişi asker kaçağı”

ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
TT

Ukrayna ordusunda insan gücü eriyor: “2 milyon kişi asker kaçağı”

ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)

Ukrayna ordusu, Rusya’ya karşı savaşacak asker bulmakta zorlanıyor. 

Wall Street Journal’ın analizinde, Ukrayna açısından bu yıl savaşın gidişatını belirleyecek en önemli unsurlar arasında insan gücünün yer aldığı belirtiliyor. 

Genç askerleri hızlı şekilde yetiştirip cepheye göndermek için tasarlanan "Sözleşme 18-24" programının, deneyimsiz kişileri tehlikeli savaş bölgelerine göndererek önemli kayıplara yol açtığına dikkat çekiliyor. 

18 yaşına girdiği gibi yoğun çatışmaların yaşandığı Pokrovsk cephesine gönderilen Kirilo Horbenko’nun ekimde ölmesi de buna örnek gösteriliyor. Genç asker sadece 6 ay görev yapabilmiş.

Program, genç askerlere yüksek maaş ve üniversite kontenjanı dahil çeşitli avantajlar sunarken, karşılığında 6 aylık askeri eğitim veriyor.

18 yaşındaki Vıyaçeslav Malets de ailesinin isteğine karşı gelerek geçen yıl Almanya'dan memleketi Ukrayna'ya dönüp savaşa girdi. Programa katılan ilk asker olan Malets, cephedeki hizmetlerinden dolayı Devlet Başkanı Volodimir Zelenski tarafından eylülde madalyayla ödüllendirildi.

Ancak genç savaşçı, bir ay sonra Pokrovsk cephesinde mayına basarak yaşamını yitirdi. 

Bu gelişmelerin ardından program, 18-24 yaşındaki gençleri cepheden uzaktaki drone operasyonu görevlerine yönlendirmeye başladı.

14 Ocak’ta göreve başlayan Savunma Bakanı Mihaylo Federov, bu pozisyondaki ilk açıklamasında insan gücü sıkıntısına dikkat çekmiş, 2 milyon Ukraynalının askerlikten kaçtığını söylemişti.

Ayrıca 200 binden fazla askerin firar ettiğini, bunun Ukrayna ordusunun beşte birine tekabül ettiğini vurgulamıştı. 

Ukrayna'nın cephe hatlarını düzenli olarak ziyaret eden ABD merkezli düşünce kuruluşu Dış Politika Araştırma Enstitüsü’nden Rob Lee, şunları söylüyor: 

İnsan gücü, 2026’da Ukrayna'nın savaş alanında nasıl bir performans göstereceğini belirleyecek en önemli unsur. Bu, aynı zamanda Rusya'nın ne kadar ilerleyebileceğini de belirleyecek.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade ediliyor. Ukrayna içinse bu rakam 600 bin civarında. 

Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times