Türkiye'den, Uluslararası camiaya Yukarı Karabağ seçimlerini tanımayın çağrısı

Türkiye'den, Uluslararası camiaya Yukarı Karabağ seçimlerini tanımayın çağrısı
TT

Türkiye'den, Uluslararası camiaya Yukarı Karabağ seçimlerini tanımayın çağrısı

Türkiye'den, Uluslararası camiaya Yukarı Karabağ seçimlerini tanımayın çağrısı

Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında tartışmalı olan Yukarı Karabağ bölgesinde bugün yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleriyle ilgili endişelerini dile getirdi.
Dışişleri Bakanlığı tarafından konuya ilişkin dün yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Azerbaycan'ın Ermenistan tarafından işgal altında tutulan Yukarı Karabağ bölgesinde düzenlenmesi öngörülen sözde cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri, Yukarı Karabağ’da uluslararası hukuka aykırı mevcut durumun tek yanlı olarak meşrulaştırılması çabalarının bir tezahürüdür. Bu adım, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ilkeleri dahil uluslararası hukukun açık ihlalidir. Görüşmelerin sürdüğü bir aşamada, işgal altındaki topraklarda sözde seçimlerin düzenlenmesi, barışçıl ve kalıcı çözüme yönelik çabaları baltalayan bir girişim niteliğindedir. AGİT Minsk Grubu dahil uluslararası camiayı bu seçimi tanımamaya davet ediyoruz. Türkiye, Azerbaycan’ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün yeni bir ihlalini teşkil edecek bu gayrimeşru seçimleri tanımamaktadır. Türkiye, AGİT Minsk Grubu’nun bir üyesi olarak, Yukarı Karabağ ihtilafına adil ve kalıcı bir çözüm bulunması yönündeki çabaları desteklemeye devam edecektir.”
Ermeni ve Azeri azınlığın yaşadığı, Azerbaycan sınırları içinde bulunan Yukarı Karabağ bölgesi, 1991 yılında bağımsızlığını ilan etti.  Bölge, 19. yüzyılın sonunda Rusya Çarlığı’nın kontrolü altına girdi. Ardından, Bolşevik Devrimi'nden sonra eski Sovyetler Birliği'nin çöküşüne kadar devam eden özerklikten yararlanarak Azerbaycan Cumhuriyeti'ne bağlandı.
Ermenilerin, 1991'de bölgede bağımsız bir yerel yönetim ilan etmesiyle Azerbaycan özerkliği ortadan kaldırdı ve ayrılıkçı Ermeni gruplarına karşı savaştı. Bu durum Ermeni gruplara askeri ve lojistik destek sağlayan Ermenistan ile bir savaşa dönüştü.
1992-1994 yılları arasında devam eden savaş, Azerbaycan'ın kontrolündeki 6 bölgenin yanı sıra burayı kaybetmesine neden oldu.
30 binden fazla kişinin öldüğü savaş, çoğunluğu Azeriler olmak üzere çevre bölgelerden yaklaşık bir milyon insanı yerinden etti.  
Söz konusu savaş, yaşanan sorunu çözen nihai bir barış anlaşmasıyla sona ermedi. Bu nedenle bölgedeki çatışmalar birkaç kez tekrar etti. Sonuncusu, 2016 baharında Azerbaycan ile Ermenistan arasında 22 yıldır yaşanan en güçlü askeri çatışma oldu. Moskova’da imzalanan ateşkes anlaşmasıyla sona erdi ancak iki ülkenin temas hatlarında zaman zaman hala gerginlik yaşanıyor.
Rusya’nın Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki savaş sırasında Ermenistan’a askeri yardım sağlaması nedeniyle Yukarı Karabağ konusu, Türkiye ile Rusya arasındaki tartışmalı konulardan biri oldu.
Türkiye, söz konusu savaşta Azerbaycan'ı desteklerken, ‘1915 Olayları’ konusunda tarihsel kriz yaşadığı Ermenistan ile sınırlarını kapattı.
AGİT, bölge meselesini çözmek için ABD, Rusya ve Fransa üyeliğiyle Minsk Grubu’nu kurdu.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.