​Terör ve koronavirüs salgını Mali’deki seçimlere katılımı düşürdü

​Terör ve koronavirüs salgını Mali’deki seçimlere katılımı düşürdü
TT

​Terör ve koronavirüs salgını Mali’deki seçimlere katılımı düşürdü

​Terör ve koronavirüs salgını Mali’deki seçimlere katılımı düşürdü

Mali’de DEAŞ ve El-Kaide bağlantılı grupların saldırılarını artırması ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yayılmasına ilişkin endişelerin arasında geçtiğimiz gün yapılan genel seçime katılım oldukça düşük oldu.
Resmi olmayan ön verilere göre koronavirüs kaynaklı 2 can kaybı ve 25 vaka tespit edilmesiyle yaşanan korku nedeniyle seçimlere katılım oranı bölgelere göre yüzde 6 ila 10 arasında kaldı.
Koronavirüs salgınının hızla yayıldığı bir dönemde seçimlerin düzenlenmesi sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların tepkisini çekti.
Ancak hükümet ve siyasi partiler, 2018’den bu yana iki kez ertelenen seçimleri bir kez daha ertelemenin siyasi bir kriz yaratacağı gerekçesiyle seçimlerin zamanında yapılması gerektiğine karar verdi.
Malili yetkililer, seçim merkezlerinde salgını önleyici tedbirler alsa da, bunlar yeterli görülmedi.
Mali Cumhurbaşkanı İbrahim Ebubekir Kitta, sıkı güvenlik önlemleri altında oyunu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada, “Tüm önlemler alındı. Mali halkı korkmadan sandık merkezlerine gitmeli” dedi.
Fakat, Cumhurbaşkanı’nın çağrısı halk nezdinde fazla yanıt bulmadı ve katılım oldukça düşük kaldı.
Ülkedeki seçim sonuçları henüz açıklanmazken, düşük katılım oranının milyonların iradesini yansıtmadığı gerekçesiyle seçimin iptal edilmesi yönünde talepler oldu.
Koronavirüs salgını, büyük şehirlerde, özellikle de başkent Bamako’daki seçmenlerin oy merkezlerine gitmesini engellese de, özellikle ülkenin orta ve kuzey kesimlerinde zayıf katılım oranının en büyük nedeni terör oldu.
Bu bölgelerdeki birçok sandık merkezi El Kaide veya DEAŞ ile bağlantılı olduğuna inanılan unsurlar tarafından kapatıldı.
Segou bölgesindeki bir köyde, kimliği belirsiz silahlı kişiler oy merkezine saldırarak içindeki ekipmana el koydu. Saldırganlar, ofis başkanı ve yanındaki yerel bir yetkiliyi de kaçırdı.
Ayrıca, ana muhalefet partisi Cumhuriyet ve Demokrasi Birliği'nin (URD) lideri Soumaila Cisse ve ekibindeki 8 kişi seçim çalışmaları için bulundukları ülkenin orta kesimindeki Niafunke bölgesinde kaçırıldı.
Bazı kaynaklar, Cisse ve ekibinin  El Kaide ile bağlantılı bir grup tarafından kaçırıldığını öne sürdü.



Washington, 32 Afrika ülkesinden gelen malları gümrük vergilerinden muaf tutan ticaret anlaşmasını yeniledi

Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
TT

Washington, 32 Afrika ülkesinden gelen malları gümrük vergilerinden muaf tutan ticaret anlaşmasını yeniledi

Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)
Trump, 2 Nisan 2025'te Beyaz Saray Gül Bahçesi'nde yeni gümrük tarifeleri listesini açıkladı (AP)

Amerika Birleşik Devletleri dün, Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası'nın (AGOA) yıl sonuna kadar uzatıldığını duyurdu. Bu program, çeşitli Afrika ülkelerinden ABD'ye yapılan ihracatı gümrük vergilerinden muaf tutuyor.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump'ın, Afrika ülkeleriyle olan ticaret tercih programının 31 Aralık 2026'ya kadar yürürlükte kalmasını sağlayan ve programın sona ermesi planlanan 30 Eylül 2025 tarihine kadar geriye dönük olarak geçerli olacak yasayı imzaladığını belirtti.

Greer ayrıca, "21. yüzyılda AGOA, ticaret ortaklarımızdan daha fazlasını talep etmeli ve Amerikan işletmeleri, çiftçileri ve hayvancılıkla uğraşanları için daha fazla pazar açmalıdır" ifadesini kullandı.

Trump, "en sevdiği kelime" olarak adlandırdığı gümrük vergilerini, uluslararası ilişkileri yeniden şekillendirmek için bir teşvik ve caydırıcı araç olarak kullandı.

Greer açıklamasında, "önümüzdeki yıl boyunca programı mevcut ABD politikasına uygun hale getirmek için Kongre ile birlikte çalışacağına" söz verdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası (AGOA), 25 yıldır, Washington ve Afrika arasındaki ticaret ilişkilerinin temel taşı olmuş ve seçilmiş Afrika ülkelerinin her yıl milyarlarca dolarlık malı ABD'ye gümrüksüz olarak ihraç etmelerini sağlamıştır.

Ancak 32 Afrika ülkesini kapsayan program geçen yıl eylül ayında sona erdi ve bu durum Afrika ülkelerinde binlerce işi etkileyerek, ihracatçıları yüksek gümrük vergilerine katlanmaya zorladı.

ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu'na göre 2024 yılında anlaşma kapsamındaki ihracat toplamı 8,23 milyar doları buldu; bunun yarısı Güney Afrika'dan, çoğunlukla otomobil, değerli metaller ve tarım ürünlerinden, beşte biri ise Nijerya'dan, çoğunlukla petrolden oluşuyordu.

AGOA yasasının askıya alınmasından en çok etkilenen ülkeler küçük ülkeler oldu. Lesotho'daki tekstil sektörü ağır kayıplar yaşadı ve işçiler, yeni ABD gümrük vergileri nedeniyle üretimdeki azalmayı protesto etmek için ekim ayı sonlarında başkent Maseru'da gösteriler düzenledi.

Trump'ın "kimsenin adını bile duymadığı bir yer" olarak tanımladığı Lesotho, 2024 yılında bu anlaşma kapsamında 150 milyon dolarlık mal ihraç etti.


Elon Musk: X ile ilgili Fransız soruşturması siyasi bir saldırıdır

Elon Musk (Reuters)
Elon Musk (Reuters)
TT

Elon Musk: X ile ilgili Fransız soruşturması siyasi bir saldırıdır

Elon Musk (Reuters)
Elon Musk (Reuters)

Elon Musk dün, Fransız yetkililerinin şirketi X'e yönelik soruşturmasının "siyasi bir saldırı" olduğunu iddia ederek, "Fransız yetkililerinin siyasi amaçlı bir ceza soruşturması kapsamında Paris'teki genel merkezimize düzenlediği baskından dolayı hayal kırıklığına uğradık" ifadelerini kullandı.

Paris savcılığı, Fransız polisinin nisan ayında X'in ofislerine baskın düzenlediğini ve Musk'ı platforma yönelik daha geniş bir soruşturmanın parçası olarak sorguya çağırdığını duyurdu.

Baskın ve Musk'ın mahkemeye çağrılması, platform veya yöneticileri tarafından algoritmaların kötüye kullanılması ve kullanıcı verilerinin aldatıcı bir şekilde toplanması şüphesiyle ilgili bir yıllık bir soruşturmayla bağlantılı. Bu durum, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri arasında büyük teknoloji şirketleri ve ifade özgürlüğü konusunda yaşanan gerilimleri daha da artırabilir.


Bu yıl Lübnan'ın güneyinde İsrail'in gerilimi artırması nedeniyle 27 kişi öldü

Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
TT

Bu yıl Lübnan'ın güneyinde İsrail'in gerilimi artırması nedeniyle 27 kişi öldü

Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Ain Qana köyüne dün İsrail'in hava saldırısıyla hedef alınan bir binadan yoğun duman yükseliyor (AFP)

İsrail'in Güney Lübnan'daki gerilimi artırması, yıl başından bu yana çift yönlü bir seyir izledi; suikastlar ve uyarıların ardından hava saldırıları düzenlendi, neredeyse her gün gerçekleşen bu saldırılar sonucunda 27 kişi öldürüldü. Ayrıca, geçen yıla göre daha yoğun hava saldırıları ve tahliye uyarılarının ardından yerleşim komplekslerinin yıkımı da yaşandı; 2026 yılının başından bu yana 5 dalga tahliye uyarısı verildi.

Bir kişinin öldüğü ve sekiz kişinin yaralandığı iki saldırının ardından, İsrail ordusu dün Kfar Tebnit ve Ain Qana sakinlerine uyarıda bulundu ve iki yerleşim yerini hedef alan hava saldırılarıyla buraları imha etti. Ordu, saldırıların gerekçesi olarak Hizbullah'ın silah depolarını hedef aldığını ve yeniden yapılanma girişimlerini engellemeyi amaçladığını belirtti.