Hafter güçleri: Trablus’un merkezine yakınlaştık

Fotoğraf (AFP _Arşiv)
Fotoğraf (AFP _Arşiv)
TT

Hafter güçleri: Trablus’un merkezine yakınlaştık

Fotoğraf (AFP _Arşiv)
Fotoğraf (AFP _Arşiv)

General Halife Hafter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), yaklaşık bir yıl içinde ikinci defa başkent Trablus’un merkezine ulaşmaya ve Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı milisleri yenilgiye uğratmaya yakın olduklarını açıkladı.
LUO kuvvetleri, Ebu Selim mahallesinde ilerleme kaydetmelerinin ardından gelecek hafta ilk yılı tamamlanmak üzere olan çatışmalara son vermeye ve Trablus'u kontrol almaya oldukça yakın.
Bu çerçevede Trablus kuşatmasında görevli bir LUO komutanı, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “LUO’nun, başkentin merkezine ilerlemesini sağlayan şiddetli çatışmalardan sonra 30 Mart’ta nispeten sakin bir gün yaşandı” ifadelerini kullandı.
İsminin verilmesini istemeyen yetkili, “Kuvvetlerimiz, Ebu Selim cephesinde ilerleme kaydetti. Önemli noktaları kontrol etti ve milis liderlerini öldürdü” dedi. Yetkili, “Bu ilerleme oldukça önemlidir. Çünkü bu, kuvvetlerin başkentin merkezine ulaşmaya ve içerisinde derinleşmeye yakın oldukları anlamına geliyor. Aynı şekilde bu durum, bölge sakinlerinin orduya destek verdiğini de gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Yetkili daha fazla ayrıntı vermekten kaçınırken, “İlerleyen saatler, mutlu haberler getirecek” dedi.
 
LUO’ya bağlı savaş medyası bölümü, kimya bölümünün geçen pazar gününden bu yana, kuvvetleri koronavirüs salgınından korumak için alınacak önlemlerin bir parçası olarak, askeri birliklerin kontrolleri sıkılaştırması sonrasında milislere ait çok sayıda bölgeyi temizlemeye başladığını söyledi.
Öte yandan taraflar, Trablus’ta silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve topçular kullanarak, birbirlerine ateş açtı. Güneydeki çatışmalar dolayısıyla birçok şehirde patlama sesleri duyuldu. LUO, güney cephesini 4 Nisan’da şehri kurtarmak için yürüttükleri operasyonlar kapsamında ‘en sert cephe’ olarak nitelendiriyor.
Bu çerçevede Serrac hükümeti, 30 Mart’ta LUO’ya bağlı el-Kerame Operasyonu Birimi Medya Merkezi’nin ‘Misrata milislerinin karargahına baskın düzenlenmesi ve Trablus Devrimcileri milislerinin alandan kovulması sonrasında UMH unsurlarının, Sikke Yolu’ndaki karargahlarından kaçtıkları’ yönündeki açıklaması hakkında herhangi bir yorum yapmadı.
Medya merkezine göre görgü tanıkları, Suk el-Cuma bölgesinde bir kliğine yaralı paralı askerleri ve milisleri taşıyan 20’den fazla ambulans geldiğine dikkati çekti.
Diğer taraftan UMH’ye bağlı ‘Trablus’u Koruma Gücü’, 30 Mart’ta yaptığı açıklamada, LUO kuvvetlerinin saldırıları sonrasında güçlerinin, başta Ayn Zara, Ebu Selim ve el-Meşru bölgeleri olmak üzere birden fazla cephede sağlanan ilerleme girişimlerini geri püskürttüğünü belirtti. Koruma gücü, kimliği henüz belirlenememiş bazı unsurlarını kaybettiklerini de söyledi.
Trablus’un güneyindeki silahlı milislere bağlı Ayn Zara cephesi yetkilisi Yusuf el-Emin, 30 Mart’ta yaptığı açıklamada, Merkezi Güvenlik Güçlerinin, ordu kuvvetlerinin el-Meşru bölgesindeki saldırılarını geri püskürttüğünü söyledi. Aynı şekilde Serrac hükümetine bağlı Sirte Operasyon Odası sözcüsü, hava kuvvetlerinin el-Vişka’daki bir tarım arazisine yönelik bombardımanda bir zırhı aracı imha ettiklerine dikkati çekti.
Öte yandan LUO’ya bağlı Üçüncü Piyade Taburu, yaklaşık 2 yıl önce eş-Şerare Petrol Sahası’dan kaçırılan, Libyalı ve Romanyalı mühendislerin serbest bırakılmasını başardıklarını açıkladı.
Libya’da kimliği belirsiz silahlı kişiler Temmuz 2018’de, ülkenin güneyindeki Şerare Petrol Sahası’nda Akakus Şirketi çalışanlarından biri Romanyalı 4 mühendisi kaçırmıştı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.