​Mısır koronavirüs ile mücadele ediyor

Görevini tamamlayıp hastaneden ayrılan sağlık ekibi (Esna Uzman Hastanesi idaresi)
Görevini tamamlayıp hastaneden ayrılan sağlık ekibi (Esna Uzman Hastanesi idaresi)
TT

​Mısır koronavirüs ile mücadele ediyor

Görevini tamamlayıp hastaneden ayrılan sağlık ekibi (Esna Uzman Hastanesi idaresi)
Görevini tamamlayıp hastaneden ayrılan sağlık ekibi (Esna Uzman Hastanesi idaresi)

Abdurrahman Ebubeki
Ülkedeki yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) vakalarının karantinaya alınması için Mısır Sağlık Bakanlığı tarafından seçilen Esna Uzman Hastanesi, toplamda 76 kişiden 49’unun iyileşmesinin ardından, ilk sağlık ekibinin hastaneden ayrılışını kutladı.
Bu ekip sonrasında hemşire ve doktorlardan oluşan yeni bir ekip gelecek. Görevini tamamlayan ekipten birkaç kişiyle iletişime geçen Independent Arabia, bu sağlık görevlilerinin katil koronavirüsle mücadelede yaşadıkları deneyim ve hikayeleri dinledi.
Mısır Bakanlar Kurulu tarafından yapılan açıklamaya göre, ülkede doğrulanan ilk vaka, Nil’de seyreden bir turist gemisinin yolcusuydu. Virüs, bu kişiye ABD vatandaşı bir Tayvanlı turistten bulaşmıştı. Luksor şehri Sağlık İşleri Müdürlüğünde önleyici sağlık kadrosundan olan Dr. Muhammed en-Nubi ise, ilk vakalara karantina sürecinde eşlik edecek olan söz konusu ekipteki sağlık görevlilerinden biriydi. Nubi, ailesinin bu görevden muaf tutulmasını talep etmesini istemesine rağmen beyaz yeleğin çağrısına kulak vererek göreve koştu.
Vakanın görüldüğü gemiye binmek
İlk vakanın ilan edilmesinin ardından ekibiyle beraber söz konusu gemiye binen Nubi, hem turist hem de gemi mürettebatını psikolojik çöküşün eşiğinde bulduğunu anlatıyor. Durum böyle olunca da onlara umut vermeye çalışarak iradenin sağlam tutulması gerektiğini ve bu şekilde virüsü yenebileceklerini dile getirmiş. Gemide bulunanların çoğunun genç olması da Nubi’nin işini kolaylaştırmış. Bu konuda şöyle söylüyor:
“Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından onaylanan prosedürlere göre yaptığımız muayeneler neticesinde, aralarında yabancı ve Mısırlıların da olduğu 34 kişinin yeni tip koronavirüsü Kovid-19’a yakalandığını tespit ettik. Test sonuçları pozitifti”
Hastaneden taburcu olan vatandaşlar, doktor ve hemşirelere teşekkürlerini sundu (Esna Uzman Hastanesi idaresi)

Ne zaman öleceğiz?
Dr. Nubi, koronavirüse yakalanan bir kişinin hem karantina hem de tedavi sürecinde kuvvetli bir psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu, zirâ dünya medyasının koronavirüsü insanların gözünde yenmesi imkansız bir canavara konumuna soktuğunu söylüyor. Bazı hastaların “Ne zaman öleceğiz? Bir ay sonra mı yoksa iki ay sonra mı?” dediğini ifade eden Nubi, koronavirüs konusunda daha fazla farkındalık ve doğru bilgi alışveriş olması gerektiğini vurguluyor. Karantinayla görevlendirilen hastanenin bu konudaki ekibinin oldukça profesyonel olduğunun altını çizen Nubi, bazı turistlerin ülkelerine döndüklerinde ekip üyeleriyle iletişime geçerek teşekkür mektupları yolladığını da dile getiriyor.

6 doktor da virüse yakalandı
Hastanede sekiz gün çalışmasının ardından kendisinin de test yaptırmaya karar veren doktor, söz konusu gemiye yardım etmeye giden kişilerden 5’iyle birlikte yeni tip koronavirüse yakalandığının teşhis edildiğini anlatarak şöyle diyor:
“Doktorken birden hastaya dönüştük. Tamamen iyileşene kadar diğer doktor ve hemşire arkadaşlarımızdan muazzam bir ilgi gördük”

Çocuklarını 25 gün boyunca göremeyen bir hemşire
Ekipteki hemşirelerden Hazra Abdurrabbu, görevli olduğu 25 günlük karantina sürecinde çocuklarını göremediğini, yalnızca telefonla konuştuğunu dile getiriyor. Oğullarının görevden ayrılması ve dinlenmesi konusunda ısrar etmelerine rağmen, önceliği görevini bitirmeye verdiğini de ekliyor.
Koronavirüse yakalanan hastalarla kurduğu bağa değinen Abdurrabbu, hastaların aileleriyle de her gün bizzat iletişime geçip hastanın durumu hakkında bilgi verdiğini açıklıyor ve şöyle diyor:
“En az 15 hastanın yaşları 60-70 ve 80’lerdeydi. Açıkçası iyileşmelerinin mümkün olmadığı görüşündeydik, ancak yoğun sağlık bakımı ve samimi bir destek sayesinde test sonuçları pozitiften negatife geçti”

49 hasta iyileşti
Hastanenin Yoğun bakım Birimi Başkanı Şerif Şaban, bu ilk sağlık ekibin tüm hastaları tedavi etmek için 28 gün boyunca gece gündüz çalıştığını ifade ediyor. Bununla birlikte, hastaneye mart ayı boyunca 76 vakanın geldiğini, yoğun çabalar sayesinde içlerinden 49’unun ise iyileştiğini vurguluyor. Şaban, ekip üyelerinin hastalarla temasta olmaları dolayısıyla virüse yakalanmaları ihtimali nedeniyle laboratuvar testlerine tâbi tutulduğunu da ekliyor.
Güney Vadisi Üniversitesi Başkanı Yusuf el-Garbavi, üniversitenin Esna Hastanesi’ne gönderdiğini üç adet danışmanın raporlarına göre bu hastanenin Ortadoğu’nun en iyi iyileşme oranlarına sahip olduğunu bildirdi.
Esna Hastanesi’nin 155 yatağı, 27 yoğun bakım yatağı, 15 ayakta tedavi hizmeti, 5 laboratuvarı, kalp kateterizasyonu bölümü iki radyoloji bölümü, 10 çocuk küvezi, son teknoloji sonar, EKG ve tomografi cihazları mevcut.

Sağlık ekibinden mesajlar
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Göğüs Hastalıkları Uzmanı Muhammed Abdullah; ellerin sıklıkla yıkanması, kalabalıklardan uzak durulması, sebze gibi besin değeri yüksek gıdaların tüketilmesi gibi koronavirüsle mücadele önlemlerinin hafife alınmaması çağrısında bulunuyor.  Aynı zamanda sağlık imkanları Mısır’ınkinden kat kat daha fazla olan ülkelerin günde yüzlerce ölüm kaybettiğini vurguluyor.
Ekibin diğer doktorları ise şu çağrıda bulunuyor:
“Mısır’ın iki yoldan birini seçmesi lazım. Salgının genişliğine rağmen vatandaşların önlemlere uyması yardımıyla virüsü kontrol altına alan Çin’in izlediği yol mu yoksa halkın alınan talimatları ihmal etmesi sebebiyle salgının tüm şehirlerinde oldukça ciddi bir hal aldığı İtalya’nın yolu mu.”
İtalyan Konsolosluğundan Esna Hastanesi’ne teşekkür mesajı
Mısır’ın güneyindeki İtalyan Konsolosu Francis Emin, “muazzam sağlık bakımı yürüterek 70’lerinde olan 10 İtalyan hastayı iyileştirdikleri için” Esna Hastanesi’nde görev yapan söz konusu ekibe teşekkürlerini sundu.
Bu ekibin ayrım gözetmeksizin herkes için güvenli bir sığınak görevi gördüğünü kanıtladığını vurgulayan Emin, İtalyan Büyükelçiliğinin küresel kriz sonrasında bu ekip onuruna bir tören düzenlemeyi planladığını müjdeledi.
31 Mart itibariyle Mısır’da 656 kişi yeni tip koronavirüsüne yakalandı. 150 hasta taburcu olurken 41 hasta ise salgında can verdi. 465 kişi ise halen tedavi görüyor.



Kuzey Gazze’de İsrail saldırısında 2’si kız çocuğu 4 kişilik aile hayatını kaybetti

İsrail ordusunun bölge sakinlerini uyararak tahliye etmelerini istemesinin ardından Han Yunus'ta düzenlenen İsrail hava saldırısında bir evden yükselen duman ve alevler (Reuters)
İsrail ordusunun bölge sakinlerini uyararak tahliye etmelerini istemesinin ardından Han Yunus'ta düzenlenen İsrail hava saldırısında bir evden yükselen duman ve alevler (Reuters)
TT

Kuzey Gazze’de İsrail saldırısında 2’si kız çocuğu 4 kişilik aile hayatını kaybetti

İsrail ordusunun bölge sakinlerini uyararak tahliye etmelerini istemesinin ardından Han Yunus'ta düzenlenen İsrail hava saldırısında bir evden yükselen duman ve alevler (Reuters)
İsrail ordusunun bölge sakinlerini uyararak tahliye etmelerini istemesinin ardından Han Yunus'ta düzenlenen İsrail hava saldırısında bir evden yükselen duman ve alevler (Reuters)

Kuzey Gazze Şeridi'nde İsrail'in düzenlediği saldırıda aynı aileden 2'si çocuk 4 Filistinli hayatını kaybetti. Olay, bugün Gazze kentinin batısındaki bir hastane ile Gazze Şeridi'ndeki bir güvenlik kaynağı tarafından bildirildi.

Şifa Hastanesi yaptığı açıklamada, “Kuzey Gazze Şeridi'ndeki Beyt Lahiya Projesi'nde bir eve düzenlenen İsrail saldırısının ardından Ahmed ailesine mensup 4 kişinin parçalanmış cesetlerinin hastaneye getirildiğini” belirtti. Hastane, hayatını kaybedenler arasında 8 ve 12 yaşlarında iki kız çocuğunun bulunduğunu kaydetti.

İsrail ordusu, AFP'nin sorusu üzerine olayla ilgili inceleme başlattığını açıkladı.

Gazze'deki Filistinli bir güvenlik kaynağı, İsrail savaş uçaklarının gece yarısından sonra Beyt Lahiya ile Cibaliye Mülteci Kampı'nın merkezine iki hava saldırısı düzenlediğini, ayrıca yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını ve ambulansları hedef aldığını söyledi.

Filistinli güvenlik kaynağı, İsrail'in “Gazze Şeridi'ndeki ihlallerini sürdürdüğünü” ifade etti.

İsrail, geçen yıl ekim ayında ABD arabuluculuğunda ateşkes konusunda anlaşmaya varmıştı, ancak o tarihten bu yana Gazze'deki operasyonlarını sürdürüyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Ekim 2023'te İsrail'e yönelik benzeri görülmemiş saldırıyı düzenleyen Hamas'a karşı hava saldırılarına devam etme ve Hamas silahlarını bırakana kadar Gazze'den çekilmeme kararlılığını vurguladı.

İsrail, operasyonlarında hedeflerini çoğu zaman saldırıların ardından açıklıyor. İsrail ordusu pazar günü, Gazze Şeridi'nde İsrail güçlerine yönelik patlayıcıların yerleştirilmesine katıldığını öne sürdüğü Subhi Hıdır Haşim et-Taberihi'yi öldürdüğünü açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın Hamas'a bağlı Gazze Sağlık Bakanlığı verilerinden aktardığına göre, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana İsrail saldırılarında bin 300'den fazla kişi hayatını kaybetti. Bakanlığın verileri, Birleşmiş Milletler tarafından genel olarak güvenilir kabul ediliyor.

Buna karşılık İsrail ordusu, aynı dönemde 5 askerinin yanı sıra bir sivil yüklenicinin de öldüğünü açıkladı.


İsrail, Gazze’ye yerleştirdiği casusluk cihazlarını imha ediyor ve güvenlik operasyonlarını yoğunlaştırıyor

Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda dün bir evi hedef alan saldırının ardından olay yerinden yükselen duman (DPA)
Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda dün bir evi hedef alan saldırının ardından olay yerinden yükselen duman (DPA)
TT

İsrail, Gazze’ye yerleştirdiği casusluk cihazlarını imha ediyor ve güvenlik operasyonlarını yoğunlaştırıyor

Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda dün bir evi hedef alan saldırının ardından olay yerinden yükselen duman (DPA)
Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda dün bir evi hedef alan saldırının ardından olay yerinden yükselen duman (DPA)

Geçen 11 Haziran’da İsrail’e ait bir insansız hava aracı, Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesi’nde Furvane ailesine ait bir evin çatısına füze bıraktı. Saldırıda, evin çatısında bulunan kimliği belirsiz cisme yaklaşan aile fertlerinden biri hayatını kaybetti.

Saha kaynaklarının “Şarku’l Avsat”a verdiği bilgiye göre hayatını kaybeden kişi, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’na bağlı “Mühendislik Birimi”nde görev yapan 35 yaşındaki Ebu Furvane’ydi. Furvane, söz konusu cismi kontrol etmek üzere çatıya çıktığı sırada bir insansız hava aracı (İHA) füze fırlattı. Füzenin isabet etmesiyle cisim patladı ve aktivist hayatını kaybetti.

Furvane’nin de aralarında bulunduğu yaklaşık dört Filistinli grup mensubunun, iki ila üç aylık bir dönem içinde benzer yöntemle öldürüldüğü ortaya çıktı. Görünüşe göre söz konusu kişiler bir şekilde tuzağa çekildi. Ancak bu durumun, grupların ilgili birimleri ile Kassam Tugayları ve Hamas yönetimine bağlı güvenlik kurumlarınca henüz kesin olarak doğrulanmadığı belirtildi.

“Şarku’l Avsat”ın çeşitli saha kaynaklarından derlediği bilgilere göre İsrail son dönemde Gazze Şeridi’nin içine yerleştirdiği casusluk cihazlarını hedef alan saldırılara başvurdu. Kaynaklar, yaklaşık iki hafta önce Hamas’ın üst düzey güvenlik sorumlusu Muin el-Arabid’in İsrail özel kuvvetleri tarafından yakalanmasının ardından bu saldırıların yoğunlaştığını belirtti. Ancak iki olay arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğu doğrulanmadı.

Söz konusu kaynaklara göre son üç gün içinde Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda yıkılmış iki evin çatısındaki casusluk cihazları, intihar saldırısı düzenleyen İHA’lar tarafından imha edildi. Gazze’nin kuzeyindeki Şeyh Rıdvan Mahallesi’nde bir başka casusluk cihazı keşif uçağı tarafından hedef alınarak patlatıldı. Ayrıca bir hafta önce Tel el-Heva Mahallesi’nde yıkılmış bir binanın çatısındaki küçük cihaza bir İHA tarafından bomba bırakıldı.

Kameralar ve dinleme cihazları

İsrail, gerek son Gazze savaşında gerekse daha önceki dönemlerde görsel ve işitsel casusluk cihazlarını bir silah olarak hep kullandı.

Saha kaynaklarından birine göre İsrail, son günlerde çeşitli bölgelerde küçük “quadkopter” tipi İHA’ların uçuşlarını yoğunlaştırdı. Kaynak, bu araçların bazılarının patlayıcı taşıyan intihar dronları olduğunu ve görevlerinin gözetleme ve casusluk faaliyetleriyle sınırlı kalmadığını belirtti.

hyju
Gazze savaşı sırasında bulunduğu ve İsrail’e ait casusluk cihazları olduğu öne sürülen cihazlar (Filistinli grupların sosyal medya hesapları)

Bir başka kaynak, savaş sırasında yıkılmış evlerin çevresinde, kamuya açık caddelerde, hastanelerde ve başka noktalarda casusluk cihazlarının tespit edildiğini söyledi. Kaynağa göre cihazların büyük bölümü, kara operasyonları sırasında Şerit’in farklı bölgelerine yerleştirildi.

Kaynaklar bu cihazların, bazı aktivistlerin yüzlerinin tespit edilmesine ve cihazlardan yalnızca birkaç metre uzaktayken öldürülmelerine katkı sağladığını belirtti. Bunlardan bazıları, Gazze kentindeki Nasr Mahallesi’nde kamuya açık yollarda hareket ederken, bölgedeki cihaz henüz fark edilmeden öldürüldü.

Geçen mart ayının sonunda, Filistinli gruplardan bazı aktivistlerin sökmeye çalıştığı bir cihaz Deyr el-Belah’ta patladı. O sırada cihazın kendiliğinden mi yoksa bir İHA’nın müdahalesiyle mi patladığı belirlenemedi.

Saha kaynakları o dönemde bu cihazların kameralar, ses dinleme sistemleri ve çeşitli sensörler içerdiğini bildirmişti. Bazı cihazların tespit edilmeye çalışılması halinde kendini imha ettiği, bazılarının ise operatörlerine fark edildiklerine ilişkin uyarı veya sinyal göndererek imha edilmelerini sağladığı ifade edildi.

Kaynaklar, savaş sırasında veya ateşkesin ardından şimdiye kadar tespit edilen cihazların büyük bölümünün İsrail İHA’larıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Cihazların topladığı bilgilerin bu araçlara, oradan da İsrail güvenlik birimlerinin operasyon merkezlerine aktarıldığı belirtildi. Bazı cihazların ise bilgileri doğrudan uydular üzerinden ya da İsrail’le iş birliği yapan kişilerin sağladığı internet bağlantıları aracılığıyla ilettiği değerlendirildi.

Kaynaklar ayrıca, İsrail ordusunun baskın düzenlediği Şifa Hastanesi kompleksi gibi bazı hastanelerde de casusluk cihazları bulunduğunu belirtti. Bu cihazların bazılarının taşların içine yerleştirildiği, bazılarının ise hastaların kullandığı tıbbi bölümlerdeki mobilyaların içine gizlendiği kaydedildi.

thyny
Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda bir evin dün hedef alınması (DPA)

Kaynaklara göre cihazlarda, 800 metreye kadar mesafeden görüntü alabilen yüksek çözünürlüklü küçük kameralar ve 500 metreye kadar mesafedeki sesleri algılayabilen gelişmiş dinleme sistemleri bulunuyordu. Bu sistemler aracılığıyla bazı kişilerin, İsrail güvenlik birimlerinin daha önce tutuklanan aktivistlerden elde ettiği ya da cep telefonu ve diğer iletişim araçları üzerinden topladığı ses örnekleriyle karşılaştırma yapılarak seslerinden teşhis edilmesi mümkün olabiliyordu.

Bu cihazlardan bazıları, özellikle Han Yunus’un Mevasi bölgesindeki yerinden edilmiş kişiler için kurulan kamplarda da bulundu. Kaynaklara göre İsrail’le iş birliği yapan kişiler, bölgedeki hareketliliği izlemek ve yerinden edilenleri dinlemek amacıyla cihazları buraya yerleştirdi. Bazıları kış aylarında çadırların su altında kalmasının ardından fark edilirken, bazıları taş görünümünde kamufle edilmiş ahşap kutuların içine yerleştirilmişti.

Savaş öncesinde de kullanıldı

Son savaştan önce de Filistinli grupların ofislerinde ve aktivistlerin evlerinde küçük kameralar ile dinleme cihazları bulundu. Kaynaklara göre bu cihazlar internet modemlerinin veya elektrik şebekelerinin içine yerleştiriliyor, İsrail ile iş birliği yapan kişiler tarafından ticari mallarla birlikte Gazze’ye sokuluyordu.

Kaynaklar, bu cihazların büyük bölümünün farklı olaylarda işbirlikçilerin yakalanıp sorgulanması ve itiraflarının alınmasının ardından ortaya çıkarıldığını belirtti.

yumku
Çarşamba günü Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı inceleyen Filistinliler (DPA)

Mayıs 2018’de Kassam Tugayları’na bağlı altı mühendis, ele geçirilen bir casusluk cihazını incelerken meydana gelen patlamada hayatını kaybetti. Cihazla ilgili güvenlik incelemeleri, Kassam Tugayları’nın iç iletişim ağına casusluk cihazları yerleştirilmesi gibi ciddi güvenlik açıklarını ortaya çıkardı. Cihazların muhtemelen bir İHA tarafından uzaktan patlatılması sonucu mühendisler olay yerinde hayatını kaybetti. Kassam Tugayları ise o dönemde Gazze’deki “en tehlikeli İsrail casusluk operasyonunu” etkisiz hale getirdiğini açıkladı.

Yaklaşık 45 gün sonra, bir tüccarın İsrail istihbaratının talimatıyla Gazze Şeridi’ne soktuğu “granit taşı” içine gizlenmiş bir casusluk cihazı tespit edildi. Cihazın daha sonra Filistinli gruplardan birinin askeri tesisine götürülmesi planlanıyordu. Cihaz söz konusu tesise yerleştirildikten birkaç gün sonra fark edildi.

Aynı yılın kasım ayında Han Yunus’taki kontrol noktalarından birinde İsrail özel kuvvetlerine ait bir ekip tespit edildi. Daha sonra bu ekibin uzun süredir Gazze Şeridi’nde faaliyet gösterdiği ve evlere, konutlara ve çeşitli diğer noktalara farklı cihazlar yerleştirdiği ortaya çıktı.

Sahadaki gerilim sürüyor

Sahadaki gelişmeler kapsamında İsrail, ikinci gününde de Gazze Şeridi’nde binaları, evleri, konutları ve bir araziyi hedef alan hava saldırıları düzenledi. Gazze kentindeki iki ayrı saldırıda ve Sarı Hat yakınlarında açılan ateş sonucu bir kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.

İsrail savaş uçakları dün öğle saatlerinde Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda bir binadaki iki daireyi yıktı. Ardından Şerit’in merkezindeki Nuseyrat Pazarı’nda bir ticaret merkezinin üstünde bulunan başka bir daireyi bombaladı.

scdfgrthyj
Gazze kentinin Rimal Mahallesi’nde salı günü İsrail saldırısının hedef aldığı bir evde meydana gelen hasarı inceleyen Filistinliler (AFP)

Gazze kentinin güneybatısındaki Şeyh Aclin Mahallesi’nde İsrail, bir motosikleti hedef alan hava saldırısı düzenledi. Saldırıda iki kişi yaralandı; yaralılardan biri daha sonra aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden kişinin, Ramallah’a bağlı Silvad beldesinden eski tutuklu Ferah Hamed olduğu belirtildi. Hamed, 2011 yılında yapılan esir takası kapsamında serbest bırakılmış ve o dönemde Gazze’ye sürgün edilmişti.

Gazze kentinin kuzeyindeki Şeyh Rıdvan Mahallesi’nde düzenlenen hava saldırısında iki genç yaralandı; bunlardan birinin durumunun ağır olduğu bildirildi. Ayrıca Sarı Hat yakınlarındaki Cibaliye ve Han Yunus dahil çeşitli bölgelerde açılan ateş sonucu üç kişi yaralandı.

İsrail savaş uçakları salı günü de Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bir evi, Şerit’in merkezindeki Bureyc Mülteci Kampı’nda başka bir evi ve Gazze kentinin batısındaki Şifa Hastanesi kompleksi yakınlarında üçüncü bir evi yıktı. Ayrıca Şeyh Aclin Mahallesi’ndeki tarım arazisini bombaladı. Bu saldırılardan önce söz konusu bölgelerdeki bazı yerleşim alanlarının ve yerinden edilmiş kişilerin kamplarının boşaltılması istenmişti.

cfvbg
Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta dün İsrail hava saldırısının hedef aldığı evden yükselen alevler (AFP)

İsrail ordusu, söz konusu binaların Hamas ve İslami Cihad hareketlerine ait silah depoları olduğunu ileri sürdü. Ordu, bazı unsurların bu silahları Gazze Şeridi’nde nöbet tutmak ve kontrolü pekiştirmek amacıyla kullanmaya yönelik hareketlerinin gözlemlendiğini iddia etti.

İsrail, aynı saatlerde Gazze kentinin kuzeyindeki Şeyh Rıdvan Mezarlığı çevresindeki bir evin çatısına ve Şati Mülteci Kampı’nda yıkılmış bir evin çatısına hava saldırıları düzenledi. “Şarku’l Avsat”a konuşan kaynaklar, her iki noktadaki casusluk cihazlarının patlatıldığını vurguladı.


“Casusluk cihazları”... Gazze savaşında İsrail’in silahı

Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda dün bir evi hedef alan hava saldırısının ardından olay yerinden yükselen duman (DPA)
Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda dün bir evi hedef alan hava saldırısının ardından olay yerinden yükselen duman (DPA)
TT

“Casusluk cihazları”... Gazze savaşında İsrail’in silahı

Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda dün bir evi hedef alan hava saldırısının ardından olay yerinden yükselen duman (DPA)
Gazze kentinin batısındaki Şati Mülteci Kampı’nda dün bir evi hedef alan hava saldırısının ardından olay yerinden yükselen duman (DPA)

İsrail, görsel ve işitsel casusluk cihazlarını Gazze Şeridi’nde bir silah olarak kullanmayı sürdürüyor.

Saha kaynakları “Şarku’l Avsat”a yaptıkları açıklamada, İsrail’in son dönemde Gazze Şeridi’nin içine yerleştirdiği bu tür cihazları hedef alan saldırılara başvurduğunu belirtti. Kaynaklar, İsrail’in çeşitli bölgelerde küçük “quadkopter” tipi insansız hava araçlarının (İHA) kullanımını yoğunlaştırdığını söyledi. Bu araçların bazılarının intihar amaçlı kullanıldığı, gözetleme ve casusluk faaliyetlerinin ötesinde görevler üstlendiği belirtildi.

Kaynaklara göre yıkılmış evlerin çevresinde, sokaklarda ve hastaneler dahil çeşitli noktalarda da casusluk cihazları tespit edildi. Kaynakların iddiasına göre, bu cihazların aktivistlerin yüzlerinin tespit edilmesine ve cihazlara yalnızca birkaç metre uzaklıktayken suikasta uğramalarına katkı sağladığı ifade edildi.

Sahadaki gelişmeler kapsamında İsrail, ikinci gününde de Gazze Şeridi’nde binaları, evleri, konutları ve bir araziyi hedef alan hava saldırıları düzenledi. Gazze kentinde iki ayrı saldırıda ve Sarı Hat yakınlarında açılan ateş sonucu bir kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.