ABD, solunum cihazlarını yaptırım listesindeki Rus şirketten satın almış

Reuters
Reuters
TT

ABD, solunum cihazlarını yaptırım listesindeki Rus şirketten satın almış

Reuters
Reuters

Koronavirüs pandemisiyle başa çıkmaya yardımcı olmak için bu hafta Moskova'dan New York'a gönderilen solunum cihazları halihazırda ABD yaptırımlarına tabi olan bir Rus şirketi tarafından üretildi.
NBC News'un haberine göre büyük ihtiyaç duyulan solunum cihazlarının kutuları New York John F. Kennedy Havaalanı'na yüklenirken, bu cihazların modelinin "Aventa-M" olduğu keşfedildi. "Aventa-M", yaptırım uygulanan bir Rus şirketine bağlı kuruluş tarafından üretiliyor.
Rus medya grubu RBC, üreticiyi Moskova'nın yaklaşık bin mil (bin 609 km) doğusundaki Çelyabinsk merkezli Ural Cihaz Mühendisliği Tesisi (UPZ) diye tanımladı. UPZ, savunma ve teknoloji şirketleri topluluğu Rostec’in iştiraki olan Concern Radio-Electric Technologies'in (KRET) bir parçası.
ABD, hem KRET hem de Rostec’e 2014’ten bu yana yaptırım uyguluyor. Yaptırımlar ABD şirketleri ve vatandaşlarının bu şirketlerle iş yapmasını yasaklıyor.
Solunum cihazlarının teslimatı pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki bir telefon görüşmesinin ardından gerçekleşti.
Kremlin teslimatı insani bir görev diye nitelendirirken, uçaktaki ekipmanın ilk başta Rusya Federasyonu'nun bağışı olduğu varsayıldı. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklama bu varsayımı düzeltti.
"Başkan Trump ve Başkan Putin arasında 30 Mart'ta gerçekleşen telefon görüşmesinin ardından ABD, solunum cihazları ve kişisel koruma ekipmanı dahil gerekli tıbbi malzemelerin Rusya'dan satın alınmasını kabul etti. Malzemeler 1 Nisan'da New York'ta FEMA'ya teslim edildi."
Ancak, Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, Rus basınına yaptığı açıklamada kargo maliyetinin ABD ile Rus varlık fonu Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) arasında yarı yarıya paylaşıldığını söyledi. RDIF, 2015'ten bu yana ABD yaptırımlarına tabi.

Bununla beraber bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi NBC News'a şunları söyledi:
"Rusya Doğrudan Yatırım Fonu, borç ve özkaynaklarla ilgili belirli sektörel yaptırımlara tabi ancak bunlar tıbbi ekipman ve malzeme tedarik işlemlerine uygulanmıyor."
Bu hamle Atlantik'in her iki tarafında da fırtınalar kopardı. Trump'ı eleştirenler, anlaşmanın Putin'in propaganda amaçlı kullanacağı bir prestij projesine yardımcı olacağını belirtirken, Putin'i eleştirenlerse Rusya'da fena halde gerektiği halde ekipmanların niçin ABD'ye gönderildiği sorguluyor.

Rus tıp uzmanlarından oluşan Doktorlar Birliği şöyle bir tweet attı:
"Pekala, harika. Sağlık personelimize koruyucu ekipman satın almak için bağış topluyoruz ve yetkililerimiz ABD'ye (kişisel koruyucu ekipman) satıyor. Bu düpedüz saçmalık."
Reuters'ın haberine göre Zakharova, Moskova'nın kriz zamanında ABD’ye yardım etmeyi amaçlayan samimi bir iyi niyet jestinin sorgulanması karşısında şaşkınlığını ve hayal kırıklığını dile getirdi.
Zakharova, "Solunum cihazlarına ABD'de ihtiyaç duyulmuyor mu?" dedi ve istenmiyorlarsa Rusya'nın bu cihazları geri alabileceğini sözlerine ekledi.



Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
TT

Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Nuri el-Maliki'yi Irak hükümetinin başına getirmeyi reddetmesi, "Koordinasyon Çerçevesi" ittifakının hesaplarını alt üst eden siyasi bir depreme dönüştü.

El-Maliki, "açık Amerikan müdahalesi" olarak nitelendirdiği durumu reddetti ve "koordinasyon çerçevesi" anlaşmasına dayanarak adaylığının devam edeceğini teyit etti; tehditlerin devletler arası ilişkilerle bağdaşmadığını vurguladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, El-Maliki'nin iktidara dönmesi halinde ABD'nin Irak'a desteğini keseceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Maliki liderliğindeki İslami Davet Partisi yaptığı açıklamada, "Çerçeve kararında bir boşluk açılmasının siyasi süreci bu karmaşaya sürükleyeceğini" belirterek, "tüm bileşenlerden uzman siyasi güçleri bağımsız Irak ulusal kararını savunmaya" çağırdı.

"Çerçeve" liderleri, dün gece Bağdat'ta düzenlenen acil toplantının ardından, ABD başkanının açıklamalarının "egemenliğin ihlali" teşkil ettiğini belirterek, Maliki'nin yeni hükümetin başına geçmesi yönündeki desteklerini yinelediler. Eski Başbakan Haydar el-Abadi, krizin "akılcı ve sorumlu bir şekilde" ele alınması ve istikrarı koruyacak şekilde zorluklarla başa çıkılması çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak, "çerçevedeki seçeneklerin sınırlı ve maliyetli hale geldiğini" belirterek, "şu an alınacak herhangi bir kararın iç ve dış yankıları olacağını" belirtti. Kaynak, ancak parti liderlerinin "mevcut krizden uygun bir çıkış yolu bulmalarını sağlayacak yeni mekanizmalar" üzerinde anlaşacaklarını öngördü.


Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
TT

Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ı anlaşmaya varmak için zamanın daraldığı konusunda uyardı ve anlaşmaya varılmaması halinde bir sonraki saldırının çok daha şiddetli olacağı tehdidinde bulundu. Tahran ise gerilimi kontrol altına almak için bölgesel diplomatik çabalar sürerken, "tehdit altında" müzakere etmeyi reddettiğini yineledi.

Trump, "İran'a doğru ilerleyen devasa filo hazır, hazırlıklı ve gerekirse görevini hızlı ve güçlü bir şekilde yerine getirebilecek kapasitede" diyerek Tahran'ı "nükleer silahlar olmadan adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak için hızla müzakere masasına oturmaya" çağırdı ve "Zamanın daraldığını" vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise dün yaptığı açıklamada İran'ın "her zamankinden daha zayıf" olduğunu belirterek, protestoların yeniden başlayacağını öngördü. Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde yaptığı konuşmada, İran rejiminin "protestocuların temel taleplerine yanıt verecek hiçbir yolu olmadığını" ifade etti.

Bölgesel olarak, gerilimi azaltmak için temaslar yoğunlaştı; diplomatik yolun önceliği ve Washington ile Tahran arasında diyaloğun yeniden başlatılması vurgulandı. Öte yandan, İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, "sınırlı saldırı diye bir şey yoktur" uyarısında bulunarak, herhangi bir askeri eylemin "savaşın başlangıcı" olarak değerlendirileceğini ve "acil ve kapsamlı" bir cevapla karşılanacağını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran güçlerinin "tamamen hazır" olduğunu belirterek, baskıdan uzak, "adil ve eşitlikçi" bir nükleer anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını yineledi.

İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Habib Seyyari de Washington'un "silahlı diplomasiye" başvurmasına karşı uyararak, ülkesinin ABD filosuna zarar vereceğini vurguladı.


İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
TT

İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın iletişim ve medya işlerinden sorumlu yardımcısı Mehdi Tabatabai dün yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının "tahrif ve yanlış istatistiklere yanıt olarak" son ulusal protestoların kurbanlarının isimlerinin yayınlanmasını emrettiğini söyledi.

Bu açıklama, pazar günü Time dergisinde iki İranlı yetkiliye atıfta bulunarak yayınlanan ve yalnızca 8 ve 9 Ocak tarihlerindeki protestolarda 30 bin kişinin öldürülmüş olabileceğini belirten bir haberin ardından geldi.

İran'daki huzursuzluk, 28 Aralık'ta çarşı esnafının ekonomik koşullar ve enflasyona karşı protestolarıyla başladı ve daha sonra İran geneline yayılarak rejimin yıllardır karşılaştığı en büyük muhalefet dalgasını oluşturdu.

Tabatabai, X'te yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda, son trajik olayların tüm kurbanlarının isimleri ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklanacak. Çelişkili bilgi veya iddiaları kapsamlı bir şekilde incelemek ve doğrulamak için de bir mekanizma oluşturuldu" dedi. Tabatabai,  "Bu önlem, sahtekarlığa ve yanlış istatistiklere karşı açık bir yanıttır" ifadesini kullandı.