​İran, Irak’taki Şiileri birleştiremedi

Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani ile görüşmeyi reddetti (Getty Images)
Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani ile görüşmeyi reddetti (Getty Images)
TT

​İran, Irak’taki Şiileri birleştiremedi

Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani ile görüşmeyi reddetti (Getty Images)
Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani ile görüşmeyi reddetti (Getty Images)

Ahmed es-Suheyl
Irak’ta Fetih Koalisyonu ve diğer bazı Şii güçlerin Adnan ez-Zurfi’nin hükümeti kurmakla görevlendirilmesine karşı olmalarına rağmen Zurfi, parlamentodan güvenoyu almasını sağlayacak çoğunluğun desteğini kazanmak üzere gibi görünüyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin Şii güçlerini Zurfi’ye alternatif bir isim belirlemeye zorlama çabaları pratik sonuçlar vermezken Zurfi’nin çok sayıda Şii tarafın desteğini aldığı, bununla birlikte Sünni ve Kürt siyasi bloklarından açıkça bir ret ile karşılaşmadığı anlaşılıyor.
Ancak Zurfi’nin adaylığına,  Asaib Ehli'l Hak’a bağlı Sadikun Grubu’nun içinde yer aldığı Hadi el-Amiri liderliğindeki Fetih Koalisyonu, eski başbakanlardan Nuri el-Maliki liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu ve gözlemcilerin hala kararsız olduğuna inandıkları Ammar el-Hekim liderliğindeki Ulusal Hikmet Koalisyonu gibi önde gelen Şii siyasi bloklar tarafından karşı çıkılıyor.
Buna karşın Irak eski Başbakanı Haydar el-İbadi liderliğindeki Nasır (Zafer) Koalisyonu ve Mukteda es-Sadr liderliğindeki Sadr Hareketi'nin desteklediği Sairun Koalisyonu gibi Şii siyasi bloklar, Zurfi’yi destekliyorlar. Sünni ve Kürt blokları ise Zurfi’yi destekleme veya desteklememe konusunda herhangi net bir tutum ortaya koymuyorlar.
Irak resmi haber Ajansı INA’ya göre Zurfi’nin parlamentodan kabinesinin ve hükümet programının oylanması amacıyla düzenlenecek olağanüstü oturum için bir tarih belirlemesini istiyor. Bu arada Zurfi, hükümet programını 4 Nisan Cumartesi günü Meclis Başkanlığı’na sunmuştu.

Sadr, Kaani ile görüşmeyi reddetti
Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin Şii kanadı, Zurfi’nin adaylığına karşı çıkma pozisyonunda birleştirme çabaları konuşulurken Iraklı siyasi bir kaynağın yerel haber sitelerinde yer alan açıklamasına göre Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Kaani ile görüşmeyi reddetti.
Sadr ile görüşmenin Kudüs Gücü Komutanı’nın gündeminde olduğunu söyleyen kaynak, ancak Sadr’ın bu görüşmeyi reddettiğini ve Irak’ın iç işlerine müdahale edilmemesi gerektiğini belirten bir mesaj gönderdiğini belirtti. Kaynak, Sadr'ın Askeri Danışmanı Ebu Dua İsavi’nin Sadr’dan Kaani’ye ‘Irak’ın yeni bir hükümet kurulması konusunda herhangi bir dış müdahaleyi reddettiği’ şeklinde yazılı bir mesaj ilettiğini söyledi.

Abdulmehdi görevde kaldı
İran’a yakın güçler olarak nitelendirilen başlıca Şii güçlerin, Zurfi’nin ‘anayasaya aykırı bir şekilde’ hükümeti kurmakla görevlendirildiği ve ‘ABD yanlısı’ olduğu şeklindeki suçlamalarla yaptığı tüm itirazlara rağmen Sadr Hareketi, Zurfi’nin adaylığına karşı olduğunu hiç söylemedi. Bütün göstergeler, Sadr Hareketi’nin desteklediği Sairun Koalisyonu’nun mümkün olan en kısa sürede bir hükümetin kurulmasını istediğine işaret etti.
Sairun Koalisyonu Milletvekili Riyad el-Mesudi konuyla ilgili açıklamasında, “Mesele, bazı istismarlar, ertelemeler ve gecikmelerin neden olduğu anayasal boşluklardan ve Zurfi'nin başarısız olma sürecinde Iraklıların ‘tartışmaları ve kabullenişleri’ gibi ifadelerin seçimlerinden kaynaklanıyor. Sairun Koalisyonu, ülkenin her alanda yaşadığı büyük zorluklar nedeniyle en kısa sürede bir hükümetin kurulmasını önceliyor. Bazı siyasi bloklar, Adil Abdulmehdi'nin başbakan olarak kalması için başbakan adaylarını kasıtlı olarak reddetti. Çünkü böylece büyük kazançlar elde ettiklerini düşünüyorlar” diye konuştu.
 
Şii güçler tansiyonu yükseltiyor
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Zurfi’nin hükümeti kurmakla görevlendirilmesine karşı çıkan hareketlerle birlikte, İran yanlısı silahlı gruplar da söylemlerini sertleştirdiler. İran yanlısı silahlı sekiz grup yayınladıkları ortak bir bildiri ile Adnan ez-Zurfi'yi ‘ABD’nin istihbarat ajanı’ olmakla suçlayarak bazı milletvekillerinin onu desteklemesini ise kınadılar.
Bu gerilim, Kaani'nin Şii güçler arasında Zurfi’nin adaylığına karşı fikir birliği elde etme çabalarına dair bir izlenim verebilir. Bununla birlikte gözlemcilere göre Sünni ve Kürt siyasi güçlere mevcut tutumlarından vazgeçmeleri şeklinde gönderilen bir mesaj da olabilir.
Ortak bildirinin yayınlanmasından birkaç saat sonra, Mukteda es-Sadr adına paylaşımlarda bulunmasıyla bilinen Salih Muhammed el-Iraki, Facebook hesabından, “Birçok siyasetçi ve kendilerini ‘Direniş Grupları’ olarak adlandıran gruplardan bazıları, belalardan ve salgınlardan rahatsız olmayıp hala çıkarları peşinde koşuyorlar. Direniş Grupları’na şunu söylemek istiyorum; ‘Dünyaya olan bu sevginizi dizginleyin. Çünkü halkınız ölüm, yaklaşan bir savaş ve Allah korusun salgının eşiğinde.’” ifadelerini kullandı.

İran’ın rolü zayıflıyor
Iraklı araştırmacı ve akademisyen Akil Abbas konuya ilişkin olarak İndepenedent Arabia’ya yaptığı değerlendirmede, “Süleymani ve Mühendis suikastının yanı sıra koronavirüs krizinden sonra İran’ın rolü zayıfladı. Bu durum, Kaani’nin Irak'taki görevinin başarısızlıkla sonuçlanmasına katkıda bulundu. İran’ın nüfuzu güçlü olmasa ve Şii güçlere kendi iradesini dayatamasa bile Kaani’nin başarısızlığının tek nedeni İran’ın rolünün zayıflaması değil” diye konuştu.
Ekonomik yaptırımlar ve koronavirüs krizinin bazı Şii aktörleri İran'ın iradesine meydan okuyacak şekilde güçlendirdiğini söyleyen Abbas, “Sadr’ın Kaani ile görüşmeyi reddetmesi şaşırtıcı bir durum değil. Sadr daha önce de birkaç kez bazı İranlı politikacılarla görüşmeyi reddetti. Hatta bazı durumlarda Süleymani ile görüşmeyi de reddettiği söylendi. Sadr, İran'ın gücüne bir tür başkaldırıyor. Fakat bu düşmanca değil, yumuşak bir başkaldırıdır” yorumunda bulundu.
Zurfi’nin kabinesinin parlamento tarafından onaylanma şansının çok yüksek olduğunu düşünen Abbas, Zurfi hükümetinin güvenoyu alma imkanının son saatlerde yapılacak anlaşmalara bağlı olduğunun da altını çizdi. Silahlı grupların Zurfi'ye karşı çıkmaları ve açıkça tehdit etmelerinin, onu parlamento çatısı altında engelleyecek güce sahip olmadıkları izlenimi verdiğini söyleyen Abbas, “Düşük petrol fiyatları ve koronavirüs krizinin yanı sıra yarı felçli geçici bir hükümetin varlığından kaynaklanan Irak’ta mevcut durum, siyasi elitlerin Zurfi’nin hükümet kurma çalışmalarını sürdürmesi için baskı yapmalarına neden oluyor” şeklinde konuştu.
Başbakanlık konusundaki tartışmaları sürdürmenin Adil Abdulmehdi’nin görevini sürdürmesini destekleyen taraflar için bir zaman kazanma taktiği olduğuna inandığını belirten Abbas, “Iraklılar bu davranışı ülkede yaşananlara karşı bir kayıtsızlık olarak yorumladı. Bu durum eğer koronavirüs riski azalırsa yüksek katılımları protestolara dönüşebilir” dedi.

Müzakere sayfası
Öte yandan siyaset araştırmacısı Hişam el-Muzani İndependent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Sadr, İran ekolüne karşı ideolojik bir model. Bununla birlikte Süleymani’nin öldürülmesinden sonra genel olarak Irak'taki Şiiler siyasi krizle ilgili bağlantılarında farklılaştılar. Sadr, kendisini Batı ve Doğu'da ılımlı bir Şii alternatifi olarak sunup yeni bir imaj oluşturmaya çalışıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Kaani’nin Şii güçleri birleştirme görevinde başarısız olmasının nedeninin Süleymani’nin olmayışı değil, ABD’nin stratejisiyle doğrudan çatışmaya yönelmesi olduğunu söyleyen Muzani, söz konusu ABD stratejisinin, Zurfi’ye destek konusunda Şii siyasi güçlerin tutumunda çatlaklar yaratan, vizyonundaki bir değişiklik olduğunu belirtti.
Geleneksel Şii güçlerin en büyük korkularının, ABD ile İran arasında müzakere konusu haline gelmeleri, gözden çıkarılmaları ve doğrudan hedef alınmaları olduğuna dikkati çeken Muzani, “Bu güçlerin İran'ın elinde bir pazarlık konusu haline gelmesi, onlar için ABD’nin hava saldırılarından daha da kötü” diye konuştu.

Şii güçler arasında endişe ve parçalanma korkusu
Independent Arabia’ya konuşan gazeteci yazar Felah ez-Zehebi ise şunları söyledi;
“Tüm göstergeler, Zurfi’nin siyasi güçlerin çoğunun desteğini aldığına işaret ediyor. Bazılarının bunu, Haşdi Şabi çatısı altında olmayan silahlı gruplardan korktukları için açıklamadıklarına inanılıyor. İran, Irak'ı ABD ile müzakere edebileceği bir yangın yeri olarak görüyor. Ancak tam da yaptırımların bir kısmının kaldırılmasını beklerken ortaya çıkan tüm koşullar İran'a baskı yapıyor. Şii siyasi güçlerin çoğu, Zafer Koalisyonu ve Kanun Devleti Koalisyonu tarafından desteklendiği için Zurfi hükümetini destekliyor. Ammar el-Hekim ise sopayı dengede tutmaya çalışıyor. Ancak en sonunda bir yana ağırlık vermek zorunda kalacak. Sadr, ‘utanmaz milisler’ olarak nitelendirdiği tarafları yenerek Zurfi hükümetinin parlamentodan geçmesi için baskı yapacak. Temel endişe ise Zurfi'nin iktidara geldikten sonra bu güçlere yönelmesi ihtimaliyle ilgili. Şii güçler parçalandılar ve çatışma aşamasından aşınma aşamasına geçtiler.”



«البوندسليغا»: هفوة نوير تهدي أوغسبورغ «أسرع هدف في تاريخ المسابقة» بعد 8 ثوان

مانويل نوير يعتذر بعد هفوته التي تسببت في هدف أوغسبورغ القياسي (د.ب.أ)
مانويل نوير يعتذر بعد هفوته التي تسببت في هدف أوغسبورغ القياسي (د.ب.أ)
TT

«البوندسليغا»: هفوة نوير تهدي أوغسبورغ «أسرع هدف في تاريخ المسابقة» بعد 8 ثوان

مانويل نوير يعتذر بعد هفوته التي تسببت في هدف أوغسبورغ القياسي (د.ب.أ)
مانويل نوير يعتذر بعد هفوته التي تسببت في هدف أوغسبورغ القياسي (د.ب.أ)

استقبل بايرن ميونيخ أسرع هدف في تاريخ الدوري الألماني لكرة القدم، بعدما تأخر السبت على أرض أوغسبورغ بعد 8 ثوان فقط من انطلاق المباراة، إثر خطأ فادح في التمرير من حارسه مانويل نوير.

ومن ركلة البداية التي نفذها لاعبو بايرن، أعاد المهاجم الكولومبي لويس دياز الكرة إلى نوير، الذي أطال السيطرة عليها بقدمه اليمنى.

وتحت ضغط روبن فيلهاور، حاول بطل العالم 2014 تشتيت الكرة بقدمه اليمنى، لكن مهاجم أوغسبورغ اعترضها وأودعها في شباك بايرن الخالية بعد ثماني ثوان فقط من بداية اللقاء.

وسجل فيلهاور بذلك أسرع هدف في تاريخ الدوري الألماني، متفوقاً بثانية واحدة على الرقم القياسي السابق البالغ تسع ثوان، والذي كان يتقاسمه كيفن فولاند مع هوفنهايم منذ أغسطس (آب) 2015 (أيضاً في مرمى بايرن)، وكريم بلعربي مع باير ليفركوزن منذ أغسطس (آب) 2014 (في مرمى بوروسيا دورتموند).


فيلم «العقل والعاطفة»... معالجة جديدة أكثر واقعية وقسوة

ديزي إدغار-جونز وإسمي كريد-مايلز في المعالجة الجديدة لفيلم «العقل والعاطفة» (imdb)
ديزي إدغار-جونز وإسمي كريد-مايلز في المعالجة الجديدة لفيلم «العقل والعاطفة» (imdb)
TT

فيلم «العقل والعاطفة»... معالجة جديدة أكثر واقعية وقسوة

ديزي إدغار-جونز وإسمي كريد-مايلز في المعالجة الجديدة لفيلم «العقل والعاطفة» (imdb)
ديزي إدغار-جونز وإسمي كريد-مايلز في المعالجة الجديدة لفيلم «العقل والعاطفة» (imdb)

نشأت المخرجة جورجيا أوكلي وهي تشاهد النسخة السينمائية التي صدرت عام 1995 لرواية جين أوستن «العقل والعاطفة» (Sense and Sensibility)، وهو عمل نال المحبة بفضل السيناريو الممتع الذي كتبته إيما تومسون والإخراج الذكي لأنغ لي. لذا، عندما سألتها المنتجة إنديا فلينت عام 2024 عما إذا كانت مهتمة بتقديم معالجة سينمائية جديدة للرواية، شعرت أوكلي بالحماس، لكنها أدركت في الوقت ذاته أنها ستواجه حتماً مقارنات مع الفيلم السابق. تقول أوكلي (38 عاماً) عن فيلمها: «لا أحد يدعي أن هذه هي النسخة النهائية أو المطلقة للعمل، وهذا الأمر يخفّف بعضاً من الضغط». ويتناول الفيلم قصة الشقيقتين داشوود -إلينور الرزينة (التي تمثل «العقل»)، وماريان المندفعة عاطفياً (التي تمثل «العاطفة»)- وذلك في أعقاب وفاة والدهما، حيث تواجهان الفقر المفاجئ وتجدان نفسيهما محط أنظار عدد من الخُطّاب.

نالت إيما تومسون جائزة الأوسكار عن سيناريو «العقل والعاطفة» في عام 1996 (imdb)

شهدت نسخة عام 1995 قيام كل من تومسون وكيت وينسلت بدور الشقيقتين، في حين لعب هيو غرانت وآلان ريكمان دوري الحبيبين في حياتهما. وقد أسهم ذلك الفيلم -الذي حاز على جائزة الأوسكار لأفضل سيناريو- في تجديد الاهتمام بأعمال أوستن؛ إذ كان واحداً من ستة أعمال سينمائية وتلفزيونية اقتُبست من قصصها وصدرت خلال عامي 1995 و1996.

غير أن أوكلي وديانا ريد (30 عاماً) -كاتبة السيناريو الجديد- رأتا أن هناك مبرراً لتقديم معالجة درامية جديدة تتناول قضايا أزلية، مثل التبعية المالية والاجتماعية والفراغ الأخلاقي لدى الطبقات العليا. وقالت أوكلي: «أعتقد أن حقيقة إنتاج ذلك الفيلم الأول قبل 30 عاماً قد أتاحت مجالاً لإعادة استكشاف القصة من منظور جديد». وتضم النسخة التي أعدتها أوكلي في طاقم تمثيلها كلاً من ديزي إدغار-جونز في دور «إلينور»، وإسمي كريد-مايلز في دور «ماريان»، وجورج ماكاي وهربرت نورد في دوري الخاطبين.

أومأت ريد -التي انضمت إلى أوكلي عبر مكالمة فيديو من لندن في شهر أغسطس (آب)- موافقةً على ذلك. وقالت: «هناك جانب مألوف للغاية ومعاصر في الصراع المحوري بين الشقيقتين وفي طبيعة ما يفرق بينهما»، مضيفةً: «غالباً ما تكون السمات التي تجذبنا لشخص ما هي نفسها التي ينتهي بها المطاف لتكون مصدراً لاستيائنا منه». وقد شرعت كل من أوكلي وريد في معالجة الرواية من منظورين يجمعان بين الواقعية القاسية المتمثلة في الانهيار المالي للأسرة، والرابطة العميقة التي تجمع الشقيقتين بالطبيعة. واستذكرت أوكلي توجيهها لفريق تصفيف الشعر والمكياج بضرورة «الحرص على أن يكون المكياج بسيطاً وقليل الأثر قدر الإمكان».

لقطة من فيلم «العقل والعاطفة» للمخرجة جورجيا أوكلي (imdb)

«أردتُ تقديم نسخة من القصة تتسم بالبساطة والعفوية»، هكذا أوضحت رؤيتها للطابع البصري والجمالي للفيلم. وفي إشارة منها إلى أن الشقيقات قضين وقتاً طويلاً في المنزل بصحبة والدهن -الذي كان قد تُوفي للتو- أضافت قائلة: «لم أستطع أن أتقبل فكرة أنهن، في ظل تلك الظروف، كنّ سيظهرن بالمظهر نفسه الذي تظهر به امرأة تعيش في لندن وتحضر الحفلات الراقصة كل عام». بالنسبة إلى أوكلي كانت النساء في تصورها لذلك العالم يعتمدن تسريحات شعر فضفاضة تبدو وكأن الرياح قد عبثت بها قليلاً (بعيداً عن التجعيدات المصففة بإحكام)، ويرتدين فساتين انسيابية. وأوضحت قائلة: «عندما أشاهد الأعمال المقتبسة من روايات أوستن، أشعر أحياناً بمسافة تفصلني عن الشخصيات، ويعود ذلك إلى طريقة تصفيف شعرهن أو المظهر المثالي والنظيف للغاية لملابسهن. لذا، أردتُ تقديم شيء أكثر واقعية وعفوية، يلامس الجانب الإنساني البسيط».

شمل ذلك تشكيل وحدة مختصة بالطبيعة، ضمت فريقاً من المصورين الفوتوغرافيين ومصوري الفيديو الذين قضوا ساعات في التخييم وسط التضاريس الوعرة بجنوب غربي إنجلترا. وقد تمثلت مهمتهم في إضفاء لمسات بصرية تعكس «الإيقاع البطيء» على الفيلم، مثل العناكب وهي تنسج خيوطها، والنحل وهو يتنقل بين الزهور، والضوء وهو ينساب عبر التلال الوعرة. تقول أوكلي: «عند تخيل عالمٍ يعود إلى ما قبل 200 عام، حيث لا وجود للشاشات ولا شيء يقطع الأفق أمام البصر، ندرك أن انتقال الشخصيات للعيش في ذلك الكوخ يمثّل تجربة صعبة للغاية. لذا، كنت أرغب حقاً في استكشاف ذلك الرابط؛ ليس فقط مع الطبيعة، بل أيضاً مع علاقة الشخصيات بالزمن». كما تطلّب هذا النهج خلق أجواء أكثر قتامة، بدلاً من الاعتماد على الغرف المشرقة التي تغمرها أشعة الشمس.

الممثلة البريطانية فيونا شو في دور الأم في مشهد من فيلم «العقل والعاطفة» للمخرجة جورجيا أوكلي (imdb)

تقول مصممة الإنتاج فرانشيسكا دي موتولا -في مكالمة فيديو أجريت مؤخراً من برلين حيث كانت تعمل على مشروعها القادم-: «لقد شاهدنا من قبل أفلاماً تدور أحداثها في المملكة المتحدة داخل قصور ريفية ضخمة وفخمة، لكن ذلك لم يكن البتة ما كنا نبحث عنه». وعندما تعلق الأمر بتصوير تدهور أوضاع الأسرة -إذ تضطر العائلة إلى مغادرة منزلها بعد وفاة الأب، لأن ملكية المنزل تؤول بالكامل إلى ابنه من زواجه الأول- أوضحت دي موتولا أنهم ركزوا على إظهار التبعات العملية التي واجهتها بنات عائلة «داشوود». فعلى سبيل المثال، حين تنتقل الأسرة من قصر ريفي في مقاطعة «ساسكس» إلى كوخ «بارتون» الأصغر بكثير في مقاطعة «ديفونشاير»، لا يرافقهن سوى خادم واحد، وبدلاً من المشاهد التقليدية التي تظهر الشخصيات وهن يستعددن لحضور الحفلات الراقصة، نرى مشاهد لهن وهن يقمن بأعمال الغسيل والطهي وتقطيع الحطب.

قالت دي موتولا: «إنك ترى كيف يضطرون إلى التأقلم مع حياة جديدة تماماً؛ إذ بات عليهم الآن القيام بكل تلك المهام المرتبطة بالعيش في القصور، وهي أمور عادةً ما يتولى شخص آخر مساعدتك في إنجازها». وأشارت ليندا تروست -وهي أستاذة اللغة الإنجليزية في كلية «واشنطن وجيفرسون» بولاية بنسلفانيا وشاركت في تحرير كتاب عن الاقتباسات السينمائية لأعمال أوستن- إلى أن النزعة الواقعية كانت حاضرة في اقتباسات أعمال أوستن من قبل؛ فعلى سبيل المثال، طُلب من الممثلين في المسلسل القصير «إيما» (Emma) الذي أنتجته هيئة الإذاعة البريطانية (BBC) عام 1972 ألا يغسلوا شعورهم بانتظام، وذلك لكي يبدو أقل كثافة وهيشاناً وأكثر ملاءمة لطبيعة العصر الذي تدور فيه أحداث القصة.

لقطة من فيلم «العقل والعاطفة» للمخرجة جورجيا أوكلي (imdb)

لم يتردد بعض صُنّاع الأفلام أيضاً في إظهار الجوانب الخشنة والواقعية القاسية، فعلى سبيل المثال، أظهر فيلم «الإقناع» (Persuasion) الصادر عام 1995 شخصية «آن إليوت» وهي تستقل عربة بصحبة خنزير وإوزة، كما صوّر المسلسل القصير «العقل والعاطفة» (Sense and Sensibility) الذي أنتجته هيئة الإذاعة البريطانية (BBC) عام 2008 كوخاً متداعياً وأجواء يسودها هطول مستمر للمطر. ومع ذلك، ترى «تروست» أن ثمة حاجة إلى بذل المزيد من الجهد لتصوير القذارة والأوساخ التي ميّزت تلك الحقبة الزمنية بصدق وواقعية. غير أن الهدف الأسمى بالنسبة إلى «أوكلي» لم يكن الالتزام الصارم بالدقة التاريخية؛ إذ أوضحت أنها سعت -من خلال التخلي عن بعض مظاهر البريق واللمعان التي باتت سمة معتادة في الأعمال الفنية- إلى إبراز المشاعر الإنسانية الكامنة في القصة. وقالت «أوكلي» إن الشخصيات ربما لا تتسم بـ«الجرأة أو خفة الظل بالمعنى العصري، لكن ذلك لا ينفي إنسانيتها»، مضيفة: «لا يزال بإمكانك التواصل معها بعمق، وإدراك مدى صدق قصصها وقدرتها على ترك أثرٍ في النفس».

* خدمة «نيويورك تايمز»


دعم مصري للتحركات الأوروبية ضد «الإخوان»

جانب من محاكمة سابقة لعناصر من «الإخوان» في مصر (أرشيفية-أ.ف.ب)
جانب من محاكمة سابقة لعناصر من «الإخوان» في مصر (أرشيفية-أ.ف.ب)
TT

دعم مصري للتحركات الأوروبية ضد «الإخوان»

جانب من محاكمة سابقة لعناصر من «الإخوان» في مصر (أرشيفية-أ.ف.ب)
جانب من محاكمة سابقة لعناصر من «الإخوان» في مصر (أرشيفية-أ.ف.ب)

تفاعلت مصر سريعاً مع تحركات البرلمان الأوروبي ضد تنظيم «الإخوان»، داعيةً إلى موقف جماعي أكبر ضد التنظيم الذي حظرته القاهرة منذ عام 2013 واتسعت أخيراً دوائر ملاحقته عربياً ودولياً.

ويرى خبراء تحدثوا لـ«الشرق الأوسط»، أن «الخطوات الأوروبية ضد التنظيم تؤكد مدى صواب الرؤية المصرية المعتمدة منذ سنوات، خصوصاً أنها تتقاطع عند ضرورة تفكيك شبكات التطرف والتصدي لإعادة تدوير واجهاتها المختلفة».

ووافق البرلمان الأوروبي، مساء الخميس الماضي، على «قرار يدعو الدول الأعضاء في الاتحاد، إلى وضع استراتيجية مشتركة لمكافحة شبكات تنظيم الإخوان».

ونقلت وسائل إعلام مصرية رسمية عن مصدر مصري مطلع قوله، إن «قرار البرلمان الأوروبي يعكس الإدراك المتزايد لدى المجتمع الدولي لخطورة (الإخوان) وممارساته وآيديولوجيته الإرهابية، لا سيما قيام التنظيم بالتخفي وراء أنشطة ومنظمات أخرى لكسب تعاطف المجتمعات الغربية».

البرلمان الأوروبي (البرلمان الأوروبي)

وأشار المصدر في تصريحات، مساء الجمعة، إلى أن «القرار يلقي بالمسؤولية على الدول الأعضاء لاتخاذ موقف جماعي في هذا الشأن»، داعياً إلى «إجراء مراجعة شاملة للتمويل الأوروبي للأشخاص والكيانات المرتبطة بالتنظيم المحظور بما يعد اعترافاً رسمياً بطبيعته الإرهابية».

كما شدد على أن ذلك «يعد خطوة مهمة بعد إدراج الولايات المتحدة الأميركية لأفرع تنظيم الإخوان بمصر والأردن ولبنان على قوائم الإرهاب الأميركية مطلع العام الحالي».

الخبير في شؤون الجماعات المتطرفة ماهر فرغلي، يرى أن «التفاعل المصري مع الخطوة الأوروبية جاء سريعاً، لأن كل ذلك نادت به القاهرة منذ أعوام، وما خلص إليه البرلمان الأوروبي يؤكد صحة الإجراءات المصرية في التعامل مع التنظيم المحظور في عديد من الدول العربية».

ويلفت إلى أن «الإجماع الأوروبي على هذا القرار يمثل تحولاً جوهرياً يتماشى مع التحذيرات المصرية المتكررة بأهمية التحرك السريع لمجابهة ذلك التنظيم».

بدوره، يقول الخبير في شؤون الجماعات الجهادية إسلام الكتاتني، إن «مصر تريد دفع التحركات الأوروبية للأمام وتعزيز مسارها لتطويق ذلك التنظيم وتفكيك أدواته المالية».

ويؤكد أن «الموقف المصري يثبت صحة تحركات القاهرة لحظر هذا التنظيم وملاحقته، خصوصاً أن الاتحاد الأوروبي يتراجع (الآن) ليلامس الموقف المصري بعدما كان لسنوات يدعم استمرار هذا التنظيم». ويلفت إلى أن «التقارب المصري - الأوروبي سمح بتشديد الإجراءات ضد الإخوان، ويسهم بنجاح المقاربة المصرية في المواجهة وامتدادها بشكل دولي».

مقر تنظيم «الإخوان» محترقاً في القاهرة صيف 2013 (غيتي)

وحظي القرار الذي قدمه «حزب الشعب الأوروبي (EPP)» بدعم من المحافظين وأقصى اليمين، بالإضافة إلى بعض المشرعين الليبراليين، وصدر بأغلبية 381 صوتاً مؤيداً مقابل 167 صوتاً معارضاً و15 صوتاً ممتنعاً.

ويُدين القرار «استراتيجية تسلل الإسلام السياسي التي تهدف إلى إضعاف المؤسسات الديمقراطية في جميع الدول الأعضاء في الاتحاد الأوروبي»، داعياً المجلس الأوروبي إلى «إدراج (الإخوان) في قائمة الاتحاد الأوروبي للمنظمات الإرهابية».

وفي مايو (أيار) الماضي كشفت إدارة الرئيس الأميركي دونالد ترمب عن «استراتيجية وطنية» جديدة لمكافحة الإرهاب، ركَّزت في جوهرها على تنظيم «الإخوان» بوصفه المنبع الفكري لـ«الإرهاب الجهادي» الحديث.

الرئيس الأميركي دونالد ترمب (رويترز)

سبقها في يناير (كانون الثاني) الماضي، تصنيف واشنطن «الإخوان» بمصر، وكذلك فرعها في كل من الأردن ولبنان «منظمات إرهابية»، وتلاه في مارس (آذار) الماضي وضع فرعها في السودان بالقائمة نفسها.

ويعتقد الكتاتني أن «ذلك المشهد المتواصل ضد (الإخوان) يضيِّق على التنظيم في ظل أن هناك صحوة عالمية لدحره».

ويوضح فرغلي أن هذا المسار الدولي من شأنه أن «يُحدث تأثيرات واسعة النطاق على بنية التنظيم، تشمل تعطيل عديد من مؤسساته، إلى جانب فرض حصار مالي كبير، ووضع قيود صارمة على قيادات وعناصر التنظيم ممن صدرت بحقهم قرارات طرد أو قوائم ترقب وملاحقة».

ويؤكد أن «مثل هذه القرارات الصارمة تمثل خطوة مهمة تحتاج إلى تكامل ومتابعة، وتُعد بمنزلة ضربة قوية ومؤثرة للشبكات التنظيمية لـ(الإخوان) على الساحة الدولية».