​İran, Irak’taki Şiileri birleştiremedi

Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani ile görüşmeyi reddetti (Getty Images)
Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani ile görüşmeyi reddetti (Getty Images)
TT

​İran, Irak’taki Şiileri birleştiremedi

Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani ile görüşmeyi reddetti (Getty Images)
Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani ile görüşmeyi reddetti (Getty Images)

Ahmed es-Suheyl
Irak’ta Fetih Koalisyonu ve diğer bazı Şii güçlerin Adnan ez-Zurfi’nin hükümeti kurmakla görevlendirilmesine karşı olmalarına rağmen Zurfi, parlamentodan güvenoyu almasını sağlayacak çoğunluğun desteğini kazanmak üzere gibi görünüyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin Şii güçlerini Zurfi’ye alternatif bir isim belirlemeye zorlama çabaları pratik sonuçlar vermezken Zurfi’nin çok sayıda Şii tarafın desteğini aldığı, bununla birlikte Sünni ve Kürt siyasi bloklarından açıkça bir ret ile karşılaşmadığı anlaşılıyor.
Ancak Zurfi’nin adaylığına,  Asaib Ehli'l Hak’a bağlı Sadikun Grubu’nun içinde yer aldığı Hadi el-Amiri liderliğindeki Fetih Koalisyonu, eski başbakanlardan Nuri el-Maliki liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu ve gözlemcilerin hala kararsız olduğuna inandıkları Ammar el-Hekim liderliğindeki Ulusal Hikmet Koalisyonu gibi önde gelen Şii siyasi bloklar tarafından karşı çıkılıyor.
Buna karşın Irak eski Başbakanı Haydar el-İbadi liderliğindeki Nasır (Zafer) Koalisyonu ve Mukteda es-Sadr liderliğindeki Sadr Hareketi'nin desteklediği Sairun Koalisyonu gibi Şii siyasi bloklar, Zurfi’yi destekliyorlar. Sünni ve Kürt blokları ise Zurfi’yi destekleme veya desteklememe konusunda herhangi net bir tutum ortaya koymuyorlar.
Irak resmi haber Ajansı INA’ya göre Zurfi’nin parlamentodan kabinesinin ve hükümet programının oylanması amacıyla düzenlenecek olağanüstü oturum için bir tarih belirlemesini istiyor. Bu arada Zurfi, hükümet programını 4 Nisan Cumartesi günü Meclis Başkanlığı’na sunmuştu.

Sadr, Kaani ile görüşmeyi reddetti
Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin Şii kanadı, Zurfi’nin adaylığına karşı çıkma pozisyonunda birleştirme çabaları konuşulurken Iraklı siyasi bir kaynağın yerel haber sitelerinde yer alan açıklamasına göre Sadr hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Kaani ile görüşmeyi reddetti.
Sadr ile görüşmenin Kudüs Gücü Komutanı’nın gündeminde olduğunu söyleyen kaynak, ancak Sadr’ın bu görüşmeyi reddettiğini ve Irak’ın iç işlerine müdahale edilmemesi gerektiğini belirten bir mesaj gönderdiğini belirtti. Kaynak, Sadr'ın Askeri Danışmanı Ebu Dua İsavi’nin Sadr’dan Kaani’ye ‘Irak’ın yeni bir hükümet kurulması konusunda herhangi bir dış müdahaleyi reddettiği’ şeklinde yazılı bir mesaj ilettiğini söyledi.

Abdulmehdi görevde kaldı
İran’a yakın güçler olarak nitelendirilen başlıca Şii güçlerin, Zurfi’nin ‘anayasaya aykırı bir şekilde’ hükümeti kurmakla görevlendirildiği ve ‘ABD yanlısı’ olduğu şeklindeki suçlamalarla yaptığı tüm itirazlara rağmen Sadr Hareketi, Zurfi’nin adaylığına karşı olduğunu hiç söylemedi. Bütün göstergeler, Sadr Hareketi’nin desteklediği Sairun Koalisyonu’nun mümkün olan en kısa sürede bir hükümetin kurulmasını istediğine işaret etti.
Sairun Koalisyonu Milletvekili Riyad el-Mesudi konuyla ilgili açıklamasında, “Mesele, bazı istismarlar, ertelemeler ve gecikmelerin neden olduğu anayasal boşluklardan ve Zurfi'nin başarısız olma sürecinde Iraklıların ‘tartışmaları ve kabullenişleri’ gibi ifadelerin seçimlerinden kaynaklanıyor. Sairun Koalisyonu, ülkenin her alanda yaşadığı büyük zorluklar nedeniyle en kısa sürede bir hükümetin kurulmasını önceliyor. Bazı siyasi bloklar, Adil Abdulmehdi'nin başbakan olarak kalması için başbakan adaylarını kasıtlı olarak reddetti. Çünkü böylece büyük kazançlar elde ettiklerini düşünüyorlar” diye konuştu.
 
Şii güçler tansiyonu yükseltiyor
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Zurfi’nin hükümeti kurmakla görevlendirilmesine karşı çıkan hareketlerle birlikte, İran yanlısı silahlı gruplar da söylemlerini sertleştirdiler. İran yanlısı silahlı sekiz grup yayınladıkları ortak bir bildiri ile Adnan ez-Zurfi'yi ‘ABD’nin istihbarat ajanı’ olmakla suçlayarak bazı milletvekillerinin onu desteklemesini ise kınadılar.
Bu gerilim, Kaani'nin Şii güçler arasında Zurfi’nin adaylığına karşı fikir birliği elde etme çabalarına dair bir izlenim verebilir. Bununla birlikte gözlemcilere göre Sünni ve Kürt siyasi güçlere mevcut tutumlarından vazgeçmeleri şeklinde gönderilen bir mesaj da olabilir.
Ortak bildirinin yayınlanmasından birkaç saat sonra, Mukteda es-Sadr adına paylaşımlarda bulunmasıyla bilinen Salih Muhammed el-Iraki, Facebook hesabından, “Birçok siyasetçi ve kendilerini ‘Direniş Grupları’ olarak adlandıran gruplardan bazıları, belalardan ve salgınlardan rahatsız olmayıp hala çıkarları peşinde koşuyorlar. Direniş Grupları’na şunu söylemek istiyorum; ‘Dünyaya olan bu sevginizi dizginleyin. Çünkü halkınız ölüm, yaklaşan bir savaş ve Allah korusun salgının eşiğinde.’” ifadelerini kullandı.

İran’ın rolü zayıflıyor
Iraklı araştırmacı ve akademisyen Akil Abbas konuya ilişkin olarak İndepenedent Arabia’ya yaptığı değerlendirmede, “Süleymani ve Mühendis suikastının yanı sıra koronavirüs krizinden sonra İran’ın rolü zayıfladı. Bu durum, Kaani’nin Irak'taki görevinin başarısızlıkla sonuçlanmasına katkıda bulundu. İran’ın nüfuzu güçlü olmasa ve Şii güçlere kendi iradesini dayatamasa bile Kaani’nin başarısızlığının tek nedeni İran’ın rolünün zayıflaması değil” diye konuştu.
Ekonomik yaptırımlar ve koronavirüs krizinin bazı Şii aktörleri İran'ın iradesine meydan okuyacak şekilde güçlendirdiğini söyleyen Abbas, “Sadr’ın Kaani ile görüşmeyi reddetmesi şaşırtıcı bir durum değil. Sadr daha önce de birkaç kez bazı İranlı politikacılarla görüşmeyi reddetti. Hatta bazı durumlarda Süleymani ile görüşmeyi de reddettiği söylendi. Sadr, İran'ın gücüne bir tür başkaldırıyor. Fakat bu düşmanca değil, yumuşak bir başkaldırıdır” yorumunda bulundu.
Zurfi’nin kabinesinin parlamento tarafından onaylanma şansının çok yüksek olduğunu düşünen Abbas, Zurfi hükümetinin güvenoyu alma imkanının son saatlerde yapılacak anlaşmalara bağlı olduğunun da altını çizdi. Silahlı grupların Zurfi'ye karşı çıkmaları ve açıkça tehdit etmelerinin, onu parlamento çatısı altında engelleyecek güce sahip olmadıkları izlenimi verdiğini söyleyen Abbas, “Düşük petrol fiyatları ve koronavirüs krizinin yanı sıra yarı felçli geçici bir hükümetin varlığından kaynaklanan Irak’ta mevcut durum, siyasi elitlerin Zurfi’nin hükümet kurma çalışmalarını sürdürmesi için baskı yapmalarına neden oluyor” şeklinde konuştu.
Başbakanlık konusundaki tartışmaları sürdürmenin Adil Abdulmehdi’nin görevini sürdürmesini destekleyen taraflar için bir zaman kazanma taktiği olduğuna inandığını belirten Abbas, “Iraklılar bu davranışı ülkede yaşananlara karşı bir kayıtsızlık olarak yorumladı. Bu durum eğer koronavirüs riski azalırsa yüksek katılımları protestolara dönüşebilir” dedi.

Müzakere sayfası
Öte yandan siyaset araştırmacısı Hişam el-Muzani İndependent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Sadr, İran ekolüne karşı ideolojik bir model. Bununla birlikte Süleymani’nin öldürülmesinden sonra genel olarak Irak'taki Şiiler siyasi krizle ilgili bağlantılarında farklılaştılar. Sadr, kendisini Batı ve Doğu'da ılımlı bir Şii alternatifi olarak sunup yeni bir imaj oluşturmaya çalışıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Kaani’nin Şii güçleri birleştirme görevinde başarısız olmasının nedeninin Süleymani’nin olmayışı değil, ABD’nin stratejisiyle doğrudan çatışmaya yönelmesi olduğunu söyleyen Muzani, söz konusu ABD stratejisinin, Zurfi’ye destek konusunda Şii siyasi güçlerin tutumunda çatlaklar yaratan, vizyonundaki bir değişiklik olduğunu belirtti.
Geleneksel Şii güçlerin en büyük korkularının, ABD ile İran arasında müzakere konusu haline gelmeleri, gözden çıkarılmaları ve doğrudan hedef alınmaları olduğuna dikkati çeken Muzani, “Bu güçlerin İran'ın elinde bir pazarlık konusu haline gelmesi, onlar için ABD’nin hava saldırılarından daha da kötü” diye konuştu.

Şii güçler arasında endişe ve parçalanma korkusu
Independent Arabia’ya konuşan gazeteci yazar Felah ez-Zehebi ise şunları söyledi;
“Tüm göstergeler, Zurfi’nin siyasi güçlerin çoğunun desteğini aldığına işaret ediyor. Bazılarının bunu, Haşdi Şabi çatısı altında olmayan silahlı gruplardan korktukları için açıklamadıklarına inanılıyor. İran, Irak'ı ABD ile müzakere edebileceği bir yangın yeri olarak görüyor. Ancak tam da yaptırımların bir kısmının kaldırılmasını beklerken ortaya çıkan tüm koşullar İran'a baskı yapıyor. Şii siyasi güçlerin çoğu, Zafer Koalisyonu ve Kanun Devleti Koalisyonu tarafından desteklendiği için Zurfi hükümetini destekliyor. Ammar el-Hekim ise sopayı dengede tutmaya çalışıyor. Ancak en sonunda bir yana ağırlık vermek zorunda kalacak. Sadr, ‘utanmaz milisler’ olarak nitelendirdiği tarafları yenerek Zurfi hükümetinin parlamentodan geçmesi için baskı yapacak. Temel endişe ise Zurfi'nin iktidara geldikten sonra bu güçlere yönelmesi ihtimaliyle ilgili. Şii güçler parçalandılar ve çatışma aşamasından aşınma aşamasına geçtiler.”



Şarku’l Avsat, Şara’nın yeni güvenlik atamalarının arka planını araştırdı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 7 Temmuz 2026'da Şam'daki Halk Sarayı’nda düzenlenen resmi sergi sırasında, 2010'dan bu yana Paris'teki Arap Dünyası Enstitüsü’ne ödünç verilen Suriye'ye ait tarihi eserleri inceliyor (SANA).
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 7 Temmuz 2026'da Şam'daki Halk Sarayı’nda düzenlenen resmi sergi sırasında, 2010'dan bu yana Paris'teki Arap Dünyası Enstitüsü’ne ödünç verilen Suriye'ye ait tarihi eserleri inceliyor (SANA).
TT

Şarku’l Avsat, Şara’nın yeni güvenlik atamalarının arka planını araştırdı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 7 Temmuz 2026'da Şam'daki Halk Sarayı’nda düzenlenen resmi sergi sırasında, 2010'dan bu yana Paris'teki Arap Dünyası Enstitüsü’ne ödünç verilen Suriye'ye ait tarihi eserleri inceliyor (SANA).
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 7 Temmuz 2026'da Şam'daki Halk Sarayı’nda düzenlenen resmi sergi sırasında, 2010'dan bu yana Paris'teki Arap Dünyası Enstitüsü’ne ödünç verilen Suriye'ye ait tarihi eserleri inceliyor (SANA).

Suriyeli güvenlik ve strateji araştırmacısı ve uzman İsmet el-Absi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın pazar günü gerçekleştirdiği ve güvenlik alanındaki üst düzey birçok görevi kapsayan yeni atama paketini, Suriye güvenlik yapısının yeniden kurumsallaştırılması ve köklü biçimde yeniden yapılandırılması olarak değerlendirdi. Absi’ye göre bunun göstergelerinden biri, Savunma Bakanı Tümgeneral Merhef Ebu Kasra ile Adalet Bakanı Mazhar Luis’in Ulusal Güvenlik Ofisi bünyesinde yer alması. Absi, atamaların aynı zamanda kritik bir dönemde iç güvenlik kaynaklı baskılara ve siyasi-ekonomik nitelikteki dış baskılara verilen bir yanıt olduğunu belirtti.

Absi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, yeni atama paketinin güvenlik yetkisinin Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın elinde merkezileştirilmesine yönelik açık bir eğilimi yansıttığını söyledi. Bunun, Genel Güvenlik (polis ve iç güvenlik) ile Ulusal Güvenlik dosyalarının birleştirilerek tek bir kişinin yönetimine verilmesi yoluyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

cdsfvfdb
Suriye güvenlik güçleri, 7 Temmuz 2026'da Şam'da meydana gelen iki patlamanın ardından Four Seasons Oteli yakınında (AFP)

Absi’ye göre bu durum, İçişleri ile İstihbarat arasında herhangi bir yetki ikiliğinin veya rekabetin sona ermesi ve Bakan Hattab’ın stratejik ve operasyonel güvenlik kararlarının alınmasında tek merkez haline gelmesi anlamına geliyor. Buna göre Hüseyin es-Selame, doğrudan Hattab’a bağlı olarak Ulusal Güvenlik dosyasında yardımcı bir icracı role getirilecek; Genel İstihbarat ise bu birleşik yapı içerisinde görev yapan Abdulkadir Tahan’ın yönetimine verilecek.

Yeni atamalar, farklı geçmişlere sahip birden fazla güvenlik birimi Heyet Tahrir eş-Şam, Suriye Demokratik Güçleri ve diğerleri arasında yetkilerin dağılmasına ilişkin daha önce yaşanan endişelerin ardından, karmaşık geçiş döneminin sona erdirilmesi ve merkezi, birleşik bir güvenlik yapısının oluşturulması çerçevesinde gerçekleşiyor.

dfvbg
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara (SANA)

Araştırmacı, Hattab’ın aynı anda hem Ulusal Güvenlik Ofisi’nin hem de İçişleri Bakanlığının başına getirilmesiyle güvenlik için tek bir genel sekreterlik oluşturulduğunu belirtti. Absi’ye göre bu model, başkanlık makamının doğrudan kontrolünü güçlendiriyor ve diğer askeri ya da güvenlik liderlerinin hareket alanını daraltıyor. Böylece yeni devletin kurumsal meşruiyetinin pekişmesine katkı sağlanıyor.

Şam’daki bombalı saldırılar ve sınır açıkları

Absi’ye göre atamaların bu dönemde gerçekleştirilmesinin arkasındaki temel faktörlerden biri, son dönemde Şam’da meydana gelen bombalı saldırıların ardından ortaya çıkan doğrudan ve artan güvenlik baskısı. Bunun yanı sıra Irak’tan Lübnan Hizbullahı’na gönderilmek üzere yola çıkarılan silah kaçakçılığı operasyonlarının ortaya çıkarılması ve engellenmesi de etkili oldu.

Absi, son bombalı saldırıların ve silah kaçakçılığı girişimlerinin engellenmesinin, güvenlik birimleri arasındaki koordinasyonda, sınırların denetlenmesinde ve kentsel bölgelerin kontrolünde bazı açıkları ortaya çıkardığına dikkat çekti.

Absi, “Hattab gibi güçlü bir ismin Ulusal Güvenlik Ofisi’nin başına getirilmesinin amacı, terör ve organize suçla daha etkin mücadele etmek için sahadaki birimler (İçişleri) ile istihbarat birimleri arasında daha sıkı denetim ve daha hızlı koordinasyon sağlamayı hedefliyor” dedi.

xsdvf
Şam'da Emevi Camii yakınlarındaki eski bir çarşıdan görünüm, 9 Temmuz 2026 (AFP)

Suriyeli güvenlik ve strateji araştırmacısı, başta ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere Batı’nın, yardımların ve siyasi desteğin yeniden başlatılması için silahlı grupların değil, sivil ve hukuki denetim altında bulunan güvenlik kurumlarının oluşturulmasını şart koştuğuna işaret etti.

Ulusal Güvenlik Ofisi ile İçişleri Bakanlığının tek bir sivil/güvenlik bürokratının yönetimi altında birleştirilmesinin, uluslararası ortaklar açısından «güvenlik kurumunun modernleştirilmesi ve daha şeffaf ve hesap verebilir hale getirilmesi» yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirildiğini belirten Absi, bunun daha fazla siyasi ve ekonomik desteğin önünü açabileceğini söyledi.

Absi değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı, “Potansiyel yatırımcıların öngörülebilir ve gerçek bir güvenlik istikrarı güvencesine ihtiyacı var. Güvenlik alanındaki kaos veya kurumlar arasındaki rekabet sermayeyi ürkütür. Dolayısıyla her şeyden sorumlu tek bir güvenlik liderinin bulunduğu mesajını vermek, küresel piyasalara Suriye devletinin hem kendi çıkarlarını hem de yatırımcıların çıkarlarını koruyabileceği yönünde güvence vermek anlamına geliyor. Bu da büyük ölçekli yeniden imar projelerinin başlatılması için temel şartlardan biri. Bu atamalar yalnızca isim değişikliğinden ibaret değil; Suriye güvenlik yapısının köklü biçimde yeniden kurumsallaştırılması anlamına geliyor. Bunun göstergesi, Savunma Bakanı Tümgeneral Merhef Ebu Kasra ile Adalet Bakanı Mazhar Luis’in Ulusal Güvenlik Ofisi bünyesinde yer almasıdır. Aynı zamanda bu adımlar, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Şam ziyaretinin ardından, kritik ve hassas bir dönemde ortaya çıkan iç güvenlik kaynaklı ve dış siyasi-ekonomik baskılara verilen bir yanıttır.”

dvfbgn
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, İçişleri Bakanı Enes Hattab, yardımcıları ve vilayetlerdeki güvenlik güçlerinin komutanlarıyla Kasım 2025'te toplantı düzenledi (SANA)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 6 Temmuz’da gerçekleştirdiği ve iki gün süren ziyareti, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın 2024 yılı sonunda iktidara gelmesinden bu yana Batılı büyük bir ülkenin devlet başkanı düzeyinde Suriye’ye gerçekleştirilen ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor.

Macron’un ziyareti sırasında, Fransa Cumhurbaşkanı’nın kaldığı Four Seasons Oteli’nin birkaç yüz metre uzağında iki el yapımı patlayıcı infilak etti. Suriye güvenlik makamları, iki saldırıdan sorumlu hücrenin yakalandığını açıklarken, ilk soruşturmaların hücrenin DEAŞ’a bağlı olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

Suriye meselesi üzerine çok sayıda eseri bulunan akademisyen ve siyasi araştırmacı Dr. Abdurrahman el-Hac ise güvenlik alanındaki değişimleri akademik ve siyasi bir perspektiften değerlendirdi.

El-Hac, gelişmeleri güvenlik kurumunun inşası ve kapasitesinin güçlendirilmesi yönünde önemli bir adım olarak nitelendirdi. El-Hac, “Ulusal Güvenlik Ofisi, farklı kaynaklardan gelen bilgilerin koordinasyonunu ve entegrasyonunu sağlayan bir merkez olarak faaliyet gösteriyor” dedi.

El-Hac, “Yakın zamana kadar koordinasyon sistematik olmayan bir şekilde yürütülüyordu. Ancak şimdi güvenlik tablosunu bütünlüklü biçimde görmek mümkün. Bu yeni yapı, Ulusal Güvenlik Konseyi’nin görevini yerine getirebilmesi için gerekli bir adım. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde, muhtemelen kapsamlı bir güvenlik stratejisine ve bu stratejiyi hayata geçirmek üzere uygun bir metodolojiyle hazırlanmış politikalara tanık olacağız” ifadelerini kullandı.

sdvrgth

Bu gelişmenin devlet kurumlarının inşasına yönelik iç ihtiyaç ile güvenlik tehdidiyle mücadele etme gereksiniminin bir bileşimi olduğunu belirten El-Hac, “Savaştan yeni çıkmış ve ciddi güvenlik kırılganlıkları yaşayan bir ülkenin geçiş döneminde bu iki faktörü birbirinden ayırmak zor. Aynı şekilde bu süreci Uluslararası Koalisyon ile ilişkilerden ve özellikle Uluslararası Koalisyon ile Türkiye bağlantılı bölgesel güvenlik sorunundan bağımsız değerlendirmek de mümkün değil. Başka bir ifadeyle, bu faktörleri birbirinden ayırmak mümkün değil. Ancak ilk adım, devletin ve kurumlarının inşasını tamamlamaya yönelik çabayla başlıyor. Diğer faktörler ise bu sürecin hızlandırılması ve geliştirilmesi için itici güç oluşturuyor” dedi.

Yatırımları çekmek için güvenli ortam

Ekonomi araştırmacısı ve akademisyen Dr. Firas Şabu ise bu adımların amaçlarından birinin güvenli ve istikrarlı bir ortam oluşturmak olduğunu belirtti. Şabu, bunun yatırımları çekmek ve yatırımcılara güven vermek için temel ve ön koşul olduğunu ifade etti.

Şabu’ya göre yapılan değişiklikler, üst düzey güvenlik yönetiminin birleştirilmesini ve güvenlik birimleri arasındaki dağınıklık ile yetki karmaşasının azaltılmasını amaçlıyor.

Güvenlik alanındaki bu adımların, Suriye ekonomisinin hem iç hem de uluslararası düzeyde olumlu ekonomik göstergeler sergilediği bir dönemde atıldığına dikkat çeken Şabu, “Bu nedenle değişiklikler ekonomik vizyonun ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilebilir. Ulusal Güvenlik Ofisi, tüm güvenlik birimlerini denetleme konusunda geniş yetkilere sahip. Dolayısıyla kalkınma ve yeniden imar planlarının önündeki engellerin kaldırılması için istikrarın temellerinin sağlamlaştırılmasına katkı sağlayabilir” dedi.

Şabu ayrıca, ulusal düzeyde güvenli bir ortamın oluşturulmasının yabancı yatırımların çekilmesine ve yerel ekonominin canlandırılmasına imkân sağlayacağını belirterek, bunun uluslararası topluma ve bölgesel ortaklara da devletin iç istikrarı koruma kapasitesine sahip olduğu yönünde güvence vereceğini ifade etti.


Dünyanın en büyüğü İspanya!

Torres, Arjantin ağlarına gönderdiği golü kutluyor (DPA)
Torres, Arjantin ağlarına gönderdiği golü kutluyor (DPA)
TT

Dünyanın en büyüğü İspanya!

Torres, Arjantin ağlarına gönderdiği golü kutluyor (DPA)
Torres, Arjantin ağlarına gönderdiği golü kutluyor (DPA)

İspanya, 2026 Dünya Kupası finalinde Arjantin’i uzatma dakikalarının ardından 1-0 mağlup ederek şampiyon oldu. Büyük heyecana sahne olan finalde İspanya’ya tarihindeki ikinci dünya şampiyonluğunu getiren golü, 106. dakikada Ferran Torres kaydetti.

Karşılaşmanın tek golü, uzatmaların ikinci yarısının başında geldi. Pedro Porro’nun ceza sahasına gönderdiği ortaya Nico Williams kafayla içeri çevirdi. Topla buluşan Ferran Torres, sol ayağıyla yaptığı sert vuruşla meşin yuvarlağı ağların üst köşesine göndererek İspanya’ya şampiyonluğu getiren golü attı.

Arjantin, karşılaşmanın son dakikalarında beraberlik golü için yüklendi. Lionel Messi, kısa kullanılan bir kornerin ardından yaptığı ortayla kaleyi tehdit etmeye yaklaştı ancak top kale üstünden auta çıktı. Ferran Torres’in kaleci Emiliano Martinez ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda attığı ikinci gol ise ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.

İspanya, uzatma bölümünün büyük bölümünde oyunun kontrolünü elinde tuttu. İspanyol ekip, 20 şut çekerken bunların 12’sinde kaleyi buldu. Arjantin ise beraberlik golünü bulamayınca karşılaşma İspanya’nın 1-0’lık üstünlüğüyle sona erdi ve La Roja, tarihinde ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

Olağanüstü gösteri, Dünya Kupası finalinin devre arasını uzattı (Fotoğraflar)


2026 Dünya Kupası sonuçları 19 teknik direktörün koltuğunu nasıl salladı?

FIFA (AFP)
FIFA (AFP)
TT

2026 Dünya Kupası sonuçları 19 teknik direktörün koltuğunu nasıl salladı?

FIFA (AFP)
FIFA (AFP)

2026 Dünya Kupası finallerinde en büyük heyecan yalnızca sahalarda yaşanmadı. Federasyonların teknik direktörlük makamları da hesaplaşmaların yaşandığı ve önemli kararların alındığı bir arenaya dönüştü. Birçok deneyimli teknik direktör, takımlarının turnuvadaki başarısızlıklarının ardından koltuğunu kaybetti.

Büyük baskıların ve çarpıcı sürprizlerin damga vurduğu turnuvada, 19 teknik direktör, takımlarının ileri turlara çıkamaması veya grup aşaması ile Son 32 Turu'nda yaşanan hayal kırıklıkları nedeniyle milli takımlarının başından ayrılmak zorunda kaldı.

dfvghyju
2026 Dünya Kupası topu (Reuters)

Bu rakamlar, futbol dünyasının karşı karşıya olduğu acı gerçeği gözler önüne seriyor. Dünya Kupası, galibiyet hedefinden uzaklaşan teknik direktörlere ikinci bir şans tanımıyor. Böylece yıllar boyunca inşa edilen iddialı teknik projelerin de sonu geliyor.

Son 16’ya kalamayan Kara Yıldızlar Portekizli Queiroz’nun görevine son verdi

Portekizli Carlos Queiroz, Dünya Kupası tarihinin en deneyimli teknik direktörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Savunma hatlarını organize etme ve rakiplerin aşmakta zorlandığı dirençli takımlar kurma konusundaki başarısıyla tanınıyor.

cdfrgthy
Carlos Queiroz (Reuters)

Queiroz, Gana Milli Takımı'nı disiplinli savunma ve hızlı geçiş oyununa dayanan taktik anlayışla yönetti. Ancak macera, son 16 turunda sona erdi.

Gana'nın Kolombiya karşısında taktik açıdan zorlu ve çekişmeli bir maçın ardından aldığı mağlubiyet, deneyimli teknik direktörün bavulunu toplamasına ve Kara Yıldızlar’ın teknik direktörlüğünden ayrılmasına yol açtı.

Panzerler Julian Nagelsmann’ı gönderdi

Alman futbol ekolünün genç taktik zekâsı Julian Nagelsmann, Panzerler olarak bilinen milli takımın itibarını yeniden kazanma beklentisiyle turnuvaya başladı.

Nagelsmann, yüksek pres ve topsuz alanda hızlı hareketliliğe dayanan modern ve hücum ağırlıklı bir oyun anlayışı benimsedi. Ancak hedefleri, son 16 turunda suya düştü.

frgth
Nagelsmann (AP)

Almanya'nın uzatmalara giden ve Paraguay'ın savunma kilidini açmakta zorlandığı dramatik karşılaşmanın ardından penaltı atışları Nagelsmann'ın kaderini belirledi. Genç teknik direktör, elenmenin yarattığı büyük hayal kırıklığının ardından görevinden ayrıldığını açıkladı.

Fas yenilgisi sonrası Ronald Koeman istifa etti

Eski efsanevi savunma oyuncusu Ronald Koeman, gerçekçi futbol anlayışını geleneksel total futbolla birleştiren taktik yaklaşımıyla Hollanda Milli Takımı'nı yönetti. Ancak deneyimli teknik direktör, beklenmedik bir erken elenme yaşadı.

gthyju
Ronald Koeman (Reuters)

Koeman, takımını grup aşamasından çıkarmayı başardı ancak Son 32 Turu'nda güçlü ve organize bir Fas ile karşılaştı.

Fiziksel ve taktik açıdan zorlu geçen ve beraberlikle sonuçlanan mücadelenin ardından penaltı atışlarında gülen taraf Fas oldu. Bu sonuç Koeman'ı istifaya itti. Hollandalı teknik direktör, Portakalları hedeflediği yarı finale taşıyamadığını kabul ederek görevinden ayrıldı.

Ekvador Teknik direktör Beccacece, Meksika’ya karşı elenmenin ardından görevinden ayrıldı

Arjantinli Sebastian Beccacece, genç ve tutkulu Latin Amerika futbol ekolünü temsil ediyor. Ekvador Milli Takımı'nın başına geçen teknik direktör, genç oyuncuların dinamizmine ve hızlı, cesur futbol anlayışına dayanan bir sistem kurmayı hedefledi.

ghyju
Sebastian Beccacece (Reuters)

Umut verici başlangıca rağmen Beccacece'nin Dünya Kupası macerası Son 32 Turu'nda erken sona erdi.

Meksika karşısında alınan 2-0'lık mağlubiyetin ardından yaşanan net taktik başarısızlık, teknik ekibe manevra alanı bırakmadı. Beccacece, Tricolorun başındaki görevinden ayrıldı.

Olağanüstü gösteri, Dünya Kupası finalinin devre arasını uzattı (Fotoğraflar)

Sabri Lamouchi ve  grup aşamasında gelen şok görevden alma

Eski Fransız milli futbolcu, Tunus kökenli Sabri Lamouchi, profesyonel oyuncular ile yerel futbolcuları bir araya getiren kadrosuyla Kartallar ile tarih yazma hedefiyle Dünya Kupası'na gitti.

Ancak macerası turnuvanın en kısa ve en acı hikâyelerinden birine dönüştü. Lamouchi, grup aşamasında yalnızca bir maç görev yapabildi.

cdthyju
Sabri Lamouchi Dünya Kupası sırasında (AP)

İsveç karşısında alınan 5-0'lık ağır yenilginin ardından Tunus Futbol Federasyonu'nun aldığı ani kararla görevden alındı. Karar, turnuvaya kötü başlangıcın yarattığı kamuoyu baskısının ve endişenin boyutunu ortaya koydu.

Hervé Renard ve imkânsız kurtarma görevinin başarısızlığı

Lamouchi'nin görevden alınmasının ardından Tunus Futbol Federasyonu, Afrika futbolundaki geniş deneyimine ve başarılı geçmişine güvenerek Afrika'nın Tilkisi lakaplı Fransız teknik direktör Hervé Renard'ı göreve getirdi.

gthy
Fransız Hervé Renard (AP)

Renard, grup aşamasında takımı toparlamak gibi son derece zorlu bir görevi üstlendi. Oyunculara mücadele ruhu aşılamaya çalışsa da zamanı yetersiz kaldı. Tunus, önce Japonya'ya, ardından Hollanda'ya mağlup oldu. Böylece Fransız teknik direktör, Tunus'un mucize umutlarının sona ermesinin ardından grup aşamasının sonunda görevinden ayrıldı.

Cemal Selami ve Nişancıların grup aşamasında acı vedası

Faslı teknik direktör Cemal Selami, geniş Arap kamuoyunun desteğini arkasına alan Ürdün Milli Takımı'nı ülke tarihindeki ilk Dünya Kupası deneyiminde yönetti. Selami, takımının son dönemde öne çıkan özellikleri olan sağlam savunma organizasyonu ve hızlı kontra ataklara dayalı bir oyun planına güvendi.

cdgthy
Cemal Selami (AFP)

Ancak Dünya Kupası'nın yüksek rekabet seviyesi, bireysel kalite farklarını ortaya çıkardı. Ürdün, 10. Grup'ta üst üste üç mağlubiyet alarak turnuvaya erken veda etti. Bunun ardından Sellami ile Ürdün Futbol Federasyonu arasındaki iş birliği karşılıklı anlaşmayla sona erdi.

Vladimir Petkovic ve Savaşçıların son 32 turunda eski hocaya karşı yaşadığı şok

Bosna-Hersek asıllı İsviçreli teknik direktör Vladimir Petkovic, Cezayir Milli Takımı'nın itibarını yeniden kazanma yönündeki büyük beklentilerle Dünya Kupası'na girdi. Petkovic, hızlı hücumlarla Avrupa tarzı disiplinli savunmayı birleştiren taktik bir yapı kurmayı hedefledi.

scdfrgthy
Vladimir Petkovic (Reuters)

Petkovic, Çöl Savaşçılarını grup aşamasından başarıyla çıkardı. Ancak teknik direktörün turnuvadaki serüveni son 32 Turu'nda dramatik bir şekilde sona erdi. Cezayir, Petkovic'in geçmişte yıllarca çalıştırdığı ve teknik kariyerinde önemli izler bıraktığı İsviçre ile karşı karşıya geldi.

Cezayir, savunmadaki bireysel hatalarının ağır bedelini ödeyerek 2-0 mağlup olarak turnuvaya veda etti. Bunun ardından Cezayir Futbol Federasyonu Petkovic'i görevden alma kararı aldı. Kararın ardından sözleşmenin feshi için ödenecek tazminat konusunda karmaşık bir hukuki kriz yaşandı.

Miroslav Koubek ve Çek futbolunda grup aşamasında sona eren dönem

Miroslav Koubek, katı taktik disipline, uzun toplara ve fiziksel mücadeleye dayalı Çek futbolunun eski kuşağını temsil eden teknik direktörlerden biri olarak öne çıktı.

dfvghy
Miroslav Koubek (Reuters)

Koubek, takımın denge bulmakta zorlandığı Dünya Kupası finallerinde Çekya'nın başında görev yaptı. Hücumdaki etkisizlik ve bireysel çözümlerin yetersizliği, takımın grubunu son sırada tamamlamasına ve kritik mağlubiyetler yaşamasına neden oldu.

Çek Futbol Federasyonu, takımın grup aşamasını geçememesinin ardından Koubek'i görevden aldığını resmen açıkladı.

Hong Myung-bo ve Kore'de baskılar altında gelen istifa

Güney Kore futbolunun yaşayan efsanelerinden Hong Myung-bo, Avrupa deneyimini geleneksel Asya disipliniyle birleştirmeyi hedefleyen bir anlayışla Taegeuk savaşçılarının başına yeniden geçti.

xsdfrg
Hong Myung-bo (AP)

Ancak Kore'nin beklentilerinin aksine takım, grup aşamasında hücumdaki etkisizlik ve kritik savunma hataları nedeniyle zor günler yaşadı.

İlk turda gelen elenmenin ardından kamuoyunda yükselen öfke ve medyadaki sert eleştiriler karşısında Myung-bo tüm sorumluluğu üstlendi ve istifasını sundu.

Steve Clarke ve İskoçya'nın ilk turdaki bitmeyen kabusu

Deneyimli teknik direktör Steve Clarke, yüksek mücadele gücü ve fiziksel kapasitesiyle öne çıkan, rakipleri organize savunmasıyla zorlayan dirençli bir İskoçya Milli Takımı oluşturmayı başardı.

sdfrgt
Steve Clark (AFP)

Ancak tarihi başarısızlık döngüsünü kırma ve eleme turlarına kalma hedeflerine rağmen gerçekler farklı çıktı. İskoçya, grup aşamasında gerekli galibiyetleri alamadı ve turnuvaya erken veda etti.

Clarke, bu jenerasyonla geçirdiği dönemin sona erdiğine inanarak görevinden ayrıldığını açıkladı.

Marcelo Bielsa ve Uruguay'ın intihar taktiğinin sonu

Çılgın lakabıyla tanınan Marcelo Bielsa, çılgınca pres ve fiziksel sonuçları gözetmeksizin sürekli hücuma dayanan efsanevi futbol felsefesinden vazgeçmeden turnuvaya girdi.

Bielsa, Uruguay Milli Takımı'na heyecan verici maçlarda liderlik etti. Ancak bu intihar olarak nitelenen oyun anlayışı oyuncuların fiziksel enerjisini tüketti. Takım, grup aşamasında kötü sonuçların içine sürüklendi.

gthy
Marcelo Bielsa (Reuters)

Bu futbol ekolünün taraftarları açısından şaşırtıcı ve sarsıcı bir gelişmeyle Bielsa, Uruguay'ın Son 32 Turu'na kalamamasının ardından teknik direktörlük görevinden ayrıldığını açıkladı.

Roberto Martinez ve Portekiz'in son 16 turundaki büyük şoku

İspanyol teknik direktör Roberto Martinez, turnuvanın en zengin ve en dengeli kadrolarından birine sahip Portekiz Milli Takımı ile şampiyonluk hedefliyordu. Martinez, rakip savunmalarda boşluk yaratmak için uzun süreli topa sahip olma ve sürekli oyuncu rotasyonuna dayalı bir sistem uygulamaya çalıştı.

cdfvgt
Roberto Martinez (AP)

Martinez'in takımı son 16 turuna kadar başarılı bir şekilde ilerledi. Ancak burada ezeli rakip İspanya ile nefesleri kesen bir İberya derbisine çıktı.

İspanya'nın yüksek temposuna karşılık vermekte zorlanan Portekiz, taktik açıdan geride kaldı ve mağlup oldu. Martinez, bu altın jenerasyonu dünya şampiyonluğuna taşıyamadığı gerekçesiyle görevinden istifa etti.

Zlatko Dalic ve Hırvatistan'ın altın jenerasyonunun sonu

Deneyimli teknik direktör Zlatko Dalic, Hırvatistan Milli Takımı ile yaklaşık on yıl süren ve dünya ikinciliği ile son Dünya Kupası'nda elde edilen üçüncülük gibi tarihi başarılara sahne olan efsanevi kariyerinin son satırını yazdı.

sdfrgt
Zlatko Dalic (Reuters)

Dalic, Portekiz karşısında taktik açıdan nefes kesen bir mücadelenin ardından görevinden istifa etti. Luka Modric ve arkadaşları rakibin yüksek fiziksel temposuna ayak uyduramadı.

Bunun üzerine Dalic, yeni bir Hırvat neslinin inşasına alan açmak amacıyla milli takımın teknik direktörlüğünden ayrılmayı tercih etti.

Javier Aguirre ve ev sahibi Meksika'nın son 16 turunda yaşadığı acı elenme

Turnuvanın üç ev sahibinden biri olan Meksika, deneyimli teknik direktör Javier Aguirre'nin görevden ayrılmasıyla sonuçlanan büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

Tricolorun kendi sahasında sahip olduğu büyük taraftar desteği ve yüksek beklentilere rağmen Aguirre'nin hedefleri, son 16 turunda İngiltere karşısında alınan 3-2'lik dramatik mağlubiyetle sona erdi.

fgthyjuk
Javier Aguirre (EPA)

Bu elenmenin ardından Aguirre ile Meksika Futbol Federasyonu arasındaki sözleşme karşılıklı anlaşmayla feshedildi. Teknik direktörlük görevini gelecekte yardımcısı Rafa Marquez'in üstlenmesinin önü açıldı.

Pape Thiaw ve Senegal'in son dakikaların acımasızlığına kurban gidişi

Senegalli teknik direktör Pape Thiaw, Teranga Aslanları’nın teknik direktörlük koltuğuna mal olan, Dünya Kupası'nın en ağır taktik sonlarından birini yaşadı.

cfgthy
Pape Thiaw (Reuters)

Son 16 turunda orta seviyede bir performans sergileyen Senegal, Belçika karşısında çeyrek finale yükselmenin eşiğine geldi. Senegal, karşılaşmanın son bölümüne 2-0 önde girdi.

Ancak son dakikalarda yaşanan ani savunma çöküşü ve uzatma dakikalarında gelen kritik goller, maçı Belçika lehine çevirdi. Şokun etkisiyle Senegal Futbol Federasyonu, Thiaw'ı derhal görevden aldı.

Hugo Broos ve Bafana Bafana macerasının ardından milli takım kariyerine veda

Güney Afrika Milli Takımı'nda, Belçikalı deneyimli teknik direktör Hugo Broos'un liderliğinde yeni bir taktik dönem yaşandı. Broos, güçlü bir yerli oyuncu jenerasyonuna dayanarak Bafana Bafana’yı uzun bir aranın ardından Dünya Kupası'na taşıdı.

xcdfvg
Hugo Broos (EPA)

Takım grup aşamasını geçmeyi ve güçlü rakiplerle mücadele etmeyi başardı. Ancak yolculuk Son 32 Turu'nda Kanada karşısında gelen son dakika golüyle sona erdi.

Bu elenmenin ardından Broos, futbol dünyasını şaşırtan bir karar alarak teknik direktörlük kariyerini tamamen noktalayacağını açıkladı. Deneyimli çalıştırıcı, bundan böyle 24 saat boyunca futbolun içinde olmak istemediğini belirterek uzun kariyerini sonlandırdı.

Sebastian Migne ve Haiti'nin tarihi Dünya Kupası hayalinin grup aşamasında yıkılması

Fransız teknik direktör Sebastian Migne, Haiti Milli Takımı'nı uzun yıllar sonra yeniden Dünya Kupası sahnesine taşıyarak tarihi bir başarıya imza attı. Migne, oyuncularının yüksek enerjisine ve fiziksel mücadele gücüne güveniyordu.

ukı
Sebastien Minnet (Reuters)

Ancak Kızıl Yaban Keçileri’nin katılımını çevreleyen büyük kutlama havasına rağmen saha gerçekleri ağır bastı. Haiti, grup aşamasında İskoçya, Brezilya ve Fas karşısında üst üste üç mağlubiyet aldı.

İlk turdaki erken elenmenin ardından Haiti Futbol Federasyonu, Migne ile yollarını karşılıklı anlaşmayla ayırdı. Böylece iki yıl süren iddialı teknik proje de sona erdi.

Yarı finalin güvenli bölgesi: Federasyonların güveni, Deschamps ve Tuchel'e yönelik taraftar öfkesinin önüne geçti

2026 Dünya Kupası'nda yarı finale yükselmek, Alman teknik direktör Thomas Tuchel ile Fransız teknik direktör Didier Deschamps'ı eleştirilerden tamamen korumaya yetmedi.

Londra ve Paris'te çok sayıda taraftar ve medya kuruluşu, takımların dünya şampiyonluğuna ulaşamamasının ardından iki teknik direktörün derhal görevden alınmasını talep etti.

csdfrg
Thomas Tuchel (AFP)

Ancak İngiltere Futbol Federasyonu'nda yaşananlar, kamuoyunun beklentilerinden tamamen farklı bir tablo ortaya koydu. Turnuvada yaşanan toplu görevden almaların aksine, teknik direktör koltuğunun güvenli olduğu görüldü ve Thomas Tuchel'in 2028 yılına kadar görevde kalması kararlaştırıldı.

7k9l
Deschamps (AFP)

Fransa'da ise Futbol Federasyonu, teknik direktör Didier Deschamps'ın görevinden ayrılacağını açıkladı. Fransız basınından L'Équipe’e göre, Zinedine Zidane'ın eylül ayından itibaren  Horozların başına geçmesi bekleniyor.