​Yemen, BM'nin kadın katliamına karşı 'belirsiz tutumundan' memnun değil

BM Özel Temsilcisi Martin Griffiths
BM Özel Temsilcisi Martin Griffiths
TT

​Yemen, BM'nin kadın katliamına karşı 'belirsiz tutumundan' memnun değil

BM Özel Temsilcisi Martin Griffiths
BM Özel Temsilcisi Martin Griffiths

Yemen hükümeti, yakın bir zamanda İran destekli darbeci Husiler tarafından Taiz vilayetindeki bir hapishanede kadınların tutulduğu bölüme yapılan saldırı konusunda Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths'in 'belirsiz' olarak nitelendirdiği tutumunu noktasında memnuniyetsizliğini dile getirdi.
Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani yaptığı açıklamada, Taiz vilayetindeki hapishanenin kadın bölümünde yapılan katliam karşısında, Griffiths'in Husi milislerinin ihlallerine ilişkin belirsiz tutumundan üzüntü duyduklarını ifade etti.
İryani açıklamasında, İran destekli darbeci Husi milislerini açıkça suçlamayan BM Özel Temsilcisi'nin tutumu sebebiyle üzüntü duyduklarını bildirdi. Bakan açıklamasında, Griffiths'in Yemen'e yönelik belirsiz tutumunun taraflar arasındaki krizi uzattığını ve savaşı sona erdirme, barışı sağlama ve Husi milislerin sivillere yönelik askeri operasyonlarını durdurma konusunda yeşil ışık yakmadığını söyledi. Yemenli Bakan, Griffiths'i Taiz'i ziyaret etmeye davet ederken, terörün hapishanede bıraktığı izi görme çağrısında bulundu. 2015 yılından bu yana uluslararası sessizliğin gölgesinde kuşatmanın devam ettiğine değinen İryani, Husi milislerin suçlarını örtmek için ortaya attığı yalanlara da vurgu yaptı.
Yemen hükümeti ve insan hakları raporlarına göre, İran yanlısı grup geçtiğimiz Pazar günü Taiz’in merkezindeki hapishanede kadınların tutulduğu kısmı dört roketle saldırı düzenledi. Saldırıda 6 kadın öldü, 28’i de ise yaralandı. BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths konuyla ilgili Twitter hesabında yaptığı açıklamada, Husi gruba değinmeden saldırıyı kınadı. Griffiths açıklasında, Taiz'in merkezinde meydana gelen 6 kişinin ölümüne yol açan saldırıyı kınadığını belirterek, hapishaneler dahil olmak üzere sivillerin bulunduğu tesislere yapılan saldırıların uluslararası insancıl hukukta belirtilen yükümlülüklere uygun olmadığını söyledi ve kurallara uyma çağrısı yaptı.
Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi ayrıca, BM Güvenlik Konseyi, Yemen’de barışı destekleyen devletler, uluslararası toplum ve insan hakları örgütlerine ‘tüm bu terör suçlarının karşısında sorumluluk alma’ çağrısında bulundu.
Diğer yandan BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Yemen'in güneyindeki Taiz ilinde bulunan merkez hapishaneye yapılan saldırıyı şiddetle kınadığını belirtti. Kadınların bulunduğu bölümünün Yemen'deki İran destekli Husiler tarafından 3 kez topçu ateşine maruz kaldığı kanaatinde olduklarını aktaran Bachelet, bununla beraber saldırı sonrası taraflar arasında silahlı çatışma olmadığına da dikkati çekti. Bachelet açıklamasında, hapishane çevresinde belirgin bir askeri varlık olmadığını ama böylesine bir saldırının hiçbir koşulda haklı gösterilemeyeceğini dile getirdi.
Yemen Başbakanı Muin Abdulmelik yaşananları “terör suçu” olarak niteledi. Başbakan, darbeci Husi milislerin sivillere yönelik çirkin katliamlarına devam ettiğini, bunların sonuncusunun da Taiz şehrindeki merkez hapishanesinin kadın bölümünün hedef alınması olduğunu belirtti. Söz konusu saldırının örgütün saldırgan tutumunun devamının, uluslararası tüm barış ve ateşkes çağrılarını açık bir şekilde reddetmesinin açık bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Başbakan Muin Abdulmelik ayrıca, milislerin, savaşın nedenlerini derinleştirme ısrarına ve katliam çemberine tüm Yemen’i dâhil etme istediğini açık ve inkar edilemez bir şekilde gösterdiğini vurguladı. Yemen Meclis Başkanlığı da İran tarafından desteklenen darbeci milislerin işledikleri bu suçu sert bir dille kınadı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.