Yemen ordusu, el-Beyda’daki stratejik mevziileri ele geçirdi

Yemen ordusu, el-Beyda’daki stratejik mevziileri ele geçirdi
TT

Yemen ordusu, el-Beyda’daki stratejik mevziileri ele geçirdi

Yemen ordusu, el-Beyda’daki stratejik mevziileri ele geçirdi

Yemen ordusu, 7 Nisan’da meşru hükümete destek veren Arap Koalisyonu’nun da desteğiyle el-Beyda vilayetindeki Husi milislerine ağır bir darbe vurdu. İki gün boyunca devam eden çatışmalarda en az 80 Husi milisi öldürülürken, stratejik öneme sahip dağlık bir alan da Yemen ordusunun eline geçti.
Gelişmelerle eş zamanlı olarak Cevf bölgesindeki çatışmalar da devam ediyor. Askeri kaynaklar, Taiz vilayetinde 22 isyancının öldürüldüğünü açıklarken, darbecilerin batı kıyı şeridindeki tırmanışı artırdığını ve ed-Dali halkına yönelik insanlık dışı ihlallerini sürdürdüğünü belirtti. Yemen silahlı kuvvetlerine bağlı medya merkezine göre Beyhan cephesi ve 26. Piyade Tugayı Komutanı Tuğgeneral Mufreh Buhibeh, “Darbeci Husi milislerin tırmanışına verilen yanıtın bir parçası olarak silahlı kuvvetlerden birimler, el-Beyda’nın kuzeyindeki el-Malacim ve Nati cephelerindeki çok sayıda cepheyi özgürleştirebildikleri bir operasyon gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı.
Buhibeh, “Ulusal ordu, meşruiyeti destekleyen koalisyon uçaklarının da desteğiyle, el-Malacim kasabasındaki el-Beyad sıra dağının batısında bulunan el-Gadir ve el-Velid dağlarını ve Nati cephesindeki Şaab Ağşar bölgesini kurtarmayı başardı” açıklamasında bulundu. Komutan, “Koalisyon savaşçıları, el-Beyda vilayetinin farklı bölgelerinde Husi milislere bağlı mevzi ve takviyelere 5 hava saldırısı düzenledi ve onları imha etmeyi başardı” dedi.
 
Husi saflarında önemli kayıplar
Tuğgeneral Mufreh Buhibeh, “Ulusal orduya bağlı mühendislik ekipleri, Husiler tarafından döşenen yaklaşık 50 mayını başarıyla yerlerinden çıkardı” açıklamasında bulundu. Çeşitli cephelerde ordunun ilerleyişinin ve askeri operasyonların sürdüğünü söyleyen Buhibeh, en az 40 milisin, ordunun ve koalisyon kuvvetlerinin saldırılarında öldüğünü vurguladı.
Tuğgeneral Buhibeh, ordu unsurlarında yaşanan can ve mal kayıplarına dair bilgi vermezken, aynı bölgede geçtiğimiz Pazartesi günü yaklaşık 40 milisin öldürüldüğüne dikkati çekti.
Öte yandan askeri kaynaklar, 7 Nisan’da Husilerin ulusal ordunun mevziilerine sızma girişimlerinin ardından Taiz’in batı cephesinde patlak veren çatışmalarda 22 milisin öldüğünü ve yaralandığını açıkladı. Kaynaklar, çatışmaların Cebel Han, es-Sabahi, Tabab Mukne, el-Halve ve Mana cephelerinde yoğunlaştığına dikkati çekti.
Taiz’deki askeri cephede komutan yardımcısı Albay Abdulbasit el-Bahr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Topçu bombardımanları ve ağır ateşler altında çatışmalar, birkaç saat boyunca devam etti. Çatışmalarda 7’den fazla milis öldü, 15’ten fazla milis de yaralandı” dedi.
Bahr, “Husi milisler, yaşadıkları kayıplardan sonra şehrin batısındaki mahallelere yönelik bombardımanlarını yoğunlaştırdı” ifadelerini kullandı.
Ulusal ordu kuvvetleri, geçtiğimiz Pazartesi günü gece geç saatlerde Muhammed Ali Osman Okulu ve el-Teşrifat kampı yakınlarındaki Husi saldırılarını geri püskürttü. Şehrin doğusundaki el-Havban bölgesine yönelik Husi takviyeleri sonrasında patlak veren çatışmalarda çok sayıda milis öldü, bazıları ise yaralandı.
 
Şiddetli çatışmalar meydana geldi
Ülkenin kuzeyindeki Cevf bölgesinde ise, Hazm kasabasına bağlı Hub ve eş-Şaaf bölgelerinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Altıncı askeri bölgede el-Cevf cephesi kuvvetleri sözcüsü Rabi el-Karşi, Husi milislerin Hub eş-Şaaf kasabasındaki el-Hancar kampının kontrolünü ele geçirdiği iddialarını yalanladı.
Rabi el-Karşi, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, el-Hancar kampı ve el-Barga noktasının, 7’inci Sınır Muhafızları Tugayının da desteğiyle ordunun kontrolüne geçtiğini, Husilerin bölgeyi ele geçirdiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve çatışmaların hala devam ettiğini vurguladı.
Ülkenin batısındaki Hudeyde vilayetinin güneyindeki Hays bölgesinde, Pazartesi günü Husi milislerin saldırısında 1 Yemenli yaralandı. Yerel kaynaklara göre Numan eş-Şari adlı vatandaş, Husi milislerin farklı silahlarla bölgeyi hedef alması sonrasından yaralandı.
Hükümete yakın el-Amalika Tugaylarına bağlı medya merkezinin belirttiğine göre Husi grup, Hays şehrinin kuzeybatısındaki vatandaşların evlerini ve tarım arazilerini yeni askeri mevziilere dönüştürdü.
Yayınlanan bir bildiride, Husi milislerin ‘Beyt Bayş, Beni Kuba, el-Hille, el-Haminiye, Şaab Beni Zuhayr bölgelerine’ dağıldığı ifade edildi.
 
Husi zulmü devam ediyor
Askeri tırmanış ve Hudeyde vilayetinde Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde sağlanan ateşkesin ihlali çerçevesinde Husi milisler, vatandaşları evlerini terk etmeye zorlayarak, evleri ve tarım arazilerini kışlalara dönüştürdü.
Ed-Dali cephesindeki savaş medyası bölümü, İran destekli Husi milislerin, geçtiğimiz Pazartesi günü savaş ekipmanları ve zırhlı araçlarla ed-Dali’nin batısındaki el-Haşa kasabasının kuzeydoğusunda bulunan vatandaşların evlerine baskın düzenlediğini belirtti. Husilerin, bazı vatandaşları kaçırarak bilinmeyen bir yere götürdüğü ve mallarını yağmaladığı ifade edildi.
Yerel kaynaklar, Husi milislerin köye sürpriz bir baskın düzenlediğini ve hiçbir sebep göstermeden köyden yaklaşık 20 vatandaşı gözaltına aldığını vurguladı.
Husi milisler, baskın ve kaçırma eylemlerinden sonra halka ait çok sayıda aracı yağmalarken, kadın ve çocuk demeden direnenlere silah doğrulttu.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.