Arap Koalisyonu’nun ateşkes ilanı Arap ve uluslararası arena tarafından memnuniyetle karşılandı

Arap Koalisyonu’nun ateşkes ilanı Arap ve uluslararası arena tarafından memnuniyetle karşılandı
TT

Arap Koalisyonu’nun ateşkes ilanı Arap ve uluslararası arena tarafından memnuniyetle karşılandı

Arap Koalisyonu’nun ateşkes ilanı Arap ve uluslararası arena tarafından memnuniyetle karşılandı

Arap Koalisyonu’nun ateşkes ilanı Arap ve uluslararası arena tarafından memnuniyetle karşılandıRiyad/ Şarku’l Avsat
Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun iki haftalık kapsamlı ateşkes kararı, Arap ve uluslararası arena tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı.
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, yaptığı açıklamada, ateşkes ilanından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Griffiths’in ofisi tarafından yayınlanan açıklamada, ateşkes bildirgesinin BM liderliğindeki barış sürecini desteklediği ve koronavirüs salgınının yayılmasını önlemek amacıyla Yemen’de atılan en önemli adım olduğu kaydedildi. Ayrıca ateşkesin, salgının yayılmasının önüne geçmek adına yapılan ateşkes çağrılarının ardından geldiğine vurgu yapıldı.

Birleşmiş Milletler (BM)
Griffiths, Suudi Arabistan Krallığı'na ve meşrutiyeti destekleyen Arap Koalisyonu’na içerisinden geçtiği zor zamanlarda Yemen ile ilgili hassasiyetlerinden ötürü minnettarlığını dile getirdi. Tarafların bu fırsatı değerlendirmeleri gerektiğini ifade eden Griffiths, bir an önce düşmanlıkların durdurulması ve kapsamlı ve sürdürülebilir bir barışa doğru ilerleme kaydedilmesi çağrısında bulundu.
BM Yemen Özel Temsilcisi Griffiths, Arap Koalisyonu’nun ateşkes ilanının yakın gelecekte taraflarca bir anlaşmanın yapılmasını sağlayacak bir ortam yaratacağını umduğunu dile getirdi.
 
Arap Birliği
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, Yemen'de meşrutiyeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun ateşkes ilanını memnuniyetle karşıladı ve Husi milislerinden bu ateşkese uymalarını istedi. Bu kararın, koalisyonun dünyayı etkisi altına alan koronavirüsle mücadeledeki sorumluluğunu gösterdiğini belirten Ahmed Ebu Gayt, Husilerin Yemen’de kan dökülmesine son verecek olan böyle bir fırsata olumlu cevap vermeleri ve bağlılık göstermeleri gerektiğini vurguladı.
Ebu Gayt, şu anda herkesin karşı karşıya kaldığı zorluğun ciddiyetinin farkındalığını yansıtan bu önemli girişimin ilk galibinin Yemen halkı olduğuna dikkat çekti.
 
Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf, Arap Koasliyonu’nun kararını memnuniyetle karşıladı.
Bu ateşkes kararının, BM Yemen Özel Temsilcisi’nin Yemen'de meşru hükümet ile Husiler arasında bir toplantı düzenlenmesi yönündeki çağrısı için uygun koşulları yaratabileceğine dair umudunu dile getiren el-Hacraf, böylece ülkede daimi bir ateşkesin uygulanması için gerekli adımların atılabileceğini, ilgili mekanizmaların oluşturulabileceğini ve taraflar arasındaki siyasi istişarelerin yeniden başlayabileceğini söyledi.
Hacraf, BM Genel Sekreteri’nin dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınıyla mücadeleye odaklanılması için tüm dünyada ateşkes yapılması çağrısına yönelik desteklerini teyit etti. Ayrıca Husilerden, ateşkes çağrısına olumlu yanıt vermelerini, çabalarını salgınla mücadeleye odaklamalarını ve çatışmanın sona ermesi içi BM Genel Sekreteri’nin başlattığı barış sürecine katılmalarını talep etti.
 
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Yusuf el-Useymin, Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın ateşkes kararının, Yemen'in koronavirüs salgınıyla mücadelesi için bu zorlu zamanda başlatılan takdire şayan insani bir girişim olduğunu söyledi. Yemen halkının sıkıntılarının hafifletilmesi ve siyasi çabaların başarılı olması amacıyla gerekli koşulların sağlanmasına yönelik atılan bu ciddi adım karşısında takdirlerini dile getiren el-Useymin, Yemen halkının yanında olduklarını ve üzerinde uzlaşıya varılacak kapsamlı ve adil çözümü desteklemeye devam ettiklerini ifade etti.
 
Mısır
Mısır, Arap Koalisyonu tarafından açıklanan ateşkes kararından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bu ateşkes kararının, BM Yemen Özel Temsilcisi’nin Yemen'de meşru hükümet ile Husiler arasında bir toplantı düzenlenmesi yönündeki çağrısı için uygun koşulları yaratabileceğinin umulduğu ifade edildi. Böylece ülkede daimi bir ateşkesin uygulanması için gerekli adımların atılabileceği, ilgili mekanizmaların oluşturulabileceği ve taraflar arasındaki siyasi istişarelerin yeniden başlayabileceği belirtildi.
Açıklamada, ‘Yemen'de barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması, birlik ve bütünlüğünün güvence altına alınması ve halkın çektiği acıların hafifletilmesi’ için başlatılan böyle bir girişime sonuna kadar destek olunacağı ifade edildi.
 
Ürdün
Ürdün Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun bu kararının, BM Yemen Özel Temsilcisi’nin Yemen'de meşru hükümet ile Husiler arasında bir toplantı yapılması yönündeki çağrısı için uygun koşulların sağlanması adına atılan önemli bir adım olduğu belirtildi.
Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safadi, bu ateşkes kararının Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun ‘Yemen'deki güvenliğin ve barışın yeninden sağlanması, Yemenlilerin daha fazla mali ve insani krizle karşı karşıya kalmamaları ve Yemen krizine siyasi çözüm bulunması’ arzusunun bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
Ayrıca Safadi, ilgili referanslar doğrultusunda Yemen krizine siyasi bir çözüm bulunması için mümkün olan her türlü desteği sağlayacaklarını bir kez daha vurguladı.
 
Bahreyn
Bahreyn, Yemen'de meşruiyeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun BM’nin çağrısı üzerine iki haftalık süreyle kapsamlı ateşkes ilan etmesini memnuniyetle karşıladı. Bahreyn Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, koronavirüs salgını dolayısıyla ortaya çıkan koşulları dikkate alan ve asil insani bir tutumu ifade eden bu cesur karara övgüde bulunuldu. Açıklamada, alınan bu kararın Yemenlilerin yaşamı, güvenliği ve yüksek çıkarları konusundaki koalisyonun hassasiyetini yansıttığı ve vatandaşları dünyayı etkisi altına alan bu salgından koruma konusundaki samimi arzusunu gösterdiği ifade edildi.
Yemen'in yaşadığı ekonomik koşulların üstesinden gelmesine, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamasına ve acılarının hafifletilmesine yardımcı olmak amacıyla Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’in verdiği cömert desteğe vurgu yapılan açıklamada, tüm Yemen topraklarında düşmanlıkları sonlandıracak kapsamlı bir ateşkesin önünü açabilecek bu insani girişime Husi milislerinin olumlu yanıt vermelerinin umulduğu dile getirildi.
 
Arap Parlamentosu
Arap Parlamentosu Başkanı Dr. Meşal bin Fehm es-Silmi, Arap Koalisyonu’nun ateşkes ilanının insani boyutlarına dikkat çektiği açıklamasında, bu ateşkes ilanının öncelikle halkın acılarını hafifletmeyi ve koronavirüs salgınıyla mücadelede onları desteklemeyi hedeflediğini söyledi. Ayrıca Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun BM Genel Sekreteri’nin çağrısına yanıt verme konusundaki samimi arzusunun bu ateşkes ilanıyla kendini gösterdiğini dile getirdi.
Arap Parlamentosu Başkanı, Suudi Arabistan'ın ‘BM’nin Yemen'deki insani müdahale planına verdiği sürekli desteği’ takdir etti.
Suudi Arabistan son olarak insani yardım çalışmalarına destek olmak üzere 500 milyon dolar bağışta bulunmuş, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) de Yemen'de koronavirüs ile mücadele kapsamında tıbbi cihaz ve malzemeler gibi gerekli ihtiyaçların karşılanması adına sözleşmeler imzalamıştı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.