​Kovid-19'la mücadele için 5 Afrika ülkesine tıbbi yardım

​Kovid-19'la mücadele için 5 Afrika ülkesine tıbbi yardım
TT

​Kovid-19'la mücadele için 5 Afrika ülkesine tıbbi yardım

​Kovid-19'la mücadele için 5 Afrika ülkesine tıbbi yardım

Birleşmiş Milletler (BM), Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'nın aktarma merkezi olmasıyla, Dünya Gıda Programı (WFP) ile koordineli bir biçimde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında, beş Afrika ülkesine tıbbi malzeme desteği sağlıyor. Öte yandan Etiyopya Başbakanı Ali, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ile koronavirüsün etkilerini azaltmak için işbirliği konulu bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini ifade etti.
WFP, Cibuti, Sudan, Eritre, Somali ve Tanzanya'ya ulaştırılan yardım malzemelerinin Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından tedarik edildiğini belirterek, yardım kapsamında belirtilen ülkelere 1 milyon yüz maskesi, yüz koruyucusu, eldiven, koruyucu gözlük, doktor önlüğü, tıbbi giysiler, ateş ölçerler ve solunum cihazlarının verildiğini aktardı.
WFP sözcüsü Elisabeth Byrs düzenlenen basın toplantısı sırasında yaptığı açıklamada, tıbbi malzemelerin, kıta genelinde 30 bin hastayı tedavi edecek sağlık çalışanlarının korunması için yeterli olduğunu vurguladı.
Dünya Sağlık Örgütü, dünyanın diğer bölgelerindeki vaka sayılarında görülen yavaşlamanın ışığında Afrika kıtasının salgının merkezi haline gelmesinden endişe duyuyor.
Bu bağlamda Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile koronavirüs salgınını hafifletmek için işbirliğine odaklanan bir telefon görüşmesi yaptığını söyledi. Başbakan görüşmeye ilişkin Twitter hesabından yaptığı açıklamada, koronavirüsün etkilerini azaltmak adına önemli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, gıda güvenliğinin, Afrika ve Sahra altı için büyük bir zorluk olduğunu vurguladı.
Etiyopya Başbakanı, geçtiğimiz hafta koronavirüsün yayılmasını önlemek için ülkede olağanüstü hal ilan ederken, ülkede 74 vaka ve 3 ölüm kaydedildi.
Etiyopya Sağlık Bakanı Lia Tadesse, 3 yeni vakanın görülüğünü duyurdu. Bakan açıklamasında, son 24 saat içerisinde yapılan 247 testten yalnızca 3'ünün pozitif çıktığını ve vakaların yurtdışı kaynaklı olmadığını kaydetti. 4 kişinin iyileştiğini söyleyen bakan, ülkede toplam iyileşen hasta sayısının 14'e yükseldiğini, geçtiğimiz hafta virüs kaynaklı 3 ölümün gerçekleştiğini vurguladı.
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, Afrika ülkelerinin yaklaşık 14 bin koronavirüs vakası bildirildiğini ve kıtada 747 kişinin öldüğünü kaydetti.
Diğer yandan Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni, virüsün yayılmasını önlemek için ülkedeki karantina prosedürlerinin 3 hafta daha uzatıldığını duyururken, ülkesinin dünya çapında yüzbinlerce insanın ölümüne yol açan salgına hazır olmadığını kabul etti.
Museveni dün yaptığı açıklamada, ülkesinde yapılan 5 bini aşkın testten 54'ünün pozitif çıktığını, 8 kişinin ise iyileştiğini duyurdu. Yurt dışından yaklaşık 4 bin kişinin ülkeye geldiğini ifade eden Uganda Devlet Başkanı bunlardan 2 binin karantinada olduğunu kaydetti.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.