Tik Tok fenomeni genç kız Mısır’da ahlak tartışmalarını gündeme getirdi

Sosyal medyada paylaştığı videolar nedeniyle ülkesinde tartışmalara yol açan Mısırlı Hanin Hussam (Genç kızın Facebook'taki kendi hesabından)
Sosyal medyada paylaştığı videolar nedeniyle ülkesinde tartışmalara yol açan Mısırlı Hanin Hussam (Genç kızın Facebook'taki kendi hesabından)
TT

Tik Tok fenomeni genç kız Mısır’da ahlak tartışmalarını gündeme getirdi

Sosyal medyada paylaştığı videolar nedeniyle ülkesinde tartışmalara yol açan Mısırlı Hanin Hussam (Genç kızın Facebook'taki kendi hesabından)
Sosyal medyada paylaştığı videolar nedeniyle ülkesinde tartışmalara yol açan Mısırlı Hanin Hussam (Genç kızın Facebook'taki kendi hesabından)

Emine Hayri
Hanin Hussam çalışma koşullarını ve iş tekliflerini şöyle açıklıyor;
“Ajansımda en çok itibara önem veriliyor. Tek ihtiyacınız olan; iyi bir aydınlatma, iyi bir atmosfer ve iyi bir görünüm. Hayatınızın kapılarını açacaksınız ki müşterileriniz ve insanlar girip sizi iyi, güzel ve saygılı bir şekilde tanımaya başlasın.”
İş teklifleriyle ilgili olarak ise Hussam, “Her talebin 36 dolardan 2 bin, 3 bin, 4 bin dolara kadar değişen bir karşılığı (ücreti) vardır” diyor.

Kolay iş
Hussam yaptığı işi tanımlamaya şöyle devam ediyor;
“Bu sadece ‘iyi seçimler yapmayı’ ve ‘biraz da iyi görünmeyi’ gerektiren kolay bir iş haline gelmeden önce kadın üyeler için sıkı çalışma kurallarına uyulmasını gerektiren bir iş. Sitenin sıkı kuralları var. Bir üye eğer aşırı ve riskli davranışlarda bulunursa derhal üyeliği iptal edilir. Vallahi benim için itibar başta geliyor.”
Fakat Kahire Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencisi olan 19 yaşındaki Hanin Hussam’la birlikte annesi ve babasının itibarı Tik Tok tarafından yok edildi. Daha da önemlisi, görünüş ile ahlak arasında tam bir ayrım yapan sosyal ve dini kuralları yerle bir etti.
Hikaye, Hanin’in iki yıl önce, bir internet uygulamasının sahibi olan Çinli bir şirketle sözleşme yapmasıyla başladı. Şirket, Hanin’e 20 video karşılığında ayda 400 dolar vermeyi teklif etti. Hanin’in videolarının başarılı olması ve çok sayıda insan tarafından takip edilmesinin ardından şirket Hanin’e elektronik bir sözleşme göndererek yeni bir anlaşma daha yaptı. Bu yeni anlaşmada videoların tek başına çekilmesi ve şirketin kendisine göndereceği belirli etiketlerle yayınlanması şart koşuldu.
Hanin’in takipçilerinin çoğunluğunu çocuklar ve gençler oluşturuyordu. Hanin’in aldığı ücret, takipçi sayısıyla birlikte arttı.
İnternetteki etkileşimi artan genç kızın Çin'deki şirket yetkilileri ve Mısır'daki bir dizi insanla ‘profesyonel’ ilişkileri de güçlendi. Milyonlarca takipçiyle Tik Tok ya da diğer uygulamalardaki videolarını engellenmekten veya raporlanmaktan koruyacak noktaya ulaştı.

Dijital ajans
Bu büyük başarıdan sonra, Mısır'daki diğer sosyal medya kullanıcılarının yardımıyla dijital ortamda bir ‘ajans’ kurmaya karar veren Hanin, ajansını duyurmak için bir video çekti. Videoda 18 yaşın üzerinde iyi görünümlü fenomenler aradığını söyledi.
Bunu bir biri ardına gelen videolar takip etti. Rüya gibi çok sayıda genç kız iyi niyetle internet fenomeni oldular. Ancak ajansın stüdyosunda ‘müşterinin’ görmek istediklerini gösteren kamera açılarından çekilen görüntülerde vücutlarının bazı noktalarının uygunsuz şekilde çekildiğini fark ettiler.  Ajanstaki denemeden geçen kızların büyük çoğunluğunun örtülü kızlar oldukları ise dikkat çekti.

Takipçi yorumları
Hussam, birkaç gün önce çektiği bir videoda, koronavirüs salgını nedeniyle evde geçirilen sürecin kızları bu uygulamayı kullanmaya teşvik edeceğini söyledi. Bunun üzerine birçok kişi ona bazılarında ‘fahişe’ olmakla itham edildiği hakaret içeren yorumlarla karşılık verdiler. Bazıları dindar, muhafazakar ve gelenekçi bir toplumu, ‘19 yaşındaki bir ahlaksızdan’ koruyan yorumlar yapmak için sıraya girdi.
‘Onurlu vatandaşların’ ve onlarca televizyon kanalının spikerleri tarafından genç kıza (bir tacizciye, bir hayduta, bir tecavüzcüye, bir sahtekara gösterilmeyen) kusulan öfkenin ardından Hanin Hussam, ‘ahlaksızlık yapmak ve ahlaksızlığa teşvik etmek’ suçlamasıyla gözaltına alınıp hakkında soruşturma başlatıldı. Ardından Başsavcı, soruşturması süresince ihtiyati olarak tutuklu kalmasına karar verdi.

Bazı insanlar Hanin'in videolarını toplumun ahlakını bozduğunun kanıtı olarak görüyorlar (Fotoğraf genç kızın Facebook'taki kendi hesabından)

Değerlere saldırı
Başsavcı Hammade es-Savi yaptığı açıklamada ‘şüphelinin’ Mısır toplumunda aile ilkelerine ve değerlerine saldırmak, uluslararası internet ağındaki sosyal medya uygulamaları yoluyla özel siteler ve hesaplar kurmak, yönetmek, kullanmanın yanı sıra genç kızları bu suça teşvik etmek ve onların ekonomik zayıflıklarından faydalanarak maddi çıkarlar elde etmek için kullanmakla suçlanacağını belirtti.
Resmi bir açıklamada bulunan Kahire Üniversitesi de ahlak bekçilerine dahil oldu ve Hussam'ı ‘halkın ahlakını bozan, üniversitenin değerleri ve gelenekleri ile uyumlu olmayan davranışlar sergilediği için’ hukuki işler bölümüne yönlendirildiğini duyurdu. Kahire Üniversitesi Rektörü Muhammed Osman el-Hişt yaptığı açıklamada, Hussam’ın okuldan atılabileceğini belirtti.

Ahlak ve itibar tartışması
Televizyon kanallarından sosyal medyaya, üniversite rektöründen, savcı ve polise kadar Hanin davasına değinen herkes tarafından dillendirilmeye başlayan ‘ahlak’, ‘itibar’ ve ‘sorumluluk’ gibi ifadeler, videolarında ahlak, itibar ve saygıyı koruyan Hanin Hussam ile bitti.
Ahlak, itibar ve sorumluluk ifadeleri, ‘Tik Tok’ ve ‘Likee’ uygulamasındaki açıklayıcı videolarının bir özelliğiydi. Son yıllarda genç kızlar arasında moda olan türbanıyla birlikte ‘kararlı’ görünümüyle mükemmel uyumlu olduğunu düşündüğü bir konuşmaydı.

Türban ve moda
Saçı tamamen örten türban, özellikle modern kıyafetler ve makyajla birlikte adeta ‘türban modası’ rüzgarları estiriyor. Fakat türbanın gerçekte başörtüsü ile ilgisi yoktur. Başörtüsüyle türban asla uyuşmaz ve türban, tesettür olarak tanımlanamaz. Daha ziyade din ve devlet işlerini bir birinden tamamen ayıran laik toplumlarda hakim olan rekabeti ve kişisel özgürlüğü dengeler. Ancak önünde sonunda saçı örten nesne, toplumun kabulü için güvenli bir yol olan modern ‘saygı ve sorumluluk’ standartlarına tabidir.
Toplumsal kabul kuralları, Hanin Hussam'ın korona zamanında ve karantina sürecinde Tik Tok uygulamasında yıldızının parlayarak ünlü olmasıyla ajite edildi ve büyütüldü. Basın ona ‘Tik Tok kurbanı’ diyor. Ebeveynler, uygulamanın engellenmesini, güvenlik ve kolluk kuvvetlerini bu uygulamanın kullanılmasını engellemelerini talep ediyorlar. Sosyologlar ve psikologlar, konuyu Mısır'daki kızların ‘ahlakını bozan bir felaket ve davranışların etkileyen bir trajedi’ olarak değerlendiriyorlar.
Mısırlıların büyük bir çoğunluğu, üniversite öğrencisi olan Hanin Hussam'ın ahlak sistemini tehdit ettiği, kendilerini buna adamış insanların geleneklerine ve idealizme batmış toplum göreneklerine yönelik bir tehlike unsuru olduğu düşünülen bu konuyla ilgileniyorlar.
Bazıları babasını saçının örtülü olmasına rağmen kızının ‘saçlarını açabilecek’ şekilde serbest bıraktığı ve annesini ise kızına ahlaklı olmayı öğretemediği suçlamalarında bulundular. Anne ve babasının, muhafazakar bir toplumda yaşanan genç bir kızın doğu geleneklerine ve İslami öğretilere bağlı kalması gereken ahlaki eğitimi veremediklerini söylediler.

Ahlaki çöküşün delili
Sosyoloji profesörü Samiye Hadar, Hussam'ın yaptıklarını, son yıllarda toplumun tanık olduğu ahlaki çöküşün delilleri olduğunu ve bu yaptıklarını sosyal medyadan paylaşarak herkesin ahlakının bozulmasına katkıda bulunduğunu söyledi. Bir başka Sosyoloji Profesörü İnşad İzzeddin de aynı suçlamaları yaparken genç kıza verilen terbiyenin ‘yetersiz’ olduğunu  ‘şöhret budalalığının’ itibarını korumanın ötesine geçtiğini belirtti. İzzeddin, “Toplumda böyle yasadışı ve anormal yollarla ün kazanmaya yönelik bir eğilim olmaması için Hussam'a karşı yasal tedbirlerin alınması gerekiyor. Ciddi şekilde cezalandırılmalı” yorumunda bulundu.
Suçlamaları yayınlama ve yayma konusunda aynı yoğun çabayı gösteren şov programlarında, erdem elbisesi giyilerek toplumun ahlakını ve genç kızların iffetini korumak için Likee ve Tik Tok uygulamalarının yasaklanması çağrıları yapılırken ebeveynlerin evlerini baskı altına almaları ve kadın aile fertlerinin sıkı bir şekilde kontrol edilmesi istendi.

Peki ya takipçilerin durumu?
Komik olan toplumun ahlakının Hanin Husam’ın bir bölümünün erkeklerin ve gençlerin oluşturduğu milyonlarca takipçisinden etkilenmemiş olmasıydı. Dahası, son 50 yıldır her türlü tacizin arttığı ülkede toplumun namusuna hiçbir şekilde helal gelmedi. Benzer şekilde toplumun erdemi, kadınları yasal hakları olan mirastaki paylarından mahrum bırakılmalarından veya 12 yaşında bir kızla evlenmeye izin verilmesinden ya da kızların okula gönderilmemesinden ya da bir kocanın karısını dövmesinin şiddet olarak değil de aile içi bir mesele olarak görülmesinden tek bir çizik bile almadan sıyrıldı. Ancak toplumun ahlakı, iffeti ve erdemi, Hanin Hussam'ın videolarıyla yerle bir oldu.
Genç kızı suçlu bulmayan tek tük sesler de vardı.   Gazeteci Tarık eş-Şennavi kaleme aldığı bir yazıda, medyanın, mesleki temelleri şüphelilerin suçu ispatlanana kadar masum oldukları görüşüne dayanmasına rağmen soruşturmayı yapan yetkililer açıklama yapmadan Hussam’ı yargıladığını ve medyanın Hussam’a karşı adeta bir savcıya dönüştüğünü söyledi. Eş-Şennavi, Hussam hakkında ‘toplumsal zorbalıktan uzak, adil bir yargılama yapılmasını beklediğini’ sözlerine ekledi.

Kızın suçlu olmadığını düşünen birkaç kişi, onu toplumun kurbanı olarak nitelediler (Fotoğraf genç kızın Facebook'taki kendi hesabından)

Toplumsal ruh hali
Toplumun çeşitli kesimleri, özellikle de kulaklarına giden veya gözlerinin önünde gerçekleşen davranışlarla ve kadının kıyafetiyle ilgilenenler, ahlak bekçiliğine soyundular. Onlara göre ‘utanç verici’ olduğu düşünülen kıyafetler ve uygunsuz olduğu düşünülen davranışlar gizli tutulursa, zararı yoktur.
Doktor ve yazar Halid Muntasir yaptığı değerlendirmede, “Toplum, kızları internet üzerinden taciz eden futbolcuyu rahatça tolere edilebilir olarak görüyor” dedi.
Muntasir,  ahlak ve erdem ile ilgili konularda en önemli standardın bunu aşan ve onu mazur gören ‘toplumsal ruh hali’ olduğuna işaret etti. Muntasir, “Bir adam hata yaparsa,  ‘Allah Settar(ayıpları, kusurları, hataları örten)’dır. Ayıpları örtmekte gece gibi olunmalı’ derler. Bir kadın hata yaptığında ise ‘Yarım tesettür ve tatlının açıkta kalması sineklerin üşüşmesi ve rızkın azalmasına sebep olur’ derler. Sağlıklı bir toplumun davranışları değerlendirdiği bir ölçüsü ve bir standardı vardır. Fakat çifte standart uygulanması, bazılarının erdem konusunda gökyüzüne çıkan meleklere dönüşmesi ve başkalarının mahremiyetine burun sokma olgusu, toplumun ahlaki astigmatizmden ve bir değer dönüşümlerinden muzdarip olduğu anlamına gelir” yorumunda bulundu.

“Benim değerlerim”
Hussam, gözaltına alınmadan ve kendini savunmaya çalışmadan önce yayınladığı son videoda, saçlarının görülmediği veya bedenini ifşa eden kıyafetler giymediği tüm videolarında olduğu gibi iffetini tamamen koruduğunu gösteren bir görüntü çizdi. Elleri ile değerlerinin ölçüsünü yansıtan kısa kollu giysiler giymediğine işaret etti.
Hanin’in adının ‘suç’ dünyasına karışmasının ve ‘Likee’ ve ‘Tik Tok’ uygulaması için videolar çeken bir kızın ‘100 milyon insanı ahlaksızlaşma riskiyle karşı karşıya bıraktığı’ için şaşırtıcı bir şekilde gözaltına alındığı haberlerinin medyada yer almasının ardından dünyanın çeşitli yerlerinden kendilerini ‘influencer’ (etkileyici) olarak tanımlayan sosyal medya kullanıcıları, ‘#haneenhossam’ etiketiyle onun videolarını ve gönderilerini paylaşmaya, daha fazla takipçi ve para kazandırmaya devam ediyorlar.

Saygının ölçüsü
Sosyal medya kullanan genç kız ve erkekler de Hanin Hussam'ın videolarının kullanarak onunla alay edilen ve ciddi şekilde kişilik haklarına saldıran video klipler yayınlayarak henüz hakim önüne çıkmamış olan kızı suçlayanların arasına katıldılar. Hanin, kendini influencer olarak sınıflandıran genç bir adamın saldırgan videolarından birinde ‘adi bir kadın’ olarak nitelendirildi. Böyle nitelendirmesinin nedeni başını geriden bağlayarak boynunu göstermesiydi. Genç adam “Kendisine saygısı olsaydı, boynunu açmazdı” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Mısır’da sosyal medya siteleri, onları iffeti tehdit eden, gelenekleri ihlal eden ve yok olmanın eşiğine getiren platformlar olarak gören ve bazıların kapanmasını, bazılarının ise izlenmesini isteyen ‘Hummat’il-Fazilet’ (Fazileti koruyanlar) grubunun şiddetli saldırısı altında.
Şarkul Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Tik Tok uygulamasının Mısır'daki gençler arasında son derece popüler olduğuna ve kullanıcı sayısının korona salgınının patlak vermesiyle maksimuma ulaştığına işaret ediliyor. Burada, Hanin Hussam’ın videolarından daha az ‘erdemli’ kızların videoları da var. Fakat yüksek sayıda takipçileri ve geniş bir kapsamları yok. Çünkü videoları, ‘koruyucu ahlakı uygulamaktan sorumlu’ toplum kesimlerine henüz ulaşamadı.



Henry Cavill'den şaşırtan 007 açıklaması

Guy Ritchie'nin yönettiği ve 1960'ların Soğuk Savaş atmosferinde geçen 2015 yapımı Kod Adı: U.N.C.L.E.'da (The Man from U.N.C.L.E.) Henry Cavill, Amerikalı ajan Solo rolündeydi (Warner Bros. Pictures)
Guy Ritchie'nin yönettiği ve 1960'ların Soğuk Savaş atmosferinde geçen 2015 yapımı Kod Adı: U.N.C.L.E.'da (The Man from U.N.C.L.E.) Henry Cavill, Amerikalı ajan Solo rolündeydi (Warner Bros. Pictures)
TT

Henry Cavill'den şaşırtan 007 açıklaması

Guy Ritchie'nin yönettiği ve 1960'ların Soğuk Savaş atmosferinde geçen 2015 yapımı Kod Adı: U.N.C.L.E.'da (The Man from U.N.C.L.E.) Henry Cavill, Amerikalı ajan Solo rolündeydi (Warner Bros. Pictures)
Guy Ritchie'nin yönettiği ve 1960'ların Soğuk Savaş atmosferinde geçen 2015 yapımı Kod Adı: U.N.C.L.E.'da (The Man from U.N.C.L.E.) Henry Cavill, Amerikalı ajan Solo rolündeydi (Warner Bros. Pictures)

Superman ve The Witcher'daki Rivyalı Geralt rolleriyle dünya çapında üne kavuşan Henry Cavill, kariyeri boyunca peşini bırakmayan o meşhur "007" söylentilerine son noktayı koydu. 

İlk kez 2005'te James Bond rolü için seçmelere katılan ancak rolü Daniel Craig'e kaptıran Cavill, Mart 2026'da Heat dergisine verdiği yeni röportajda bu konudaki fikirlerini paylaştı.

Craig'in vedasının ardından boşalan 007 koltuğu için adı en çok geçen isimlerin başında gelen Cavill, hayranlarını şaşırtan açıklamalarda bulundu. Kariyerinin başından beri Bond rolüyle anılan ünlü aktör, artık bu karakter için "biraz yaşlı" olduğunu düşünüyor.

Bond rolünü tekrar isteyip istemediği sorulduğunda samimi bir yanıt veren Cavill, şu ifadeleri kullandı: 

Aslında rolü reddetmedim, sadece doğru zaman bir türlü gelmedi. Hangi aktör Bond olmayı istemez ki? Fakat şu an 42 yaşındayım ve bu serüvene sıfırdan başlamak için muhtemelen biraz yaşlı kabul edilebilirim.

Bond kötüsü olmaya yeşil ışık

Başrol için eskisi kadar hevesli olmasa da Cavill, seriye farklı bir kapıdan girmeye son derece sıcak bakıyor. 

Başka bir karakterle seriye dahil olma ihtimalini göz ardı etmeyen aktör, "Bir Bond kötüsünü canlandırmayı çok isterdim. Eğer karakter doğru kurgulanırsa, onu keşfetmek büyüleyici bir deneyim olur" diyerek yapımcılara açık kapı bıraktı.

Yeni Bond dönemi: Yönetmen koltuğunda Denis Villeneuve

James Bond serisinin haklarının Amazon Stüdyoları'na geçmesiyle seri için yeni bir dönem başlıyor. 

Yeni filmin yönetmenliğini Dune: Çöl Gezegeni (Dune) serisinin arkasındaki Denis Villeneuve üstlenecek. Senaryonun ise Peaky Blinders'ın yaratıcısı Steven Knight tarafından kaleme alınabileceği konuşuluyor.

Sayısız spekülasyona rağmen Daniel Craig'den boşalan efsanevi role hangi aktörün oturacağı ise henüz gizemini koruyor.

Independent Türkçe, GamesRadar, Heat Magazine, Men's Journal


The Pitt'in yıldızı dizi sayesinde "gerçekten ağır" bir yükten kurtulmuş

Ball, The Pitt'de Dr. Langdon rolünde (HBO Max)
Ball, The Pitt'de Dr. Langdon rolünde (HBO Max)
TT

The Pitt'in yıldızı dizi sayesinde "gerçekten ağır" bir yükten kurtulmuş

Ball, The Pitt'de Dr. Langdon rolünde (HBO Max)
Ball, The Pitt'de Dr. Langdon rolünde (HBO Max)

The Pitt'in yıldızı Patrick Ball, popüler tıp dramasının 80 bin dolarlık öğrenci kredisi borcunu ödemesini sağladığını açıklayarak dizinin kendisini "gerçekten ağır" bir yükten, hiçbir zaman maddi güvenceye kavuşamayacağı düşüncesinden kurtardığını belirtti.

Ball, yayın platformu HBO Max'te geçen yıl gösterime girdiğinden beri muazzam övgü toplayan dizide, tartışmalı asistan doktor Frank Langdon'ı canlandırıyor.

Cultured dergisine verdiği yeni röportajda bu rolün hayatını ne kadar değiştirdiğini anlatan 36 yaşındaki aktör, mali durumundan bahsederken gözyaşlarına boğuldu.

Ball "The Pitt'te çalışmaya başladıktan yaklaşık üç ay sonra öğrenci kredimi ödedim ve bu benim için gerçekten çok anlamlı bir andı çünkü bununla öleceğimi sanıyordum" dedi. 

Bu insanın omuzlarında muazzam bir yük ve pek çok kişi bunu taşıyor. 80 bin dolar borcum vardı ve mali güvensizliğimin gerçek bir sorun teşkil ettiği bir dizi başarısız ilişki yaşamıştım. Hayatımın sonsuza kadar böyle gideceğini düşünüyordum ve böyle yaşamak gerçekten ağır geliyor.

Ball sözlerine "Öğrenci kredilerini ödeyip borcumu sıfırladığımda, 'Abi bu dizi tutarsa harika olur. Tutmasa da bunu elimden alamazlar. Borcum kalmadı' diye düşündüğümü hatırlıyorum. Bunu geri alamazlar" diye devam etti.

Aktör, North Carolina Üniversitesi Greensboro kampüsünde yayın gazeteciliği okudu ancak oyunculuk kariyerine başlamak için mezun olmadan okulu bıraktı. Daha sonra Yale Üniversitesi'nin David Geffen Drama Okulu'ndan Drama Sertifikası aldıktan sonra Güzel Sanatlar Lisansını tamamlamak üzere North Carolina Üniversitesi'ne geri döndü.

Neyse ki The Pitt, tam anlamıyla başarılı oldu.

Dizinin her sezonu Pittsburgh'deki bir hastanenin acil servisinde geçen bir vardiyayı konu alırken her bölüm, bir saatte yaşanan olayları anlatıyor.

Oyuncu kadrosunun başını, zorlu bir dönemden geçen ekip lideri Dr. Robby'ye hayat veren eski ER yıldızı Noah Wyle çekiyor. Dr. Robby, akıl hocasının ölümünü sindirmeye çalışırken bir yandan da hastanenin kâr hırsı içindeki yöneticileriyle mücadele ediyor.

dsvd
Noah Wyle ve Gerran Howell, The Pitt'te (HBO)

Ball'un karakteri Dr. Langdon, dizinin başında Dr. Robby'nin çömezi ve örnek bir asistan doktor olarak karşımıza çıkmıştı ancak yeni gelen birinin Langdon'ı hastaneden ilaç çalarken yakalamasıyla ikilinin ilişkisi bozulmuştu.

İlk sezondan 10 ay sonrasında geçen ikinci sezonda Dr. Langdon, bağımlılığından kurtulmak için bir süre ara verdikten sonra acil servise ihtiyatlı bir dönüş yapıyor.

The Pitt geçen yılki Emmy Ödülleri'nde En İyi Drama Dizisi'nin yanı sıra Wyle ve (başhemşire Dana Evans'ı canlandıran) Katherine LaNasa'ya da En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerini kazandırarak toplamda üç ödülün sahibi olmuştu.

Önceki aylarda HBO Max'te gösterime giren ikinci sezonun bölümleri, Birleşik Krallık'ta da yeni açılan platformda haftalık olarak yayımlanıyor. Üçüncü sezon için de sipariş verildi ancak hayranların sevdiği bir karakter yer almayacak. Variety'nin haberine göre Dr. Samira Mohan rolündeki Supriya Ganesh yeni sezonda geri dönmeyecek.

Independent Türkçe


Boran Kuzum'lu Netflix dizisi ilk günden fenomen oldu

Big Mistakes, bir suç çetesine bulaşan ve yasadışı ayak işleri yapmaya zorlanan iki problemli kardeşin hikayesini anlatıyor (Netflix)
Big Mistakes, bir suç çetesine bulaşan ve yasadışı ayak işleri yapmaya zorlanan iki problemli kardeşin hikayesini anlatıyor (Netflix)
TT

Boran Kuzum'lu Netflix dizisi ilk günden fenomen oldu

Big Mistakes, bir suç çetesine bulaşan ve yasadışı ayak işleri yapmaya zorlanan iki problemli kardeşin hikayesini anlatıyor (Netflix)
Big Mistakes, bir suç çetesine bulaşan ve yasadışı ayak işleri yapmaya zorlanan iki problemli kardeşin hikayesini anlatıyor (Netflix)

Netflix'in suç ve komedi türlerini buluşturan yeni dizisi Big Mistakes, yayına girer girmez adından söz ettirmeye başladı.

Şimdiden platformun son yıllardaki en iyi işlerinden biri olarak gösterilen dizi, eleştirmenlerden tam not aldı.

Schitt's Creek'in yıldızı Dan Levy ve I Love LA'den tanınan Rachel Sennott'ın imzasını taşıyan Big Mistakes, 9 Nisan itibarıyla Netflix kütüphanesindeki yerini aldı. 

Suç ve komediyi harmanlayan dizi, Rotten Tomatoes'da elde ettiği yüzde 94 beğeni oranına ulaştı.

Dizide Dan Levy, kız kardeşi Morgan'ın (Taylor Ortega) sebep olduğu bir talihsizlik sonucu kendisini organize suç dünyasının ortasında bulan rahip Nicky karakterine hayat veriyor. 

İkilinin sert ve otoriter annesi Linda rolünde ise Uğur Böceği'yle (Lady Bird) tanınan usta oyuncu Laurie Metcalf karşımıza çıkıyor. Dizinin dikkat çeken oyuncu kadrosunda Türk izleyiciler için çok tanıdık bir isim de var: Kimler Geldi Kimler Geçti ve Vatanım Sensin gibi yapımlarla tanınan Boran Kuzum.

"Muazzam bir geri dönüş"

Telegraph, Big Mistakes'e 5 yıldız vererek diziyi "Dan Levy'nin beklemeye değer görkemli dönüşü" diye nitelendirdi. Gazete, dizinin hem kahkahalara boğan bir komedi hem de sürükleyici bir suç draması olmayı aynı anda başardığını vurguladı.

Guardian ise oyuncu kadrosunun performansını "muhteşem" diye tanımladı. Gazete özellikle Metcalf'ın otoriteyle kırılganlık arasındaki geçişlerine ve Ortega'nın izleyiciyi kahkahaya boğan performansına dikkat çekti.

The Wrap, özellikle kardeşler arasındaki atışmaların ve ikili arasındaki ekran kimyasının dizinin en parlak yanı olduğunu yazdı.

"Gülmekten gözlerim yaşardı"

Dizi, kısa sürede sosyal medyada ve IMDb'de de gündem yarattı.

İlk bölümleri izleyen kullanıcılar, "Dan Levy yine döktürmüş", "Akıl dolu bir senaryo" ve "Laurie Metcalf her sahnede devleşiyor" gibi yorumlar yaptı. Bir izleyici ise dizinin temposunu "gülmekten nefessiz bırakan bir komedi fırtınası" diye tanımladı.

Taylor Ortega'nın çıkış yaptığı, Dan Levy'yle Laurie Metcalf'ınsa neden televizyonun en güçlü isimleri arasında gösterildiğini bir kez daha hatırlatan Big Mistakes, Netflix'te izlenebilir.

Independent Türkçe, Express, Mirror, Telegraph, Guardian, The Wrap