Cezayir halk hareketi, ateşkes sonrasında ‘yeni bir geri dönüş’ yolu arıyor

Cezayir’deki şubat gösterileri (EPA)
Cezayir’deki şubat gösterileri (EPA)
TT

Cezayir halk hareketi, ateşkes sonrasında ‘yeni bir geri dönüş’ yolu arıyor

Cezayir’deki şubat gösterileri (EPA)
Cezayir’deki şubat gösterileri (EPA)

Cezayir’de halk hareketi aktivistleri geçen Mart ayı başlarında yaptıkları açıklamayla ülke genelinde protestoların yapıldığı salı ve cuma gösterilerini, ilk koronavirüs vakasının görülmesi sonrasında askıya alındığını duyurmuştu.
Diğer yandan 12 Aralık 2019 seçimleriyle doğan yeni otorite, eylemcilerin tutuklanıp hapsedildiği ve halk hareketine eşlik eden medya organlarına baskı yapıldığı aylarda tanık olduğundan daha büyük bir krizle, sağlık kriziyle karşı karşıya. Protestocular, bir yıldan uzun süredir umutsuzluk yaşarken ‘askeri yönetim yerine sivil yönetim inşa etme’ arzuları ise yeni Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ve kendisini siyasetin merkezine koyan orduyu rahatsız ediyordu.
Halk hareketinin geçici olarak durmasına rağmen karakollarda tutuklamalar, davalar ve soruşturmalar devam etti. Başkentin güney bölgesindeki Baş Cerrah Mahallesi’nden aktivist Velid Sağvan’a göre ateşkes, yönetime ‘hareketle hesabını görme’ fırsatı sağladı. Aktivist duruma dair şunları söyledi:
“1 aydır birlikte tanık olduğumuz gözaltı furyası, rejim kargaşasının ve salgının ortadan kalkması sonrasında halk hareketinin daha güçlü şekilde geri döneceği korkusunu yansıtmaktadır. Aynı şekilde durum, vaka ve ölümlerimizin Afrika ve Arap dünyasında en yüksek düzeyde olduğu göz önüne alındığında hükümetin sağlık krizini yönetemediğini de gösteriyor.”
Devam eden sağlık krizi ve sürece dair herhangi bir umut görünmemesi ile birlikte hareketin, uzun bir süre duraksamasından sonra vücudundaki ruhu nasıl diriltebileceğiyle ilgili sorular gündeme geldi. Siyasi analist Zeyneddin Ğabuli konuya dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Hareketin protestolarını askıya alma yeteneği oldukça ilginç. Ancak protestolara geri dönme ve barışçıl bir mücadele için başka acil araçlar arama yeteneği, ilerleyen haftalarda daha fazla soru işaretine yol açacak. Bugün, özellikle de Tebbun’un cumhurbaşkanı olarak seçilmesi sonrasında cuma ve salı protestolarının yeterli olmadığı açık. Bu nedenle cumartesi günü ek protestolar düzenlendi ve olağanüstü baskıya maruz kaldılar. Bugün soru sadece hareketin geri dönüp dönmeyeceği değil, hangi yollarla geri döneceğiyle de ilgilidir. Halk hareketi, krizden önceki haline geri dönemez. Hız kazanması, yönetime daha fazla baskı yapması ya da sakinleşerek yavaşça kaybolması mümkündür. Bu durum, hareketin kendi kendine organize olma yeteneğine ve yönetime yanıt vermek için alternatif olarak yürütülecek çalışmaya bağlıdır. Bu nedenle esas olarak iki haftalık duraklama sırasında yapacaklarına bağlı olarak hareketin geri dönme şansının daha güçlü olduğunu düşünüyorum.”
Eylemcilerin, Buteflika’nın 2 Nisan 2019 tarihinde istifa edeceğinin farkında olduğunu belirten siyasi analist, “Cezayir, Buteflika’nın devrilmesine rağmen bireysel ve kolektif özgürlüklerinde Buteflika döneminden daha fazla kısıtlama yaşıyorlar” dedi.
Sosyal medya organlarında eylemcilerin hesapları, hareketin parlaklığını koruma çağrısıyla doldu ve yoğun şekilde gösteri videoları yayınlanıyor. Bu çerçevede halk hareketinin sokaklara yeniden dönmesi beklenirken hükümet de cumhurbaşkanlığı seçimlerine düşük katılım oranından kaynaklanan meşruiyet eksikliğini onarmak amacıyla ‘Cezayirlerin kalbini kazanmaya’ çalışıyor. Aynı şekilde hükümet, bu çalışmaları kapsamında, salgını kontrol altına almak için Çin’den büyük miktarlarda koruyucu malzeme ithal etti. Hastane ve devlet kliniklerinde faaliyet gösteren doktorların, hemşirelerin ve personelin maaşlarının yeniden gözden geçirilmesinin yanı sıra hastalara klorokin ilacı tedavisini uygulamaya yöneldi. Hükümet ayrıca kurumların vergi ödemelerini erteleme de dahil günlük işlerde çalışan ve kriz dolayısıyla iş bırakmak zorunda kalan yüz binlerce insan için tedbirler açıkladı.
Hükümet, Ramazan Ayı’nın ilk gününde karantina önlemlerini hafifletmeye kararı aldıktan sonra ‘vatandaşları hoşnut etmeye çalıştığı’ gerekçesiyle sert eleştirilere maruz kaldı. Aşırı kalabalık alanlar, pazarlar ve ticari alanlarda başta maske olmak üzere koruyucu önlemlerin olmaması, ‘salgını başlangıçta hafife alan İtalya’dakine benzer bir akıbette sürüklenme’ korkusunu artırdı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.