Bakan Varank: 11 Mayıs itibarıyla tüm otomotiv ana fabrikaları faaliyetlerine başlamış olacak

Bakan Varank: 11 Mayıs itibarıyla tüm otomotiv ana fabrikaları faaliyetlerine başlamış olacak
TT

Bakan Varank: 11 Mayıs itibarıyla tüm otomotiv ana fabrikaları faaliyetlerine başlamış olacak

Bakan Varank: 11 Mayıs itibarıyla tüm otomotiv ana fabrikaları faaliyetlerine başlamış olacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "11 Mayıs itibarıyla ülkemizde tüm otomotiv ana fabrikaları tekrar faaliyetlerine başlamış olacak" dedi. Varank, Gebze'den sonra günlük 4 binin üzerinde test kapasitesine sahip bir laboratuvarın da Ankara'da kurulacağını açıkladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ankara Sanayi Odası'nın gerçekleştirdiği ortak video konferans toplantısına katıldı. Küresel krizin tüm dünyada arz ve talep şokları yaşanmasına yol açtığını belirten Bakan Varank, "Uluslararası ticarette sınır ötesi sermaye hareketlerinde ve emtia piyasalarında sert dalgalanmalar var. Geleceğe ilişkin belirsizlikler arttıkça üreticilerin ve tüketicilerin davranış kalıpları da değişiyor. Tabii şunun da altını çizmemiz gerek. Yaşadığımız bu dönem küresel ekonomi açısından geçici bir şok olabileceği gibi, kalıcı hasarlar bırakan uzun vadeli bir duruma da dönüşebilir. Şu anda kimse ne olacağıyla ilgili sağlıklı bir öngörüde bulunamıyor. Ancak bu iki senaryodan hangisi geçerli olursa olsun güçlü kalabilmemiz, bu dönemin bize sunduğu ya da sunacağı fırsatlara odaklanmamız gerekiyor" dedi.

"Asla geç kalmadık, enine boyuna düşünmeden panikle de hareket etmedik"
Virüsün ekonomik etkisinin Nisan ayında hissedilmeye başlandığını kaydeden Varank, "Üretim, yatırım ve ihracat verilerimiz oldukça iyi performans gösteriyordu. Salgınla birlikte önce dış ticaret, sonra da üretim cephesinde daralmalar başladı. Dış konjonktürü yönlendirmek elbette bizim elimizde değil. Sonuçta tüm ülkeler içe kapandı, dış talepte kayda değer bir daralma var. İç talep de insanlarımızın sağlığını korumak için aldığımız tedbirler sebebiyle doğal olarak etkilendi. Şunu açık yüreklilikle söylemek istiyorum. Bu süreci en doğru şekilde yürütmeye azami özen gösteriyoruz. Türkiye, bu küresel şokta başarılı bir sınav verdi, vermeye de devam ediyor. Salgında yayılımın ve hasta sayısının düzenli olarak azaldığı bir döneme girdik. Hiç şüphesiz bu başarı Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, eşgüdüm içinde attığımız adımlar sayesinde oldu. Sağlıktan eğitime, güvenlikten ulaştırmaya kadar her alanda somut ve dinamik politikalar uyguladık. Asla geç kalmadık. Enine boyuna düşünmeden panikle de hareket etmedik. Böylesine zorlu bir dönemde kimse işinden, ekmeğinden olmasın. Sanayicilerimiz, salgın bittiğinde işlerine kaldıkları yerden daha güçlü devam edebilsin diye istihdam alanında benzersiz bir yaklaşımla kararlı adımlar attık" diye konuştu.

"Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde 16 bin 900 firma üretimi sürdürdü"
Sanayicilerle dirsek temasında olmaya önem verdiklerini bildiren Bakan Varank, "Salgının başından itibaren her türlü talep ve öneriyi titizlikle dikkate aldık. KOSGEB, TÜBİTAK ve kalkınma ajansları kanalıyla özel destek programları açıkladık. Teknoparklar ve Ar-Ge merkezlerinde uzaktan çalışmayı mümkün hale getirdik. Biliyorsunuz, fabrikaların temelli kapanması gibi bir yaklaşımımız asla olmadı. Bu kararı da salgının ülkemizdeki seyri kadar, sizlerin talepleri doğrultusunda aldık. Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde bile ihracat taahhüdü olan ya da faaliyetlerine ara vermesi durumunda büyük zararla karşılaşabilecek üreticilerin çalışmaya devam etmesini sağladık. Böylece kısıtlama boyunca İçişleri Bakanlığı genelgesinde olan sektörlere ilave olarak il müdürlüklerimiz ve sanayi odalarıyla koordineli bir biçimde 16 bin 900 firma daha üretimlerini sürdürdü. Bu yaklaşımı bundan sonra da devam ettireceğiz" şeklinde konuştu.

"Bugün yoğun bakım solunum cihazımız her yerde bir numaralı gündem"
Türkiye'nin temel gıda maddelerinden sağlık ekipmanlarına varıncaya kadar hiçbir konuda arz sıkıntısı çekmediğini ifade eden Varank, "Yerli yoğun bakım solunum cihazımızı bile sadece iki haftada seri üretim bandından indirdik. Bunlar elbette tesadüf değil. 18 yılda adeta sıfırdan inşa ettiğimiz Ar-Ge ekosistemi bu başarının en önemli mimarı oldu. Bu ekosistemde yetişen ve Bakanlığımızın desteklerinden faydalanan gencecik bir start up sadece Türkiye'ye değil, tüm dünyaya umut oldu. Onların pilot ürününü Baykar, Aselsan ve Arçelik işbirliği bir üst basamağa taşıdı. Böylece büyük bir özveri ve adanmışlıkla dünya standartlarında bir cihazı 14 günlük rekor sürede üretebildik. Bu cihazlar Türkiye'ye nefes olmanın yanında, Somali'ye de nefes oldu. İhtiyacı olan başka ülkelere de nefes olacak. Daha dün İHA ve SİHA'larımızın başarısını konuşuyorduk. Bugün yoğun bakım solunum cihazımız her yerde bir numaralı gündem. Yarın kim bilir neleri konuşacağız" dedi.

"11 Mayıs itibarıyla ülkemizde tüm ana otomotiv fabrikaları tekrar faaliyetlerine başlamış olacak"
Otomotiv fabrikalarının büyük bölümünün yeniden üretime geçtiğini aktaran Bakan Varank, "11 Mayıs itibarıyla ülkemizde tüm ana otomotiv fabrikaları tekrar faaliyetlerine başlamış olacak. Bazı tekstil firmalarının da açılmaya başladığını biliyoruz. AVM'lerin ve ihracat kanallarının normalleşmesiyle sektör hızlıca toparlanacak. Başta da ifade ettiğim gibi evet zor bir dönemden geçiyoruz. Ama bu dönemin risklerine hazırlıklı olmak kadar, fırsatlarını da değerlendirmek gerekiyor. Burada da en büyük görev üreticilerimize düşüyor. Yeni normale hazırlıklı olmak diyoruz. Ama bence asıl başarı, şimdiden bu yeni normali şekillendirmekten geçiyor" dedi.

"Günlük 4 binin üzerinde test kapasitesine sahip bir laboratuvar da Ankara için kuruluyor"
Gebze Teknik Üniversitesinde sadece sanayiye hizmet vermek üzere günlük 5 bin test kapasiteli bir laboratuvar kurulduğunu hatırlatan Varank, "Ankara için de benzer bir proje yakında devreye girecek. Sanayi Odamız, OSB yönetimleri, Sağlık Bakanlığı ve Bakanlığımız işbirliğinde hazırlıklarımızı tamamlamak üzereyiz. Günlük 4 binin üzerinde test kapasitesine sahip bir laboratuvar da Ankara için kuruluyor. Önümüzdeki dönemde İstanbul, Bursa ve Tekirdağ'da da tarama testleri yapmayı başlatacağız. Mayıs sonuna kadar artık tüm OSB'lerde bu sistemi devreye almak istiyoruz. Böylece emekçilerimizin sağlığını çok daha yakından takip etmiş olacağız. Tedarik zincirlerindeki konumunuzu güçlendirin. Salgın sona erdiğinde Türkiye ekonomisi inşallah daha güçlü bir şekilde kaldığı yerden yoluna devam edecek" ifadelerini kullandı.
Bakan Varank, toplantıda sanayicilerin taleplerini de dinledi.



Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump İran’la savaşa doğru ilerliyor... Danışmanları ekonomiye odaklanmasını tavsiye ediyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’a sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Pentagon ise İran’a yönelik haftalar sürebilecek bir operasyon için hazırlıklarını sürdürüyor; operasyonun güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da hedef alabileceği belirtiliyor.

Reuters’ın analizine göre, olası saldırı haberleri, Trump’ın danışmanlarının ekonomik kaygılara odaklanması için baskı yaptığı bir döneme denk geliyor. Bu durum, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde herhangi bir askeri tırmanışın siyasi risklerini öne çıkarıyor.

Trump, Ortadoğu’daki Amerikan birliklerinin yoğun şekilde takviye edilmesini ve İran’a olası bir hava saldırısına hazırlanılmasını emretti; operasyonun haftalar sürebileceği belirtilse de detay verilmedi.

Uzmanlar, Trump’ın İran’a odaklanmasını, ikinci döneminin ilk 13 ayında dış politikanın -özellikle askeri gücün geniş kullanımının- iç politika konularının önüne geçtiğinin en somut göstergesi olarak değerlendiriyor. Bu dönemde ABD halkının çoğunluğunun önceliği olan yaşam maliyeti gibi iç meseleler büyük ölçüde gölgede kaldı.

Trump’ın danışmanları, seçim öncesinde ekonomiye odaklanılması çağrısında bulundu

Beyaz Saray’dan üst düzey bir yetkili, Trump’ın agresif söylemine rağmen yönetim içinde İran’a saldırı konusunda henüz ‘destek’ bulunmadığını açıkladı. Kimliği açıklanmayan yetkili, Trump’ın danışmanlarının, kararsız seçmenlere ‘karışık mesajlar’ vermekten kaçınmanın ve ekonomiye öncelik vermenin önemini de fark ettiklerini belirtti.

Beyaz Saray danışmanları ve Cumhuriyetçi Parti kampanya yetkilileri, Trump’ın ekonomik konulara odaklanmasını istiyor. Geçen hafta bazı kabine üyeleriyle yapılan özel bir brifingde de bu konunun kampanyanın en önemli meselesi olduğu vurgulandı; toplantıya Trump katılmadı, ancak kaynak toplantıya katılanlardan biri olarak bilgi verdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre başka bir Beyaz Saray yetkilisi yaptığı açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin ‘doğrudan Amerikan halkı için kazançlar’ sağladığını söyledi. Yetkili, “Başkanın tüm adımları (ister dünyayı daha güvenli hale getirmek, ister ülkemiz için ekonomik kazanımlar sağlamak olsun) ABD’yi önceliklendiriyor” dedi.

Kasım ayında yapılacak seçimler, Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin her iki kanadındaki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Demokratların bir veya her iki meclisi kazanması, Trump için kalan başkanlık döneminde ciddi bir siyasi engel oluşturabilir.

Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile uzun süreli bir çatışmanın Trump ve Cumhuriyetçiler için büyük bir siyasi tehdit oluşturacağını söyledi. Godfrey, “Başkan, üç kez art arda Cumhuriyetçi Parti’den aday olmasını sağlayan siyasi tabanı göz önünde bulundurmalı; bu taban dış politikaya şüpheyle bakıyor ve dış çatışmalara karışılmasına karşı; çünkü ‘sonsuz savaşları bitirme’ vaat edilmiş açık bir seçim taahhüdüydü” dedi.

Cumhuriyetçiler, seçim kampanyasında geçen yıl Kongre tarafından onaylanan vergi indirimleri ile konut maliyetlerini ve reçeteli bazı ilaçları düşürmeye yönelik programları öne çıkarmayı planlıyor.

Venezuela’dan daha güçlü bir düşman

Bazı muhalif seslere rağmen, Trump’ın izoleci yaklaşımını savunan MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) hareketinin destekçileri, geçen ay Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu görevden alan ani müdahaleyi destekledi. Ancak ABD, İran ile bir savaşa girerse Trump daha güçlü bir direnişle karşılaşabilir.

Trump, İran’ın nükleer programıyla ilgili bir anlaşmaya varılmaması durumunda ülkeyi bombalamakla defalarca tehdit etti. Dün de uyarısını tekrarlayarak, “Onlar için adil bir anlaşma yapmaları en iyisi” dedi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)İran Dini Lideri Ali Hamaney (AFP)

ABD, geçtiğimiz haziran ayında İran’daki nükleer tesisleri hedef aldı ve Tahran’ı, tekrar bir saldırıya uğraması durumunda sert bir yanıt vermekle tehdit etti.

Trump destekçileri ‘kararlı ve sınırlı önlemleri’ destekliyor

Trump, 2024 yılında ikinci başkanlık dönemini kazanırken büyük ölçüde ‘Önce Amerika’ yaklaşımına dayandı; bu yaklaşım yüksek enflasyonu düşürme ve maliyetli dış çatışmalardan kaçınma taahhütlerini içeriyordu. Ancak anketler, yüksek fiyatları düşürme konusunda Amerikan halkını ikna etmekte zorlandığını gösteriyor.

Buna karşın Cumhuriyetçi stratejist Lauren Kole, Trump’ın destekçilerinin, eylem belirleyici ve sınırlı olduğu takdirde İran’a karşı askeri adımları destekleyebileceğini söyledi. Kole, “Beyaz Saray, atılacak her adımı Amerikan güvenliği ve iç ekonomik istikrarla açık şekilde ilişkilendirmeli” dedi.

Ancak anketler, halkın başka bir dış savaşa girme konusunda isteksiz olduğunu gösteriyor. Trump’ın seçmenlerin ekonomik kaygılarını tamamen çözme vaadini yerine getirmedeki zorlukları göz önüne alındığında, İran ile olası bir tırmanış, başkan için ciddi riskler taşıyor. Trump, Reuters ile yaptığı son röportajda, partisinin ara seçimlerde zorluklarla karşılaşabileceğini kabul etmişti.

Savaşın çeşitli nedenleri

Tarih boyunca dış politika nadiren ara seçimlerde seçmenler için belirleyici bir konu olmuştur. Ancak Trump, Ortadoğu’ya iki uçak gemisi, savaş gemileri ve savaş uçaklarını içeren büyük bir güç sevk edince, İran önemli tavizler vermediği sürece askeri bir harekât gerçekleştirmekten başka seçeneği kalmamış olabilir. Aksi takdirde uluslararası alanda zayıf görünme riskiyle karşı karşıya.

Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçeler ise belirsiz ve çeşitli. Ocak ayında, İran hükümetinin ülke genelindeki halk protestolarını bastırma kampanyasına yanıt olarak saldırı tehdidinde bulundu, ancak daha sonra geri adım attı.

"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)"Abraham Lincoln" uçak gemisi, 8 Ocak'ta rotasını Ortadoğu'ya çevirmeden önce Pasifik Okyanusu'nda seyrediyor (ABD ordusu)

Son dönemde ise askeri tehditlerini İran’ın nükleer programını sona erdirme talepleriyle ilişkilendirdi ve ‘rejim değişikliği’ fikrini gündeme getirdi. Ancak kendisi ve yardımcıları, hava saldırılarının bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklamadı.

Beyaz Saray’daki ikinci yetkili, Trump’ın ‘her zaman diplomasiyi tercih ettiğinin ve İran’ın geç olmadan anlaşmaya varması gerektiğinin’ açık olduğunu söyledi. Yetkili, başkanın ayrıca İran’ın ‘nükleer silaha sahip olamayacağını, üretim kapasitesi bulunamayacağını ve uranyum zenginleştiremeyeceğini’ vurguladığını bildirdi.

Birçok gözlemci, Trump’ın bu belirsizliğini, Başkan George W. Bush’ın 2003’te Irak’ı işgal etme gerekçesiyle ortaya koyduğu net hedeflerle karşılaştırıyor.

Bush, ülkenin kitle imha silahlarını yok etmeyi amaçladığını açıkça belirtmişti; ancak bu hedeflerin daha sonra yanlış istihbarat ve asılsız iddialara dayandığı ortaya çıkmıştı.

Godfrey, ara seçimlerde belirleyici rol oynayan bağımsız seçmenlerin, Trump’ın İran ile nasıl başa çıktığını yakından izleyeceğini söyledi. Godfrey, “Seçmenler ve başkanın tabanı, Trump’ın argümanlarını sunmasını bekleyecek” dedi.


Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
TT

Doğu Pasifik Okyanusu'nda bir tekneye düzenlenen ABD bombardımanında üç kişi hayatını kaybetti

Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)
Karayipler'de ABD'nin düzenlediği bir baskında hedef alınan bir tekne, (Arşiv- Reuters)

ABD ordusu, son aylarda yaşanan benzer olayların sonuncusu olarak, Doğu Pasifik'te bir tekneyi bombaladığını ve üç mürettebatın öldüğünü açıkladı.

Trump yönetimi, bölgede uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle imha edilen gemilerin başarısını övüyor. ABD ordusu, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, teknenin "uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarına karıştığını" belirtti.


Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
TT

Rodriguez: Daha demokratik, adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz

Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)
Venezuela geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (Reuters)

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, devlet televizyonunda dün yayınlanan konuşmasında, "daha demokratik, daha adil ve daha özgür bir Venezuela" inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Rodriguez, yüzlerce siyasi mahkumu serbest bırakacak tarihi af yasasının kabul edilmesinden bir gün sonra, dün yaptığı açıklamada, "Bugün daha demokratik, daha adil ve özgür bir Venezuela inşa ediyoruz ve bu herkesin çabasıyla yapılmalıdır" ifadelerini kullandı.