Karantinanın sona erdiği İtalya'da hayat normale dönüyor

Fotoğraf (İHA)
Fotoğraf (İHA)
TT

Karantinanın sona erdiği İtalya'da hayat normale dönüyor

Fotoğraf (İHA)
Fotoğraf (İHA)

İtalya'da 52 günlük karantina sürecinin ardından normale dönüş aşamasının 3. gününde halk yine park ve bahçelere akın etti.
Çin'de ortaya çıkarak dünya genelinde 3 milyon 600 binden fazla kişiye bulaşan ve 260 binden fazla kişinin ölümüne neden olan yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınında birçok ülke normale dönüş sürecine girdi. İtalya'da "Virüsle birlikte yaşanılacak dönem: 2. Aşama" olarak tanımlanan dönemin başlamasıyla hayat yavaş yavaş normale dönüyor. Ülkede birçok alanda alınan sıkı tedbirlerin 4 Mayıs'ta kademeli olarak gevşetilmesi kapsamında inşaat sektörü ve fabrikalar yeniden iş başı yaparken parklar da yeniden açıldı ve bireysel şekilde spor yapmaya izin verildi. İtalyanlar normale dönüşün 3. gününde güneşli havayı fırsat bilerek parklara akın etti.

"Evde kalmak kolay olmadı"
Parka hava almak ve spor yapmak için geldiğini belirten 70 yaşındaki bir kadın, ikinci aşamadan umutlu olduğunu belirtti. Halkın dikkatli davrandığını ifade eden Elenora Rossi, "Bahçeli bir evim olmasına rağmen 2 aya yakın bir süre evde kalmak kolay olmadı. Kurallara uyduğum için sağlık açısından endişem olmadı. Ama ekonomik açıdan karamsarlığa kapıldım. Biraz nefes alabildiğimiz için memnunum. İnsanların en azından şimdilik sorumlu davrandığını görüyorum" dedi.
Milano'nun en uğrak parklarından biri olan Sempione'de bir kafe çalışanı ise 2 aya yakın süren karantina sürecini en az zararla atlattıklarını ancak sürecin kendilerini ekonomik açıdan zorlamaya başladığını ifade etti. Kafe çalışanı, 2. aşamayla paket servisine başladıklarını ancak bunun yeterli olmadığını belirterek en kısa zamanda masa servisine başlamayı umduklarını ifade etti.

Bisikleti tercih edeceklere 500 Euro teşvik hazırlığı
İkinci dönemin başlamasıyla beraber restoran ve hazır gıda satan işletmelere paket servisi imkanı tanınırken bugün ise kullanımı özendirilen bisiklet ve bisiklet malzemesi satan dükkanlara serbestlik tanındı. Ulaştırma Bakanı Paola de Micheli, 50 bin nüfusun üzerindeki kentlerde bisiklet ve düşük silindirli motosiklet kullanımının tercih edilmesi için 500 Euro'ya kadar teşvik verilmesi konusunda çalıştıklarını duyurdu.

Bölgelere 5 milyon test kiti gönderilecek
İtalya Başbakanı Giuseppe Conte normalleşme sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, salgınla mücadelenin devam ettiğini ve karantinanın ikinci aşamasına geçildiğini ancak insanların tedbirleri bırakmaması gerektiğini ifade etti. Başbakan Conte ayrıca, ikinci aşama kapsamında 2 ay içinde bölgelere yaklaşık 5 milyon test kiti gönderileceğini duyurdu.
Toplu taşıma ve kamuya açık tüm kapalı alanlarda maske kullanmak zorunluluğu getirilen İtalya'da toplu taşıma araçlarında ve bilet otomatlarında sosyal mesafeyi gösteren görsel uyarılar yer aldı. Okulların ise Eylül ayından önce açılmayacağı duyuruldu.
Öte yandan 21 Şubat'tan bu yana korona virüs nedeniyle 29 bin 884 kişinin hayatını kaybettiği İtalya, Avrupa'da İngiltere'den sonra en çok can kaybının yaşandığı ikinci ülke oldu. İtalya'da son verilere göre toplam vaka sayısı ise 214 bin 457'ye, iyileşenlerin sayısı 93 bin 245'e yükseldi.
İtalya, korona virüs nedeniyle sokağa çıkma yasağını uygulayan ilk ülke olmuştu. Eczaneler ve marketler dışındaki tüm işletmelerin 12 Mart’ta kapatıldığı ülkede 22 Mart itibarıyla da fabrikalarda çalışmalar durdurulmuştu.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.