Körfez’de iyileşen vaka sayısı her geçen gün artıyor

Dubai metrosundaki sterilizasyon çalışmaları. (WAM)
Dubai metrosundaki sterilizasyon çalışmaları. (WAM)
TT

Körfez’de iyileşen vaka sayısı her geçen gün artıyor

Dubai metrosundaki sterilizasyon çalışmaları. (WAM)
Dubai metrosundaki sterilizasyon çalışmaları. (WAM)

Kuveyt’te koronavirüs ile enfekte olan vaka sayısındaki artış, hükümeti ülke genelinde kapsamlı bir yasak uygulama kararı almaya yöneltti.  Suudi Arabistan’da hastalığını yenerek sağlığına kavuşanların sayısı 9 bini geçti.
Kuveyt Hükümeti Resmi Sözcüsü Tarık el-Muzarram dün yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Sağlık otoritelerinin tavsiyelerine dayanarak, bakanlar kurulu yarın (Pazar) saat 16.00’dan başlayarak içinde bulunduğumuz mayıs ayının 30’una kadar ülke genelinde kapsamlı bir yasak uygulamaya kadar verdi.”
Kuveyt sağlık yetkilileri, ülkedeki salgın vakalarının hızla yayılmasının önüne geçmeye çalışmaları kapsamında yürürlüğe koyacağı kapsamlı sokağa çıkma yasağıyla günlük vaka sayısını makul oranlar içinde tutmayı hedefliyor.
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Abdullah es-Sened’in açıklamalarına göre dün Kuveyt’teki koronavirüs vaka sayısında şimdiye kadarki en yüksek orana ulaşıldı. Kuveyt’te dün teyit edilen vaka sayısının 461’e çıktığı ve ülke genelindeki vaka sayısının 7 bin 208’e yükseldiği belirtildi. Mısırlı KBB uzmanı Dr. Tarık Muhaymer’in de aralarında bulunduğu toplam üç kişi koronavirüs sebebiyle ölürken Kuveyt’te salgın kaynaklı toplam  ölüm sayısı 47’ye ulaştı.
Kuveyt Sağlık Bakanı Şeyh Basil es-Sabah dün koronavirüsten etkilenen 85 kişinin hastalığı yenerek yeniden sağlığına kavuştuğunu, ülke genelinde koronavirüsü yenenlerin sayısının 2 bin 466’ya yükseldiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Krallığı erken testin önemini vurguluyor
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, virüsü kontrol altına almak için erken ve kapsamlı testlerin önemine dikkat çekerek günlük olarak yapılan laboratuar testlerinin yüzde 8 ila 10’unun pozitif çıktığını bildirdi. Suudi Arabistan’da dün kaydedilen bin 701 yeni vaka ve 10 yeni ölümün ardından ülke genelindeki yeni tip koronavirüs (Kovid-19) toplam vaka sayısı 35’inin üzerine çıktı, Ölenlerin sayısı ise 229’a ulaştı. Ayrıca dün itibariyle bin 322 kişinin sağlığına kavuştuğu ve iyileşen kişi sayısının toplamda 9 bin 120 olduğu duyuruldu.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed Abdulali, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile ilgili düzenlediği günlük basın toplantısında 26 bin 856’sı normal tedavi gören, 141 de kritik vaka olduğunu belirtti. Ayrıca erken ve kapsamlı testin önemini vurgulayarak bu yöntemi seçen ülkelerin salgını en çok kontrol altına alabilen ülkeler olduğunu, bu sebeple Suudi Arabistan’ın da bu yöntemi benimsediğini ifade etti.
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Abdulali günlük vaka sayısının, günlük laboratuar test sayısına oranına yönelik yaptığı açıklamada pozitif çıkan test sonuçları oranının toplam laboratuar testlerinin yüzde 8’i ila 10’u arasında olduğunu belirtti. Salgının başlangıcından bu yana söz konusu yüzdenin bu oranda devam ettiğini kaydetti. Abdulali ayrıca laboratuar test sayısı arttıkça test edilenler arasındaki pozitif vaka oranının sınırlı kaldığına dikkat çekerek laboratuar testlerinin yüzdesinin salgının yayılma durumunun izlenmesi ve anlaşılmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı Sözcüsü, kaydedilen bin 701 yeni vakanın ardından ülkedeki enfekte vaka sayısının toplamda 35 bin 432’e yükseldiğine işaret etti. Ayrıca dün kaydedilen vakaların yüzde 22’sinin Suudi vatandaşı olduğunu, geriye kalan yüzde 78’nin ise Suudi olmadığını kaydetti. Enfekte vakaların detaylarına da yer veren Sözcü, virüsten etkilenenlerin yüzde 13’ünün kadın, yüzde 87’sinin da erkek olduğu bilgisini verdi.
Dün açıklanan Koronavirüs vakalarının 43 şehir ve eyalete dağılımında, 373 vaka ile Cidde listenin başında yer alırken, onu 308 vaka ile Medine takip etti. Şehir bazlı vaka sayısı listesine göre Mekke’de 246, Riyad’da 142, Damma’da 130, Cubeyl’de 122, Beyş’de 75, Hufuf’ta 68, Taif’te 62, Huber’de 41, Bişe’de 29, Yenbu’da 23, Hadda ve Diriye’de 10’ar, Tebük’te 8, Kunfuza’da 7, Vadi el-Fura’da 6, Zülfâ’da 4, Safva, Bureyde, Azam ve Harc’da 3’er, Cefr, Abkayk, Mehd ez-Zeheb ve Sabya’da 2’şer vaka tespit edildi. Ayrıca Hamis Muşayt, Katif, Zahran, Nairiye, el-Ays, Teslis, el-Lis, Belcureşi, el-Mahve, Duba, Umluc, Hafar al-Batin, Surayban, Ar’ar, Vadi ed-Devasir, Sadik ve Duvedmi şehirlerinde de birer vaka kaydedildi.

Koronavirüs taşıyan bir anne doğum yaptı
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Güvenlik Kuvvetleri Hastanesi’nde çalışan bir sağlık ekibi dün, alınan sıkı tedbirler altında yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) etkilenen bir kadına başarılı bir sezaryen ameliyatı gerçekleştirdi. Bebek, koronavirüs semptomlarına sahip olup olmadığından emin olunması ve durumunun güvenli bir biçimde izlenmesi için çocuk bakım bölümüne alındı.

BAE’de 533 yeni vaka
BAE’de uygulanan 41 bin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testi sonucunda farklı milletlerden toplam 533 yeni vaka kaydedildi. Tespit edilen yeni vakalarla birlikte toplam vaka 16 bin 793’ye yükselirken Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada tüm hastaların sağlık durumun stabil olduğuna ve gerekli sağlık hizmetine tabi tutulduklarına işaret edildi.
Bakanlık farklı milletlerden dokuz hastanın öldüğünü duyurdu. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sebebiyle ölen söz konusu hastaların, özellikle kronik rahatsızlıklardan muzdarip oldukları belirtilirken ülkedeki toplam ölüm sayısının 174’e yükseldiğine işaret edildi. Bakanlık ayrıca Kovid-19 virüsüne yakalandıktan sonra hastaneye yatırılarak gerekli tedaviyi almalarının ardından yeniden sağlığına kavuşan 265 kişiyle birlikte iyileşen hasta sayısının toplam 3 bin 837’ye ulaştığını kaydetti.
Diğer yandan Dubai Yollar ve Ulaşım Otoritesi (RTA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Matar et-Tayir, Dubai’deki taşımacılık faaliyetlerinin Kriz ve Afet Yüksek Komitesi tarafından belirlenen prosedürlere göre yürütüldüğünü belirterek krizin başlangıcından bu yana Dubai metrosunun durdurulması, Dubai Polisi’nin Ulaşım Güvenliğiyle işbirliği içerisinde ulaşım hareketliliğini hafifletmesi ve Dubai Sağlık Otoritesi tarafından onaylanan sağlık prosedürlerinin uygulanması gibi bir dizi koruyucu önlem alındığı bilgisini verdi. Yetkili ayrıca günlük 1,3 milyon olan yolcu sayısının 400 bine düştüğüne dikkat çekti.
Dubai Havalimanları Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Cemal el-Hay, tüm dünyanın tanık olduğu bu kritik aşamada ihtiyaçlara cevap vermek için yolcu uçuşlarında kullanılan uçakların kargo uçuşlarında kullanılması suretiyle Emirates Havayolları’nın kargo uçuşlarının yaklaşık iki katına çıktığını ifade etti.
Ayrıca, bu aşamada kargo taşımacılığı ve Dubai’de bol miktarda ilaç ve gıda maddesini bir arada tutabilecek ulusal depo ve mahzenlerin temini için yeni alanlar açıldığını belirtti. Cemal el-Hay açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Dubai Havalimanı yeni kargo noktalarına sahip oldu. Şu anda yaklaşık 100 günlük kargo uçuşu var. Dubai Havalimanı’nda tonlarca kargo yükü artışına tanık olduk. Bu olağanüstü aşamada önceden planlanmış durumu yönetmek ve Dubai hedeflerine ulaşmak için geceli gündüzlü çalışan 12 havayolu şirketiyle iş birliği içerisindeyiz.”
Cemal el-Hay’a, Kovid-19 krizinin yansımaları sona erinceye kadar Dubai havalimanlarının ülkelerine dönmek isteyen binlerce kişiyle ilgilenmesi hakkında, söz konusu dosyadaki gecikmenin sebebinin yerel mi yoksa ilgili yolcuların devletleriyle mi ilgili olduğu konusu soruldu. Yetkili soruyu şöyle yanıtladı:
“Dubai Havalimanı şu ana kadar, özellikle başta Dubai Emirliği başta olmak üzere BAE’deki yaklaşık 37 bin misafiri ülkelerine ulaştırdı. Söz konusu yolcuların tamamı seyahat etmeden önce gerekli sağlık kontrollerinden geçti ve adından ülkelerine güvenle geri döndü. Seyahat öncesi yapılan sağlık kontrolleri, bazı ülkelerin vatandaşlarına ülkeye geri dönüş için getirdiği şartlardan biri olarak geldi.”
Cemal el-Hay ayrıca BAE büyükelçilikleri ve ülkedeki Kriz Merkezi’nin koordineli olarak yürüttüğü eve dönüş tahliye planı çerçevesinde yolcuların 54 havayolu şirketinin iş birliğiyle ülkelerine sorunsuz bir şekilde döndürüldüğüne dikkat çekti.

Bahreyn’de 205 yeni vaka
Bahreyn Sağlık Bakanlığı dün 138’i ülkeye gelen göçmen işçilerden olmak üzere 205 kişide Kovid-19 tespit edildiğini, 67 kişinin ise enfekte vakalarla temasta bulunan Bahreyn vatandaşı olduğunu duyurdu. Tedavi gören enfekte vaka sayısının 2 bin 369’a yükseldiği belirtilen açıklamada tedavi altındaki hastalardan ikisinin entübe olduğu kaydedildi. Bahreyn Sağlık Bakanlığı dün yaptığı güncellemede, 27 kişinin Kovid-19’u yenerek sağlığına kavuştuğunu böylece Bahreyn’de hastalık semptomlarını atlatarak sağlığına kavuşanların sayısının 2 bin 27 ulaştığını açıkladı. Bakanlık, uygulanan testlerle 170 bin kişide hastalığın erken teşhis edildiğini, bunun da daha fazla bulaşın tespit edilmesine katkı sağladığını belirtti.
Buna karşın Umman Sağlık Bakanlığı dün yaptığı güncellemede 154 yeni vakanın kaydedildiği bilgisini verdi. Böylece Umman’daki toplam vaka sayısı 3 bin 112’ye, iyileşen hasta sayısı da bin 25’e yükseldi.

Katar’da bin 311 yeni vaka
Katar Sağlık Bakanlığı dün bin 311 yeni koronavirüs vakası kaydedildiğini açıklarken uygulanan klinik testlere göre 84 kişinin tamamen iyileştiği bilgisini verdi. Katar Sağlık Bakanlığı, ülkedeki toplam vaka sayısının 20 bin 201’e yükseldiğini, vakaların büyük bir kısmının yurt dışından gelen işçiler bulunduğunu, aralarında enfekte vakalarla temasta bulunarak virüsten etkilenenler olduğunu bildirdi. Virüsü yenerek sağlığına kavuşan 84 yeni vaka ile birlikte Katar genelinde iyileşen toplam hasta sayısı da 2 bin 370 oldu.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.