Esad rejimi İdlib’deki köylere saldırdı: 5 yaralı

Fotoğraf (İHA)
Fotoğraf (İHA)
TT

Esad rejimi İdlib’deki köylere saldırdı: 5 yaralı

Fotoğraf (İHA)
Fotoğraf (İHA)

Suriye'de Esad rejiminin İdlib’in güneyindeki iki köye topçu atışlarıyla düzenlediği saldırılarda en az 5 sivil yaralandı.
Suriye’de Beşar Esad rejimi topçu atışlarıyla İdlib’in güneyindeki köylere saldırıyor. Rejim güçlerinin Cebel Zaviye bölgesindeki Kansafra ve Abilin köylerine düzenlediği saldırılarda en az 5 sivilin yaralandığı kaydedildi. Sivil savunma ekipleri yaralıları çevredeki hastanelere götürdü.



Boş oy pusulaları olgusu... Hamas’ın yeni lider seçimi neden tıkanıyor?

(foto altı) Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
(foto altı) Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
TT

Boş oy pusulaları olgusu... Hamas’ın yeni lider seçimi neden tıkanıyor?

(foto altı) Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)
(foto altı) Hamas liderleri... (Sağdan sola) Ruhi Müşteha, Salih el-Aruri, İsmail Heniyye, Halid Meşal ve Halil el-Hayye (Arşiv – Hamas medyası)

Hamas’ın siyasi bürosunun yeni başkanının kim olacağına ilişkin kararın netleşmesini birçok kişi beklerken, hareket geçtiğimiz cumartesi günü sürpriz bir açıklama yaparak ilk turda sonuç alınamadığını ve ikinci tura gidileceğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın, Gazze içi ve dışındaki Hamas kaynaklarına yönelttiği, lider seçiminin neden tıkandığına ilişkin sorulara yanıt veren kaynaklar, birbirinden bağımsız olarak farklı gerekçeler aktardı. Bu gerekçeler arasında, bazı delegelerin herhangi bir adaya destek vermediklerini göstermek için ‘boş oy’ kullanmaları öne çıktı. Yarışın, Gazze’de Hamas Siyasi Büro Başkanı olan Halil el-Hayye ile yurtdışındaki siyasi büro başkanı Halid Meşal arasında geçtiği belirtildi.

Hamas, 1987’deki kuruluşundan bu yana en ağır krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor. 7 Ekim 2023 saldırısının ardından başlayan İsrail saldırılarının, hareketin farklı kollarını ve kademelerini vurduğu, bunun da çeşitli örgütsel ve mali krizlere yol açtığı ifade ediliyor.

İsrail, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’yi Temmuz 2024’te Tahran’da, Yahya Sinvar’ı ise aynı yıl ekim ayında Gazze’de öldürmüştü.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas’ın işleyişi ‘liderlik konseyi’ tarafından yürütülüyor. Yıl başında ise mevcut siyasi büro döneminin kalan süresinde (2025’te sona ermesi planlanırken bir yıl uzatılmıştı) hareketi yönetecek yeni bir başkan seçmek için yeni bir süreç başlatıldı. Bu sürecin, yıl sonunda ya da gelecek yılın başında yapılması beklenen genel seçimlere kadar devam etmesi planlanıyor.

El-Hayye ve Meşal’in önünde iki seçenek var

Hamas’tan üç kaynak Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Halil el-Hayye veya Halid Meşal lehine sonucun netleşmemesi durumunda tüzük ve iç düzenlemelerin iki seçeneğe işaret ettiğini belirtti: ya daha az oy alan adayın daha yüksek oy alan adayın karşısından çekilmesi ya da ilk turdan itibaren 20 gün içinde ikinci tura gidilmesi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı’nın seçimi, 71 üyeden oluşan Şura Meclisi tarafından gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 10 yıl önce 50 üyeden oluşan meclis, daha sonra hareketin iç tüzük ve yönetmeliklerinde yapılan değişikliklerle genişletilerek bugünkü yapısına ulaştı.

FERBTHYJ
israil hapishanelerinden serbest bırakılan mahkûmların evlerine dönüşünü kutlamak için Batı Şeria’da Hamas bayrakları sallayan Filistinliler, Ocak 2025 (Reuters)

Yurtdışındaki iki kaynak, oy pusulalarının önemli bir kısmının boş bırakıldığını (yani herhangi bir isim işaretlenmeden kullanıldığını) ve bunun da herhangi bir adayın ilk turda sonuç elde etmesini engellediğini aktardı.

Hareketin üst düzey isimleri olan bu iki kaynak, bunun Hamas Siyasi Büro Başkanlığı düzeyinde ilk kez karşılaştıkları bir durum olduğunu vurguladı.

Kaynaklardan biri, ‘boş oy’ olgusunun iki adaydan duyulan memnuniyetsizliğe ya da bazı konularda izlenen politikalara yönelik bir protesto niteliği taşıyor olabileceğini ve genç bir liderliğe yönelme eğilimini yansıtabileceğini ifade etti. Diğer kaynak ise bunun mutlaka adaylara yönelik bir protesto anlamına gelmediğini, daha çok bazı politikaların reddedilmesi, geçici bir başkan seçimi fikrinin ertelenmesi ya da genel seçimlere kadar mevcut liderlik konseyinin görevine devam etmesi yönünde bir tercih olabileceğini değerlendirdi.

Kemik kırma

Hamas içinde ve dışında yapılan değerlendirmeler, Halil el-Hayye ile Halid Meşal arasındaki rekabetin, hareket içinde iki farklı eğilimi temsil eden iki kampın yaklaşım farklarını yansıttığı yönünde. Buna göre el-Hayye’nin, Hamas’ın askeri kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları’na daha yakın olduğu ve İran ile daha güçlü bir yakınlaşmayı savunan çizgiye destek verdiği düşünülüyor. Meşal ise Hamas’ın çizgisinin Tahran’a bağlı olmaktan ziyade daha bağımsız bir hat izlemesini savunan bir eğilimi temsil eden isim olarak görülüyor; özellikle Suriye krizi sürecindeki tutumu ve hareketin bu çatışmanın dışında kalmasını savunması bu çerçevede değerlendiriliyor.

GRTHYJ7
(Sağdan sola) Hamas Liderlik Konseyi üyeleri, Muhammed Derviş, Halil el-Hayye ve Nizar Avadallah, Şubat 2025'te merhum İran Dini Lideri Ali Hamaney ile yaptıkları görüşme sırasında (Hamaney’in internet sitesi – AFP)

Gazze dışından bir kaynak, Meşal ile el-Hayye arasındaki yarışı ‘kemik kırma’ mücadelesi olarak nitelendirirken, Hamas’ın Gazze’deki liderliğinin daha önceki iki seçim döneminden bu yana hareketin en kritik karar mekanizmalarında belirleyici bir ağırlığa sahip olduğunu ifade etti. Aynı kaynak, ortaya çıkan farklı ittifaklara rağmen ‘kardeşlik ruhunun’ korunduğunu da vurguladı.

Gazze içinden bir kaynak ise kimin lider olacağından bağımsız olarak kararların Hamas içinde oy birliğiyle alındığını belirterek, liderin tarihsel rolü veya konumundan ziyade örgütün kolektif iradesinin esas alındığını söyledi.

Önceki seçimlerde neler oldu?

Geçmiş yıllarda Hamas’ın siyasi büro başkanlığı seçimleri, büro ve çeşitli organların tamamını kapsayan daha geniş kapsamlı seçimler çerçevesinde gerçekleştiriliyordu. Bu süreçte, siyasi büro üyeliğine adaylar arasından en yüksek oyu alan isim aynı zamanda başkanlığı da üstleniyordu.

En son kapsamlı seçimlerin 2021 yılında yapıldığı, bu seçimlerde İsmail Heniyye’nin ikinci dönem için siyasi büro başkanlığını kazandığı belirtildi. Heniyye’nin en yakın rakiplerinin sırasıyla Salih el-Aruri ve Muhammed Nazzal olduğu ifade edildi.

BGRYJUT
2 Ocak 2024’te Beyrut’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında öldürülen Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih el-Aruri ve onun yerine geçen merhum lider Yahya Sinvar, 2017 yılında Kahire’de Fetih Hareketi’yle uzlaşma anlaşması imzalanırken (Reuters)

2017’de hareketin ilk kez başkanlığını üstlenen Heniyye, seçim sürecine büyük ölçüde rakipsiz şekilde girmişti. Bu süreçte 2013-2017 yılları arasında Hamas Siyasi Büro Başkanlığı’nı yürüten Halid Meşal’in adaylığının mümkün olmaması, Heniyye’nin önünü açan önemli bir etken olarak değerlendirildi.

Gazze Şeridi düzeyinde yapılan ve mevcut seçimlere benzer nitelikteki son oylamada ise Gazze Siyasi Büro Başkanlığı için Yahya Sinvar ile Nizar Avadallah arasında sert bir yarış yaşandığı belirtildi. Seçimin ikinci tura gitme ihtimali gündeme gelirken, Avadallah’ın daha sonra çekilerek Sinvar lehine adaylıktan vazgeçtiği ifade edildi.


Güney Lübnan’daki Sur ve Nebatiye’ye düzenlenen İsrail hava saldırılarında 19 kişi hayatını kaybetti

İsrail’in Güney Lübnan’daki Nebatiye’ye düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in Güney Lübnan’daki Nebatiye’ye düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Güney Lübnan’daki Sur ve Nebatiye’ye düzenlenen İsrail hava saldırılarında 19 kişi hayatını kaybetti

İsrail’in Güney Lübnan’daki Nebatiye’ye düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in Güney Lübnan’daki Nebatiye’ye düzenlediği hava saldırılarının ardından yükselen dumanlar (Reuters)

Güney Lübnan’da dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında 19 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada can kaybına dair yeni bilgiler paylaştı. Öte yandan Hizbullah, İsrail güçleriyle çatışmalara girdiğini duyurdu. Tüm bu gelişmeler, taraflar arasında varılan ateşkes anlaşmasına rağmen yaşandı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in Sur’a bağlı Deyr Kanun en-Nehr beldesine düzenlediği hava saldırısında ilk belirlemelere göre 10 kişinin yaşamını yitirdiğini, bunlar arasında üç çocuk ve üç kadının bulunduğunu, ayrıca biri çocuk olmak üzere üç kişinin yaralandığını bildirdi.

Bakanlık ayrıca, Nebatiye ve Sur’a yönelik saldırılarda dokuz kişinin daha hayatını kaybettiğini, 29 kişinin yaralandığını açıkladı.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA) tarafından aktarılan bilgilere göre, İsrail hava saldırıları Sur bölgesinde Maşuk, el-Havş, Burc eş-Şemali, Marake, el-Mecadel ve Hanaviye gibi birçok noktayı; Nebatiye’de ise Dibbin ve Kfar Sir bölgelerini hedef aldı.

Güney Lübnan’da İsrail tarafından düzenlenen hava saldırılarında bir binanın üst katlarının çöktüğü, çevredeki yapılar ile park halindeki araçların da zarar gördüğü bildirildi.

Maşuk bölgesine yönelik saldırıda bir binanın iki üst katının yıkıldığı, çevredeki binalarda ve araçlarda da hasar oluştuğu aktarıldı. Nebatiye’deki es-Seray mahallesine düzenlenen saldırının ise dükkânlar, eski bir cami ve tarihi konutların bulunduğu bölgede büyük yıkıma yol açtığı, saldırı sonrası yoğun duman yükseldiğinin görüldüğü belirtildi.

İsrail Ordu Sözcüsü’nün dün Güney Lübnan’da, Litani Nehri’nin kuzeyinde yer alan 11 köy ile Batı Bekaa bölgesindeki bir yerleşim için iki kez tahliye uyarısı yaptığı, ardından Hizbullah’ı ateşkes anlaşmasını ihlal etmekle suçlayarak saldırılar başlattığı ifade edildi. Ancak söz konusu uyarıların Deyr Kanun en-Nehr beldesini kapsamadığı kaydedildi.

İsrail ordusu ayrı bir açıklamada, Lübnan yönünden gelen bir insansız hava aracının (İHA) hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü duyurdu.

Öte yandan Hizbullah tarafından yayımlanan açıklamada, ‘direniş savaşçılarının’ dün saat 22.15’te Hadasa çevresine ilerlemeye çalışan İsrail ordusuna ait bir birliğe orta ve roketatar silahlarla saldırı düzenlediği, bu saldırıda bir Merkava tankının imha edildiği ve çok sayıda askerin yaralandığı iddia edildi.

ftbfgrg
Güney Lübnan’daki Deyr Kanun en-Nehr beldesini hedef alan İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yerden yükselen dumanı izleyen bir çocuk (AFP)

Hizbullah ayrıca dün, İsrail güçlerine karşı sınır hattındaki birçok noktada saldırılar düzenlediğini ve kuzey İsrail’deki Demir Kubbe batarya mevzilerinin hedef alındığını açıkladı.

Lübnan Sivil Savunma Teşkilatı ise İsrail’e ait bir devriyenin Raşiya el-Fahhar beldesi çevresine sızmasının ardından yedi Lübnan vatandaşının kaybolduğunu bildirdi.

Açıklamada, daha sonra bu kişilerden dördünün serbest bırakıldığı, üçünün ise halen İsrail güçlerinin elinde bulunduğu ifade edildi.

28 Şubat’ta İsrail-ABD’nin İran’a ortak saldırısıyla başlayan Ortadoğu’daki savaş çemberi, Hizbullah’ın İran Dini Lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine karşılık olarak 2 Mart’ta İsrail’e füze fırlatmasının ardından Lübnan’a da yayıldı.

İsrail, buna karşılık Lübnan’da geniş çaplı hava saldırıları düzenlerken, güneydeki sınır bölgelerinde kara harekâtı da başlattı.

Ateşkesin 17 Nisan’da ilan edilmesinin ve 45 gün süreyle uzatılmasının yürürlüğe girmesinin ardından, İsrail güçlerinin Hizbullah unsurlarını hedef aldığını belirttiği saldırılarını ve sınır hattına yakın bölgelerde yıkım operasyonlarını sürdürdüğü bildirildi.

İsrail ordusunun ayrıca günlük olarak tahliye uyarıları yayımladığı, bu uyarıların zaman zaman sınır hattından uzak ve farklı bölgeleri de kapsayacak şekilde genişlediği, bu alanlarda hem yerel halkın hem de başka bölgelerden gelen yerinden edilmiş kişilerin bulunduğu aktarıldı.

İsrail saldırılarında 2 Mart’tan bu yana 3 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği, ateşkesin ilk döneminden itibaren de onlarca kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

Dün ise İsrail ordusu, Güney Lübnan’da bir askerinin çatışmalarda öldüğünü açıkladı. Böylece son savaşın başlangıcından bu yana İsrail tarafında ölen asker sayısının 21’e yükseldiği ifade edildi.


Mladenov ile Hamas arasındaki görüş ayrılıkları... Bu durum Gazze anlaşmasını nasıl etkileyecek?

(foto altı) Deyr el-Balah’taki el-Aksa Şehitleri Hastanesi’nde bir yakınlarının vefatının yasını tutan Filistinliler (AFP)
(foto altı) Deyr el-Balah’taki el-Aksa Şehitleri Hastanesi’nde bir yakınlarının vefatının yasını tutan Filistinliler (AFP)
TT

Mladenov ile Hamas arasındaki görüş ayrılıkları... Bu durum Gazze anlaşmasını nasıl etkileyecek?

(foto altı) Deyr el-Balah’taki el-Aksa Şehitleri Hastanesi’nde bir yakınlarının vefatının yasını tutan Filistinliler (AFP)
(foto altı) Deyr el-Balah’taki el-Aksa Şehitleri Hastanesi’nde bir yakınlarının vefatının yasını tutan Filistinliler (AFP)

Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile Hamas arasındaki ilişkiler, tarafların karşılıklı suçlamalarda bulunduğu ve sorumluluğu birbirine yüklediği yeni bir gerilim sürecine girdi. Sürecin, aylardır ilerleme kaydedilemeyen ateşkes anlaşması nedeniyle daha da karmaşık hale geldiği belirtiliyor.

Taraflar arasındaki gerilim, Kahire’de yürütülen müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından daha da arttı. Son olarak Mladenov’un Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda ‘Hamas’ın anlaşmanın uygulanmasının önündeki engel olarak gösterilmesi’, hareketin sert tepkisine yol açtı. Uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmede, karşılıklı suçlamaların ateşkes anlaşmasının tam olarak uygulanmasını olumsuz etkileyeceğini ve mevcut tıkanıklığı derinleştireceğini ifade etti.

Mladenov’un BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda, Gazze Şeridi’nde ateşkesin süregelen ihlal ve zorluklara rağmen yedi ay boyunca korunduğu belirtildi. Raporda, ‘kapsamlı planın uygulanmasının önündeki temel engelin Hamas’ın silahsızlanmayı ve Gazze üzerindeki kontrolü bırakmayı reddetmesi olduğu’ kaydedildi.

Hamas ise dün yayımladığı açıklamada, Barış Kurulu’nun raporunda yer alan ifadeleri reddetti. Açıklamada, raporun ‘İsrail hükümetini Gazze’de ateşkese yönelik günlük ihlallerinden sorumlu tutmayan bir dizi yanlış bilgi içerdiği’ savunuldu. Hamas ayrıca, silahsızlanma konusunun gündeme getirilmesinin ‘meseleyi karmaşıklaştırmayı ve aşamaları açık şekilde belirlenmiş ateşkes anlaşmasını sekteye uğratmayı amaçladığını’ ileri sürdü. Hareket, Gazze yönetiminin ulusal komiteye devredilmesine hazır olduğunu daha önce birçok kez dile getirdiğini de vurguladı.

Yaklaşık bir hafta önce Kahire’de gerçekleştirilen ancak sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından Hamas ile Mladenov arasındaki anlaşmazlıklar daha da belirgin hale geldi. Hamas Siyasi Büro Üyesi Basim Naim, Barış Kurulu’nun üst düzey yetkilisine yönelik sert eleştirilerde bulundu.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve İsrail meseleleri uzmanı akademisyen Ahmed Fuad Enver, Mladenov ile Hamas arasındaki görüş ayrılıklarının giderek derinleştiğini belirterek, bunun Gazze anlaşmasına olumsuz yansıyacağını söyledi. Enver, Barış Kurulu yetkilisinin ‘İsrail’in imajını düzeltmeye çalıştığını ve Gazze Şeridi’ne yönelik kapsamlı saldırılar için zemin hazırladığını’ öne sürdü. Hamas’ın, Kassam Tugayları komutanlarından İzzeddin el-Haddad’ın öldürülmesine karşılık vermediğini hatırlatan Enver, buna rağmen hareketin Mladenov’dan eleştiri dinlemek zorunda kaldığını belirtti. Enver, “Bu durum ne herhangi bir arabulucunun ne de anlaşma sürecinin başarılı olmasına yardımcı olur” değerlendirmesinde bulundu.

Enver ayrıca, İsrail’in günlük ihlallerini sürdürdüğü ve anlaşmaya bağlı kalacağına dair herhangi bir güvence bulunmadığı sürece Hamas’ın silahsızlandırılmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti. Mladenov’a tutumunu gözden geçirme çağrısında bulunan Enver, aksi halde müzakere süreci ile bölgesel istikrarın zarar görebileceğini söyledi. Enver, “Mladenov artık müzakereleri kolaylaştıran değil, sürece yük olan bir isim haline geldi” dedi.

tghyju
Han Yunus’taki yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta su taşıyan bir kız çocuğu (AFP)

Filistinli siyaset analisti Husam ed-Decni, Mladenov’un ‘yalnızca silah meselesine odaklanan ve çatışmanın özü olan işgal ile Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını göz ardı eden İsrail yaklaşımını benimsediğini’ söyledi. Decni, bu tutumun ‘anlaşmanın uygulanmasına yönelik gerçek bir ilerlemeyi engellediğini ve ateşkesin çökmesi ile askeri gerilimin yeniden tırmanması dahil tehlikeli senaryolara yol açabileceğini’ ifade etti.

Sorunun Mladenov’un şahsından değil, yürüttüğü görevin niteliğinden kaynaklandığını savunan Decni, mevcut görevin, kim üstlenirse üstlensin Gazze’nin silahsızlandırılması ve bölge için halkın beklentileriyle örtüşmeyen yeni bir düzen kurulmasını hedeflediğini dile getirdi.

Bu gelişmeler, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin dün Londra’da Birleşik Krallık Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell ile gerçekleştirdiği görüşmede, Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere oluşturulan ulusal komitenin görevine sahada başlamasının ve uluslararası istikrar gücünün hızla konuşlandırılmasının önemine dikkat çektiği bir dönemde geldi.

Enver, Mısır’ın, teknokratlardan oluşacak komitenin Gazze’ye giriş yapması ve istikrar güçlerinin konuşlandırılmasıyla anlaşma sürecinin ilerletilmesi gerektiği yönündeki vurgusunu sürdürdüğünü belirtti. Enver, bunun mevcut süreçte anlaşmayı tehdit eden siyasi manevraların aşılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.

Decni ise üç farklı senaryo öngördüğünü ifade etti. İlk senaryoda arabulucuların tüm tarafların kabul edebileceği yeni bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini belirten Decni, Mısır’ın komitenin göreve başlaması ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması yoluyla çözüm için bir kapı açmaya çalıştığını söyledi. Ancak bunun için öncelikle İsrail’in askeri tırmanışı durdurması, insani yardımların girişine izin vermesi ve olumlu bir atmosfer oluşturulması gerektiğini kaydetti. İkinci senaryonun mevcut durumun devam etmesi olduğunu belirten Decni, üçüncü senaryonun ise ‘yeniden kitlesel yıkım, zorunlu göç ve ölümlerin yaşanması’ olacağını söyledi. Decni’ye göre İsrail, özellikle İran’la savaş ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi nedeniyle ikinci senaryoyu tercih ediyor.