Siyasilere yönelik suikast tehditleri Tunus’ta demokratikleşme sürecini tehdit ediyor

Milletvekili Abir Musa Ulusal Terör Suçları Araştırmaları Kurulu’nun kendisine suikast tehdidi altında olduğunu bildirdiğini açıkladı (Musa'nın Facebook’taki resmi sayfası)
Milletvekili Abir Musa Ulusal Terör Suçları Araştırmaları Kurulu’nun kendisine suikast tehdidi altında olduğunu bildirdiğini açıkladı (Musa'nın Facebook’taki resmi sayfası)
TT

Siyasilere yönelik suikast tehditleri Tunus’ta demokratikleşme sürecini tehdit ediyor

Milletvekili Abir Musa Ulusal Terör Suçları Araştırmaları Kurulu’nun kendisine suikast tehdidi altında olduğunu bildirdiğini açıkladı (Musa'nın Facebook’taki resmi sayfası)
Milletvekili Abir Musa Ulusal Terör Suçları Araştırmaları Kurulu’nun kendisine suikast tehdidi altında olduğunu bildirdiğini açıkladı (Musa'nın Facebook’taki resmi sayfası)

Hamadi Mameri
Tunus İçişleri Bakanlığı’nın ilgili departmanlarını Özgür Anayasa Partisi Genel Başkanı Abir Musa’ya yönelik suikast düzenlemek amacıyla ciddi terör tehditleri olduğu konusunda bilgilendirmesi, ülkede politikacıları hedef alan terör tehditlerini hortlattı.
Muhalefet saflarında yer alan Özgür Anayasa Partisi Genel Başkanı Musa resmi Facebook sayfasından yayınladığı bir video ile tehditlerin varlığını doğruladı. Musa, Ulusal Terör Suçları Araştırmaları Kurulu’nun kendisini suikast tehdidi altında olduğu konusunda bilgilendirdiğini açıkladı. Bu tehditlerin hem Tunus'un içinden ve hem de dışından olduğuna dikkati çeken Musa, bu tehditlerden dolayı ne siyasi eylemlerini ne de konuşmalarını değiştirmeyeceğini vurgularken Özgür Anayasa Partisi’nin ilkelerine sadık kalacağını da sözlerine ekledi. Devleti kendisini, partisini ve destekçilerini korumaya çağıran Musa, Tunus Anayasası’na uygun bir muhalefet partisine başkanlık ettiğini, ancak Anayasa’nın birtakım hükümlerini kabul etmediği ve değiştirmek için çalışacağını vurguladı.
Öte yandan Özgür Anayasa Partisi Milletvekili Mecdi Buzine, gazetecilere yaptığı açıklamalarında, Nahda Hareketi Partisi’ni Abir Musa'yı hedef alan terör tehditlerinin arkasında olmakla suçladı.

Kınamalar yapıldı
Haber beraberinde Tunus'taki siyasi çevrelerden gelen kınama mesajlarını da getirirken söz konusu çevreler, güvenlik birimlerin, Milletvekili Musa ile birlikte tehdit alan tüm milletvekillerinin ve siyasilerin güvenliklerinin sağlanması için gerekli tüm önlemleri almaya çağırdı. Halk Temsilcileri Meclisi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada Milletvekili Musa ile ‘tam bir dayanışma içinde olduğunu’ belirtirken yetkili makamları, konuyla ilgili soruşturma başlatmaya, gerekli korumayı ve güvenliği sağlamaya çağırdı. Açıklamada, “Terör, toplumun koronavirüs salgınının neden olduğu büyük zorluklara karşı birleştiği bir zamanda çabaların dağılması ve karışıklık çıkması için halkımıza komplo kuruyor. Din ve vatan düşmanları, bu emellerine asla ulaşamayacak” ifadeleri yer aldı.
Öte yandan Nahda Hareketi Partisi Şura Konseyi Başkanı Abdulkerim Haruni, düzenlediği basın toplantısında “Nahda Hareketi, Musa'nın veya diğer milletvekillerini hedef alan tehditleri kınıyor. Söz konusu suikast tehdidi, Tunusluları ayırmayı ve ülkedeki demokratikleşme sürecini bozmayı amaçlıyor” ifadelerini kullandı.
Tunus'un Kalbi Partisi de söz konusu tehditleri kınayan bir açıklamada bulunurken kaynağı ne olursa olsun ulusal siyaset sahnesini terör meydanına dönüştürmeye çalışan, barışı ve kamu güvenliğini tehdit eden yasa dışı tüm uygulamaları reddettiğinin altını çizdi. Parti Milletvekili Musa’nın yanında olduğunu belirttiği açıklamasında ilgili makamlardan Musa’nın ve ailesinin korunması ve güvenliğinin sağlanmasını talep etti.
Tunus'un Kalbi Partisi, tüm siyasi partileri diyaloga, barış içinde bir arada yaşamaya, karşılıklı saygı duymaya, ulusal çıkarlara uymaya ve anayasal çerçevede siyasi bir sahne ‘yaratmaya’ çağırdı. Öte yandan Vataniyye Bloğu, terörist tehditlere karşı Özgür Anayasa Partisi Genel Başkanı’nın yanında olduklarını ifade eden bir bildiri yayınladı. Hükümeti Musa’nın hayatını korumaktan sorumlu tutan Blok açıklamasında siyasi muhaliflere ve ulusal örgütlere yönelik karalama, yıldırma ve saldırı kampanyalarını kınadı.
Daha önce milletvekillerini ve siyasileri hedef alan tehditler
İçişleri Bakanlığı daha öncede Halk Hareketi Genel Başkanı Zuheyr el-Megzavi ve yine aynı partinin Milletvekili Salim el-Abyad’ın yanı sıra Demokratik Akım Partisi Milletvekili Samiye Abbu, Bağımsız Milletvekili es-Safi Said ve Cumhuriyetçi Parti Genel Sekreteri Isam eş-Şabi’ye yönelik ciddi tehditlere karşı uyarmıştı.

Tehditler demokratikleşme sürecini bozabilir
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Tunuslu gazeteci ve siyaset analisti Selahaddin el-Curşi ülkedeki siyasi söylemde yaşanan gerilim konusunda yaptığı değerlendirmede, Tunus'un içinden geçtiği bu zor süreçte zaman zaman birkaç milletvekilini hedef alan terör tehditleri karşısında siyasi partiler arasında birbirlerini bu tehditlerin arkasında oldukları şeklinde karşılıklı suçlamalar yapıldı” ifadelerini kullandı. Curşi, Hem Nahda Hareketi Partisi hem de Özgür Anayasa Partisi’ni ideolojik farklılıklarının üstesinden gelmeye ve Tunus'un yararına yapıcı siyasi tartışmalar üzerinde anlaşmaya çağırdı.
Durumun olası ve tehlikeli yankıları konusunda uyaran Curşi, “Allah korusun Tunus'ta siyasi bir suikast gerçekleşirse hali hazırda kırılgan olan siyasi ve ekonomik koşullarda Tunus'u başladığı yere geri götürür ve demokratikleşme süreci üzerine inşa edilen her şeyi bir anda yok eder” şeklinde konuştu.
Tunus’un İlyas Fahfah başbakanlığındaki yeni hükümeti, boğucu bir siyasi krizden sonra zorlu siyasi, ekonomik ve mali koşullarda, korona salgınının ciddi ekonomik ve sosyal etkileriyle mücadele ortamında yaklaşık iki buçuk ay önce göreve geldi. Hükümet siyasi birliğin kırılganlığı ve hükümeti kuran koalisyon partileri arasındaki uyumsuzluk nedeniyle, bugün de ciddi siyasi zorluklarla karşı karşıya. Bu yüzden mevcut durum 2011 yılından bu yana aşamalı olarak inşa edilen bir sürecin terörist tehditlerle daha fazla karıştırılmasına ihtiyaç dahi duymuyordu.



Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
TT

Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)

Suriye hükümeti güvenlik güçleri dün, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile varılan ve Kürtlerin kontrolündeki bölgelerin Suriye devletine entegrasyonunu öngören ateşkes anlaşması kapsamında, kuzeydoğudaki Haseke kentine konuşlandı.

Gazeteciler, öğleden sonra İçişleri Bakanlığı'na ait 20'den fazla araçtan oluşan bir konvoyun Haseke'ye doğru hareket etmeye başladığını gözlemledi. Bir güvenlik kaynağı da Suriye TV'ye "güvenlik güçleri Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab (Kobani) şehrinin güneyindeki Şeyh bölgesine girdi ve kademeli olarak tüm bölgeye yayılacak" dedi.

Askeri uzman ve siyasi analist İsmat el-Absi, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, anlaşma gereği Haseke ve Kamışlı'ya konuşlandırılacak iç güvenlik güçlerinin "sadece şehir merkezlerinde olacağını, tüm mahallelere yayılmayacağını" belirtti. Ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgelere de konuşlandırma yapılacağını belirten el-Absi, bunun "bölgedeki güvenlik, askeri ve idari kurumların yeniden birleştirilmesi sürecinde kalıcı bir adım olduğunu ve sadece kısa vadeli bir güvenlik önlemi olmadığını" ifade etti.


Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
TT

Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Kudüs'te ABD elçisi Steve Wittkoff'a, Filistin Yönetimi'nin savaştan sonra Gazze Şeridi'nin yönetiminde "hiçbir şekilde" yer almayacağını söyledi.

Netanyahu'nun ofisi, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Başbakan, Filistin Yönetimi'nin (Gazze) sektörünün yönetimine hiçbir şekilde katılmayacağını açıkça belirtti" ifadeleri yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın önerdiği Gazze ateşkes planına göre, savaş sonrasında Filistin Yönetimi'nin rolü belirsizliğini koruyor.


Hamas iktidarı devretmeye hazır... ve Refah kapılarını açıyor

Filistinli hastalar, Han Yunus'taki Kızılay Hastanesi'nin avlusunda tekerlekli sandalyelerinde oturarak, tedavi görmek üzere Mısır ile Refah sınır kapısından Gazze Şeridi'nden tahliye edilmeyi bekliyorlar (AFP)
Filistinli hastalar, Han Yunus'taki Kızılay Hastanesi'nin avlusunda tekerlekli sandalyelerinde oturarak, tedavi görmek üzere Mısır ile Refah sınır kapısından Gazze Şeridi'nden tahliye edilmeyi bekliyorlar (AFP)
TT

Hamas iktidarı devretmeye hazır... ve Refah kapılarını açıyor

Filistinli hastalar, Han Yunus'taki Kızılay Hastanesi'nin avlusunda tekerlekli sandalyelerinde oturarak, tedavi görmek üzere Mısır ile Refah sınır kapısından Gazze Şeridi'nden tahliye edilmeyi bekliyorlar (AFP)
Filistinli hastalar, Han Yunus'taki Kızılay Hastanesi'nin avlusunda tekerlekli sandalyelerinde oturarak, tedavi görmek üzere Mısır ile Refah sınır kapısından Gazze Şeridi'nden tahliye edilmeyi bekliyorlar (AFP)

Hamas, İsrail ile yapılan ateşkes anlaşmasının parçası olarak Gazze Şeridi'ndeki iktidarı Gazze İdari Komitesi'ne devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Bu açıklama, Refah sınır kapısının insanların hareketine yeniden açılması ve bazı Filistinli hastaların tıbbi tedavi için Mısır'a gelmesiyle eş zamanlı olarak yapıldı.

Refah sınır kapısının açılışı kısıtlı olacak ve İsrail, trafiği yavaşlatan sıkı kısıtlamalar nedeniyle giriş ve çıkış yapanlar üzerinde güvenlik kontrolleri yapılmasını talep ediyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre her biri bir refakatçi eşliğinde olmak üzere 50 Filistinli hastanın geçiş yapmasına izin verilmesi planlanmıştı; ancak (Filistin yerel saatiyle pazartesi akşamı itibariyle) yalnızca beş hasta ve refakatçisine seyahatleri hakkında bilgi verilmişti. Komite Başkanı Ali Şaas, "Bu adım sadece idari prosedür değil, uzun bir sürecin başlangıcıdır" dedi.

Hamas sözcüsü ise Gazze’nin yönetimini üstlenecek komiteye tüm yetki ve kaynakların devredilmesi için hükümet ve idari makamlarla gerekli bütün prosedürlerin tamamlandığını açıkladı.