Cezayir - Fas siyasi krizine karşı her iki halktan dayanışma

Cezayir Fas sınırı (AFP)
Cezayir Fas sınırı (AFP)
TT

Cezayir - Fas siyasi krizine karşı her iki halktan dayanışma

Cezayir Fas sınırı (AFP)
Cezayir Fas sınırı (AFP)

 Ali Yahi
Fas’ın Cezayir’deki Vahran Konsolosu Ahradan Butahir’in açıklamaları sonrası Cezayir ve Fas arasında alevlenen siyasi kriz sürüyor.
Butahir’in Cezayir’i “düşman ülke” şeklinde nitelemesi nedeniyle iki ülke arasında diplomatik gerilim artarken her iki ülkede de Cezayir-Fas kardeşliğine yönelik sivil toplum kampanyaları düzenleniyor.

Siyasi açıdan ateşe yağ dökme
Cezayir’in batısındaki Vahran şehrindeki Fas Konsolosu Ahradan Butahir’in konsolosluk önünde Fas vatandaşlarıyla konuşurken Cezayir’i “düşman ülke” olarak nitelendirdiğini gösteren bir videonun sosyal medyada yayınlanması sonrasında Cezayir Dışişleri Bakanlığı Faslı Konsolosu protesto amacıyla bakanlığa çağırdı. Bakanlık, Faslı yetkilinin davranışını ‘diplomatik kurallara ve misafirperverliğe aykırı ciddi bir ihlal’ olarak nitelendirdi.
Fas makamları da ‘bu olayın iki ülke arasındaki ikili ilişkilere yansımalarından kaçınmak için uygun önlemleri alma’ çağrısında bulundu.
Fas yönetimi, konsolosun konuşmasının montajlandığını iddia ederken, Cezayir tarafı ise Fas’ın bu savunmasına olumsuz cevap verdi. Cezayir yönetimi Butahir’i istenmeyen adam ilan etmeye hazırlanması krizi daha da derinleştirdi.
Fas’ın olayla ilgili sessizliği karşısında Cezayir’den de ilk tepki “Egemenliğimizin ve dinamiklerimizin hedef alınmasını kabul etmiyoruz” diyen Temsilciler Meclisi Başkanı Süleyman Şenin’den geldi.
Siyasi partiler de Faslı yetkilinin ülkesine sınır dışı edilmesi çağrısında bulundu. Bir başka kesim ise iki taraf arasındaki ikili ilişkilere zarar verebilecek tüm yansımalardan kaçınmak için, Faslı konsolosa karşı uygun önlemlerin alınması gerektiğini ifade etti.

‘İlişkileri zehirleme’ girişimleri
Cezayir Üniversitesi’nde eski uluslararası ilişkiler profesörü İsmail Maaraf, sorunun ‘iki ülke arasındaki tıkanıklığı yansıttığını ve bu tıkanıklığın bugünlerde daha da keskinleştiğini vurguladı. Maaraf, “Durumu frenleyen korona salgını olmasaydı sorun, diğer sorunların önüne geçebilirdi” dedi. İki ülke arasındaki sorunların artmasını engellemek amacıyla Fransa’nın kriz hattına girmesinin beklendiğini söyleyen Maaraf, “İki halkın, her iki ülkedeki iktidar çetesinin kaprisleri tarafından kirletilemeyen bir tarihi var” ifadelerini kullandı.
Eski parlamento üyesi Hoca el-Erkam da Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, Faslı konsolosun davranışının, ‘diplomatik ve ahlaki kuralların dışına çıktığını’ ifade etti. “Politikayı, iyi komşuluğu ve paylaşılmaz tarihi birbirine karıştırmayın” diyen Erkam, Fas’ın komşu ülke olduğunu ve bu durumun, iki toplumu birleştirdiğini ifade etti. Hoca el-Erkam, “Kullanılan ifadeler, iki komşu ülke arasındaki ilişkiyi zehirleme girişimi olarak okunmalıdır. Birleşik bir Mağrib kutbunun hizmet etmediği taraflar var, bunların başında da İsrail ve Fransa geliyor” dedi. Eski Milletvekili, “İki halk, sosyal medyada siyasi bir rekabete girmeyi kabul etmeyerek olumlu bir mantıkla etkileşime girdi ifadelerini kullandı.

İki halk arasında kardeşlik dayanışması
Cezayir ve Fas rejimlerinin bir özelliği haline dönüşen siyasi galeyan ortasında her iki halk arasındaki kardeşliğin sosyal medya üzerine yansıması ve her iki halk arasındaki güçlü bağların ortaya koyulması sonrasında popüler dayanışma da en üst seviyeye yükseldi. Sosyal medya fenomenleri de koronavirüs nedeniyle Cezayir’de sıkışıp kalan Faslı kardeşlerin sakinleşmesi ve barındırılması çağrıları yaptı. Faslılar da Cezayirlilerle olan kardeşliklerini övücü videolar yayınlarken, ‘Kardeşler, politika düşmanlığıyla birbirlerinden ayrılmaz’, ‘Konsolosun açıklamaları, Cezayir’e karşı nefret beslemeyen Fas halkının görüşünü yansıtmıyor’ şeklinde ifadeler kullandı.
Cezayir ve Fas arasındaki diplomatik kriz, kara sınırının sürekli olarak kapatılması ve aralarındaki ilişkilerin dondurulması karşısında iki halk, bazen sosyal medya organlarında bazen de sınır bölgelerde etkileşimlerini sürdürdü. Öyle ki insanlar, her fırsatta karşılıklı şekilde birbirlerini selamlarken, çok sayıda Faslı çalışmak ve ikamet etmek üzere Cezayir’e taşındı. Aynı şekilde Cezayir halkı da tatillerini Fas’ta geçirmeye yöneldi. Bu durumlar ise iki ülkenin politikacılarının Cezayir ve Fas arasındaki güçlü kardeşlik ilişkilerini bozamadığının bir kanıtı oldu.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.