Körfez ülkelerine koronavirüsün etkilerine karşı kamu ve özel sektör arasında mekanizma kurma çağrısı

​Körfez İşbirliği Konseyi Odaları Federasyonu koronavirüsün etkilerine ilişkin rapor hazırladı (Şarku’l Avsat)
​Körfez İşbirliği Konseyi Odaları Federasyonu koronavirüsün etkilerine ilişkin rapor hazırladı (Şarku’l Avsat)
TT

Körfez ülkelerine koronavirüsün etkilerine karşı kamu ve özel sektör arasında mekanizma kurma çağrısı

​Körfez İşbirliği Konseyi Odaları Federasyonu koronavirüsün etkilerine ilişkin rapor hazırladı (Şarku’l Avsat)
​Körfez İşbirliği Konseyi Odaları Federasyonu koronavirüsün etkilerine ilişkin rapor hazırladı (Şarku’l Avsat)

Körfez İşbirliği Konseyi Odaları Federasyonu (FGCCC), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Körfez ülkelerinde yer alan özel sektördeki etkilerine ilişkin bir rapor hazırladı.
Söz konusu raporda, Körfez ülkelerinin özel sektör tesislerini desteklemek için atılan tüm prosedürler ve adımları gözden geçirmesi için kamu ve özel sektör arasında koordineli bir mekanizma oluşturulması tavsiye edildi.
Koronavirüs salgınının ardından, Körfez hükümetlerinin ekonomi, istihdam ve özel sektör faaliyetlerinin korunmasına katkıda bulunacak etkili finansal ve ekonomik destek önlemlerini uygulama girişiminde bulunduğu ifade edildi.

Salgının büyük etkisi
Raporda, en son uluslararası tahminlere göre, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi olan ülkelerin dünyadaki diğer ülkeler gibi arz ve talep şoklarıyla büyük ekonomik kargaşaya maruz kaldığı, yaşanan olumsuz etkilerin, petrol fiyatlarındaki yüzde 60'tan fazla düşüşle daha da kötüleştiğine işaret edildi.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF), salgının Körfez ülkelerinin ekonomisi üzerindeki etkisinin büyük olduğuna ilişkin ifadeleri hatırlatılan raporda, IMF’nin tahminlerine göre bölge genelinde petrol ihracatının 250 milyar dolardan fazla düşüş yaşadığı vurgulandı.

Sonraki aşama
Rapora göre salgının kademeli olarak düşmesinin ardından Körfez ekonomisini sürdürülebilir büyüme yoluna sokmanın amaçlanması gerektiği belirtilirken, maliye ve para politikasında geniş destek sağlayarak güvenin yeniden tesis edilmesinin çok önemli olduğu kaydedildi.
Koronavirüs salgınının azalmasının ardından, KİK ülkelerinin iki trilyon dolar olduğu tahmin edilen mali rezervlerinin kapsamlı kurtarma planlarının uygulanmasını destekleyeceği belirtildi.

Özel sektör
Rapor, koronavirüs krizi ışığında Körfez’deki özel sektör üzerindeki küresel ekonomik etkinin, petrol fiyatları, uluslararası ekonomik faaliyetteki düşüş, küresel ticaret, Çin ile ilişkilerin boyutu, yatırım ortamı, iş fırsatları, küresel borsalar, mal ve hizmet tedarik zincirleri, faiz oranları ve ABD doları gibi faktörler içerdiği ifade edildi.

Etkilenen sektörler
Söz konusu raporun büyük bir bölümünde koronavirüs salgınının özel sektör faaliyetleri üzerindeki yansımaları analiz edildi.
Bu bağlamda, sanayi, ithalat, ihracat, bankalar ve finansal kurumlar, Körfez borsaları, seyahat, turizm ve oteller, gıda, lojistik hizmetler, emlak, istihdam, e-ticaret ve perakende ticaret, sağlık sektörü, özel eğitim sektörü ve eğlence endüstrisi gibi 15 ayrı sektör ele alındı.
Özel sektörün salgının etkilerinden olumsuz etkilendiğine dikkat çekilen raporda, insan hayatını kurtarmaya öncelik verilerek alınan önlemlerin her türlü üretim ve hizmet çarkını sekteye uğrattığını, bunun da gayet doğal olduğu belirtildi.
Salgının bireyler için farklı tüketici davranış kalıpları yarattığına değinilen raporda, e-ticaret, alışveriş uygulamaları, uzaktan eğitim ve sağlık hizmetleri sunan uygulamalar, sağlık, temizlik, ilaç gibi bazı sektörlerin krizden olumlu etkilendiği bilgisi verildi.
 



Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran’ın Körfez’e yönelik saldırılarını kınadı ve tazminat talep etti

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi bugün yaptığı açıklamada, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik 
saldırılarını kınayarak bu eylemleri ‘çirkin’ olarak nitelendirdi ve Tahran’a tüm mağdurlara hızla tazminat ödemesi çağrısında bulundu.
47 üyeden oluşan Konsey, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülke ile Ürdün tarafından sunulan tasarıyı destekledi. Kararda, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini aksatma girişimleri başta 
olmak üzere İran’ın eylemleri kınanarak, ‘tüm gerekçesiz saldırıların derhal durdurulması’ talep edildi.
Kararda ayrıca, uluslararası hukuk kurallarına uyulması, sivillerin ve kritik altyapıların hedef alınmaması gerektiği vurgulandı. Uluslararası deniz taşımacılığının korunması ve enerji arzının istikrarının sağlanmasının önemi de özellikle belirtildi.
Bu adım, bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde gelirken, uluslararası toplumdan gerilimin kontrol altına alınması ve bunun bölgesel güvenlik ile küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerinin önlenmesi yönündeki çağrıların arttığına işaret ediyor.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Pakistan Başbakanı, askeri gerginliğin artmasının sonuçlarını  görüştü

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri, devam eden askeri gerilimin bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara etkilerini ve bu çerçevede yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.
Pakistan Başbakanı, ülkesinin Suudi Arabistan’a tam destek verdiğini vurgulayarak, İran’dan 
kaynaklanan ve ülkenin güvenliği ile egemenliğini hedef alan saldırılar karşısında her zaman kararlı 
şekilde Riyad’ın yanında yer alacaklarını ifade etti.
Şerif, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda da Pakistan’ın Suudi Arabistan ile dayanışmasının 
sürdüğünü ve özellikle mevcut bölgesel zorluklar ile güvenlik tehditleri karşısında ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenliği ve egemenliğine bağlılığını yineledi.
Her türlü saldırıyı kınadığını belirten Şerif, “Kardeşim Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığım görüşmede, Kral Selman bin Abdulaziz başta olmak üzere kraliyet ailesi ve Suudi halkının Ramazan Bayramı’nı tebrik ettim” ifadesini kullandı.
Şerif ayrıca, Suudi Arabistan’ın sergilediği itidali takdir ettiğini belirterek, gerilimin düşürülmesi, çatışmaların sona erdirilmesi ve İslam dünyasında birlik sağlanması gerektiğini vurguladı. Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrarı hedefleyen diplomatik girişimlerine de değinen Şerif, iki ülkenin yakın koordinasyonu sürdürme konusunda mutabık kaldığını ifade etti.


Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
TT

Suudi Arabistan, mevcut durum nedeniyle ülkeden ayrılmakta zorluk çeken vize sahiplerinin durumunu ele alıyor

Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor
Bu prosedürler, herhangi bir ücret veya ceza uygulanmadan (Suudi Arabistan pasaportları için) ülkeden çıkmayı mümkün kılıyor

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, bölgedeki mevcut durum nedeniyle ülkeyi terk edemeyen Umre, transit ve nihai çıkış vizeleri de dahil olmak üzere her türden ziyaret vizesi sahiplerinin durumuna yönelik çalışmalara, liderliğin talimatları doğrultusunda başlandığını duyurdu.

Bakanlık, bu tedbirlerin, ziyaretçinin ev sahibinin talebi üzerine, 8/9/1447 H. (25/2/2026 M.) tarihinden itibaren süresi dolan vizelerin, 1/11/1447 H. (18/4/2026 M.) tarihine kadar, “Absher” uygulaması üzerinden yasal olarak belirlenen ücretlerin ödenmesinin ardından uzatılmasını içerdiğini açıkladı.

Tedbirler ayrıca, vize süresi dolmuş kişilerin, vize uzatımı veya herhangi bir gecikme ücreti ya da cezası ödemek zorunda kalmadan, uluslararası sınır kapılarından doğrudan çıkış yapabilmelerini de içeriyor.

Bakanlık, ilgili düzenlemelerin ihlal edenlere uygulanmasını önlemek için yararlanıcıları18 Nisan 2026 tarihinden önce ayrılma girişiminde bulunmaya çağırdı ve ilgili düzenlemelere uygun olarak prosedürleri kolaylaştırma ve hareketin düzenliliğini sağlama konusundaki hassasiyetini vurguladı.