​Çin, Tel Aviv Büyükelçisi’nin ölümünü soruşturmak için İsrail’e heyet göndermekten vazgeçti

Çin'in Tel Aviv Büyükelçisi Du Wei. (Reuters)
Çin'in Tel Aviv Büyükelçisi Du Wei. (Reuters)
TT

​Çin, Tel Aviv Büyükelçisi’nin ölümünü soruşturmak için İsrail’e heyet göndermekten vazgeçti

Çin'in Tel Aviv Büyükelçisi Du Wei. (Reuters)
Çin'in Tel Aviv Büyükelçisi Du Wei. (Reuters)

Pekin hükümeti, Tel Aviv Büyükelçisi Du Wei'nin ölümünü araştırmak üzere İsrail'e bir heyet gönderme kararı almıştı. Ancak bu kararından vazgeçti.
Kararın iptal edilmesinin nedeni, Çin’in İsrail tarafından yapılan ve Büyükelçi’nin ölümünün doğal yollardan gerçekleştiğini belirten ilk incelemenin sonuçlarını güvenilir olarak kabul etmesi oldu. İsrailli diplomatik bir kaynağa göre İsrail Dışişleri Bakanlığı Çin Dışişleri Bakanlığı’na adli tıp ve polis incelemelerinin Çin’in Tel Aviv Büyükelçiliği çalışanlarının huzurunda gerçekleştirildiğini bildirdi. Yapılan incelemelerde Büyükelçi Du Wei'nin Herzliya'daki (Tel Aviv'in kuzeyinde bir şehir) evinde uyurken kalbinin aniden durması sonucu öldüğüne dair kesin sonuca varıldı.
Kaynak, Çin diplomasisinin İsrail'in söz konusu ölümle ilgili adli tıp raporlarını incelediğini ve raporların güvenilir olduğuna ikna olduğunu da sözlerine ekledi.
Büyükelçi’nin ölümü, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun geçen perşembe günü, Büyükelçi’nin ölümünden üç gün önce gerçekleştirdiği İsrail ziyaretiyle ilişkilendiren ve ‘komplo teorileri’ başlığı altında yer alan haber furyasına neden oldu. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, İsrail ziyareti sırasında Çin’in İsrail'deki yatırımlarının geliştirilmesi ve genişlemesi konusundaki endişelerini dile getirmişti. Ziyarete eşlik edenler Pompeo’nun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Pekin'le ilişkilerini sınırlamaya çağırdığını, bu çağrıya uyulmaması halinde iki ülke arasında istihbarat iş birliğini azaltmak, İsrail hakkında hassas bilgileri saklamak ve ABD Donanması’nın İsrail limanlarına yönelik ziyaretlerini durdurmak gibi Washington tarafından bir takım tedbirlerin alınmasına yol açabileceği şeklinde açıkça tehdit ettiğini belirttiler.
Sosyal medya siteleri, gazetelerin ve gazetecilerin komplo teorileriyle doldu. Batı Kudüs'te İngilizce olarak yayın yapan Jerusalem Post gazetesi, Büyükelçi’nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle ölmüş olabileceğine dair söylentilere yer verdi.
İsrail’in ünlü siyaset yorumcusu Barak Ravid, Twitter hesabından yaptığı yorumda, “Ben komplo teorilerini desteklemiyorum fakat Büyükelçi’nin Pompeo'nun ziyaretinden kısa bir süre sonra ölmesi garip bir durum” ifadelerini kullandı. Bazı yorumcular da 57 yaşındaki Büyükelçi’nin genç olmasından dolayı kalp krizinden ölmesinin nadir rastlanan bir durum olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Çin, Büyükelçi’nin ölümüyle ilgili gittikçe daha fazla şüpheye kapılması sonucu bir soruşturma heyeti gönderme kararı almıştı. Ancak bu karardan geri adım atmış gibi görünüyor.
İsrail-Çin ekonomik ve ticari ortaklıklarını takip eden diplomatik bir kaynağa göre Pekin, böyle bir adımın, ‘iki ülke arasındaki ilişkileri sabote etmek isteyen bir takım güçlerin çıkarlarına’ hizmet edeceğini, yani Pompeo ve ABD yönetimindeki diğer yetkililerin ekmeğine yağ süreceğini fark etti.
Çin'in son 20 yıldır İsrail'de dev projeler yürüttüğü biliniyor. İsrail’de köprüler ve tüneller yapan Çin, Aşdod'da ve Hayfa'da yeni birer liman inşa ediyor. Hayfa Limanı, 2015'ten bu yana Çin hükümetinin aslan payını elinde tuttuğu Şanghay Uluslararası Limanlar Grubu (SIPG) tarafından yönetiliyor. Çin, 25 yıllık bir anlaşma çerçevesinde deniz suyunu tuzdan arıtma reaktörü yapımı ihalesini kazanmıştı. ABD yönetimi, söz konusu projelerin Çin'in İsrail'i gözetlemesini ve Washington ile müttefiklerine karşı savaşında bunlardan faydalanabileceği, ABD ve İsrail’in dijital sırlarını ele geçirmesine olanak sağlayabileceğine inanıyor.
Çin'in Tel Aviv Büyükelçisi Du Wei bir süre önce Pompeo'nun sözlerini kınayan sert bir açıklama yapmış ve ‘gülünç suçlamalar’ olarak nitelediği iddiaları yalanlayarak “Kulaktan kulağa fısıldanan bu fitnenin, bizimle İsrail arasındaki dostluğu etkilemeyeceğini umuyorum” demişti.
Du Wei, Çin’in Tel Aviv Büyükelçiliği adına yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
 “İsrail-Çin iş birliğinin doğası, iki tarafın da kazançlı olmasına dayanmaktır. Kim Çin'in İsrail'i satın aldığı bir anlaşma olduğunu söylerse saçmalar. Çünkü Çin’in İsrail’e yaptığı yatırım, dünyadaki diğer yatırımlarının sadece yüzde 0,4’ünü oluşturuyor. Aynı zamanda İsrail’e akan yabancı yatırımın da yüzde 3’üne denk geliyor.”



Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
TT

Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)

ABD Yüksek Mahkemesi, 6'ya 3'lük çoğunlukla, Başkan Donald Trump'ın küresel ticareti aksatan bir dizi gümrük vergisi uygulayarak yetkisini aştığı ve yönetimin ekonomik gündemine darbe vurduğu sonucuna vardı.

Trump, gümrük vergilerini politikasının temel taşlarından biri haline getirmiş, hatta onları "en sevdiği kelime" olarak nitelendirmişti. Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre birkaç eyalet valisiyle yaptığı özel bir toplantıda karardan haberdar edildiğinde bunu "utanç verici" olarak nitelendirdi.

Yüksek Mahkeme yargıçlarının çoğunluğu, Anayasa'nın Kongre'ye gümrük vergileri de dahil olmak üzere vergi koyma yetkisini "çok açık bir şekilde" verdiğini ve Anayasa'yı hazırlayanların yürütme organına vergi koyma yetkisinin hiçbir bölümünü vermediğini vurguladı.

Karara ilişkin uluslararası tepkiler ardı ardına geldi; Avrupa Birliği kararı "dikkatlice analiz ettiğini" ve ABD yönetimiyle iletişim halinde olduğunu açıklarken, Kanada kararı Trump'ın gümrük vergilerinin "haksız" olduğunu doğrulayan bir gelişme olarak değerlendirdi.

Birleşik Krallık, kararın sonuçlarını görüşmek üzere Washington ile iş birliği yapacağını ifade etti.


Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.