​Dallah Al-Baraka Holding'in sahibi Suudi milyarder Salih Kamil vefat etti

Ünlü Suudi işadamı Salih bin Abdullah Kamil (Şarku’l Avsat)
Ünlü Suudi işadamı Salih bin Abdullah Kamil (Şarku’l Avsat)
TT

​Dallah Al-Baraka Holding'in sahibi Suudi milyarder Salih Kamil vefat etti

Ünlü Suudi işadamı Salih bin Abdullah Kamil (Şarku’l Avsat)
Ünlü Suudi işadamı Salih bin Abdullah Kamil (Şarku’l Avsat)

Ünlü Suudi işadamı Salih bin Abdullah Kamil bugün sabaha karşı vefat etti. Kamil’in ölüm haberinin duyulmasının ardından sosyal medya ve dijital medya, vefat haberi ve taziye mesajlarıyla dolup taştı.
Salih Abdullah bin Kamil, Suudi Arabistan’ın önde gelen işadamlarından ve yatırımcılarından biriydi. En önemli yatırım sektörlerinden birkaçına yatırım yapan ilk Suudi işadamlarındandı. Bu yatırımlar, Arap ülkelerinde ‘Dallah Al-Baraka’ grubu ile tanınıyor. Dallah Al-Baraka Holding bünyesinde başta İslami bankacılık faaliyetleri olmak üzere çeşitli alanlarda kalkınma yatırımları ile ilgili kurum ve şirketler yer alıyor.
Kamil ayrıca medya ve reklamcılık alanına yatırım konusunda önde gelen Suudi işadamlarından biriydi. Ünlü Arap Radyo ve Televizyon Kurumu (ART) ile bu alanda onlarca yıl süren dev bir deneyim elde etti. Aynı şekilde Mekke gazetesinin kurucularından biri olan Kamil, ölümüne kadar gazetenin yönetim kurulu başkanlığını yaptı.
Akademik eğitimini 1963 yılında Riyad Üniversitesi (şimdiki adı Kral Suud Üniversitesi) Ticaret Fakültesi’ndeki lisans eğitimiyle tamamladı. 10 yıllık devlet memurluğunun ardından, büyük başarı elde ettiği özel sektöre yöneldi.
 Yurt içinde kalkınma ve çeşitli yatırım alanları ile ilgilenen Dallah Al-Baraka Holding yönetim kurulu başkanı olan Kamil, aynı zamanda Cidde Ticaret ve Sanayi Odası'na başkanlık ediyordu.
Yurtdışında ise İslami Bankalar ve Finans Kurumları Genel Konseyi (CIBAFI) ve İslam Ticaret Sanayi ve Tarım Odası (ICCIA) Yönetim Kurulu gibi çok sayıda uluslararası kuruma çeşitli dönemlerde başkanlık eden Kamil, İslam Kalkınma Bankası Grubu (IDB) Başkanlığı danışma kurulu üyesiydi.
Çeşitli tahminlere göre servetinin yaklaşık 8 milyar riyal (2,3 milyar dolar) olduğu düşünülen Salih Kamil, en zengin Suudi işadamlarından biri olarak kabul ediliyordu. İslami bankacılık sektörü de dahil olmak üzere birçok sektörde ve ekonomik faaliyette aktif bir rol oynayan Kamil, Arap dünyasında geleneksel bankacılıktan İslami bankacılığa geçiş çağrısının öncülerinden biriydi.



Bahreyn’de Devrim Muhafızları bağlantılı 5 sanığa müebbet hapis cezası

Fotoğraf: BNA
Fotoğraf: BNA
TT

Bahreyn’de Devrim Muhafızları bağlantılı 5 sanığa müebbet hapis cezası

Fotoğraf: BNA
Fotoğraf: BNA

Bahreyn’de casusluk suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında mahkeme müebbet kararını verdi. Davada ikisi Afgan uyruklu, dördü Bahreyn vatandaşı olmak üzere toplam altı sanık, İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı olarak Bahreyn’de terör eylemler gerçekleştirmek ve ülkenin çıkarlarına zarar vermek amacıyla casusluk yapmakla suçlandı.

Mahkeme, beş sanığın müebbet hapis cezasına çarptırılmasına, bir sanığın ise beraatine hükmetti. Ayrıca ele geçirilen materyallere el konulmasına ve Afgan uyruklu sanıkların cezalarının infazının ardından ülkeden kalıcı olarak sınır dışı edilmesine karar verildi.

Şarku’l Avsat’ın Bahreyn Haber Ajansı BNA’dan aktardığı bilgilere göre ilk olayın ayrıntıları, Genel Soruşturma ve Kriminal Deliller Dairesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucunda elde edilen bilgilerle ortaya çıktı. Buna göre İran Devrim Muhafızları’nın Afgan uyruklu bir sanıkla irtibata geçerek onu Bahreyn’deki planlarını uygulamak üzere devşirdiği ve ülkeye karşı düşmanca faaliyetlerde bulunması için istihbari görevler verdiği belirlendi.

Sanıklara verilen görevler arasında, ülkedeki kritik ve hayati tesislerin izlenmesi, görüntülenmesi ve bu tesislere ilişkin bilgi toplanması yer aldı. Bu kapsamda söz konusu sanığın bir tesisi gözetleyip hakkında bilgi topladığı ve bunun karşılığında Devrim Muhafızları’ndan para aldığı tespit edildi. Sanığın ayrıca aynı uyruktan ikinci bir kişiyi bu faaliyetlerde kendisine yardımcı olması için devşirdiği, her iki zanlının suçta kullanılan ekipmanlarla birlikte yakalandığı bildirildi.

İkinci olayda ise, yine yapılan soruşturmalar sonucunda, Devrim Muhafızları unsurlarının İran’da bulunan firari bir Bahreyn vatandaşıyla irtibata geçtiği ve onu Bahreyn’e karşı çalışmaya ikna ettiği ortaya kondu. Söz konusu kişiye, ülke içinde yerel unsurları bulup devşirme ve bunları örgütün planlarını hayata geçirmek üzere kullanma görevi verildi.

BNA’ya göre bu doğrultuda söz konusu sanık üç Bahreyn vatandaşını daha devşirdi. Bu kişilere, ülkenin güvenliğine ve çıkarlarına zarar vermeyi amaçlayan görevler verildi. Bu görevler arasında kritik tesislerin izlenmesi, gözetlenmesi, görüntülenmesi ve bu tesislere ilişkin bilgilerin toplanarak Devrim Muhafızları’na iletilmesi yer aldı.

Savcılık, iki olaya ilişkin ihbarların alınmasının ardından derhal soruşturma başlattı. Gözaltına alınan sanıkların ifadeleri alındı, ele geçirilen elektronik cihazların incelenmesi için teknik bilirkişiler görevlendirildi ve tanıkların beyanlarına başvuruldu. Soruşturmayı yürüten yetkilinin ifadelerine göre, sanıkların Devrim Muhafızları’na sağladığı bilgi ve veriler, ülkedeki bazı hayati tesisleri hedef alan düşmanca terör eylemlerinde temel unsur oluşturdu ve bu durum ülkenin güvenliği ile istikrarını tehlikeye attı.

Açıklamada ayrıca, savcılığın bu gelişmeler üzerine sanıkları Büyük Ceza Mahkemesi’ne sevk ettiği, davaların birden fazla duruşmada ele alındığı ve bu süreçte sanıkların avukatlarının hazır bulunması ile savunma haklarının kullanılması dâhil tüm yasal güvencelerin sağlandığı belirtildi. Mahkemenin daha önce, davaların ulusal güvenlikle ilgili hassas bilgiler içermesi nedeniyle yayın yasağı kararı aldığı da kaydedildi.

Savcılık, beraat kararı verilen sanıkla ilgili hükmü incelemekte olduğunu ve mevcut deliller doğrultusunda karara itiraz edip etmeyeceğini değerlendirdiğini bildirdi.

Açıklamada, Bahreyn’e karşı yabancı ve hasım unsurlarla casusluk yapmanın, ulusal güvenliğe yönelik en ağır suçlardan biri olduğu vurgulanarak, bu tür eylemlerin söz konusu tarafların düşmanca faaliyetler için kullanabileceği kritik bilgileri elde etmesine imkân sağladığına dikkat çekildi.

Savcılık, yasaların kendisine tanıdığı yetkiler çerçevesinde bu tür suçlara karşı kararlılıkla mücadele etmeyi sürdüreceğini ve bu fiilleri işleyenler hakkında caydırıcı yasal işlemlerin uygulanacağını belirterek, ülkenin güvenliği ve istikrarının korunmasının öncelik olduğunu yineledi.


Umman, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz taşımacılığının sorunsuz bir şekilde sürdürülmesinin önemini vurguladı

Umman Dışişleri Bakanı Bedr Al Busaidi, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü Edward Llewellyn ile Maskat'ta görüştü (ONA)
Umman Dışişleri Bakanı Bedr Al Busaidi, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü Edward Llewellyn ile Maskat'ta görüştü (ONA)
TT

Umman, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz taşımacılığının sorunsuz bir şekilde sürdürülmesinin önemini vurguladı

Umman Dışişleri Bakanı Bedr Al Busaidi, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü Edward Llewellyn ile Maskat'ta görüştü (ONA)
Umman Dışişleri Bakanı Bedr Al Busaidi, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı Siyasi Direktörü Edward Llewellyn ile Maskat'ta görüştü (ONA)

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamad el-Busaidi, bugün yaptığı açıklamada, deniz yolları ve stratejik boğazların güvenliği ile emniyetinin korunmasının önemini yineleyerek, başta Hürmüz Boğazı olmak üzere uluslararası deniz taşımacılığının kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Umman Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu değerlendirmelerin, Bakan el-Busaidi’nin ülkeyi ziyaret etmekte olan Edward Llewellyn ile Maskat’ta gerçekleştirdiği görüşme sırasında dile getirildiği bildirildi.

Açıklamada, tarafların güvenlik ve denizcilik alanlarında iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi ile tecrübe paylaşımının önemine dikkat çektiği, bunun bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklemenin yanı sıra uluslararası hukuk ve seyrüsefer serbestisi kurallarına bağlılığı pekiştireceği ifade edildi.

Görüşmede ayrıca bölgedeki son gelişmeler ve bunların yansımaları ele alınırken, gerilimin azaltılması, tansiyonun düşürülmesi ve sürdürülebilir siyasi ve diplomatik çözümlerin teşvik edilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi Körfez İstişare Zirvesi'ne başkanlık ediyor

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Temim bin Hamad Al Sani ile bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Temim bin Hamad Al Sani ile bir araya geldi (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Körfez İstişare Zirvesi'ne başkanlık ediyor

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Temim bin Hamad Al Sani ile bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Temim bin Hamad Al Sani ile bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Salı günü Cidde’de Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin liderleri ve heyet başkanlarının katıldığı istişare zirvesine başkanlık etti.

Zirvede, artan bölgesel gerilimler çerçevesinde, bölgesel ve uluslararası gelişmelere ilişkin çeşitli başlıklar ele alınırken, bu gelişmelere yönelik ortak tutum ve koordinasyonun güçlendirilmesi üzerinde duruldu.

Toplantıda ayrıca, devam eden diplomatik çabalar değerlendirildi. Bu kapsamda, özellikle Pakistan’ın ABD ile İran arasında yürüttüğü arabuluculuk girişimi öne çıktı. Söz konusu girişimin, krizin kontrol altına alınması, müzakere kanallarının açılması, gerilimin düşürülmesi ve daha fazla tırmanmanın önlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Zirve sonunda, Körfez ülkeleri arasında ortak tutumun birleştirilmesinin önemi vurgulanırken, kolektif güvenlik sisteminin güçlendirilmesi ve ekonomik kazanımların korunması için ortak koordinasyonun artırılması gerektiği ifade edildi.