Abbas’ın İsrail ile anlaşmalardan geri çekilmesi sonrası yaşanan karmaşıklık

Abbas ve Iştiyye, Filistinli liderlerin geçen salı günü düzenlediği toplantıda bir araya geldiler. (AFP)
Abbas ve Iştiyye, Filistinli liderlerin geçen salı günü düzenlediği toplantıda bir araya geldiler. (AFP)
TT

Abbas’ın İsrail ile anlaşmalardan geri çekilmesi sonrası yaşanan karmaşıklık

Abbas ve Iştiyye, Filistinli liderlerin geçen salı günü düzenlediği toplantıda bir araya geldiler. (AFP)
Abbas ve Iştiyye, Filistinli liderlerin geçen salı günü düzenlediği toplantıda bir araya geldiler. (AFP)

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail ve ABD ile tüm anlaşmaların sonlandırıldığını açıkladı. Filistin Kurtuluş Örgütü’nden (FKÖ) yetkililerin uygulamanın derhal başladığını belirtmelerine rağmen zeminde hızlı değişikliklerin yapılacağına dair bir beklenti yok. Bazı taraflar ise söz konusu kararı yeni bir manevra olarak nitelendiriyor. Filistin Otoritesi, uygulamaya pratik olarak başlamadan önce dünyayı ‘kararın nedenleri ve ayrıntıları’ hususunda ikna etmek için ‘uluslararası arenaya yönelik son bir uyarıyı temsil eden’ bir kampanya başlatmış gibi görünüyor.
Filistin Devlet Başkanı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirirken kendisine ‘işgal güçleri ile imzalanan tüm anlaşmalardan geri çekilme kararının nedenleri’ hakkında bilgi verdi. Abbas’ın ofisinden yapılan açıklamada, Devlet Başkanı’nın ‘dünyadaki tüm ülkelerini söz konusu adımın içeriği hakkında bilgilendirmek ve ilhak kararına karşı uluslararası pozisyonları seferber etmek’ için Arap ve uluslararası liderlerle her düzeyde temaslarını sürdüreceğini kaydedildi.
FKÖ Yürütme Konseyi Genel Sekreteri Saib Erekat da Almanya Dışişleri Bakanlığı Ekonomik İlişkiler Başkanı Miguel Berger ve Vatikan Dışişleri Bakanı Paul Gallagher ile temasa geçerek Filistin’in kararlarıyla ilgili görüşmeler gerçekleştirdi. Aynı şekilde Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye de Norveç Dışişleri Bakanı Ine Eriksen ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Erekat, liderliğin İsrail hükümeti ve ABD yönetimiyle olan anlaşmalarından geri çekilme kararının, Mahmud Abbas’ın konuşması ve kararı ilan etmesi sonrasında derhal yürürlüğe sokulduğunu duyurdu.
FKÖ Yürütme ve Merkezi Komiteleri üyesi Fetih Azzam el-Ahmed de dahil üst düzey yetkililer, Oslo Anlaşması’nın sonlandırılmasının Filistin Otoritesi’nin sonlanması anlamına geldiğini ancak yönetimin şu anda izlediği yolun buymuş gibi görünmediğini bildirdi.
Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada böylesine büyük bir ilanın nasıl uygulanacağını görüşmek üzere ayrıntılı toplantılar düzenleneceğini kaydetti. Filistin Başbakanı da 20 Mayıs’ta İsrail ile anlaşmaları ve bunların nasıl sonlandırılacağını görüşmek üzere hükümeti acil toplantıya çağırdı. Aynı şekilde Başbakan, güvenlik anlaşmalarını ele almak için Filistin güvenlik hizmetleriyle de bir araya gelecek. Bu çerçevede Iştiyye yaptığı açıklamada, “İsrail ile yapılan tüm anlaşmalardan geri çekilmeye karar verdik. Çünkü birçok durumda İsrail, Batı Şeria’nın bazı alanlarını ilhak edeceğini duyurdu” diyerek durumun tüm imzalanan anlaşmaların feshi ve iki devletli çözümün iptali anlamına geldiğini vurguladı. Iştiyye, İsrail tarafıyla imzalanan anlaşmayı feshetmeye yönelik siyasi kararın uygulanmasının yanı sıra birçok ülkenin temsilcisi ve Arap diplomatlarla bir dizi toplantı düzenlemek için iç temasların gerçekleştirildiği bilgisini verdi.
Filistin Otoritesi, söz konusu kararı ilan etmeden önce birçok danışma toplantısı düzenledi. Adalet Bakanı Muhammed eş-Şelalde de kararın Uluslararası Adalet Divanı’nın görüşlerine dayandığını söyledi. Ulusal otoriteyi inşa eden anlaşmanın, Filistin Devleti ve ‘Filistin halkı adına anlaşmayı imzalayan’ FKÖ’nün yasal kapasitesini etkilediği göz önüne alındığında Filistin Devleti, Oslo Anlaşması’nı feshetme hakkına sahip. Viyana Anlaşması’nın mağdur tarafa cevap verme hakkı tanıdığını belirten Şelalde, işgalci gücün Oslo Anlaşması’nı ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Filistin’in halkın çıkarlarına zarar verenlere ve toprakları üzerinde Filistin egemenliğini ihlal edenlere cevap verme hakkına sahip olduğunu vurguladı.
Ancak anlaşmaların nasıl feshedilebileceği bilinmiyor. Öyle ki Filistin Otoritesi, İsrail’den ve onun aracılığıyla elektrik, yakıt ve çeşitli hizmetler satın alıyor ve otoritenin Filistinlilerin çıkarlarına, hareketlerine ve seyahatlerine hizmet edebilmek için güvenlik ve sivil koordinasyona ihtiyacı var.
Abbas, kararını ilan ettiği toplantıda söz konusu soruları yanıtlamaktan kaçındı. Filistin Otoritesi kurumları şu an İsrail’in tanınması, zemindeki güvenlik koordinasyonunun akıbeti ve ekonomik ilişkiyle ilgili bazı temel sorunları çözmek zorunda. Aynı şekilde Filistin devletinin yasal, siyasi ve egemen yargı yetkisini tüm Filistin topraklarına yayma, nüfusun ve toprakların kaydını işgalci sivil yönetimden alma ve boykot olasılığı da şu an gündemde bulunuyor.
İsrail’in Filistinlilerin yaşamlarının tüm yönlerini kontrol etmesi, kararların uygulanmasını oldukça karmaşık bir mesele haline getiriyor. Ramallah’tan siyasi analist Hani el-Masri, Facebook üzerinden yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Somut, açık ve acil mekanizmalar ve prosedürler olmadan anlaşma ve ilişkilerden geri çekilmek ne anlama geliyor? Bu, otoritenin bu anlaşmalara bağlılıktan geri çekildiği, onları değiştirdiği veya olduğu gibi bıraktığı veya yeni sömürgeci bir durumla yaşadığı anlamına mı geliyor? Bu, İsrail’in tanınması kararını geri çekmek, güvenlik koordinasyonu ve güvenlik toplantılarını durdurmak ve Paris Protokolü’nü iptal etmek anlamına mı geliyor? Takas malları ve yakın zamanda üzerinde uzlaşı sağlanan kredi ne olacak? Kısacası yarın itibariyle yeni uygulamalara tanık olmazsak bu, aynı yerde beklemek anlamına gelir.”



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.