Suudi Arabistan’da koronavirüs vakalarını izlemek için elektronik bilezikler dağıtılırken, iyileşen kişi sayısı 36 bini geçti

Salgının sanayi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için 28 farklı girişim başlatıldı

Suudi Arabistan’da çevre temizliği faaliyetlerinin bir kısmı (SPA)
Suudi Arabistan’da çevre temizliği faaliyetlerinin bir kısmı (SPA)
TT

Suudi Arabistan’da koronavirüs vakalarını izlemek için elektronik bilezikler dağıtılırken, iyileşen kişi sayısı 36 bini geçti

Suudi Arabistan’da çevre temizliği faaliyetlerinin bir kısmı (SPA)
Suudi Arabistan’da çevre temizliği faaliyetlerinin bir kısmı (SPA)

Koronavirüsün (Kovid-19) neden olduğu komplikasyonlara karşı en savunmasız 10 grubu belirlediklerini ifade eden Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed Abdulali, Suudi Arabistan’da Kovid-19 vakalarını izlemek için elektronik bilezik dağıtılmaya başlandığını ifade etti.
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Muhammed Abdulali, Riyad’da dün gerçekleştirdiği basın toplantısı sırasında, elektronik bileziklerin sadece hastaları izlemek veya onlardan haberdar olmak için değil, aynı zamanda insanlara daha fazla güven ve koruma sağlayan kaliteli hizmetlerin verilmesi için tasarlandığını duyurdu. Abdulali virüsün neden olduğu komplikasyonlara ve risklere karşı en savunmasız kişilerin yaşlılar, şeker hastaları, tansiyon hastaları, kalp hastaları, solunum ve göğüs hastalıkları olan kişiler, kronik böbrek hastalığı olanlar, kansere yakalanan kişiler, hamileler, emziren kadınlar ve bağışıklık sistemi düşük olan kişiler olduğunu belirtti. Aynı zamanda Abdulali, koronavirüs ile ilgili vatandaşların daha ayrıntılı bilgilere ulaşması için Sağlık Bakanlığı tarafından açılan web sitesinde, söz konusu gruplar için “Hakkımız” başlıklı bir kılavuz bulunduğuna dikkati çekti.
Abdulali yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanan kişilerin yüzde 99’unda yüksek ateş, yüzde 60’ında öksürük ve yüzde 30’unda nefes darlığı belirtileri görüldüğünü, buna ek olarak yorgunluk hissi, baş dönmesi, eklem ve kas ağrısı, tat alma ya da koku duyusunun kaybı ve sindirim sistemi problemleri gibi diğer semptomların olasılığına da dikkati çekti.
Sağlık Bakanlığı ülkede 2 bin 532 yeni koronavirüs vakası tespit edildiğini; bunların çoğunun Riyad’da (714 vaka) görüldüğünü, son vakalarla birlikte ülkede görülen toplam vaka sayısının 65 bin 77’ye çıktığını ve aralarından 281’inin durumunun kritik olduğunu duyurdu. Bakanlık yeni vakaların yüzde 27’sinin kadınlardan ve yüzde 73’ünün erkeklerden oluştuğunu söyledi. Yaş oranına göre de yeni vakaların yüzde 10’unun çocuk, yüzde 87’sinin yetişkin ve yüzde 3’ünün yaşlı olduğu bildirildi. Aynı zamanda yüzde 61’inin yabancı uyruklu olduğu ve yüzde 39’unun Suudi olduğu bilgisi paylaşıldı. Suudi Arabistan’da dün 2 bin 562 kişi daha iyileşti böylece ülkede iyileşen toplam kişi sayısı 36 bin 20’ye çıkmış oldu.
Bakanlığın ifadelerine göre, 12 kişi daha koronavirüs yüzünden hayatını kaybetti. Bunlardan biri Suudi Arabistan vatandaşıydı. Ölen kişilerin yaşları 45 ila 87 arasında değişiyordu ve çoğu kronik hastalıkları ve sağlık problemleri olan kişilerdi. Böylece ülke genelinde virüs yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısı 351’e çıkmış oldu.
Sağlık Bakanlığı virüs tespiti için 14 bin 980 test daha uygulandığını ve bununla birlikte uygulanan test sayısının toplamda 633 bin 64’e çıktığını duyurdu.
Öte yandan Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Sözcüsü Cerrah el-Cerrah yaptığı açıklamada tüm fabrikalarda çalışmaların sürdürüldüğünü ve önemli sektörlerde tedarik zincirlerinin devam ettiğini, bunun da gıda, tıbbi ve tüketim ürünlerinin vatandaşlara ve ülke sakinlerine ulaştırılmasına katkıda bulunduğunu vurguladı. Cerrah bakanlığın, virüsün sanayi ve madencilik üretimi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak ve üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla 28 farklı girişim başlattığına dikkati çekti. Cerrah bakanlığın mevcut ve gelecekte oluşabilecek ihtiyaçları karşılamak adına piyasadaki maske ve dezenfektan tedarikini artırmak için kamu ve özel sektördeki ortaklarıyla işbirliği içerisinde çalıştığını belirterek 60 fabrikada haftada 3,6 milyon litre dezenfektan üretilmesinin yanı sıra 6 fabrikada haftada 5 milyon koruyucu maske üretildiğine dikkati çekti. Cerrah “Bakanlığın, önümüzdeki iki hafta boyunca Sağlık Bakanlığı ile koordinasyon sağlayarak beklenen talebi karşılama doğrultusunda üretim kapasitesini genişletmek ve artırmak için bir planı var” dedi.
Aynı zamanda Cerrah açıklamasında şu konulara da değindi:
“35 sanayi şehrimiz var. Bunların içerisinde 367 milyar riyal (98 milyar dolar) yatırımla 3 bin 500 fabrika ve 500 bin çalışan bulunuyor. Bunlardan 820’si gıda fabrikası, 150’si ise tıbbi fabrika. Sanayi Bakanlığı, Dammam İkinci Sanayi Şehri’nde koronavirüs vakaları çıkmaya başladığı günden beri 200 yatak kapasiteli bir sahra hastanesi inşa etmek ve 10 bin metrekarelik bir alana işçiler için geçici bir konut yapmak için Sağlık bakanlığı ile işbirliği içerisinde çalıştı.”



Hürmüz'de iki BAE tankerine yönelik saldırıya Arap dünyasından geniş kınama

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
TT

Hürmüz'de iki BAE tankerine yönelik saldırıya Arap dünyasından geniş kınama

Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında bir gemi (Reuters)

Körfez ülkeleri, Arap ülkeleri ve uluslararası kuruluşlar, cuma günü, Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait ADNOC şirketinin iki tankerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında İran tarafından hedef alınmasını en sert ifadelerle kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İran'ın bu saldırıların devam etmesinin sonuçlarından tamamen sorumlu tutulduğu belirtildi. Riyad, Tahran'a söz konusu ihlallere derhal son verme ve ilgili uluslararası hukuk kurallarına uyma çağrısında bulundu.

Açıklamada, bölgenin güvenliği ile uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğinin ortak sorumluluk olduğu vurgulanırken, saldırıların sürdürülmesinin kabul edilemez ve göz yumulamaz olduğu ifade edildi.

Suudi Arabistan, saldırıların tekrarlanmasının deniz ulaşımının güvenliği açısından tehlikeli bir tırmanış ve doğrudan tehdit oluşturduğunu, küresel enerji arzının güvenliğini riske attığını ve uluslararası hukuk ile teamüllerin ağır biçimde ihlal edildiğini belirtti.

Riyad ayrıca bu saldırıların, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş hakkı ve özgürlüğüne saygı gösterilmesini öngören ve bunu engelleyecek eylem veya tehditleri kınayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına açık bir meydan okuma olduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan, BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu ve Abu Dabi'nin egemenliğini, güvenliğini ve varlıklarını korumak amacıyla attığı adımları desteklediğini yineledi. Riyad, iki tankerin hedef alınmasını, İran'ın ticari gemi ve tankerleri hedef alan saldırılarının tekrarlanması olarak değerlendirerek en sert biçimde kınadı.

Katar: Hürmüz Boğazı baskı aracı olarak kullanılamaz

Katar, iki tankere yönelik İran saldırısını uluslararası hukuk kurallarının ve deniz seyrüsefer özgürlüğünün açıkça ihlali olarak nitelendirdi ve bunun BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğunu belirtti.

Katar Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın bir baskı aracı olarak kullanılmasını kesin biçimde reddetti. Bakanlık, bu kapsamda boğazın koşulsuz şekilde yeniden açılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, bu kritik geçiş güzergâhında seyrüsefer özgürlüğünün pazarlık konusu yapılamayacak yerleşik bir ilke olduğu vurgulandı. Boğazın kapalı tutulmasının bölge ülkelerinin hayati çıkarlarını ve küresel ekonomiyi tehlikeye attığı belirtildi.

Katar ayrıca İran'ın kardeş ülkelerin mallarına yönelik gerekçesiz saldırılarını durdurması gerektiğini ifade etti. Doha, BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin varlıklarını korumak için alacağı tüm önlemleri desteklediğini bildirdi.

Mısır'dan uluslararası seyrüsefer vurgusu

Mısır Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı açıklamada BAE ile tam dayanışma içinde olduğunu belirtti.

Kahire, uluslararası deniz ulaşımının güvenliğini tehdit eden veya gemiler ile sivil tesisleri tehlikeye atan tüm eylemlerin durdurulması gerektiğini vurguladı. Mısır ayrıca uluslararası hukuk kurallarına uyulması çağrısında bulunarak bunun gerilimin düşürülmesine ve bölgenin güvenlik ve istikrarının korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Körfez İşbirliği Konseyi: Tehlikeli ve kabul edilemez tırmanış

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) de iki tankerin hedef alınmasını kınadı. KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, saldırıların tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanış olduğunu belirtti.

Budeyvi, saldırıların dünyanın en önemli stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımı ve uluslararası ticaretin güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu söyledi.

KİK Genel Sekreteri, bu değerlendirmelerin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi ve ilgili Güvenlik Konseyi kararları, özellikle de 2817 sayılı karar çerçevesinde yapıldığını belirtti.

Budeyvi, İran'ın bu kritik uluslararası geçiş güzergâhını bir baskı ve tehdit aracına dönüştürme girişimlerini kesin biçimde reddetti. Uluslararası topluma sorumluluklarını yerine getirerek tekrarlanan saldırıların durdurulması için kararlı bir tutum alma ve uluslararası hukuk, deniz hukuku ve ilgili uluslararası kararlar doğrultusunda deniz ulaşımının güvenliği ile özgürlüğünü garanti altına alma çağrısında bulundu.

KİK Genel Sekreteri ayrıca Konseyin BAE ile tam ve kararlı dayanışma içinde olduğunu, Abu Dabi'nin güvenliğini, egemenliğini, varlıklarını ve çıkarlarını korumak için aldığı tüm önlemleri desteklediğini yineledi.

Arap Birliği: Deniz ulaşımına doğrudan tehdit

Arap Birliği de İran'ın iki tankeri hedef almasını kınayarak saldırının uluslararası hukukun ve BM Güvenlik Konseyi kararının açık bir ihlali olduğunu belirtti.

Birlik, "İran'ın bu ihlallerini tekrarlaması, deniz ulaşımının özgürlüğüne doğrudan tehdit oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Saldırıların uluslararası ticaretin seyri ve küresel enerji güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.

Arap Birliği, uluslararası hukuk ve deniz hukuku kurallarına uyulması gerektiğini vurgulayarak İran'a tırmandırıcı eylemlerine son verme ve deniz ulaşımının güvenliği ile emniyetini tehdit edecek uygulamalardan kaçınma çağrısında bulundu.

Kuveyt: Hürmüz tamamen ve koşulsuz açılmalı

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, ticari gemilerin ve uluslararası deniz yollarının hedef alınmasının uluslararası hukuka ve 2817 sayılı karara aykırı olduğunu belirtti.

Açıklamada, bu tür saldırıların deniz ulaşımının güvenliğini, enerji arzının istikrarını ve uluslararası ticareti tehlikeye attığı vurgulandı.

Kuveyt, bölgede gerilimi daha da artıracak tüm eylemlerin durdurulması, uluslararası geçiş güzergâhlarında seyrüsefer özgürlüğüne ve güvenli geçiş hakkına saygı gösterilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın tamamen ve koşulsuz şekilde yeniden açılması çağrısında bulundu.


Suudi Arabistan ve Irak, güvenlik koordinasyonunun devam edeceğini vurguladı

Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Irak, güvenlik koordinasyonunun devam edeceğini vurguladı

Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Prens Halid bin Salman, dün Riyad'da Korgeneral Abdülamire el-Şemmari ile yaptığı görüşmede, (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Irak Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlık Ofisi Başkanı Orgeneral Abdül Emir eş-Şemmari ile dün Riyad’da bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki askeri ve savunma alanlarındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmeler ele alındı.

Suudi Savunma Bakanı dün X hesabından yaptığı paylaşımda, “Ortak çıkarlarımıza hizmet etmek, bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak amacıyla iki ülke arasındaki koordinasyon ve iş birliğinin sürdürülmesinin önemini teyit ettik” ifadelerini kullandı.

Prens Halid bin Selman, “Irak, bizim için her zaman değerli bir komşu olmaya devam edecek. Hükümeti ve kardeş Irak halkıyla aramızda kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşma bağları bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan’ın Irak’ın güvenliği, istikrarı, kalkınması ve refahını desteklemek amacıyla her zaman ülkenin yanında duracağını belirten Bakan, bunun Irak’ın ve halkının çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyad er-Ruveyli, Müşterek Kuvvetler Komutanı Korgeneral Fehd es-Selman ve Savunma Bakanı İstihbarat İşlerinden Sorumlu Danışmanı Hişam bin Seyf katıldı.

Irak heyetinde ise İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hamid eş-Şatri, Terörle Mücadele Teşkilatı Başkanı Korgeneral Zeyd el-Musevi ve Hava Savunma Komutanı Korgeneral Mühenned el-Esedi yer aldı.

Şarku’l Avsat’ın Irak Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Şemmari başkanlığındaki üst düzey Irak güvenlik heyeti dün Suudi Arabistan’a ulaştı. Heyetin ziyaretinde, insansız hava araçları (İHA) dosyası da dahil olmak üzere çeşitli güvenlik konuları ve ortak meselelerin ele alınması, ayrıca iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonu ve iş birliğinin güçlendirilmesi yollarının görüşülmesi planlandı.


Suudi Arabistan: Kraliyet kararıyla Bakanlar Kurulu yeniden yapılandırıldı, Muhammed bin Selman başkanlığını sürdürecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Kraliyet kararıyla Bakanlar Kurulu yeniden yapılandırıldı, Muhammed bin Selman başkanlığını sürdürecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dün üç kraliyet kararnamesi yayımladı. Kararnameler kapsamında Bakanlar Kurulu, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman başkanlığında ve mevcut üyeleriyle yeniden oluşturuldu.

Karar, Bakanlar Kurulu’nun oluşumuna ilişkin daha önce yayımlanan iki kraliyet kararnamesi ile ilgili diğer kararlar ve Bakanlar Kurulu Kanunu’nun 9. maddesi dikkate alınarak alındı. Söz konusu madde, Bakanlar Kurulu’nun görev süresinin dört yılı aşamayacağını ve bu süre içinde kraliyet kararıyla yeniden oluşturulması gerektiğini öngörüyor.

Yeni kraliyet kararları kapsamında Bender el-Hureyf, Yerel İçerik ve Kamu Alımları Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden alındı. Yerine Prens Abdülaziz bin Selman atandı.

Kral Selman bin Abdulaziz ve Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
Kral Selman bin Abdulaziz ve Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)

Ayrıca Muhammed el-Kuveyz, Sermaye Piyasası Kurumu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden alındı. Kuveyz’in yerine Mazen bin Türki bin Abdullah es-Sudeyri atandı ve kendisine bakanlık rütbesi verildi.