Rusya, Ortadoğu'da inisiyatif almaya hazırlanıyor

Moskova, arabuluculuğa ve ‘Dörtlü Komitenin sanal toplantısına’ hazır.

ABD Büyükelçiliği önündeki İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak planını reddeden aktivistler (EPA)
ABD Büyükelçiliği önündeki İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak planını reddeden aktivistler (EPA)
TT

Rusya, Ortadoğu'da inisiyatif almaya hazırlanıyor

ABD Büyükelçiliği önündeki İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak planını reddeden aktivistler (EPA)
ABD Büyükelçiliği önündeki İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak planını reddeden aktivistler (EPA)

Moskova, Ortadoğu’daki çözüm meselesine ilişkin diplomatik görüşmelerine başladı. Bu çerçevede 21 Mayıs’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın planını kabul etmediğini yinelerken, Moskova’nın Filistinliler ve İsrailliler arasında arabulucu bir rol oynamaya hazır olduğunu açıkladı. Aynı şekilde Rusya Dışişleri Bakanlığı da ilerleyen günlerde Dörtlü Komite temsilcileriyle sanal bir toplantı düzenlemek için çaba sarf etmeye başladı.
İsrailli kaynaklar ise İsrail hükümetinde güçlü bir akımın, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın İsrail’in Batı Şeria’yı ilhak planı karşısında Oslo Anlaşması maddelerini askıya alma kararının ardından, siyasi süreci harekete geçirmeyi desteklediğini vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın hükümete yakın RIA Novosti haber ajansından aktardığına göre diplomatik kaynaklar, toplantı tarihini belirlemek için temasların devam ettiğini söyledi. Aktarılana göre Rusya Dışişleri Bakanının Ortadoğu İşleri Yardımcısı Sergey Vershinin, toplantıda ülkesini temsil edecek ve toplantı, özel temsilciler düzeyinde olacak. Dörtlü Komite’deki diğer taraflar olan ABD, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği’nin (AB) pozisyonlarının ise tam olarak netleşmediği aktarıldı.
Filistin’in Rusya Büyükelçisi Abdül Hafız Nofal, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Devlet Başkanı Abbas’ın Rus mevkidaşı Vladimir Putin’e bir mesaj ileterek, Moskova’da Orta Doğu barışı amacıyla tüm tarafların katıldığı uluslararası bir konferans düzenlemek üzere çalışma çağrısı yaptığını söyledi. Büyükelçi, Rusya’nın tepkisinin ise olumlu olduğunu ifade etti.
Moskova, Filistinli gruplar arası ve Filistin-İsrail arasındaki görüşmeleri düzenleyerek arabuluculuk yapmak istediğini açıkladı. Ancak aynı zamanda Washington ve Filistin tarafı arasında Trump’ın planı etrafında görüş birliği sağlamada rol oynamaya hazır olduğunu belirtti. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov, 21 Mayıs’ta Cenevre’de ABD- Filistin zirvesi düzenlemeyi öneren bir Rus girişimine dair medya organlarında çıkan haberleri yalanlarken, söz konusu haberleri ‘tam bir saçmalık’ olarak nitelendirdi.
Rusya Devlet Başkanı’nın Ortadoğu ve Afrika ülkeleri işleri özel temsilcisi olan Bogdanov, “Batı medyası, Avi Berkowitz (Orta Doğu çözümüne ilişkin Beyaz Saray Özel Temsilcisi) ve bazı ulusal güvenlik yetkilileriyle konuya ilişkin görüşme yaptığımı yazdı” dedi. “Moskova, Ortadoğu çözümü hususundaki ABD Yüzyılın Anlaşması’nın yürürlüğe koyulmasının imkansız olduğuna inanıyor” diyen Rus diplomat, “Berkowitz, beni aradı ve planın yürürlüğe koyulması gerekliliği hakkında konuşmaya başladı. Kendisine bunun imkansız olduğunu, Filistinlilerin ve Arap Birliği’nin tavrını bildiklerini söyledim. Ortadoğu için Dörtlü Komite’nin, koşulları tartışmak ve nasıl bir çıkış yolu olacağını ele almak için bir araya gelmesi gerektiğini belirttim” açıklamasında bulundu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, iki gün önce İsrailli mevkidaşı Gabi Ashkenazi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek, ‘Rusya’nın uluslararası kararlar temelinde Filistinlilerle diyaloğu kolaylaştırmayı sürdürmeye hazır olduğunu’ belirtti. Dışişleri Bakanlığı’nın yayınladığı bildiriye göre Rusya tarafı, ‘uluslararası yasalar temelinde İsrailliler ile Filistinliler arasında doğrudan diyalog yoluyla barış sürecinin yeniden başlamasına yardımcı olmaya istekli olduğunu’ ifade etti.
Öte yandan Rusya Federasyon Konseyi’nin Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Konstantin Kosaçev, Moskova’nın Filistin- İsrail çatışmasında arabuluculuk rolünü oynamaya hazır olduğunu vurguladı. Kosaçev, “Hedefimiz barıştır, kimsenin zaferi değildir. Ortadoğu’nun sorununu çözmek için tek çözüm budur. Tek taraflı eylemlerin, bölgenin tüm sakinleri için bir tehdit oluşturduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle, diyaloga geri dönmek gereklidir” ifadelerini kullandı.
İsrail makamları ise, ilerleyen birkaç gün içinde Cenevre’de BM ve birçok Arap ve batı ülkeleri temsilcilerinin varlığında ABD yönetiminden ve Filistin Yönetimi’nden önde gelen yetkilileri de içerecek şekilde bir toplantı düzenlemeyi amaçlayan bir Rus girişiminin varlığına dikkati çekti. Girişimin, Başkan Donald Trump’ın Yüzyılın Anlaşması olarak bilinen planındaki değişiklikleri ele almayı ve Filistin topraklarındaki gerilimi ortadan kaldıran, İsrail-Filistin müzakerelerinin önünü açan bir atmosfer yaratmayı amaçladığı ifade edildi.
İsrail’de yayın yapan Kanal 13 televizyonu muhabiri Barak Ravid, batılı siyasi yetkililerden alıntı yaptığı haberinde, Rusya’nın önerisinin, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Avi Berkowitz’in arasında salı günü gerçekleşen bir telefon görüşmesinde ortaya koyulduğunu söyledi. Aynı şekilde Moskova’nın, ‘Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) önde gelen temsilcilerin yanı sıra uluslararası Dörtlü Komite ülkelerinin, AB’nin, BM’nin, Rusya’nın ve ABD’nin önde gelen temsilcilerinin de katılımıyla’ ABD ve Filistin taraflarına mini bir zirve önerisinde bulunduğu ifade edildi.
Ravid, Berkowitz’in bu girişime karşı gelmediğine, aksine ‘Yüzyılın Anlaşması maddelerinde değişiklik yapmak isteyen Filistin’in yaklaşımını’ memnuniyetle karşıladığına dikkati çekti. ABD idaresinin Filistin ortaklığı meselesini planının merkezine yerleştirdiğini söylerken, “Önemli olan, bu planın eksen olmasıdır” dedi. Aynı gün Bogdanov, Filistin Başmüzakerecisi ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Genel Sekreteri Saeb Ureykat ile de temasa geçerek, kendisine girişimini sundu. Ureykat’ın ‘girişimi reddetmediği, ancak Ruslara kesin bir cevap da vermediği’ belirtildi.
Barak Ravid, BM ve AB diplomatlarından ‘bu girişime coşkulu bir destek verildiğini’ işittiğini söylerken, ‘işgal altındaki Batı Şeria’da İsrail’in ilhak sürecini ve bölgede güvenlik patlaması riskini durduracak’ yeni bir diplomatik hareketlilik fırsatına dikkati çekti. İsrail hükümeti bu girişim hakkında resmi olarak yorum yapmayı reddetse de Tel Aviv’deki siyasi kaynaklar, “Yeni İsrail hükümetinde siyasi süreci harekete geçirmek için her türlü girişimi destekleyen güçlü bir akım var” dedi.



BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
TT

BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in yoğun saldırıları ve Filistinli sivillerin zorla yerinden edilmesi nedeniyle Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da ‘etnik temizlik’ yaşanabileceğine dair endişelerini dile getirdi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan raporda, “Yoğun saldırılar, mahallelerin sistematik biçimde tamamen yıkılması ve insani yardımların engellenmesi, Gazze Şeridi’nde kalıcı bir demografik değişim yaratmayı amaçlıyor gibi görünmektedir” ifadesine yer verildi.

Raporda ayrıca, “Kalıcı bir yerinden etmeyi hedeflediği izlenimi veren zorla tahliye uygulamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu durum, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da etnik temizlik konusunda ciddi endişelere yol açmaktadır” denildi.

BM’de üst düzey bir yetkili dün yaptığı açıklamada, İsrail’in idari olarak Filistin yönetimine bağlı olması öngörülen Batı Şeria bölgeleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya yönelik adımlarının ‘fiili ve kademeli bir ilhaka’ vardığı uyarısında bulundu. BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Filistin meselesine ilişkin BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, “Sahadaki durumu istikrarlı biçimde değiştiren tek taraflı İsrail adımları nedeniyle Batı Şeria’nın fiili ve kademeli bir ilhakına tanıklık ediyoruz” dedi. Geçen haftadan bu yana İsrail, Batı Şeria’daki kontrolünü pekiştirmeye yönelik bir dizi kararı onayladı. Filistinliler, Oslo Anlaşmaları kapsamında Batı Şeria’da sınırlı bir özerk yönetime sahip bulunuyor.

DiCarlo, söz konusu adımların işgal altındaki Batı Şeria’da, El Halil gibi hassas bölgeler de dahil olmak üzere İsrail sivil otoritesinin tehlikeli biçimde genişlemesi anlamına geleceğini belirtti. DiCarlo, bu adımların bürokratik engellerin kaldırılması, arazi alımının kolaylaştırılması ve İsraillilere inşaat ruhsatı verilmesinin önünün açılması yoluyla yerleşimlerin genişlemesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Yeni düzenlemelerin, hâlihazırda Filistin yönetiminin idari yetki kullandığı Batı Şeria’nın bazı bölümleri üzerindeki İsrail kontrolünü daha da pekiştirmesi bekleniyor. Oslo Anlaşmaları uyarınca Batı Şeria, Filistin Yönetimi, karma yönetim ve İsrail yönetimi altındaki A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Batı Şeria’nın, gelecekte kurulacak bir Filistin devletinin büyük bölümünü oluşturması öngörülürken, İsrail’deki aşırı sağ çevreler bölgeyi İsrail topraklarının bir parçası olarak görüyor.

Oslo Anlaşmaları’nın ilan edilen amacı, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının önünü açmaktı. BM nezdindeki 85 ülkenin misyonu ise salı günü yayımladıkları ortak açıklamada, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrolünü genişletmesini kınadı. Açıklamada, ‘İsrail’in Batı Şeria’daki yasa dışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve uygulamalar’ kınandı.


Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.