Türkiye, Libya çatışmasında bir oyuncu olarak yer almaya çalışıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan Libya Başbakanı Es-Serrac'ı kabul etti (Arşiv-İHA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan Libya Başbakanı Es-Serrac'ı kabul etti (Arşiv-İHA)
TT

Türkiye, Libya çatışmasında bir oyuncu olarak yer almaya çalışıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan Libya Başbakanı Es-Serrac'ı kabul etti (Arşiv-İHA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan Libya Başbakanı Es-Serrac'ı kabul etti (Arşiv-İHA)

Türkiye tarafından desteklenen Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı güçler arka arkaya kazanılan bir dizi seri zaferin ardından, zor seçimlerle karşı karşıya bulunan Mareşal Halife Hafter’in kazanımlarını yok etmeye çalışıyor. Türkiye destekli güçlerin bu hafta içinde Libya’nın batısında kazandığı ardışık zaferler dizisi, Türkiye'nin de buradaki diğer yabancı güçlerle birlikte etkili bir oyuncu olmaya başladığına işaret ediyor.
Türk silahlarıyla desteklenen UMH güçleri, geçtiğimiz Pazartesi günü başkent Trablus'un batısında yer alan büyük bir hava üssünü ele geçirmeyi başardı. İnsansız hava araçları ülkeye yeni ulaşan Rus hava savunma bataryalarını imha ederken, Mareşal Halife Hafter’e bağlı güçleri Trablus'un güneyindeki ana şehirlerin birinden çıkarmak için saldırılar düzenlendi. Bu zaferler, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından desteklenen Trablus hükümetinin yaşadığı aksaklıkların açık bir yansımasıdır. Nitekim hükümete bağlı olan güçler, Hafter komutanlığındaki güçlerin şiddetli bir kuşatması altında bitkin düşmüş görünüyordu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ocak ayından itibaren ülkeye askeri teçhizat gönderdi. Bu doğrudan askeri müdahale, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışından bu yana geçen bir asırlık sürede, petrol kaynakları bakımından zengin olan Libya'daki en güçlü Türk hamlesi olarak değerlendiriliyor.

Hafter güçlerini aşağılama adımı
Mareşal Halife Hafter, bir yıldan daha fazla bir süre önce Libya'nın başkenti Trablus'un kontrolünü ele geçirmek için büyük bir saldırı başlattı. O sıra askeri çatışmada eli oldukça güçlü görünüyordu. Çünkü Rusya gibi harici güçler tarafından destekleniyordu. Ancak geçtiğimiz Çarşamba günü UMH’ye bağlı güçler, son çatışmalarda ele geçirilen hava savunma sistemini sergilemek üzere başkent Trablus'ta bir yürüyüşe çıkarak Mareşal Halife Hafter’i destekleyen dış güçleri aşağılamaya yönelik bir adım attı.
Hafter’e bağlı güçler geçtiğimiz Perşembe günü Trablus'un güneyinde bulunan Alasaba kentinden çıkarıldı. Başkent Trablus'un 60 mil dışında yer alan şehir, ulusal ordu güçlerinin kontrolü altında olan küçük bir stratejik şehirdir.

BM’nin endişesi
BM Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams, BM Güvenlik Konseyi’ni ‘buradaki savaşın büyüyeceği, derinleşeceği ve Libya halkı için yıkıcı sonuçları olacağı’ konusunda uyardı. BM Güvenlik Konseyini video konferans yoluyla bilgilendiren Williams, sofistike silahlarla askeri yığınakların yapıldığına şahit olduklarını ve her iki tarafta da yabancı paralı askerler kullanıldığını belirtti.
Bu hafta elde edilen Türk kazanımları savaşın gidişatını kendi lehine değiştirmiş gibi görünse de nihai bir sonuca varmak için henüz erken. Zira Libya çatışmasındaki oyuncuların pozisyonları, merhum Albay Muammer Kaddafi’nin ve rejiminin 2011'de çökmesinden bu yana değişiyor.
76 yaşındaki Mareşal Hafter, önceki gün yaptığı açıklamada Trablus'taki Türk askeri hedeflerine yönelik ‘Libya tarihindeki en büyük hava saldırısını’ düzenleyeceğini söyledi. Fakat Hafter’in bir sonraki adımı, kendisini destekleyen dış taraflarla yapacağı istişarelerinin ardından belirlenecek.
Bloomberg News’e konuşan Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) İçişleri Bakanı Fethi Başağa, Rusya'nın Suriye'deki Hımeymim hava üssünden kalkan Sovyet yapımı en az 6 ‘Mig-29’ ve 2 ‘Su-24’ savaş uçağını ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Hafter'e ulaştırdığını bildirmişti. Avrupalı ​​bir yetkili ise eline bu türde raporların ulaştığını, ancak bu uçakların Rusya veya Suriye hava kuvvetlerine ait olup olmadıklarının belirsiz olduğunu söyledi.

Rusya'nın kartı
Rusya'dan gelecek herhangi bir askeri müdahale, bugüne kadar ülke içinde ciddi bir nüfuzu bulunan Rus liderliği tarafından şiddetli bir askeri tırmanış mesabesinde olacak. Bu müdahale, Kremlin'le yakından ilişkili olan Wagner Grubu'ndan birimlerin konuşlandırılmasıyla yapılacak. Ayrıca Avrupalı ​​yetkili, Rus savaşçılarla ilgili durumun -büyük ihtimalle- Kremlin'den Ankara'ya ‘mevcut askeri tırmanışı düşürme gerekliliği yönünde gönderilen bir sinyal’ mesabesinde olacağını ifade etti.
Rus liderliği söz konusu haberlere dair herhangi bir yorum yapmadı. Ancak Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu arasında telefon görüşmesi gerçekleşti. Taraflar, Birleşmiş Milletler tarafından denetlenen siyasi sürecin yeniden başlamasıyla birlikte Libya'da derhal ateşkes sağlanması çağrısında bulundular.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.