Yerinden edilenler 40 yıldır Basra’ya dönmek için bekliyor

Yerinden edilenler 40 yıldır Basra’ya dönmek için bekliyor
TT

Yerinden edilenler 40 yıldır Basra’ya dönmek için bekliyor

Yerinden edilenler 40 yıldır Basra’ya dönmek için bekliyor

Macid el-Brikan
İran-Irak Savaşı (1980-1988) patlak verdiğinde, Basra ilinde yarı sınırdaki tarım alanlarında yaşayan binlerce Iraklı yükte hafif pahada ağır eşyalarını da yanlarına alarak evlerinden ve arazilerinden hızla ayrılmak zorunda kaldı. Yerinden edilmelerinden bu yana 40 yıl geçmesine rağmen viraneye dönmüş evlerine ya da dikenli tellerle çevrili mayın tarlalarına dönüştürülmüş arazilerine ne yazık ki geri dönemediler.
Savaşın ezip geçtiği yerlerden biri de Şattülarap’ın Atebe nahiyesiydi. Yıllarca şiddetli savaşlara cephe olmuş olan bu yerin tüm sakinleri mermi ve topların gürültüsü altında bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Çukurlar, siperler, topraktan yapılan gözetleme yerleri, etrafa saçılmış roket ve füze kalıntıları ya da mermi kovanları savaş sanki 32 yıl önce değil de birkaç hafta önce sona ermiş izlenimi veriyor.

Unutulan yerinden edilmişler
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı haberinde açıklamaları bulunan Beni Temim kabilesi büyüklerinden, eski milletvekili Mansur et-Temimi duruma dair şunları söyledi:
“Atebe nahiyesi ve çevresindeki alanlar hurma ağaçlarıyla doluydu. İnsanlar burada sakin ve sıkıntısız bir hayat yaşamaktaydı. Ancak savaş onlara acıyı tattırarak paramparça etti. Bazıları Basra’daki nispeten daha güvenli alanlara taşındı. Diğerleri ise Necef ya da Kerbela gibi diğer Irak şehirlerine göç etti. Birçoğu uzun yıllardır şartlar el verdiği takdirde memleketlerine geri dönmeyi hayal ediyor. Irak’ta ardı ardına gelen hükümetler ne buralara yeniden hayat verme yolunda ciddi bir ilerleme kaydetti ne de sakinlerinin maruz kaldığı ağır hasarı telafi etti. Aksine bu insanların acılarını ihmal ettiler ve görmezden geldiler. Mayın ve füze kalıntıları ya da hizmet eksikliği nedeniyle bölgenin eski sakinlerinin geri dönmesi imkansız görünüyor.”

Çevresel ve ekonomik boyutlar
Atebe ve çevresinden kaç kişinin yerlerinden edildiğine dair resmi veriler yok. Ancak 3 bin aile olduğu tahmin ediliyor. Çoğunun ise Beni Temim, Banu Kaab, Beni Amir kabilelerinden ya da el-Umtur, el-Atab ve el-Aydan aşiretlerinden olduğu biliniyor. Bazıları kendilerini Filistinli mültecilere benzetiyor, hatta onlardan daha kötü durumda olduklarını söylüyor.
Söz konusu kişilerden biri olan aktivist Salah el-Atabi yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor:
“Filistinli mültecilere yardım eden uluslararası organlar, örgütler ya da onların davalarını savunan hükümetler var. Ancak bu bizim için geçerli değil. Şayet devlet bu konuda irade sahibiyse toprağın mayın ve mermilerden temizlenmesi, buralara elektrik ve su verilmesi ya da bir okul, sağlık merkezi ve polis karakolu kurulması zor değildir. Meselenin çevresel ve ekonomik boyutlarının yanı sıra insani yönleri de var. Eskiden bir kısmı Avrupa ve ABD’te ihraç edilecek şekilde yüklü miktarlarda hurma üreten palmiye bahçeleriyle dolu geniş arazilerin ıssız ve askeri atıklarla kirlenmiş bir şekilde bırakılması doğru değil.”

Yürürlüğe girmeyen karar
2016’da ildeki en yüksek yasama ve denetleme otoritesi olan Basra İl Meclisi bölgenin yeniden inşası ve sakinlerinin yerleşmesine hazırlık olarak Atebe’nin idari bir birim olması kararı aldı. Geçen senenin sonlarında dondurulan karar yürürlüğe girmedi. Irak İnsan Hakları Yüksek Komisyonu’nun Basra’daki ofisinin müdürü olan Mehdi et-Temimi konuya dair şu bilgileri verdi:
“Bu meselenin çözülmemesinin temel nedeni ihmalkarlıktır. Yerinden edilenlerin taleplerindeki zayıflık ya da seslerinin medyada duyulmuyor olması da diğer nedenler arasında. Atebe ve çevresinde yalnızca cephane kalıntısı değil, aynı zamanda savaş sırasında öldürülen binlerce Irak ve İran askerlerin cesetlerinden kalanlar da var. Bu konudaki çalışmalar İran ve Irak ortak iş birliği ile yıllardır sürüyor.”

Sıfırdan imar
Konya dair açıklamalarda bulunan bir diğer isim de Basra milletvekili Falih el-Hazali oldu:
“Savaşın yıkıp geçmesi ve önceki iktidarın politikaları nedeniyle haritadan silinen Atebe’nin hayata sıfırdan başlaması için yoğun çabalar gerekiyor. Bu yüzden bu alanla ilgili olarak özel bir kamu kurumu kurulması lazım. Nitekim Basra'daki yerel yönetim, önceki yıllarda bu amaç doğrultusunda il bütçesinden fon ayırmadı. Bu konuda net bir stratejik vizyon da bulunmuyor.”
Arazileri Körfez’e bakan Basra ilinde sakinlerinin terk etmek zorunda kaldığı, çevresi tahrip edilmiş ve savaşa sürüklenmiş tek yer elbette ki Atebe değil. Ancak savaştan en çok etkilenenlerden ve en çok ihmal edilen yerlerden biri olarak ön plana çıktı. Uzun süredir topraklarına geri dönmeyi bekleyen yerli halkın bu hayalleri kendileri için değilse bile bir gün belki çocukları veya torunları için gerçek olur.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.