Sudan Başbakanı Hamduk: Aralık 2019 devrimi şehitlerinin kanı yerde kalmayacak

​Sudanlılar dün başkent Hartum'da oturma eyleminin güvenlik güçleri tarafından şiddetle bastırılmasının yıldönümü dolayısıyla gösteriler düzenlediler (AFP)
​Sudanlılar dün başkent Hartum'da oturma eyleminin güvenlik güçleri tarafından şiddetle bastırılmasının yıldönümü dolayısıyla gösteriler düzenlediler (AFP)
TT

Sudan Başbakanı Hamduk: Aralık 2019 devrimi şehitlerinin kanı yerde kalmayacak

​Sudanlılar dün başkent Hartum'da oturma eyleminin güvenlik güçleri tarafından şiddetle bastırılmasının yıldönümü dolayısıyla gösteriler düzenlediler (AFP)
​Sudanlılar dün başkent Hartum'da oturma eyleminin güvenlik güçleri tarafından şiddetle bastırılmasının yıldönümü dolayısıyla gösteriler düzenlediler (AFP)

Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, İslamcı rejimin devrildiği Aralık 2019 devrimi şehitlerinin kanının yerde kalmaması da dahil olmak üzere devrimin taleplerini gerçekleştirme sözü verdi.
Diğer taraftan göstericiler ve direniş komiteleri ülkede korona salgını nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağını göz ardı ederek Hartum sokaklarında lastikler yaktılar, barikatlar kurdular ve şehitlerin intikamlarının alınmasını talep ettiler.
Geçen yıl ordu genel komutanlığı önünde gerçekleştirilen barışçıl oturma eyleminde güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği katliamın yıldönümü bu yıl Ramazan ayının 29’uncu gününe denk geldi. Sudan Merkezi Doktorlar Komitesi, 3 Haziran 2019'da Hartum'da ordu genel komutanlığı önünde düzenlenen oturma eyleminde 246 kişinin şehit olduğunu, bin 356 kişinin yaralandığını ve yaralılardan 128'inin öldüğünü teyit etti.
Hamduk, resmi Facebook hesabından yaptığı açıklamada, “İnsanlar onurları için ayaklandılar. Devrim şehitlerinin ruhları, hükümete, devrimin hedeflerini nasıl yerine getirileceğini gösteren bir kandil olacaktır. Sudan devriminin şehitleri sonsuza kadar halkımızın hafızasında yer alacak. Ayakta kalacağız ve kazanacağız” ifadelerini kullandı.
28 subayın infazı
Ramazan ayının 29’uncu günü, İslamcı rejim tarafından 1990 yılında işlenen bir suçun da yıldönümü. İslamcı rejim bu tarihte, Sudan ordusunun en iyi 28 subayını soğukkanlılıkla yargısız bir şekilde infaz etti, cesetlerini gizledi ve aileler yakınları nereye gömüldükleri konusunda bilgilendirilmedi.
Göstericilerin kanı, katliam sırasında yağan yağmur suyuna karıştı. Yılın bu zamanında Hartum’da yine beklenmedik bir şekilde yağmur yağdı. Sudanlılar, oturma eylemi gecesi yağmur suyuna karışan bu kanı hatırladılar.
Diğer taraftan Sudan Kültür ve Enformasyon Bakanı Faysal Muhammed Salih, başkentteki ordu genel komutanlığı önünde düzenlenen oturma eyleminde şehit olanlarının kanının yerde kalmayacağını ifade ettiği açıklamasında, yıldönümü resmi anma töreninin haziran ayının üçüncü günü düzenleneceğini dile getirdi.
Hartum mahallelerindeki yüzlerce protestocu ve direniş komiteleri, ülkede korona salgını nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağını göz ardı ederek protestolar düzenlediler ve şehitlerin intikamının alınmasını talep ettiler. Beri, Kuzey Hartum, Omdurman ve ülkenin diğer bazı bölgelerinde gösteriler düzenlendi. Sokaklara dökülen vatandaşlar lastikler yaktılar ve barikatlar kurdular.
Devrimin öncüsü olan Sudan Meslek Odaları Birliği'nin (SPA) resmî web sayfasından yapılan açıklamada, adaletin gerçekleşmesi için kendilerini bir devrimin daha beklediği ifade edildi. Bu zorlu şartlar altında hakikatin ve devrimin sesini yüceltmek için devrim sokaklarındaki kanın tazeleneceğinin dile getirildiği açıklamada, “Sokaklar ihanet etmez. Sizden öğrendiğimiz budur. Sizlerle farkındalık, irade ve kararlılık üzerine sözleştik” ifadeleri yer aldı.
Oturma eylemi sırasında gerçekleştirilen katliam dolayısıyla kurulan soruşturma komisyonunun başkanı Avukat Nebil Edip, suçluların cezasız kalmayacağına ve adaletin yerini bulacağına dair söz verdi. Geçiş dönemini düzenleyen anayasal belgede, oturma eylemi sırasında yapılan katliamın soruşturulması için bir komisyon oluşturulması kararlaştırılmış, hukukçuların ve devlet kurumlarından temsilcilerin yer aldığı komisyonun başına Nebil Edip getirilmişti. Raporun üç ay içinde sunulması planlandı, fakat bu süre üç kez daha uzatıldı. Olayla ilgili raporun birkaç hafta içerisinde tamamlanması bekleniyor. Bu konuda oklar, feshedilen Askeri Geçiş Konseyi’ni, Egemen Konseyi’ndeki bazı üyeleri ve ordudaki bazı komutanları gösterse de bu kimseler kendilerine yöneltilen suçlamaları reddederek ‘gizli birtakım güçleri’ sorumlu tuttular. Oysa tanık ifadeleri operasyonun ordu güçlerinin ve komutanlarının göz önünde düzenlendiğini doğruluyor.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.