İddia: Türkiye, Kenya Hava Kuvvetleri damgalı uçakla Libya’ya asker gönderdi

İddia: Türkiye, Kenya Hava Kuvvetleri damgalı uçakla Libya’ya asker gönderdi
TT

İddia: Türkiye, Kenya Hava Kuvvetleri damgalı uçakla Libya’ya asker gönderdi

İddia: Türkiye, Kenya Hava Kuvvetleri damgalı uçakla Libya’ya asker gönderdi

Askeri havacılık hareketlerini takip konusunda uzmanlaşmış bir internet sitesi, Türkiye’nin Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) güçlerinin saflarına katılmak üzere İstanbul’dan Misrata’ya paralı asker gönderdiğini iddia etti.
İtalya merkezli ‘ItaMilRadar’ internet sitesi, Kenya Hava Kuvvetleri’nin damgasını taşıyan bir uçağın takip edildiğini ve uçağın, İstanbul’dan ayrılarak Libya’nın güneyine yönelen Türk Hava Kuvvetleri’ne ait olduğunu belirterek, uçağın UMH birliklerine asker taşıdığını iddia etti. İnternet sitesi, aynı uçağın Perşembe ve Cuma günleri İstanbul’dan Misrata’ya uçuş yaptığını ve Libya’ya başka uçuşlar daha yapmasının beklendiğini vurguladı. Site ayrıca, Türkiye’ye ait bir savaş uçağının da İstanbul’dan Ankara’ya uçuş yaptığının tespit edildiğine dikkati çekti. Aktarılana göre Türkiye Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı EC-130 türü uçak Misrata’ya hareket etti.
Öte yandan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), 24 Mayıs’ta UMH saflarına katılmak için Suriyeli muhaliflerden oluşan 500 paralı askerin Libya’ya ulaştığını açıkladı.
SOHR, şu ana kadar Libya topraklarına ulaşan paralı askerlerin sayısının, Suriyeli olmayan bir grup da dahil 10 bin 100 kişiye ulaştığını ve eğitim almak üzere Türk kamplarına ulaşan Suriyeli savaşçı sayısının da 3 bin 400 olduğunu duyurdu.
SOHR, 24 Mayıs’ta Libya topraklarındaki birkaç cephede meydana gelen savaşlarda 10 paralı askerin öldürüldüğünü iddia etti.
Öte yandan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin Libya’daki adımlarıyla dengelerin değiştiğine ve ülkede bir iç savaşın yaşanmasını engellediğine dikkati çekti. Çavuşoğlu, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, “Herkes, Türkiye’nin Libya’ya girmesi ile dengelerin değiştiğini itiraf etti. Türkiye’nin girmemesi halinde Libya’daki savaş sokaklara kadar yayılacaktı” diyerek, Libya’da ateşkesten söz edilmesinin sebebinin de Türkiye’nin bu ülkedeki varlığından kaynaklandığını belirtti. Dışişleri Bakanı ayrıca, İngiltere’nin de Serrac hükümetini ve Libya’daki siyasi süreci desteklediğini söyleyerek, tek çözümün siyasi çözüm olduğunu ve Hafter’in bunu anlaması gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da, Avrupa ülkelerinin ve ABD’nin artık Hafter’e güvenmediğini, ancak bunu kamuoyuna açıklamadıklarını söyledi. Kalın, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Libya halkını yaklaşık 10 yıldır yaşadıkları kaostan çıkarmak için çaba sarf ettiğini belirterek, ülkesinin Libya’daki varlığının resmi anlaşmalara ve yasal çerçevelere göre olduğunu ifade etti. Hafter’e boyun eğmediklerini ve eğmeyeceklerini belirten Kalın, Türkiye’nin Kaddafi’nin devrilmesinden sonra ortaya çıkan istikrarsızlığı sona erdirmek için siyasi süreci ilerletmeye çalıştığını, söz konusu çabaların tek taraflı olmadığını ve Birleşmiş Milletler’in (BM) takip ettiği çabalar çerçevesinde yürütüldüğünü vurguladı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ayrıca, uluslararası toplumun da ‘yasadışı, pervasız ve Hafter saldırganlığı’ olarak nitelediği duruma karşı durması gerektiğine dikkati çekti.
 



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.