Hamideti'nin açıklamaları Sudan hükümetinde çatlak olduğunu gösteriyor

Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti)
Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti)
TT

Hamideti'nin açıklamaları Sudan hükümetinde çatlak olduğunu gösteriyor

Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti)
Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti), ülkedeki geçiş iktidarı içerisindeki bazı tarafları, Hızlı Destek Kuvvetleri’ne komplo kurmak ve ‘şeytanlaştırmakla’ itham etti.
Hamideti açıklamasında Libya’ya asker gönderildiği yönündeki haberleri yalanladı. Onun bu açıklaması, analistler tarafından hükümet içerisinde bir çatlak olduğu yönünde yorumlandı.
Bu Hamideti’nin önderlik ettiği Hızlı Destek Kuvvetleri’nin hedef alındığı yönündeki ilk açıklaması değil. Hamideti daha önce Hızlı Destek Kuvvetleri’ni başkent Hartum'dan ve siyasi denklemden çıkarma yoluyla geçici sivil hükümeti devirme planlarının varlığından bahsetmişti.
Ayrıca Hamideti feshedilen Askeri Geçiş Konseyi’ne katılımının geçiş hükümetinin siyasi referansı olan Özgürlük ve Değişim Güçleri Bildirgesi (ÖDBG) yapılan istişarelerin ardından ve Egemenlik Konseyi Başkanı Abdülfettah Burhan’ın büyük ısrarıyla gerçekleştiğini söyledi.
Hamideti açıklamasının devamında, feshedilen Ulusal Kongre Partisi’nin ve iktidarın sivil ortağı ÖDBG içindeki bazı tarafların, Hızlı Destek Kuvvetleri’ne kurulan komploların ve şeytanlaştırma girişimlerinin arkasında olduğunu iddia etti.
Hamideti, önceki gün Sudan 24 kanalına verdiği röportajda başkent Hartum'daki Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı önünde gerçekleştirilen oturma eylemini kırmaya çalışan güvenlik güçleri haricindeki bazı oluşumların planlarına kendi güçlerinin askeri tanklarla karşı koyduğunu dile getirdi. Hamideti, yüzlerce kişinin ölümüne ve yaralanmasına yol açan olaylarla ilgili olarak oluşturulan soruşturma komisyonunun çalışmalarını tamamlaması sonrasında operasyonlara katılan güçlerin ve gizli gerçeklerin açığa çıkacağı taahhüdünde bulundu.
Bazı taraflarca öne sürüldüğü gibi Hızlı Destek Kuvvetleri’nin ‘paralı asker’ olarak Libya’da bulunduğu yönündeki iddiaları yalanlayan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı, Libya'daki savaşı sona erdirmek için taraflar arasında arabuluculuk yapma yönünde çaba gösterildiğini, fakat çatışmaların taraflarından hiç kimsenin bunu kabul etmediğini açıkladı.
Sudan Milli Ümmet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fadlullah Berme Nasır, geçiş hükümeti içindeki bazı taraflara yönelik söz konusu ithamlar ve öfkeli ifadeler ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Hamideti, her zaman açık ve yüksek güvenilirlikle konuşuyor. Bunun en büyük kanıtı daha önce yaptığı açıklamalarda güçlerinin bir kısmının oturma eylemini kırma girişimine katıldığını teyit etmesidir. Diğer taraftan ordu tarafından oturma eyleminin bastırılması için Ömer el-Beşir’den gelen talimatları reddeden Hamideti, vatanseverlikle hareket etmiş ve bu uğurda kan dökmüştür. Ayrıca onun tutum ve davranışları, devrim düşmanları karşısında ülkedeki değişimin ve devrimin arkasında durduğunu göstermektedir. Bu bağlamda Hamideti’nin kendisini ve güçlerini hedef alan bazı taraflara yönelik suçlamaları, Hızlı Destek Kuvvetleri’ni ülkedeki düzenli güçlerin bir parçası olarak değil de bir grup milis olarak gören seslerin varlığından kaynaklanmaktadır. Bizi ilgilendiren kelimeler değil, eylemlerdir. Hızlı Destek Kuvvetleri devrim için ve geçiş döneminin korunması için bir emniyet valfidir.”
Siyasi analist Abdullah Rızk, iktidardaki siyasi koalisyon içinde derin çatlakların oluşmaya başladığını dile getirdiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu, geçiş otoritesini oluşturan kuvvetler içinde yeni bir kutuplaşma aşamasının başladığını gösteriyor. Görünen o ki koalisyon içerisinde ‘iç ittifaklar’ oluşuyor ve her bir taraf diğerleriyle olan mücadelesinde kendini güçlendirmeye çalışıyor. Halihazırdaki durum oldukça kırılgan. Hamideti’nin konuşmak üzere sık sık görünüyor oluşu, askeri bileşen içerisinde oturma eylemi sırasındaki operasyonların sorumluluğu hususunda onu günah keçisi yapmak için bir komplo kurulduğu yönündeki endişelerini ortaya koyuyor. Bu onu ordunun bir kısmıyla karşı karşıya getirebilir. Oturma eyleminin bastırılması meselesi, tüm geçiş döneminin ciddi bir çıkmaza girmesine yol açabilir. Soruşturmanın sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte askeri bileşenin olaydan sorumlu olduğu ortaya çıkarsa böyle bir durum kaçınılmaz olur. Askeri bileşen kendini korumak için bir darbeye yönelebilir. Hamideti, Darfur'daki silahlı hareketlerin desteğini alarak erken bir vakitte konumunu iyileştirmeye başladı. Aynı zamanda barış müzakereleri dosyasıyla onlarla anlaşma yapmayı başardı. Bu hareketler, Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanına olumlu bakılmasını temin etti ve Darfur savaşındaki rolünü unutturdu. Hamideti, devrimi ortadan kaldırma planları yapan taraftar olduğuna işaret ederek ve kendisinin onların karşısında devrimin yanında olduğunu göstererek, siyasi güçler ve sivil toplum içindeki imajını iyileştirmeye çalışıyor.”
Siyasi analist Halid et-Ticani ise yaşananları asker ve siviller arasında yaşanan güç mücadelesine bağladı ve her bir tarafın iktidardaki konumunu güçlendirmek için çalıştığını söyledi. Ticani, böyle bir çıkmazın ancak geçiş dönemini düzenleyen anayasal belgeye bağlılıkla aşılabileceğini vurguladı.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.