4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının faturası belli oldu

4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının faturası belli oldu
TT

4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının faturası belli oldu

4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının faturası belli oldu

İçişleri Bakanlığı, 4 günlük sokağa çıkma kısıtlaması boyunca ihlalde bulunan 47 bin 831 kişi hakkında adli ya da idari işlem yapıldığını bildirdi.
İşte İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamanın tamamı :
''Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs salgınının ülkemizde görülmeye başlandığı 11 Mart'tan bu yana, Bilim Kurulunun önerileri ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda; salgının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin etme, sosyal mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla birçok tedbir kararı alınarak uygulamaya geçirilmiştir.
Alınan bu tedbirler kapsamında, büyükşehir statüsündeki bazı illerimiz ve Zonguldak ilimizde zaman zaman sokağa çıkma kısıtlaması uygulanarak, salgının yayılım hızının düşürülmesi hedeflenmiştir.
Ancak, hem manevi dünyamız hem de sosyal hayatımız içinde çok önemli bir yere sahip olan
Ramazan Bayramı'nın koronavirüsün yayılma hızı ile ilgili oluşturabileceği riskleri yönetebilmek adına, Sayın Cumhurbaşkanımızın Başkanlığında gerçekleşen Kabine Toplantısında 81 ilimizde Ramazan Bayramı süresince 4 günlük sokağa çıkma kısıtlaması kararı alınmış ve uygulamaya konulmuştur.
Bu karar doğrultusunda; 22 Mayıs 2020, saat 24.00'de başlayan sokağa çıkma kısıtlaması, bu gece saat 24.00'da sona erecektir. Genel itibarıyla 4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasına vatandaşlarımız tarafından ülke genelinde yüksek oranda riayet edildiği gözlenmiştir. Bu itibarla; Aziz Milletimize, kısıtlamaya uyma konusunda göstermiş oldukları duyarlılık, sosyal sorumluluk, sabır ve fedakârlık için sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.
Bu uygulama sırasında az sayıda da olsa kısıtlama kararına uymayan vatandaşlarımız olmuştur. 4 günlük süre boyunca ihlalde bulunduğu tesbit edilen toplam 47.831 kişiye Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve TCK'nın ilgili maddeleri kapsamında adli ya da idari işlem yapılmıştır.
Halihazırda, bugün saat 20.00 itibarıyla 25 ilimizdeki, 2 belde, 17 köy, 45 mahalle ve 2 mezra olmak üzere toplam 66 yerleşim yerinde karantina tedbirleri uygulanmakta olup bu yerleşim yerlerindeki toplam nüfus 61.559'dur. Öte yandan 63 ildeki, 395 yerleşim yerinde karantina kararı ise kaldırılmıştır.
Gelinen nokta itibarıyla, bir süredir büyük bir toplumsal başarıyla uyguladığımız tedbirlerin salgının yayılmasını önleme noktasında olumlu netice verdiği açıktır. Ancak bu başarı ve özellikle 4 günlük kısıtlamanın bu gece tamamlanacak olması, virüsle mücadeledeki sorumluluğumuzu arttırmaktadır. Bugüne kadar yapılan fedakârlıkları düşünerek adım atmak, “kontrollü sosyal hayat”'ı öncelemek, bireysel korunma tedbirlerimizi, maske kullanımı – sosyal mesafeye riayet ve el hijyeni gibi bireysel önlemlerimizi hassasiyetle uygulamaya devam etmek, başarımızı kalıcı hale getirmek için şarttır.
Bu itibarla 81 ilimizde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının hemen sonrasındaki günlerde hem bireysel tedbirlerimizin devamını, hem de market, alışveriş merkezi, pazar yeri, cadde ve sokaklarda yoğunluk oluşturulmamasını, bu yerlerde maske takma ve sosyal mesafe kurallarına riayet edilmesini vatandaşlarımızdan önemle rica ediyoruz. Çünkü Koronavirüsle mücadelede milletimizin desteği ve önlemlere riayeti, sürecin temel belirleyicisidir. İnşallah bugüne kadar pek çok sıkıntıyı birlikte atlattığımız gibi Covid- 19 salgınını da hepbirlikte aşacağımıza olan inancımız tamdır.
Bu vesile ile Aziz Milletimizin kısıtlı şartlarda yaşamak durumunda kaldığımız Ramazan Bayramını tekraren tebrik ediyor, eskisi gibi coşkuyla ve yanyana kutladığımız bayramlara en kısa sürede ulaşmak dileğiyle selam ve saygılarımızı sunuyor, virüs salgını sebebiyle kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Cenab-ı Hak'tan rahmet diliyoruz'' 



Starmer: NATO çerçevesi dışında Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için müttefiklerimizle birlikte çalışıyoruz

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
TT

Starmer: NATO çerçevesi dışında Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için müttefiklerimizle birlikte çalışıyoruz

İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)
İngiliz Başbakanı Keir Starmer (EPA)

İngiltere Başbakanı Keir Starmer bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için müttefikleriyle "uygulanabilir" bir plan geliştirmek üzere çalıştığını ve bunun Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) çatısı altında olmayacağını vurguladı.

Starmer'ın bu tutumu, ABD Başkanı Donald Trump'ın, ittifakın üye devletlerinin, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasından bu yana fiilen kapalı olan, küresel enerji arzı için hayati önem taşıyan boğazı yeniden açmasına yardım etmeyi reddetmeleri halinde ittifakın "çok kötü" bir gelecekle karşı karşıya kalacağı uyarısından kısa bir süre sonra geldi.

Starmer, “Avrupa ortaklarımız da dahil olmak üzere tüm müttefiklerimizle birlikte, bölgede seyrüsefer özgürlüğünü mümkün olan en kısa sürede yeniden tesis edecek ve ekonomik etkileri azaltacak kolektif ve uygulanabilir bir plan geliştirmek için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Konuyu Trump ile görüştüğünü de belirtti.

Starmer, İngiltere'nin kendisini ve müttefiklerini savunmak için gerekli adımları attığını, ancak Ortadoğu'da daha geniş bir savaşa sürüklenmeyeceğini vurguladı.

Boğazın yeniden açılmasına yönelik herhangi bir planın NATO misyonu olmayacağını vurguladı.

Şöyle dedi: “Bu misyonun NATO misyonu olmadığını ve olmayacağını açıkça belirtmek istiyorum. Bu, ortaklardan oluşan bir koalisyon olacak; bu nedenle Avrupa, Körfez ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ortaklarla iş birliği yapıyoruz.”

Diplomasi çözümdür

İtalyan Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise bugün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki krizi çözmenin en iyi yolunun diplomasi olduğunu ve İtalya'nın dahil olduğu, bölgeyi kapsayacak şekilde genişletilebilecek hiçbir deniz misyonu bulunmadığını söyledi.

Tajani, Brüksel'deki bir toplantının kulisinde gazetecilere yaptığı açıklamada, "Hürmüz konusunda diplomasinin en iyi çözüm olduğuna inanıyorum" dedi.

İtalya'nın Kızıldeniz'de savunma amaçlı deniz misyonlarına katıldığını belirten Tajani, "Ancak Hürmüz'ü da kapsayacak şekilde genişletilebilecek herhangi bir misyon göremiyorum" diye belirtti.

Alman hükümet sözcüsü bugün yaptığı açıklamada, İran ile savaşın NATO ile hiçbir bağlantısının olmadığını belirterek, Almanya'nın savaşa katılmayacağını ve Hürmüz Boğazı'nın askeri yollarla açık tutulmasına katkıda bulunmayacağını yineledi.

Sözcü şöyle devam etti: "Bu savaş devam ettiği sürece, Hürmüz Boğazı'nın askeri yollarla açık tutulması çabası da dahil olmak üzere hiçbir şekilde katılım olmayacaktır."

Trump, savaşın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'ndan geçişin neredeyse tamamen durması ve bunun sonucunda özellikle petrol olmak üzere enerji fiyatlarının yıllardır görülmemiş seviyelere yükselmesi üzerine, birçok ülkeyi boğazdan geçen tankerleri ve ticari gemileri korumaya yardımcı olmak için savaş gemileri göndermeye çağırdı.

Dünya petrol üretiminin beşte birinin geçtiği boğaz, İran'ın saldırıları ve tehditleri nedeniyle neredeyse tamamen kapalı durumda.

Trump, Financial Times'a verdiği röportajda, NATO'nun müttefiklerine boğazı açmada yardımcı olmaması halinde "çok kötü" bir gelecekle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile planlanan zirveyi ertelemekle tehdit etti.


İran savaşı Pekin'e sınırlı diplomatik kazanımlar sağladı

7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)
7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)
TT

İran savaşı Pekin'e sınırlı diplomatik kazanımlar sağladı

7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)
7 Mart'ta Qingdao limanına yanaşan bir petrol tankeri (AFP)

Pekin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını şiddetle kınarken, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın sonunda Çin'e yapacağı ziyaret için hazırlıklar dün Paris'te yeni bir ticaret görüşmeleri turuyla hız kazandı.

Çin, İran'la olası bir savaşın diplomatik sonuçlarından yararlanmaya çalışıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'daki askeri müdahalesi, savunma sistemlerini ve askeri kaynaklarını Asya'dan uzaklaştırarak Pekin üzerindeki stratejik baskıyı hafifletiyor. Bu durum, Washington'un Asya'daki müttefikleri arasında, özellikle Pekin'in ABD füze ve hava savunma stoklarının azalması ve bunun Tayvan ve Güney Çin Denizi çevresindeki caydırıcılık dengesi üzerindeki etkisini yakından takip etmesi nedeniyle, ABD'nin Hint-Pasifik bölgesine odaklanma yeteneği konusunda endişelere yol açıyor.

Ancak bu kazanımlar sınırlı kalmaktadır çünkü Çin, dünyanın en büyük enerji ithalatçısı olmaya devam ediyor ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrole büyük ölçüde bağımlı durumda.


İranlılar daha ucuz yiyecek ve internet arayışı içinde Kuzey Irak'a geçiyor

İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)
İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)
TT

İranlılar daha ucuz yiyecek ve internet arayışı içinde Kuzey Irak'a geçiyor

İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)
İranlı Kürt bir kadın, Hacı Ömer sınır kapısından Irak Kürdistanı'na geçiyor (AP)

Savaşın ülkelerini harap etmesinden bu yana, dün sınırın yeniden açılması ile onlarca İranlı daha ucuz yiyecek almak, internete erişmek, akrabalarıyla iletişime geçmek ve iş bulmak umuduyla Kuzey Irak'a geçti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre sınırı geçenler, devam eden hava saldırıları ve yükselen gıda fiyatlarının İran'daki yaşamı giderek zorlaştırdığını söyledi.

Mallarla dolu kamyonlar, Irak Kürdistanı'nda Hacı Ömer sınır kapısından geçip yavaşça ilerleyerek, İran tarafındaki yüksek maliyetlerden bir nebze olsun rahatlama sağlamayı umuyordu.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a savaş açmasından önce bile, İranlı Kürtler düzenli olarak Irak Kürdistan'ına geçiyorlardı. Burada bölge sakinleriyle derin ailevi, kültürel ve ekonomik bağlara sahiplerdi ve geçirgen sınır, istikrarlı ticareti ve düzenli ziyaretleri kolaylaştırıyordu.

Şimdi ise Irak Kürdistan'ı, savaşın harap ettiği bölgedeki İranlılar için hayati bir can simidi haline geldi ve onların dış dünyaya erişimini sağlıyor.

Bölgesel askeri gerilimlerin artması nedeniyle sınır kapatıldı. Irak Kürt yetkilileri, İranlı mevkidaşlarının geçişi yeniden açmasını bekliyor.

AP’nin görüştüğü İranlı Kürtlerin neredeyse tamamı, İran istihbarat servislerinden misilleme korkusuyla adının açıklanmamasını tercih etti; zira bu servislerin medyaya konuşan herkesi izlediğini söylüyorlar.

dsf
İranlı bir Kürt, Hacı Ömer sınır kapısının Irak tarafında görülüyor (AP)

İran'a ait çok sayıda askeri üs, istihbarat merkezi ve diğer güvenlik noktalarının imha edildiğini söylediler. Bombardımanın güvenlik güçlerinin hareketlerini kısıtladığını belirterek şunları kaydettiler: "Güvenlik personeli hükümet binalarından uzak duruyor, okullar ve hastaneler gibi sivil yerlerde koruma arıyor veya ofislerine gitmek yerine araçlarında hareket halinde kalıyor."

İran Piranşahr’den Kürt bir kadın, akrabalarıyla iletişime geçmek ve temel ihtiyaç malzemeleri almak için dün 15 kilometre yol kat ederek sınırı geçti.

"İran'daki durum korkunç. İnsanlar kendilerini güvende hissetmiyor, her şey pahalı ve insanlar evlerinden çıkmak istemiyor" dedi.

Yaklaşık yarım saat sonra, içinde yiyecek dolu iki plastik poşetle sınırın ötesine aceleyle geri döndü. Çocuklarının evde kendisini beklediğini ifade etti.

İranlı yetkililerin kullandığı yerlerin yakınında yaşayan İranlı Kürtler, bombardımandan kaçmak için daha güvenli bölgelere sığınmak zorunda kalmalarından şikayetçiler.

İran'ın Urmiye şehrinde yaşayan ancak Irak'ın kuzeyindeki Erbil'de boyacı olarak çalışan bir kişi, sürekli bombardımanın günlük gerçeklik haline geldiğini söyledi. Patlamalardan korkan annesinin ısrarı üzerine kısa süreliğine eve döndüğünü, ancak ailesinin İran yetkilileriyle hiçbir bağı olmadığını, bu yüzden korkacak bir şey olmadığını söyleyerek annesini rahatlattığını belirtti.

Durum o kadar vahim ki, Irak Kürdistan'ındaki metal fabrikasında çalışan başka bir işçi, Urmiye'deki ailesinden yanına taşınmalarını ve onunla kalmalarını rica etti. Eşi ve üç çocuğu da dahil olmak üzere ailesi dün geldi ve yol kenarındaki bir lokantada dinlendi. Tekrarlanan saldırılardan sonra güvenlik güçlerinin artık üslerinde saklanmadığını ifade etti.