Yemen: Husilerin cezaevlerinde koronavirüs salgını yayılıyor

Güvenlik personelleri, 6 Mayıs’ta Sana’da koronavirüs tedbiri olarak maske taktı (Reuters)
Güvenlik personelleri, 6 Mayıs’ta Sana’da koronavirüs tedbiri olarak maske taktı (Reuters)
TT

Yemen: Husilerin cezaevlerinde koronavirüs salgını yayılıyor

Güvenlik personelleri, 6 Mayıs’ta Sana’da koronavirüs tedbiri olarak maske taktı (Reuters)
Güvenlik personelleri, 6 Mayıs’ta Sana’da koronavirüs tedbiri olarak maske taktı (Reuters)

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19), Husi milislerin kontrolündeki Sana’da birçok mahallede yayılırken, durum tutukluları ve esirleri serbest bırakma, vaka sayısını gizleyen Husi liderlere dava çağrılarının yapılmasına yol açtı.
Bu gelişmeyle eş zamanlı olarak meşru hükümet, Husilerin kontrolü altındaki alanlarda salgının yayılması dolayısıyla milislere saldırırken, onları Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths’in barış girişimine boyun eğmeyip Yemenlilere soykırım uygulamakla suçladı.
Eski Yemen Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin mevcut danışması Abdulmelik el-Mahlafi, Sana’da yaşananları Husi grubun salgını yaydığı ve Griffiths’in önerilerini reddettiği bir suç eylemi olarak nitelendirdi.
Twitter üzerinden açıklamada bulunan Mahlafi, “Sana’da yaşananlar bir suçtur. Husiler, Özel Temsilcinin salgınla mücadele etmek, tutukluları serbest bırakmak, maaş ödemek ve havaalanını açmak için ateşkes ve işbirliği önerilerini reddetti” dedi.
Yetkili, “Husilerin, savaş ve ölüm ısrarı bir suçtur. Yemen halkı, Husiler tarafından kasıtlı bir soykırıma maruz kalmaktadır” ifadelerini kullandı.
Yemen insan hakları kaynakları, salgının Sana’daki (merkezi hapishane) en büyük Husi hapishanelerinde, uygun önlemlerin alınmamasının bir sonucu olarak yayılmaya başladığını bildirdi.
Yemenli bir insan hakları kuruluşu olan Kaçırılanların Anneleri Derneği, yaptığı açıklamada, “Geçen pazartesi akşamı Sana’daki merkezi hapishane, Nureddin Merziyye ve Muhammed Vasil’in koronavirüse yakalandığı ve durumları kötüleşirken hapishanede karantinaya alındıklarını belirten acil bir bildiri aldı” dedi.
Kurum, kaçırılanların annelerinin, kaybolan çocuklarının sağlığı ve güvenliğine dair büyük bir endişe yaşadıklarını ve bu çocukların çoğunun 4 yıldan uzun bir süre boyunca parmaklıkların ardında kaldığını belirtti. Kurum, iki kişide virüs tespit edilmesinin ardından tutukluların hızlı bir şekilde serbest bırakılması çağrısında bulundu. Kaçırılanların Anneleri Derneği, BM’ye ve başta İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi olmak üzere uluslararası kuruluşlara da ‘kaçırılanlar meselesine yönelik sorumluluklarını üstlenme’ çağrısı yaptı.
Husiler ise salgının binlerce tutuklu ile dolu hapishanelerine ulaşması sonrasında yapılan yerel ve uluslararası uyarıları görmezden geldi. Sana’daki Yemen insan hakları kaynakları, Husilerin mahkumlarla ilgili uygun kararı alması ve onları bir an önce serbest bırakması için vaktin geç olmadığını ifade etti.
Husilerin, binlerce vaka sayısını ve onlarca ölüyü gizlediği tahmin edilirken, milisler yalnızca 4 vakanın kaydedildiğini açıkladı. Bu çerçevede bir insan hakları ağı, Husilerin kontrolü altındaki bölgelerde koronavirüsten ölenlerin sayısını takip etmek üzere ortaya koyacakları bir plana değindi. Yemen İnsan Hakları Ağı, 26 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, planın bir grup uzman, avukat ve ilgili taraflarca uygulanacağını belirtirken, Husilerin kontrolündeki tüm bölgelerin sakinlerini de bu virüsten ölenlerin isimlerini açıklamaya çağırdı.
Öte yandan Yemenli aktivistler ve Husilerin kontrolündeki bölgelerin sakinleri, önde gelen milisler ve yandaşlar da dahil, virüs dolayısıyla ölen vakaları takip etmeyi sürdürdü.
Kaynaklar, darbecilere bağlı Dışişleri Bakanlığı’nda danışman olan Husi lider Şefi Naşir el-Muin’in virüse yakalandıktan sonra öldüğünü açıkladı.
Sana’daki aktivistler, ünlü Avukat Abdulaziz es-Semavi’nin, Tuğgeneral Ahmed el-Cendebi, Tuğgeneral Arif en-Nasiri, Tuğgeneral Abdulmelik el-Kare de dahil çok sayıda askeri ve güvenlik yetkilisinin ve Sana’daki Şaub kasabasındaki Habre Hapishanesi müdürünün virüs dolayısıyla öldüğünü belirtti.
Aktivistler, Husilerin kontrolündeki bölgelerde virüse yakalanmaları sonucunda Husilere bağlı Yemen parlamentosu üyesi Abdurrahman el-Mahbeşi’nin, Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden Abdulvahid el-Adini’nin, aynı şekilde Hakim Fadl el-Anisi’nin, Hakim Muhammed eş-Şerefi’nin, Şeyh Hizam el-Buheyti’nin, iş insanı Abdulilah el-Hatib’in, Tuğgeneral Ali Ahmed Hacer’in, Şeyh Mukbel Adurrab eş-Şehari’nin Tuğgeneral Ahmed el-Cendebi’nin de öldüğünü ifade etti.
Yemen hükümetinde Sağlık Bakanı Naser Baum da Husilere, koronavirüse enfekte olan vatandaşların ve yaşanan ölümlerin gerçek sayısını açıklama çağrısında bulundu. Yetkili, bilgi alışverişinde bulunmak, ihtiyaçları belirlemek, kusurları tespit etmek ve çabaları birleştirmek için tüm vilayetler arasında kanalları açık tutmanın önemine dikkati çekti.
Baum, ihtiyati tedbirlere uyulmamasının salgının yayılmasına katkıda bulunacağını, özellikle de vatandaşların tatillerde şehirlerden kırsal alanlara taşınması sonrasında virüsün henüz ulaşamadığı yerlere de ulaşacağı konusunda uyardı.
Sağlık Bakanı, vilayetlerde yerel makamların tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığını denetlemesi, vatandaşları evlerinde kalma ve bir araya toplanmama hususunda eğitmeleri gerektiğini vurguladı. Baum, pazarlarda, alışveriş merkezlerinde ve parklarda devam eden hareketliliğin mantıksız olduğunu, ihmalkarlığın kabul edilemez olduğunu ve salgının daha da artmasına yol açacağını belirtti.
Naser Baum, bakanlığın salgın ve virüslerle mücadele etme, ‘epidemiyolojik durumu tespit etmek ve salgın krizinin yönetilmesine yardımcı olmak’ için uzmanlar gönderme hususunda hükümet çabalarını desteklemek amacıyla, bağışçılar ve ilgili kuruluşlarla koordinasyon sağladığını söyledi.
Bakan, tüm vatandaşlara da Halk Sağlığı Bakanlığı çatısı altında çalışma kanallarını birleştirme, salgınla mücadele çabalarını koordine etmek için hasta ve ölüm vakalarında bilgi ve istatistik alışverişinde bulunma çağrısı yaptı.
Bakan Baum, “Virüse yakalanma, vatandaşların alnında bir damga değildir. Vatandaşların koronavirüse yakalanmasında ve bunun için yardım istemesinde herhangi bir utanılacak durum yoktur. Yardım talebi, hastaya karantina prosedürlerinin uygulanmasına ve diğer insanlara bulaşmasının önlenmesine yardımcı olur” dedi.
Geçen pazartesi gününden bu yana meşru hükümet yetkilileri, Aden, Taiz, Lahic, ed-Dali, Şebve, Marib ve Hadramut’ta 40’tan fazla ölüm ve 245 vaka kaydedildiğini açıkladı.



Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
TT

Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamada, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'nin, BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov ile telefon görüşmesi yaparak, ABD Başkanı Donald Trump'ın planının ikinci aşamasının gerekliliklerini ele aldığı ve Kahire'nin, Filistin Yönetimi'nin bölgedeki sorumluluklarını yerine getirmek üzere geri dönmesine hazırlık amacıyla, Gazze Ulusal Yönetim Komitesi'nin misyonuna tam destek verdiğini vurguladığı belirtildi.

Mısır bakanı, ikinci aşamanın gerekliliklerinin yerine getirilmesinin tamamlanmasının, Gazze Şeridi'nde erken toparlanma sürecinin ve yeniden yapılanma sürecinin başlatılması için kilit bir başlangıç ​​noktası olduğunu da ifade etti.

Açıklamaya göre iki taraf, Başkan Trump'ın barış planının ikinci aşamasının kalan gerekliliklerinin uygulanması ve atılacak sonraki adımlar konusunda görüştü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu gereklilikler arasında uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, Refah sınır kapısının her iki yönde de açılması ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi yer alıyor. Bu adımlar, Gazze'de istikrarın pekiştirilmesine ve hayatın normale dönmesi için koşulların yaratılmasına katkıda bulunacaktır.


İlham Ahmed: Ateşkesin sağlanması, Suriye hükümetiyle yapılan anlaşmanın uygulanmasının temel taşıdır

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
TT

İlham Ahmed: Ateşkesin sağlanması, Suriye hükümetiyle yapılan anlaşmanın uygulanmasının temel taşıdır

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)

Kürtlerin liderliğindeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed, dün yaptığı açıklamada, ateşkesin sağlanması ve askeri operasyonların sona erdirilmesinin, 18 Ocak'ta Suriye hükümetiyle imzalanan anlaşmanın uygulanmasının temel taşları olduğunu söyledi.

İlham Ahmed X'te yaptığı bir paylaşımda, son günlerde bölgedeki birçok köy ve kasabadan kitlesel göç yaşandığını belirterek, "herkes güvenli bir dönüşü bekliyor" ifadelerini kullandı.

Ahmed şöyle devam etti: "Sivil yaşam ciddi şekilde zarar gördü ve eğitim beyaz bir kış boyunca durdu, ancak biz bu savaşı sona erdirmek için çalışmaya ve girişimlerde bulunmaya devam ediyoruz ve teşekkürü hak eden ulusal ve uluslararası çabalar var."

Suriye televizyonu dün, Savunma Bakanlığı'ndan yapılan bir açıklamaya atıfta bulunarak, Rakka vilayetindeki gerginliği azaltmayı ve kontrol noktalarını istikrara kavuşturmayı amaçlayan uluslararası destekli bir anlaşmaya varıldığını bildirdi.


Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
TT

Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)

Suriye Adalet Bakanlığı dün, hükümetin Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) yıllarca kontrol ettiği Rakka vilayetindeki el-Aktan cezaevini devralma sürecini tamamlamasının ardından, cezaevindeki tutukluların hukuki durumunu incelemek üzere adli komiteler kurulduğunu duyurdu.

Adalet Bakanlığı yaptığı açıklamada, şu anda "mahkumların güvenliğini ve emniyetini sağladığını, insani ve yasal haklarını garanti altına almak için gerekli tüm önlemleri aldığını... buna yiyecek, su ve ilaç temininin de dahil olduğunu" belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Cezaevi, 2014-2017 yılları arasında Irak ve Suriye'nin büyük bölümlerini ele geçiren aşırılıkçı gruba karşı ABD desteğiyle mücadele eden SDG tarafından yakalanan ve DEAŞ ile bağlantılı olan tutukluları barındırıyor.

Suriye yönetiminin tüm ülke üzerindeki kontrolünü genişletme çabaları kapsamında, hapishanenin çevresinde son günlerde Suriye hükümet güçleri ile SDG arasında çatışmalar yaşandı.

ABD ordusu, yaklaşık 7 bin DEAŞ’lı mahkumu Suriye hapishanelerinden Irak'a nakletmeye başladı.

Suriye hükümeti, geçen hafta SDG ile varılan anlaşma uyarınca, hapishaneler de dahil olmak üzere kuzeydoğudaki Rakka ve Deyrizor illerinin kontrolünü ele geçirdi.