AFRICOM’u eleştiren LUO, Rus uçakların varlığını reddetti

Ahmed el-Mismari (AFP)
Ahmed el-Mismari (AFP)
TT

AFRICOM’u eleştiren LUO, Rus uçakların varlığını reddetti

Ahmed el-Mismari (AFP)
Ahmed el-Mismari (AFP)

ABD Afrika Komutanlığı’nın (AFRICOM) uçaklar hususunda ayrıntılı bilgi vermesine rağmen Mareşal Halife Hafter önderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), Rusya’nın Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) yandaşı milislere karşı kendisini desteklemek amacıyla savaş uçağı gönderdiği iddialarını yalanladı.
LUO, sözcüsü Ahmed el-Mismari aracılığıyla, Rusya’nın orduya bağlı Cufra hava üssünde uçaklarını konuşlandırdığını tekrar tekrar ifade etmesi sonrasında AFRICOM ile söz kelime savaşına girdi.
Geçtiğimiz çarşamba akşamı ülkenin doğusundaki Bingazi şehrinde düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulunan LUO sözcüsü Mismari, ABD’nin Rusya’ya yönelik ‘savaş uçakları konuşlandırdığı’ suçlamasının, ‘gerçeği yansıtmadığını, Müslüman Kardeşler’e bağlı kanalların ve Türkiye destekli medya organlarının söylentileri’ olduğunu ifade etti.
Ahmed el-Mismari, “En üst düzeyde ekiplere sahibiz. El-Kerame operasyonunun başlamasından bu yana bu operasyonlara katılan tüm uçaklar Libya’nındır. Şu an LUO’nun vurucu gücü olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle herhangi bir yabancı uçak desteğini tamamen reddediyoruz” diyerek, LUO’nun silahlanmasına karşı uygulanan uluslararası yasak çerçevesinde paraya ihtiyaç duyulduğunun da gizlenemez olduğunu ifade etti.
Mismari ayrıca, LUO hava kuvvetleri komutanı Sakr el-Ceruşi’nin ‘ülke tarihindeki en büyük hava saldırısının yakında başlayacağını’ söylediği iddialarını da yalanlayarak, “Ceruşi, herhangi bir hava saldırısından bahsetmedi. Bunlar sadece yabancı çıkarlar lehine krizin ömrünü uzatmayı amaçlayan söylentilerdir” dedi.
Mismari’nin açıklaması öncesinde ABD ordusu da AFRICOM aracılığıyla, geçen çarşamba akşamı Twitter üzerinden yapılan bir açıklamada, Libya’ya ulaşan Rus uçakların, Rus ordusu mensupları tarafından kontrol edildiğini, Rus savaş uçaklarının da bu uçaklara eşlik ettiğini söylemiş ve bu durumun da Moskova’nın müdahale düzeyini artırdığını gösterdiğine dikkati çekmişti.
Açıklamada, uçakların ilk olarak Libya’nın doğusundaki Tobruk’a indiği, daha sonra LUO’nun kalesi el-Cufra’ya transfer edildiği belirtildi. Aynı şekilde 14 Rus savaş uçağının el-Cufra’ya ulaştıktan sonra kendisini gizlediği ifade edildi.

BM’nin paralı asker endişesi
Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) de kriz hattına dahil olurken, Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, Libya’da her iki çatışma tarafından ‘büyük miktarda silah, teçhizat ve paralı asker akışına’ dair yayınlanan haberler hususunda derin bir endişe duyduğunu ifade etti. Dujarric, dış ülkelere de iç savaştan mustarip olan bir ülkeye silah akışını engelleyen BM yasalarına saygı gösterme çağrısında bulundu.
Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih de 28 Mayıs’ta Mareşal Halife Hafter başkanlığındaki LUO güçleriyle anlaşmazlık yaşanmadığına dikkati çekti. Salih, geçen çarşamba günü Genelkurmay Başkanı Abdurrezzak Nazuri başkanlığındaki üst düzey bir ordu heyetini kabul ederken, Serrac hükümetinin tanınırlığını iptal etmek için uluslararası toplum ve kuruluşlarla yakın temaslar kurduklarını belirtti.  Akile Salih, Libya’daki geçiş sürecinde uluslararası toplumla birlikte çalışacağını vurgulayarak, uluslararası toplumu da orduyu silahlandırma yasağını kaldırma çağrısı yaptı.
Öte yandan başta güney bölgeleri olmak üzere Trablus’taki savaş cephelerinde tırmanış azalırken LUO, Misrata’nın doğu cephelerinde koşulların sakinleştiğine dikkati çekti.
Ordu sözcüsü, el-Hire ekseninde patlak veren bir savaşın ardından ordu kuvvetlerinin Kazirma cephesinin kuzeyinde ilerleme kaydettiğini açıkladı. Mismari, tekfircilerin 2011 yılından sonra aleni şekilde Libya’da göründüğünü belirtirken, bu unsurların Arap bölgesini hedef aldıklarını vurguladı.
Burkan el-Gadab (Öfke Volkanı) operasyonunu yürüten UMH, 28 Mayıs’ta LUO’ya bağlı silahlı mekanizmaları imha ettiğini duyurdu. Ayn Zara ve Vadi er-Rabi cephelerinde önemli mevziilerin kontrolünün sağlandığını açıklayan UMH, orduya bağlı 10 silahlı mekanizmanın imha edildiğini, el-Birriye ve Kazirma cephelerinde ilerleme kaydedildiğini belirtti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.